Mason Sinan Aygün
DSP’DEN İSTİFALAR
Peki, Haziranda neler oldu? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin; 3 Kasım’da erken seçime gidelim sözü üzerine DSP’de deprem yaşandı.
Tarih 8 Temmuz 2002. Rahşan-Bülent Ecevit çiftinin kaprisleri, hükümeti tam anlamıyla çökertti. Yıllardır Başbakan Ecevit’in sağ kolu olan Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan ile DSP’li Kültür Bakanı İstemihan Talay ve Devlet Bakanı Recep Önal ile Mustafa Yılmaz peş peşe istifa ettiler.
Ardından, DSP’li milletvekillerinin de istifaları yağmur gibi yağmaya başladı. Böylelikle; Apo sayesinde iktidara oturan DSP ve Anasol-M, saman alevi gibi birkaç saat içinde söndü!
Tarih 12 Temmuz 2002. DSP’deki toplam istifalar 44′e yükseldi ve partinin TBMM’deki sandalye sayısı 128′den 84′e, koalisyonun sandalye sayısı da 334′den 290′a düştü. Bağımsızların sayısı ise 57′ye yükseldi. Böylelikle bağımsızlar, AK Parti ve SP’nin sandalye sayısını geçerken DSP de 85 milletvekili olan DYP’nin sandalye sayısının altına düştü. Muhalefet ve bağımsızların sayısı da DSP’li istifacılar dahil 247′ye yükselmiş bulunuyor. TBMM’de 537 milletvekili var.
Tarih 22 Temmuz 2002. DSP’den istifa eden milletvekillerinin kurucuları arasında yer aldığı Yeni Türkiye Partisi’nin kuruluş dilekçesi, İstemihan Talay, Metin Bostancıoğlu ve DSP’den istifa eden bir grup milletvekili tarafından İçişleri Bakanlığı’na verildi.
Hüsamettin Özkan’ın toplantılara katılmaması dikkat çekerken, geniş tabanı kapsayacak denilmesine rağmen kurucular arasında DSP’den istifa eden milletvekillerinin dışında kimsenin bulunmadığı gözlendi.
Partinin kuruluş dilekçesinin verilişinin ardından TESK Otel’de yapılan Kurucular Kurulu toplantısında İsmail Cem, toplantıya katılan 59 üyenin oybirliğiyle genel başkanlığa getirildi.
Uzatmayalım. Türkiye; Başkent Hastanesinde uygulanan tedavi ile yerinden kalkamaz hâle getirilen Ecevit’le 3 Kasım 2002′de seçime gitti. 1999 seçimlerinde yüzde 22 olan DSP’nin oyu yüzde 1′e düştü.
Tabiî, düşen sadece DSP olmadı, Ecevit de güçten-kuvvetten düştü.
ÖDÜLLENDİRİLDİLER Mİ?
Bana sorarsanız; Bu İlâhî bir cezadır!
Ama, İlâhî cezaya inanmayanlar; 4 Nisan 2002′de; İsrail, Filistinlilere soykırım uyguluyor diyen Ecevit’in, tam 1 ay sonra 4 Mayıs 2002′de hastaneye kaldırılmasına ve iş göremez hâle getirilmesine herhalde komplo teorisi demez!
Buna komplo teorisi diyenler; Ecevit’in sağlığını bozmakla suçlanan Mehmet Haberal ile, Ecevit hakkında vasi tayini talep eden Sinan Aygün’ün, bugün CHP’den milletvekili olmalarını nasıl izah ederler acaba?
Bu da mı komplo teorisi?
Yoksa, bir ödüllendirme mi?
Ya da, ya da; Mason dayanışması mı?
(Hasan Karakaya, 2012-06-03
İran’dan Barnabas İncil Açıklaması
İran‘da Devrim Muhafızları ile bağlantılı Basij Press sitesi, Türkiye’nin elinde bulunan Barnabas İncilinin Hıristiyanlık dinini çökerteceğini ileri sürdü. İngiliz Daily Mail gazetesi Barbaranas İncili’nin orijinalinin Ankara Adalet Sarayı’nda olduğunu öne sürerek adalet sarayının bir fotoğrafını paylaştı. Daha önce sözkonusu İncil’in Türk Genel Genelkurmay Arşivi’nde olduğu öne sürülmüştü. Hatta Büyük Birlik Partisi yetkilileri helikopter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu‘nun Barbanas İncili ile ilgili çalıştığını belirterek ve ölümüyle bunun bağlantılı olabileceği gündeme gelmişti.
Hazreti İsa’nın havarilerinden Barnabas‘ın yazdığı ve İslamiyet’in gelişini haber verdiği söylenen İncil’in bir versiyonunun, 12 yıl önce düzenlenen bir kaçakçılık operasyonunda Türk askerlerinin eline geçtiği ifade ediliyor. İran kaynakları İncil’in halen Türk ordusunun elinde bulunduğunu ve “Siyonistlerin ve Batı yönetimlerinin kitapta yer alan iddiaları örtbas etmek istediğini” iddia ediyor.
Vatikan yetkililerinin kitabı incelemek için Türkiye’ye başvuruda bulunduğu ve Türk yönetiminin İncil’i kamuoyuna açıklamayı planladığı iddialar arasında. Vatan’da yer alan habere göre, Hıristiyan dünyasınca sahte olduğu öne sürülen Barnabas İncili’nin 41′inci bölümünde, cennetten kovulan Hazreti Adem’in geriye dönüp baktığında kapının üzerinde, “Allah birdir ve Muhammed onun elçisidir” yazdığını gördüğü öne sürülüyor. Kitapta ayrıca, Hazreti İsa’nın asla çarmıha gerilmediği, Tanrı’nın oğlu olmadığı ve Hazreti Muhammed‘in peygamber olarak geleceğinin öngörüldüğü söyleniyor.
|