Havas İlmi Taliplileri Buraya
Havâs İlmi İle İlgilenenlere Uyarı ve Bilgilendirme
Havâs İlmi ile ilgilerde son zamanlarda bir patlama söz konusu olmakla birlikte
bu ilme olan itikat o derecede sarsılmaya başlanmıştır. Sebebi ise bu ilimin erbabı
olduğunu söyleyen ve izlenimi veren kimselerin bunu gerek egosu, gerek menfaati
için kullanmaya kalkmasıdır. Medyumların veya medyum olduklarını iddia edenlerin,
Reikicilerin vb. birçok alternatif tedavi ve uygulamalarla iştigal halinde olan kişilerin
havâs ilme olan ilgiler sebebiyle bu yönlere kaymaları ve ticari menfaat kazanmaya
çalışmaları bu ilme olan tüm hakiki değerlerin yerini artık batıl yönler ve sanal tuzaklar
için birer kapana dönmüş durumdadır.
Bizim bu durumda yapmamız gereken bu ilimle meşgul olanların uyması gereken kuralları
gerek şifâ ve gerek bizlere ulaşan nakli bilgileri aktarmaya çalışmaktır.
Allah'ın sıfatları ile sıfatlanmak, ahlâkı ile ahlâklanma ve adâb-ı şeriâti ile edeplenme
bu ilimde meşgul olmanın sebeplerinden bir tanesi kişinin kendi öz benliğinde ve arzusunda
bulunulmalıdır. Adâbı şeriat ile ilgili ameli ve emeli olmayanların okudukları zikir ve evrâdın
tesir ve fayda vermesi istidrac nevindendir. Yani başarı gerçekleşir ama Allah'ın kuldan istediği
şekilde değil. Bu şekilde ihtimal olarak tesir edilip, tesir eden olmakla birlikte hakikî müşahâdeye
ulaşamazlar. Öyle ki, Ehl-i Havâs demiştir ki; Bir kimse bu ilme başlar iken mucâhade sahibi
olmasa yani; Riyazât, Halvet, Uzlet, İbâdet sahibi olmasa, bu ilimden ilâhi bir koku dahîi alamaz.
Her yolun bir yolu, yordamı olduğu gibi onunla amel etmek ve şartlarını yerine getirmek lazımdır.
Bu ilimle uğraşmanında şartları şunlardır:
Karakterin orta karakterli olması ; Yani öfkelenme, kızgınlık, gam, keder, hırs, tamâ, şehvet vb.
şeylerden uzak kalması gerekir ki, bunu riyâzat, halvet, uzlet halinde mizacın şekillenmesini
sağlanılabilinir.
Mucahâde ; Zikir ve Evrâda ihlâs ile hulûs-i kalble devam etmeye gayret etmek, Mucahâde ve
zikirle perdeler açılır, ilâhiden olan birçok gaybî âlemlere Allah'ın izni ve keremiyle kavuşulur.
Bunu şu sözle ifade edebiliriz. "Mucahâde et ki, Muşahâde edesin!"
Bu muşahâde, yani perdenin açılmasının sebebi şudur ki, İnsan rûhu zahîri hislerin kelepçesinden
kurtulunca, rûhun hali ve gücü, tesiri ve hakimiyeti ortaya çıkar. Ve zikir ile evrâd adeta can bularak,
sahibine bu konuda yardım eder. Zirâ ezkâr rûha adeta gıda gibidir.
Bu sebeple ilim mertebesinden, şahit mertebesine geçer. Bu tür amellerde sadık niyet ve güzel itikad
lazımdır. Bunlarla rûhta bir bağlantı ve irtibat oluşarak cisim ile tesirat arasında ruhâni bir vasıta kurulur.
Böylelikle bir nevi manevî temas ortaya çıkar. İlim yada itikâd olmazsa amel, ruhtan bağlantısız kalarak
ulvî makâm'a ulaşamaz. Yapılan işlerin sûretleri, varlık mekanıdır. Onun cevheri
ilimden maksat ve amel, itikâd ile irtibat çabalarıdır. Bunlar olmazsa, rûhun cesette etkisi olmadığı gibi
yapılan işlerin sûretleri nefstede etkisi olmaz. Zakîrin meşgul olduğu her esmâ'nın, rûhu ve sırrı vardır ki,
Meşguliyetin çokluğu ile ilgi ve irtibat ortaya çıkar.
Ve's-Selâm.
__________________
Rabbim! Beni Senin emanetinde, tedbirinde, kolaylaştırmanda ve yönlendirmen altında kıl.
|