Afganistan Haşhaş Tarlaları ve Nato Askerleri
2006′da Han ile ABD’de daha üst düzeyde muhbirlik konusunda müzakereler yapıldı. O tarihte hakkında hiç bir soruşturma olmadığı elini kolunu sallayarak ABD’de serbestçe dolaştı, hatta New York’ta alışveriş yaptı. Her şey 2008′de ABD birliklerinin uyuşturucu trafiği hakkında kazayla bilgi elde etmesiyle değişti. Han deşifre oldu. 2008′de DEA ile bir görüşme için çağrıldı. Bunun için Cakarta’ya bileti alındı, ama orada gözaltına alınıp ABD’ye getirildi.
Han, şu anda 2006′da uyuşturucu trafiğinde aldığı görevden dolayı narko-terörizm suçundan yargılanıyor. CIA, buna rağmen skandal ortaya çıktıktan sonra “CIA, kural olarak ABD mahkemesinde olan bir durumla ilgili açıklama yapmayacak” demekle yetindi.
Wikileaks’in yayınladığı bir gizli ABD Dışişleri Bakanlığı belgesinde ise, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin, güçlü kişilerle ilişkileri olduğu için tehlikeli tutukluları azlettiği, uyuşturucu tacirlerini bağışladığı ortaya çıkmıştı
Afganistan ve Büyük Oyun
Yeni Dünya Düzeni’nin en büyük oyununa sahne olan Afganistan. Ne yazık ki daha başına gelecekler bitmedi. Son NATO zirvesinde de en çok ondan söz edildi. Obama “cihanda sulh” dedi ama Afganistan’a bombalar inmeye devam etti. “İslamla savaşmayacağız” diyen Amerikan yönetimi, NATO’nun başına bir İslam düşmanını getirdi.
Obama Amerikanın İslam Karşıtlığı Tutumunu Devam Ettiriyor
Afganistan yüzlerce yıldır Batı’nın hedefi. Çünkü Batı, Orta Asya’nın ortasına yerleşmeli. Çünkü Orta Asya tüm zenginliklerin merkezi. Afganistan’ın güneyi denetim altına alınırsa, Orta Asya petrolleri, Hint Okyanusu’na kolayca çıkabilir. Ama bu ülkenin kolay lokma olmadığı tarihinde saklı. Hele hele Afganistan’ın güneyinde 200 yıldır hiçbir Batı ordusu zafer kazanamadı!
Richard Holbrooke, Clinton’ın da, Obama’nın da dış işleri danışmanı. Yahudi lobisinin en önde giden adı. Diyor ki, “Hedef coğrafyada önce bir boşluk yaratır sonra o boşluğa otururuz. Hedef bölgede sınır boylarına el atarız. Önce destek verdiğimiz aşiretler arasında bir kavga çıkarır, sonra kavgayı ayırır, ayırdığımız yerde de kalırız. Amacımıza ulaşmak için NATO’yu da Birleşmiş Milletleri de devreye sokarız!” Böyle diyor bankerler örgütü CFR’nin en önemli adamı.
Richard Holbrooke (1941 – 2010) ve Obama
Eski bir yntemden bahsediyor Holbrooke. İngilizler bu yöntemi yüzlerce yıl uyguladı. “Böl ve yönet!”ti kuralın adı! Koca Hindistan böyle üçe ayrıldı. İsrail Filistin’e böyle konuşlandı. Uzak Asya böyle parçalandı. Peki neden bütün oyunlar Asya’da oynandı?
Dünya enerji kaynaklarının dörtte üçü Asya’da. Bugün dünyayı yönetenler bu nedenle Afganistan’da! Afganistan Orta Asya’nın ortası. Hindikuş ve Karakurum dağlarının zirvelerinden Çin’i de, İran’ı da, Rusya’yı da, Hindistan’ı da görüyor.
İleriki zamanlarda el konacak Orta Asya petrollerini Hint Okyanusu’na ulaştırmanın yollarını arıyor. Bu yol Afganistan’la Pakistan’ın ortasından geçiyor. O nedenle sınır bölgelerindeki aşiretlerin yaşadığı topraklar ve o bölgelerdeki isyanlar büyük önem taşıyor.
Mart 2009’da Lahey’de yapılan Afganistan zirvesinde, Amerikan yönetimi yedi yıllık işgalin başarısızlığını, kendinin koltuğa oturttuğu başkan Hamid Karzai’ye yükledi.
Amerikan dış politikasında yeni bir merkez doğuyor. Afganistan Yeni Dünya Düzeni’nin kalbine oturuyor.
170 yıl önce, 1839’da İngiliz askeri Hindistan’la yetinmeyip Afganistan’a girdi. Kabil işgal edildi. Kukla bir emir başa geçirildi. Halk işgale karşı direndi. Üç yıl süren savaşın sonunda 16 bin kişilik İngiliz ordusundan geriye kimse kalmamıştı.
1989’da, Sovyetler Afganistan’dan çekiliyor ve ardından koca SSCB tarihe karışıyordu.
Bakalım tarih bu kez işgalcilere ne kadar zaman biçecek? Atatürk’ün müttefiki Afganistan eriyip parçalara mı bölünecek, yoksa her şeye rağmen Batı’ya bir kez daha haddini mi bildirecek!
|