Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Sağlık & Şifa > Sağlık > Ağız ve Diş Sağlığı


Bilimsel Açıdan Diş Çürükleri


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 13.02.17, 01:35
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 28.04.15
Bulunduğu yer: Nefes Aldığım Yerde
Mesajlar: 14,527
Forum Puanı: 10311
Etiketlendiği Mesaj: 907 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Bilimsel Açıdan Diş Çürükleri

1. Pulpojen-Endojen Fosfataz Teorisi(Bir enzim teorisi): Csernyei’nin bu teorisine göre mine ve dentinin organik iskeletinde var olan ancak lenf sistemine ait olan alkalen fosfataz nasıl vücutta Ca eksiklğinde kemiği demineralize edip vücuda Ca sağlıyorsa aynı şekilde dişlerin organik kısmını da fosfat azlığında demineralize eder. Bu teoriyi kabul etmek için önce dentinin lenf sistemine bağlı olduğunu kabul etmek gerekir. İkinci olarak da harabiyetin pulpaya bakan dentinde başladığına inanmak gerekir. Çürüğün mineden başladığı gösterildiğinden bu teori geçerliliğini yitirmiştir.


2. Rezistans Teorisi: Knappwost’un bu teorisine göre minenin dış yüzünde meydana gelen korozyon defektleri uygun ortam varlığında tükürükten çökelen hidroksilapatit ile tamir edilebilir. Eğer apatitin çökelme hızı demineralizasyon hızından fazla ise tamir, az ise demineralizasyon oluşur. Bu teori çürük oluşumunu tükürüğün kalitesine bağlamaktadır. Bu teorinin zayıf yanı dişlerin remineralizyon ve demineralizasyon olaylarına açıklık getirememesi ve çürük oluşumunda ana faktörü tükürüğün kalitesine bağlamasındadır. Bu teorinin kuvvetli yanı ise tükürüğün içindeki iyonların çürüğe önemli etkileri olduğunu belirtmesidir. Günümüzde yapılan çalışmalarda bu iyonların en az asit kadar çürüğün başlangıç ya da gelişimine etkisi olduğu, çürüğün birbirini takip eden remineralizasyon ve demineralizasyon olayları sonucu oluşan dinamik bir olgu olduğu, saf bir demineralizasyon olmadığı gösterilmiştir.


3. İmar Faktörü Teorisi: Leimgruber’e ait bu teoride ise yukardakine benzer şekilde tükürük içinde bulunan bir tamir faktöründen söz edilmekte, bu faktör miktarına çürük bağlanmaktadır. Ancak bu faktörün immünglobülinleri mi, tükürük organik ve inorganilleri mi ya da bunların tümümü olduğu açık değildir ancak sadece tükürüğün rolünü ön plana çıkarması açısından yetersizdir.



4. Proteolitik Teori (Bir enzim teorisi): İnsan dişi %0,3-0,4’ü protein olan yaklaşık %1,5-2 organik materyal içerir. Gottlieb ‘sin teorisine göre minedeki organik matriks, mineral yapıdan daha önce atake olmaktadır. Diğer bir deyişle ilk atak organik olmaktan çok proteolitiktir. Organik komponent mikroorganizmaların hidrolitik enzimleri ile hücuma uğrayabilir ve sıklıkla hasar görebilir. Bu teorinin geçerliliği için minenin mineral fazından önce organik matriksinin etkilenmesi gerekir. Bu teoride proteolitik enzimlerin oral bakterilerce üretildiği, minenin organik matriksinin enzimlerle parçalandığı ve organik matriksten yoksun kalan minenin parçalandığı öne sürülmektedir. Be teori fazla destek görmemiştir. Çünkü plaktaki enzimler daha çok periodontal hastalığın oluşum ve gelişiminde etkilidirler. Gottlieb göz önüne aldığı dental kariesin patogonomisinin sarı pigmentasyonu nedeniyle muhtemelen stafilokokus Aureus olan bir kokun invaze ettiğini düşünmüş fakat öne sürdüğü stafilokokus pyogenes ve karies arasındaki bağlantının bakteriyolojik kanıtı yoktur. Pincus, proteolitik organizmaların ilk olarak diş kütikulaları gibi protein elementlere saldırdığını ve prizmatik yapıları harab ettiğini bildirmiştir. Harab olmuş prizmalar daha sonra mekanik olarak dökülecektir. Ayrıca Gr (-) basillerin sülfatazlarının minenin mukoitin sülfatını ve dentinin kondroitin sülfatını hidrolize ettiğini ve sülfirik asit ürettiğini öne sürmüştür.

5. Proteoliz – Şelasyon Teorisi ( Enzim Teorisi): 1955’ de Schatz ve Martin‘in ortaya atttığı bu teoriye göre bakteriyel faaliyet sonucu mine, dentin, gıda ve tükürük bileşenlerinden bazıları kalsiyum ile şelatları oluşturmak üzere birleşirler.

Şelatlar alkalen pH’da oluşabildiklerinden bu teoriye göre nötral ve alkalen pH’da bile çürük olmaktadır. Şeleasyon konusunda yapılan araştırmalarda plakta şelat oluşumunu sağlayacak kadar materyal bulunamamıştır. Olsa olsa küçük miktarda madde, plak pH’sının nötralleşmesi sırasında demineralize olabilir.



6. Otoimmünite Teorisi: Çürük konusunda epidemiyolojik bulguların bazıları geleneksel çürük teorileri ile açıklanamamaktadır. Örneğin üst sağ keser dişin mesialinde bir çürük oluşurken aynı kişinin üst sol keser dişinin mesialinde aynı şartlara maruz kalmış (aynı ağızda, aynı çenede, aynı bölgede, ortak bakteri plağı, aynı hijyen vb.) olmasına rağmen çürük görülmeyebilmektedir. İkiz çalışmalarında çürüğe karşı genetik yatkınlık ya da direnç olduğu gözlenebilmektedir. Acaba dişin mesiali dişin distaline karşı çürüğe daha fazla mı direnç göstermektedir.



İkiz çalışmalarında standardizasyon çok zordur çünkü alınan dietin miktarı bile çok önemlidir. Çürük etyolojisine ilişkin bu teoride özel bir durum olan ‘otoogresiv’ durumu hesaba katılmış ve teorinin gelişme nedeni hastalık ve bir çok hastalık insidansını da izleyen matematiksel örnekler rastgele olaylardır. Bununla birlikte klinik muayanede toplanan veriler şüphelidir, bunlar matematiksel rutin analiz için yeterlidir. Örneğin birçok dişde rutin klinik muayenede çürük gösterilebilmiştir. Buna ek olarak bu veri uzun bir çalışmanın temelini oluşturmaz her bir yaş grubu farklı durumlar göstermiştir. Bu teoriyi araştırmak için seçilen 3 klinikte 15 yaşına kadar ikizler araştırılmış ve sonuçlar arasında istatistiksel olarak fark bulunamamıştır. Bu teori bugün için ne tam kabul edilmiş ne de tam reddedilmiştir.



7. Çürüğün Enerji Kuvantumu Teorisi: Dişin kimyasal yapısının ele alındığı bu teoride dişin yapısı organik ve inorganik yapılardan oluşan organo-inorganik yapıda bir oluşumdur ve aşağıdaki şekildedir.



Bu yapıda kalsiyumun çevresi ile olan bağlantıları Van Der Walls bağlarıdır. Üçgenin tepe açısında görülen kollagen doku ile kalsiyum arasındaki bağ diğerlerine göre daha az stabildir. Bu nedenle ilk yıkılan bağ bu bağ olmalıdır. En az kopma enerjisi bu bağa aittir. Asitin bu bağlardan hangisini çözerek çürük oluşturduğu, çürüğün oluşumu için bu bağların hepsinin çözünmesinin gerekip gerekmediği bugün için bilinmemektedir. Kimyada reversible ve irreversible olaylar söz konusudur. Çürük irreversible bir olay olduğuna göre reaksiyonu irreversible yapan bağların bağlanma enerjilerinden daha yüksek bir enerjiye ihtiyaç vardır ki TURAN CENGİZ bunu çürüğün enerji kuvantumu olarak adlandırmıştır. Özet olarak Cengiz’in teorisine göre yüksek ve çok güçlü enerjiler ile örneğin ultrasound enerji ile, radyasyon enerjisi ile çürük oluşturulabilir. Nitekim Tuğsal bu fikirden yola çıkarak radyasyonun belli birimleri ile dişte çözünürlüğün arttığını göstermiş ve CO 60 Radyasyonu ile çürüğün enerji kuvantumunu 2.25 x 0.00000001 olarak hesaplamıştır. Bu teorinin en önemli özelliği sadece mikroorganizma faaliyeti sonucu oluşan kimyasal enerji ile değil aynı zamanda güçlü diğer enerjiler ile de çürük oluşabileceğinin ileri sürülmesidir.

Alıntı


__________________
Sözün kıymetini '' Lal'' olandan,
Ekmeğini kıymetini ''Aç '' olandan,
Aşkın kıymetini ''Hiç'' olandan öğren..

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12.04.17, 00:32
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 21.12.16
Mesajlar: 10,326
Forum Puanı: 9519
Etiketlendiği Mesaj: 1593 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Paylaşım için teşekkürler.

__________________
Kaybettiklerim arasında en çok kendimi özledim, oysa ne güzel gülerdim..
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19.06.17, 12:36
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 14.08.16
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 280
Forum Puanı: 3773
Etiketlendiği Mesaj: 79 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Paylaşım için teşekkürler

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07.03.18, 12:45
Och Och isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 23.11.17
Bulunduğu yer: Tuna Boyunda
Mesajlar: 6,271
Forum Puanı: 5831
Etiketlendiği Mesaj: 412 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Emeğinize sağlık

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
acidan, bilimsel, curukleri, dis


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tütsülerin isimleri aşk Havas ilmi Genel Bilgiler 29 01.10.24 21:54
Bilim Tarihi KaLpSiz Bilim ve Teknoloji 9 22.08.21 00:27
Bilimsel Yönüyle Telepati SiLence Telepati 2 10.10.18 08:47
Bilimsel Deneyler... SiLence Parapsikoloji & Spiritüalizm 2 03.04.17 22:52
Astral Seyahate Bilimsel Bir Bakış Tuana Astral Seyahat 0 30.01.17 19:01


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:17.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com