Ölümsüzler ölümün kıyısında yaşar
Ölümsüzler ölümün kıyısında yaşar;
İçmem dolgun kadehten
Tattığım güzellik aşk olur
Bana vermiş yar eden
Sözmez ışık akar durur
Yediğim içtiğim ile
Taptığım çektiğim ile
Ölümü çıktığım ile
Hayatım sürer durur
Ölümsüzlük binlerce yıl beklemekten zehirlenmiş sudur. Keyif verici bir içecek değildir. Sonucu sürekli psikiyatr tedavisi gerektirir. Böyle bir yer Antakya Habibi Neccar Camii'nde vardı ve 1989 yılında içmiştim. Hususi bir cemaat yurdunda kalıyordum ve içimde iç diye özgürlük hissi geldi. Çarşı izninde iki arkadaşla o yere gittik. Biri ile dehlize indik. O geri dönmek için hamle yaptı. Ben o an üç defa elimi suya uzattım. Beni tam görememişti. "Sudan mı içtin?" dedi. "İçmedim." dedim. Bana bu sefer "Ağzın niye ıslak?" dedi. "Yurtta pasta yemiştim. Şimdi su ile yıkadım." dedim. Arkadaş sormayı bıraktı. Hatay depremini manen ben mi tetikledim diye hala suçluluk duyuyorum. Allah beni affetsin.
|