“E‘ûzu bi kelimâtillâhit-tâmmâtil-letî lâ yucâvizuhunne berrun vela fâcirun, min şerri mâ halaga ve berae ve zerae, ve min şerri mâ yenzilu mines-semâi, ve min şerri mâ ye‘rucu fîhâ, ve min şerri mâ zerae fil-erdi, ve min şerri mâ yehrucu minhâ, ve min şerri fienil-leyli ven-nehâri, ve min şerri kulli târikin illâ târikan yetruku bihayrin ya Rahmân.”
“Yâ Rahmân! Allah'ın yarattığı, zürriyet hâlinde her tarafa saçtığı ve kusursuz meydana getirdiği şeylerin şerrinden, gökten inen ve oraya yükselen şeylerin şerrinden, Allah'ın yerde yarattığı ve yerden çıkan şeylerin şerrinden, gece ve gündüzün fitnelerinden, ―hayırla gelenler müstesna― meydana gelen hâdiselerin şerrinden, ne bir iyinin ne de bir kötünün kendilerini aşamayacağı, Allah'ın tastamam kelimeler ine sığınırım.”
|