Hz. Eyyüb (a.s) ile Şeytanın Konuşması!
Eyüp peygamberin hayvanlarının olduğu ahıra gelerek o pis nefesini vererek onların üzerine verir ve o ahırda bulunan tüm hayvanlar ölür ve Eyüp peygamberin yanına gelerek namaz kıldığı mescide ona sokulmak ister ve bakar ki melekler onunla beraber namaz kılıyor.
Eyüp peygambere ulaşamayınca uzaktan der ki, ''Ey Eyüp, sen neden secde ediyorsun?'' Allah'ın senin kulluğundan şikayeti var ve sana kötülük için bütün davarlarını çobanları ile öldürdü, sen hala ibadet ediyorsun.'' Eyüp peygamber namazını bitirir ve şeytana şöyle der: Ya Şeytan, bana ne onlardan, onlar benim neyim ki? Ben bir kulum, kulun nesi varsa hepsi efendisinindir. Ben ancak kulluğumu bilirim, başka şeyler bilmem ve uğraşmam.
Bu defa lanetli şeytan Eyüp peygamberin çocuklarına zarar vermek için gece onların yattığı odaya girdi. Eyüp peygamberin dokuz tane kızı vardı ve hepsi bir yatardı ve baktı ki Eyüp'ün karısı ve çocukları hepsi yatıyor, onların üzerlerine ellerini koydu ve şiddetli bir şekilde haykırdı ve hepsi orada can verdi oradan kalkıp yine Eyüp Peygamberin yanına varır.
Eyüp Peygamber yine namaz kılıyordur ve melekler etrafında saf saf olmuş onunla beraber namaz kılıyorlardır. Şeytan meleklerden Eyüp peygambere yetişemez. (Meleklerin böyle yapması bazı kişilere garip gelmektedir oysa samimi bir şekilde Allah'ın huzuruna samimi kalp ile durursan, melekler o insana hizmete etmeye koşar.)
Lanetli şeytan meleklerden ileriye gidemeyince, uzaktan Eyüp peygambere seslenir ve der ki: Ey Eyüp senin ibadetin Allah katında sinek kadar değildir. Allah sana kızdı ve bütün kızlarının canını aldı, git de gör hallerini, hepsi bir döşekte ölmüş yatıyor.
Eyüp Peygamber ''Karar tek yüce olan Allah'tandır, onların kaderiydi bu, o yazdı o icra eyledi ve vermenin tekrar almasının gücünü gösterdi.'' der ve tekrar secdeye varır, gönlünü Hak Teala'dan çevirmez.
Eyüp peygamberin Allah'a bu bağlılığından dolayı şeytan kahrolur ve ümitsiz ve çaresiz olarak gider. Allah'a yalvaran şeytan der ki: Ya Rabbi, bu kulun Eyüp'e nasıl bir sabır verdin ki; bütün davarlarını ve tüm çocuklarını öldürdüm ama o gönlünü senden çevirmedi, ölen çocuklarını bile görmeye gitmedi. Şimdi bana destur ver Yarabbim, onun bedenine zarar vereyim. Bakalım ona da sabredebilecek mi?
Allah-ü Teala kudretiyle şeytana buyurur ki: İzin veriyorum sana, kendisini bana veren bu kuluma bakalım nasıl zarar vereceksin? Galip geleceksen, git bildiğini yap der. Hiç şüphe yoktur ki, Eyüp peygamber her an için Allah'la beraber idi ve Allah-ü Teala da her dakika Eyüp peygamber ile idi. Nitekim Peygamber Efendimiz buyurmuştur ki: Her kim Allah ile olursa Allah-ü Teala da onunla beraberdir.
Lanetli şeytan gidip görür ki, Eyüp peygamber secdede Rabbine niyazda ve yalvarışta bulunuyor, Rabbine tüm kalbiyle dua ediyor, semadaki melekler yine Eyüp peygamberi çevrelemiş onun Allah'a yalvarışını dinliyorlar. Ey dost, bunları oku ama sana da bu sayfada nükte var, yüreğin ve ruhunla anlamaya çalış...
Rabbine samimi bir şekilde yalvaran kulu melekler de dinler ve bundan büyük zevk alırlar. Kulun Rabbine yaptığı duaya, melekler de 'Amin' der. Şeytan görür ki, Eyüp peygamber ile melekleri yerin zeminine girer ve semadan çıkar, her tarafını nurani melekler kuşatmış .
Eyüp peygamberin yanına bir türlü varamaz, meleklerden geçecek yol bulamaz. Maksatı Eyüp peygamberin bedenine zarar vermek olduğundan, önüne ne gelirse geçer ve Eyüp peygamberin secde ettiği yere kadar gelir ve yakınına kadar gelerek burnuna üfürür. Şeytanın nefesi Eyüp peygamberin bedenine gidince, bütün bedeninin eridiğini hisseder ve bir an duraklar ama tekrar ibadetine devam eder Eyüp peygamber.
Kısa zamanda Eyüp peygamberin vücudu yılan sokmuş gibi şişer ve vücudu yarılır. İrin ile dolan bedeninden etrafa pis kokular yayılır, vücudundaki yara kurtları bedenini sarar ve bedenini kemirmeye başlar ama bu durumda olan Eyüp peygamber; bir günden bir güne isyan etmez, inlemez ve acizlik göstermez. Eyüp peygamber bir gün dahi şiddetli acılarından ağlamaz. Biliniz ki, ağlamakta bir isyandır hasta için. Bu arada şeytan doktor kılığında gelip Eyüp peygambere yaltaklanır, ''Seni tedavi edeyim'' diye ama Eyüp peygamber o lanetli şeytana bir an bile itibar göstermez.
Eyüp peygamber yedi yıl böyle yaşadı, gövdesinde et kalmadı, vücudu kalbura döndü, bedenine güneş de yürüse bir tarafından diğer tarafı görünürdü. Her yerini kurtlar yedi ama Allah'ın izni ile kurtlar sadece etini yediler, sinirlerine ve damarlarına dokunmadılar.
Eyüp peygamberin inlemesine tek sebep ise şuydu; Eyüp peygamber vücudunu yiyen kurtları seyrederdi, irili ufaklı büyük küçük, renk renk vücudunu yiyen kurtlar tam beş yüz çeşit idi. Bu kurtların vücuduna girip çıkmasını seyrederdi. Eyüp peygamber onları seyrederken, o anda kurtlardan biri yere düşerse; Eyüp peygamber o yere düşen kurdu alır ve tekrar yerine koyardı. O kurdu yerine koyar koymaz, o bedenini öyle bir ısırırdı ki; o an bütün bedeni sızlar ve dayanılmaz şekilde acıtırdı. Yüzlerce çeşit kurtlar ısırırdı fakat bu kadar acıtmazdılar ama bu kurdun ısırması ile Eyüp peygamberin bedeni sızım sızım sızlardı.
O zaman Eyüp peygamber şöyle der: İlahi Yarabbi, bu tenime kendi elimle koyduğum kurdun beni ısırıpta canımı bu kadar acıtmasının sebebi nedir?
Allah-ü Teala şöyle buyurur Eyüp peygambere: Ya Eyüp şimdiye kadar kurtların seni yediğinin acılarını hissetmedin, çünkü benim emrim ile yiyorlardı senin bedenini. Yanlız etini yiyorlardı, damarlarına ve sinirlerine dokunmadılar. Ama o yere düşen kurdu sen isteğinle koydun, o kurt ise seni ısırdı. O senin bedenini acıtan kurdu sen koydun bedenine, senin dileğinle oldu. Kendi dileğinle olan işin sonu, hep acı ve pişmanlıktır
__________________
Sözün kıymetini '' Lal'' olandan,
Ekmeğini kıymetini ''Aç '' olandan,
Aşkın kıymetini ''Hiç'' olandan öğren..
|