Bu itiraz, “ölçü” kavramını her şeyin kusursuz ve eşit yaratılması gibi sunuyor. Oysa ayetteki ölçü, her bireyin fiziksel olarak aynı özelliklerde yaratılması anlamına gelmez; yaratılıştaki düzeni, sebepleri, sınırları ve ilahi yasayı ifade eder.
Elleri veya ayakları olmadan doğan çocuğun hiçbir suçu yoktur. İslam’da çocuk günahsızdır. Doğuştan anomalinin sebebi de çocuğun günahı olarak görülmez.
Asıl mesele şudur: İnsan dünyaya eşit şartlarda değil, farklı imtihan şartlarında gelir. Biri engelli, biri sağlıklı; biri zengin, biri fakir doğabilir. Bu farklılıkların hikmetini her zaman bilemememiz, “ölçü yoktur” sonucunu doğurmaz.
Ayrıca “Her sonucu ölçü açıklıyorsa neyi açıklıyor?” sorusu, ölçüyü yanlış tanımlamaktan kaynaklanıyor. Ölçü, sadece iyi sonuçların gerçekleşeceği iddiası değildir. Doğal sebeplerin, genetik farklılıkların, hastalıkların ve fiziksel süreçlerin belirli yasalar içinde meydana gelmesidir.
Kısacası: Çocuğun suçu yoktur; engeli ceza olmak zorunda değildir; ölçü de herkesin fiziksel olarak kusursuz doğması anlamına gelmez. Sorunun varlığı, ölçünün yokluğunu değil, insanın her olayın bütün hikmetini bilemeyeceğini gösterir.
|