Alıntı:
Sadagat Nickli Üyeden Alıntı
Merhaba, okulumun öğrenci işleri gibi bir biriminde kapının yanındaki tabelasında çok güzel bir kalem vardı, üstünde okulumun adı vardı, muhtemelen içerideki çalışanlardan biri koymuştu, Ben onu cepledim sahipsiz sandım, sonra sahipsiz olmama ihtimali aklıma geldi hırsız gibi hissettim
|
1. Fıkhen Hırsız (Serikaat) Sayılır mısınız?
Hayır, sayılmazsınız. Reddül Muhtar adlı kitaptan bu babla ilgili metini yorumlarsak. metinde hırsızlık cezasının (had) uygulanabilmesi ve tam manasıyla hırsızlık suçunun oluşması için çok kesin şartlar zikredilmiştir. Sizin durumunuz bu şartların hiçbirine uymamaktadır:
• Kasıt Şartı Yoktur: Metindeki, "Çalınan malın kasden alınmış olması da şarttır... Asıl maksat dirhemi çalmak olur (Tecnis)" kaidesince, kişinin malı çalma kastıyla hareket etmesi gerekir. Siz kalemi gizlice çalmak için değil, "sahipsiz veya okulun dağıttığı promosyon bir mal" zannıyla aldınız.
• Şüphe ve Tevil Vardır: Metinde, hırsızlık hükmü için "Çalınan malda tevil bulunmamasıdır" şartı koşulur. Yani malın kime ait olduğu net olmalı, helal olma ihtimali bulunmamalıdır. Kalemin üzerinde okul adının yazması sizde "herkese açık mal" tevili (yorumu) doğurmuştur. Fıkıhta şüphe ve tevil, hırsızlık hükmünü düşürür.
2. Üzerinizdeki Kul/Kamu Hakkı Nasıl Ödenir?
Her ne kadar kastınız olmadığı için hırsızlık günahı almasanız da, o kalem neticede başkasının (veya kurumun) mülküdür. Fıkıh metnindeki "telef ve zayi etmesi derhal ödemesine sebeptir" ilkesi ve İslam hukukunun genel kaideleri uyarınca bu hakkı iade etmeniz gerekir:
• Aynen İade (En Temel Yol): Kalem elinizdeyse, aldığınız yere geri götürmelisiniz.
• Gizlice Bırakmak Caizdir: Malı iade ederken gidip birine itirafta bulunup kendinizi mahcup etmeniz şer'an gerekmez. Metindeki ruhsatlar uyarınca, hiç kimseye fark ettirmeden, sessizce o tabelanın yanına veya masaya kalemi bırakmanız fıkhen geçerli bir iadedir. Bunu yaptığınız an üzerinizdeki hak tamamen kalkar.
• Misliyle Ödeme (Kalem Kayıpsa): Eğer kalemi kaybettiyseniz veya kırıldıysa, fıkıhtaki "mislini öder" hükmü gereğince, o kalemin kalitesinde/değerinde başka bir kalemi oraya bırakmanız gerekir.
Özetle; İçiniz ferah olsun. İbn Abidin hazretlerinin naklettiği fıkıh kurallarına göre siz bir hırsız değilsiniz. Sadece bir yanılgı yaşamışsınız. İlk fırsatta kalemi sessizce eski yerine bırakarak bu kul hakkından tamamen kurtulabilirsiniz.