Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
yine soru ile cevap vereyim
hz peygamber ölenin arkasından fatiha ve ihlas okumuş mu?
okumuş ise ölene hediye etmiş mi?
bunların cevabıni bulan sorularinda cevabıni bulmus olur
|
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bizzat kendisinin, bir yakını veya sahabesi öldüğünde bugünkü anladığımız manada (baş ucuna oturup) Fatiha ve İhlas okuyarak "bunun sevabını ölenin ruhuna hediye ettim" şeklinde yaptığına dair sahih, kesin ve doğrudan bir uygulama sünnet kaynaklarında yer almamaktadır.
Ancak konunun fıkhi boyutu ve İslam âlimlerinin bu meseleye yaklaşımı çok daha geniş bir çerçeveye sahiptir:
- Hz. Peygamber’in Uygulaması Neydi?
Peygamber Efendimiz bir cenaze defnedildiğinde kabrinin başında durur, sahabeye: "Kardeşiniz için bağışlanma dileyin ve ona sebat ihsan etmesini isteyin; çünkü o şu anda sorgulanmaktadır" buyururdu (Ebû Dâvûd). Yani Efendimizin doğrudan yaptığı şey dua etmek, istiğfarda bulunmak ve ölü adına sadaka vermeyi tavsiye etmekti.
- "Ölünün Arkasından Kur'an Okunması" İle İlgili Rivayetler
Her ne kadar doğrudan "İhlas ve Fatiha'yı hediye etme" formunda bir hadis olmasa da, ölünün arkasından Kur'an okunabileceğine dair dolaylı rivayetler mevcuttur:
• Fatiha ve Bakara Rivayeti: Abdullah bin Ömer'den nakledilen bir rivayette Efendimizin, "Sizden biri öldüğünde... Kabri başında, ölünün başucunda Fatiha suresi, ayakucunda da Bakara suresinin sonu okunsun" buyurduğu aktarılmıştır (Taberânî). (Bu rivayet bazı hadis alimlerince zayıf kabul edilmiştir).
• Yasin Suresi: "Ölülerinize Yâsîn okuyunuz" (Ebû Dâvûd, İbn Mâce) hadisi uyarınca kabirde Kur'an okunması genel bir tavsiye olarak kabul görmüştür.
• Kabristandan Geçerken İhlas Okumak: Hz. Ali'ye nispet edilen ve mezarlıktan geçerken 11 İhlas okuyup bağışlamayı tavsiye eden rivayetler bulunsa da, muhaddisler bu rivayetlerin senedinin çok zayıf veya uydurma olduğunu belirtmişlerdir.
- Sevap Hediye Etmek (İhda-i Sevap) Fıkhen Caiz midir?
"Bulunan cevapların diğer soruların da cevabı olması" meselesi tam olarak burada düğümlenmektedir. İslam mezhepleri bu konuda iki ana görüşe ayrılmıştır:
• Hanefî ve Hanbelî Mezhepleri (Çoğunluk Ulema): Kişinin namaz, oruç, Kur'an okuma (Fatiha, İhlas vb.) gibi her türlü ibadetinin sevabını başkasına (ölüye) hediye edebileceğini kabul eder. Dayanakları ise şudur: Mademki ölü adına verilen sadakanın veya haccın sevabı ölüye ulaşıyor (ki bu hadisle sabittir), öyleyse okunan Kur'an'ın sevabı da bir tür amelî sadaka sayılarak niyet ve dua ile ölüye ulaşır.
• Şâfiî ve Mâlikî Mezhepleri (Erken Dönem Görüşleri): Necm Suresi 39. ayetteki "İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur" beyanına dayanarak, bedeni ibadetlerin (Kur'an okumak gibi) sevabının ölüye bağışlanamayacağını, ölüye sadece sadaka ve duanın fayda vereceğini savunmuşlardır. (Ancak sonraki dönem Şâfiî alimleri, Kur'an okunduktan sonra "Allah'ım okuduğum Kur'an'ın sevabı mislini falan kişiye ulaştır" diye dua edilirse, duanın bereketiyle sevabın ulaşacağını kabul etmişlerdir).
Özetle; Hz. Peygamber’in doğrudan Fatiha ve İhlas’ı ölüye "hediye etme" şeklinde özel bir ritüeli yoktur; onun asıl sünneti ölü için doğrudan dua ve istiğfar etmektir. Ancak okunan Kur'an'ın sevabını geçmişlere bağışlamak, fıkıh alimlerinin çoğunluğu tarafından "duanın bir nevi" kabul edilerek güzel ve caiz bir davranış (müstehap) olarak değerlendirilmiştir.