Alıntı:
tunamyashar Nickli Üyeden Alıntı
Allah-ü Tealaya rabıta yapmak
Yüz sene batının katranını alıp soğukluğunda bocalayıp durduk. Şimdi Allah'ın zenginliği nuru alıyoruz. O nur ki sıcak ve tatlıdır. Kalbi ile onu içen başka bir şey istemez. Neden kalp, nuru alyuvarlar sayesinde damarlardan tüm vücuda dağıttığı için. Kalbinizle içtiğinizi düşünmeniz yeterli. Tasavvufta fenafillah deniyor. Nurun rengini çay renginde, kırmızı, seçebilirsiniz. Allah'a bağlanmak için, bir zeytin ağacı gövdesi düşünün. Allah'ın nuru o gövdeye akıyor, oradan da sizin kalbinize. Nedeni Allah şekilden münezzehtir. Zeytin ağacını aracı kılmış oluyoruz. Ve tüm vücuttaki organlar manevi moralini alır.
|
Allah Teala'ya rabıta adı altında anlatılan bu usulün, Kur'an-ı Kerim ve sahih hadislerde sabit bir delili bulunmamaktadır. Allah Teala'nın nurunu bir zeytin ağacının gövdesinden insanın kalbine akıtmak şeklindeki tasavvur, şahsi bir hayal ve telakkiden ibarettir. Böyle bir tasavvura hususi bir manevi tesir atfetmek, delil bulunmadıkça dinen doğru kabul edilemez. Cenab-ı Hak, her türlü şekil ve suretten münezzehtir. Nur ayetini de Allah'ın nurunun bir ağaç vasıtasıyla insanın kalbine aktığı şeklinde tefsir etmek isabetli değildir. Tasavvufta kullanılan fenafillah tabiri dahi kalple nur içmek veya muhayyilede renkli bir nur canlandırmak manasına gelmez. Fenafillah, kulun nefsani arzularından sıyrılarak Hakk'a kullukta derinleşmesini ifade eder. Binaenaleyh, Allah Teala'yı zikretmek, O'na dua etmek ve kalben O'na müteveccih olmak esastır. Lakin şahsi tasavvurları dinin tayin ettiği bir rabıta usulü gibi takdim etmek doğru değildir. İbadet ve manevi terakki hususunda hüsn-i niyet kafi olmayıp, usulün de Kitap ve Sünnetle mütenasip olması icap eder.