Tekil Mesaj gösterimi
  #10  
Alt Dün, 19:40
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,238
Forum Puanı: 2163
Etiketlendiği Mesaj: 605 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kimyevi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yâ mennânu zel-ihsâni qad amme küllel-halâiqi mennüh. Yâ Mennân.

Ey iyiliği bütün yaratıkları kaplamış olan ihsan ve lütuf sahibi! Ya Mennan!

Bu İsm-i Şerifin Bazı Havassı

1. Her kimin yüklü miktarda borcu olup fakirleşse, borç alacak kimse bulamaz ve borcunu ödeyemez hale gelse bu ism-i şerifi her hangi muayyen (belirli) bir adet olmaksızın okusun.

Böyle yaparsa Allah-u Te'ala bu kişinin borcunu öder, ummadığı bir yerden kendisine rızık kapısı açar, asla kimseye muhtaç olmaz.

İnsanlar indinde güvenilir birisi olur ve Allah-u Te'ala kendisine öyle bir zenginlik ihsan eder ki , ölünceye kadar bu hal kendisinden zail olmaz (gitmez).

Ama burada şunu söylemek gerekir ki: böyle yapan kişi bu ism-i şerifi zikretmeyi terk etmemelidir, yoksa Allah muhafaza eylesin evvelki halinden daha çok borca girer.

2. Her kim kimya ilmi ile meşgul olup, bu konuda çok kafa yorar ve çok mal harcar da bazı araştırmaları hususunda başarısızlığa uğrar ve bu ism-i şerifi:

(40 gün boyunca sabah namazından sonra 1000 kere), (ikindi namazından sonra 1000 kere ve yatsı namazından sonra da 1000 kere) olmak üzere (bir gün ve gecede toplam 3000 kere) okursa, kimya ilmini çok güzelce öğrenir ve anlayamadığı şekilde bu ilimde meharet kazanır.

Not: Bu ilimleri naklettiğimiz kitaplardan biri olan "er-Ravzatü 's-sündüsiyye" isimli kitabın müellifi Muhammed et-Tunusi (Rahimehullah) da kimya ilmiyle uğraştığını, bu ism-i şerifi tarif edilen vechile zikrettiğini ve kimya ilmi hususunda çok başarılar elde ettiğini zikretmiştir.

3. Bu ism-i şerifi zikredip, faydalarına nail olmak ismi İsa olanlara çok münasip olur.

4. Allah-u Te'ala bu ism-i şerifi Ya'kub (Aleyhisselam)’a indirmiştir ve kendisi bu ismin bereketiyle insanların muhabbetini kazanmıştır.

5. Her kim bu ism-i şerifi çokça zikretmeye devam ederse ticaretinde çok kar elde eder.

Ayrıca şeref sahibi olur, Allah-u Te'ala'nın ikramıyla çocukları ve torunları çok olur, malı artar, Allah-u Te'ala yüzünü nurlandırır ve o kişiye hastalık isabet etmez.

6. Her kim bu ism-i şerifi güneş doğarken bir kağıda yazıp üzerinde taşırsa ebediyyen kimseye muhtaç olmaz, mahlukat indinde itibar sahibi olur.

Bu ism-i şerifi zikretmeye devam ederse duası müstecap (kabul olunan) kullardan olur.

7. Bu ism-i şerif kişinin kendisinin veya başkasının işlerinin açılması, kazancının ve karının artması için (99 gün) boyunca davet yolu üzere (yani bu vazifeyle meşgul olurken hayvani gıda yememek ve günahlardan, özellikle riya ve dünyevi maksatlardan sakınmak gibi şartlara riayet ederek) (her gün ve gecede 7000 kere) okunursa okuyan kişi istediklerine kavuşur.

8. Bir yerde yolunu kaybeden kimse bu ism-i şerifi (7 kere) okursa yolunu bulur.

9. Her kimin işleri karman-çorman olup rast gitmez, kalbi halleri de dağınık bir duruma gelirse bu ism-i şerifi (bir günde 99 kere) ihlasla okusun.

Eğer böyle yaparsa Allah-u Te'ala işlerini yoluna koyup, kalp dağınıklığını giderir.

10. Her kim bu ism-i şerifi misk ve zaferan (safran)la bir kağıda yazıp, bu kağıdı başında taşırsa ticarette karı artar ve Allah-u Te'ala ticaretine bereket ihsan eder.

11. Her kim bu ism-i şerifi misk ve zaferan (safran) ile cam bir bardağa yazıp, bu bardağı ölüyle birlikte kabre koyarsa, o mevta (ölü kişi) kabrinde sıkıntı görmez.

12. Bu ism-i şerif baras (alaca) hastalığı olan kişi için aynı şekilde misk, zaferan (safran) ile bir kağıda yazılıp, hastalığa tutulan kişi bu kağıdı üzerinde taşırsa Allah-u Te'ala'nın izniyle hastalığından kurtulur.

13. Bu ism-i şerif bir kağıda yazılıp sefere çıkan kişinin eşyaları arasına konulursa, bu kişi seferi müddetince hırsızılıktan korunur.


Kaynak
Erba'in-i İdrisiyye (Ahmet Mahmut Ünlü)
Sayfa (137’den 140’a kadar)
el-MENNAN (المنّان)
“Kullarına onca sınırsız nimetler ihsan ettiği, bunca sayısız ve karşılıksız lütuflarda bulunduğu halde, onları minnet külfetine sokup da verdiği nimetleri asla başlarına kakmayan.”
Sözlükte “birine iyilik etmek, ihsan ve ikramda bulunmak” anlamındaki “menn” (minnet) mastarından türemiş mübalağa ifade eden bir isim olan “mennan” lafzı Allah’a izafe edildiğinde, bu kökün “herhangi bir karşılık beklemeden iyilik etmek”
şeklindeki anlamı öne çıkmakta ve: “O’nun bütün varlıklara yönelik olan karşılıksız lütuf ve keremini, sınırsız in‘am, ihsan ve ikramlarını” yansıtmaktadır.
Bu isme çeşitli kaynaklarda verilen anlamları: “çok lütufkar, ihsan ve ikramı bol olan, verdiklerini karşılıksız olarak bağışlayan” şeklinde özetlemek mümkündür⁵⁶⁷. Nitekim Kur’an’da bu kökten türeyen farklı kelimelerle, Allah’ın insanlara maddi ve manevi nimetler ihsan etmesi çeşitli yönleriyle dile getirilmiş, bu cümleden olmak üzere O’nun İsrailoğulları’na lütfettiği “kudret helvası” olarak (men ve selva) adlandırılan bir nimet, Allah’ın insanları hidayete erdirmesi, onları her türlü sapkınlıktan ve bunun doğurduğu belalardan, günahlardan ve cehennem azabından, mazlumları da zorbaları elinden kurtarması, insanlara zaman zaman peygamberler gönderip onları mucizelerle teyid etmesi gibi namütenahi lütuf ve ihsanlar, tamamı bu kökle alakalı kelimelerle ifade edilmiştir (Bakara süresi ayet 57; Al-i İmran süresi ayet 164; Nisa süresi ayet 94; A‘raf suresi ayet 160; İbrahim süresi ayet 11; Taha süresi ayetler 36-37, 80; Kasas süresi ayetler 5, 82; Hucurat süresi ayet 17; Tur süresi ayet 27.
Öte yandan “menn” veya “minnet” kökü insana nisbet edildiğinde ise, “kişinin bir başkasına yaptığı iyiliği çok fazla önemseyip karşısındakinin başına kakması, bu iyilik sebebiyle muhatabından minnettarlık içeren bir davranış, karşılık veya bedel beklemesi” gibi olumsuz tutumları ifade eder(Bakara süresi ayetler 262-264; Hucurat süresi ayet 17; Müddessir süresi ayet 6. Bu yüzden “mennan” nitelemesi, toplumsal hayatta bu tür yanlış tutumları sergileyen, yaptığı iyilikleri karşısındakine sayıp döken, onları sürekli olarak başa kakan insanlar hakkında, “kınama ve eleştiri içeren” bir ifade olarak da kullanılmaktadır (Müslim, “İman”, 171; Tirmizi, “Birr”, 41
(Kaynak: Esma-i Hüsnayı anlama kılavuzu, Prof. Dr. Metin Yurdagür, İFAV yayınları sayfa: 275, 276)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149