ABDÜLKADİRİ GEYLANİ DEN YARDIM İSTEMEK MEVZUSU;
Çocukluk itibariyle elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa, "Ya Şeyh! Sana bir Fatiha,
sen benim bu şeyimi buldur." Acibdir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve
duasıyla imdadıma yetişmiş. Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 143 )
Sergüzeşt-i hayatımda geçen ve çoğunu gizlediğim çok hârika vakıalar vardı. Kendimi hiç bir vecihle
keramete lâyık görmediğim için onları bazan tesadüfe, bazan da başka esbaba isnad ediyordum. Şimdi
kanaatım geliyor ki, o hârikalar, Gavs-ı A'zam'ın bir silsile-i kerametini teşkil ederler. Demek onun
duasıyla, himmetiyle, ona kerameten ve bize ikram nev'inden, bir nevi inayet-i İlahiyeye mazhar
olmuşuz.Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 161 )
Eğer burada itiraz edilen nokta ölmüş birine seslenmek ve onun işitmesi ise;
(Müslim ve Nesâî tarafından rivâyet edilen) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Cennetü’l-Baki'yi
ziyaret etmesi ve orada gömülü olanlara selam verip, "Eymüminler topluluğu yurdu!.. Selâm
üzerinize olsun... Yarında vaad edildiğiniz şey size geldi. Muhakkak biz de inşâellâh size
kavuşacağız" şeklindeki sözleriyle onlarla konuşmuştur. Şüphesiz peygamber efendimiz,
anlamayacak ve duymayacak kimselerle konuşması akla sığmaz. Bu konuşma sadece peygamber
efendimize has değildir. Aksine her bir ziyaretçinin kabir ehline "esselamu aleyküm" demesi
yerleşmiş bir sünnettir.
Buhârî ve Müslim’in, Katade’den yaptıkları rivayet şöyledir. Enes İbnü Mâlik radıyallâhu anhu,
Ebû Talha radıyallâhu anhu’dan naklederek şöyle anlattı: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Bedir
gününde emretti; Kureyş ulularından yirmi dört kişinin cesedi Bedir kuyularından çok pis
5
bir kuyuya atıldılar. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem düşmana galib gelince o meydanda üç
(gün üç) gece dururdu. Bedir’de üçüncü gün olunca, bineğini istedi ve hemen binek
hazırlandı. Sonra ilerledi. Ashabı da peşinden gittiler. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem
kuyunun başında dikildi ve onlara kendi isimleri ve babalarının isimleriyle seslenmeye
başladı:
“Ey filan oğlu falan, ey falan oğlu filan!... Allah celle celâlühû ve Rasûlüllah sallallâhu aleyhi
ve sellem'e itaat etmeniz sizi sevindirmez miydi? Biz, Rabbimizin va’dini (zaferi) hakk
olarak bulduk. Siz de Rabbinizin va’dini (azabını) ‘gerçek’ buldunuz mu?
Hazreti Ömer radıyallâhu anhu, “Ya Resûlellah!.. Ruhları olmayan cesetlerle ne
konuşuyorsun?” dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem de, ‘Canım elinde olan Allah celle
celâlühû'ya yemin olsun ki, söylediğimi siz onlardan daha iyi duymuyorsunuz; ancak onlar
cevap veremezler’ buyurdu.
__________________
“gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken tükettim.”
|