Dünya Doğum Kontrolü Birliği’nin Kurucusu,
ABD’li Ateist Margaret Higgins Sanger (1883-1966)
Bir kısırlaştırma projesi olan negatif öjenik yöntemini örneklerle açıklayalım. Küçük bir Kaliforniya biyoteknoloji şirketi olan Epicyte, genetik mühendisliği marifetiyle, yendiğinde erkeği kısırlaştıran bir mısır geliştirdiklerini açıkladı. Epicyte, Svalbard’ın iki sponsoru olan DuPont ve Syngenta ile teknolojilerini yaymak için ortaklık kurmuştu. Çok ilginçtir ki Epicyte, genetiği değiştirilmiş sperm öldürücü mısırı, ABD Tarım Bakanlığı’ndan (USDA) aldığı araştırma fonuyla geliştirmişti.
Bir başka örnek; 1990′larda BM Dünya Sağlık Örgütü, Nikaragua, Meksika ve Filipinler’de 15 ila 45 yaşları arasındaki milyonlarca kadının tetanoza karşı aşılanması için bir kampanya başlattı. Erkekler de tetanoz olabilirdi, ancak aşı erkeklere yapılmadı. Bu şüphe uyandırıcı durumdan ötürü Katolik bir kilise organizasyonu olan Comite Pro Vida de Mexico (Meksika Yaşam Komitesi) aşıları test ettirdi. Test sonuçları ile, Dünya Sağlık Örgütü’nün(WHO), yalnızca çocuk doğuracak yaştaki kadınlara dağıttığı aşıların Chorionic Gonadotrophin (hCG) içerdiği ortaya çıktı. Doğal bir hormon olan hCG, tetanoz toksoid taşıyıcılarıyla birleştiğinde kadınların hamile kalmasını engelleyen antikorları üretiyordu
Daha sonradan ortaya çıktı ki Rockefeller Vakfı, Rockefeller Nüfus Konseyi, Dünya Bankası ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri, Dünya Sağlık Örgütü(WHO) için tetanoz taşıyıcın bir kısırlaştırma aşısı üretmek için 1972′de 20 yıllık bir proje başlatmışlardı. Ayrıca Svalbard Kıyamet Tohum Deposu’nun ev sahibi Norveç hükümeti kısırlaştırıcı aşının üretilmesi için 41 milyon dolar bağış yapmıştı!
İsrail Lobisi ABD Kongre Üyelerini Satın Alıyor
Beyaz Saray temsilciliği görevini en uzun süre taşıyan efsanevi gazeteci Helen Thomas, 89. yaşını Beyaz Saray’da başkan Obama ile kutlarken 90. yaşını işsiz ve insanlardan uzakta, bir nevi münzevi olarak kutlamak zorunda kalacağına hiç ihtimal vermezdi. Yıllarca ABD başkanlarını ve Beyaz Saray sözcülerini sorularıyla terleten Thomas’ın neredeyse bir insan ömrü kadar süren gazetecilik kariyerini 27 Mayıs 2010′da, İsrail’in Mavi Marmara saldırısından sadece bir kaç gün önce İsrail işgaline yönelik sarf ettiği ifadeler sonrasında başlatılan medya kampanyaları bitirdi. 27 Mayıs 2010 günü Beyaz Saray çıkışında yanına yaklaşan bir hahamın Thomas’a İsrail hakkında ne düşündüğünü sorması üzerine aralarında şu diyalog geçti:
Thomas: İsraillilere söyleyin Filistin’den defolup gitsinler.
Haham: Daha iyi bir şeyler söyleyemez misiniz?
Thomas: Biliyorsunuz ki Filistinlilerin toprakları işgal altında. Filistin Almanya ya da Polonya değil.
Haham: Nereye gitsin peki İsrail halkı, ne yapsınlar?
Thomas: Memleketlerine dönsünler.
Haham: Nereye yani, memleketleri neresi?
Thomas: Almanya, Polonya, Amerika.
Haham: Yahudiler Almanya ve Polonya’ya dönsünler diyorsunuz yani?
Thomas: Veya Amerika’ya, başka ülkelere. Niye orada yüzyıllardır yaşamakta olan insanları yerlerinden ediyorlar. Anlıyor musunuz?
|