Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Allah Dostları & Evliyalar


Nefsin İki Hâli - Abdülkadir Geylani Hz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 01.01.26, 21:05
 
Üyelik tarihi: 03.02.24
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 232
Forum Puanı: 950
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Nefsin İki Hâli - Abdülkadir Geylani Hz.

Nefs için iki hâl mevcuttur, bir üçüncüsü yoktur: Afiyet ve belâ hâli.
Onda belâ hâlinde; umutsuzluk, şikâyet, öfke, îtirâz, ve Hakk Azze ve Celle'ye suç isnâdı mevcuttur. Sabretmek, nzâ göstermek veya muvâfakat etmek yoktur. Aksine sû-i edep, Hakk'a ortak koşmak, sebeplere yapışmak ve küfür vardır.
Afiyet hâlinde ise, açgözlülük, nimeti hafif görme, şehvet ve hazlara tâbi olma mevcuttur. Şehvetine her teslim olduğunda o diğerini talep eder. Yanında bulunan yiyecek, içecek ve giyecekleri, zevcesini, oturduğu yeri ve binek hayvanını beğenmez. Bu nimetlerden her birinde bir ayıp veya kusur görür.

Onun nasibi olmadığı halde, daha iyisini ve daha üstününü talep eder. Kısmetinden yüz çevirir. Sapkın işler yapar. Uzun yorgunluklar içinde; hem dünyada ve hem de ukbâ-da bir gâyesi ve sonucu olmayan helâk edici şeylere dalar. Nitekim şöyle söylenir.- En kötü cezâlandırma, nasibi olmayan şeyi talep etmektir. O belâya düştüğünde onun ortadan kaldınlmasından başka bir şey temenni etmez. Her türlü nimeti, şehvet ve hazzı unutur ve belânın izâlesinden başka bir şey istemez. Ondan
kurtulduğu zaman ise; açgözlü olduğu, nimeti küçümsediği ve Rabbi'ne itaatten yüz | çevirdiği o hafif meşrep -günahlara düşkün- hâline geri döner, içine düşmüş olduğu sıkıntı ve belâlann hepsini unutur.
Oysa tüm bu zorluklardan kasıt; bu günahlardan onu alıkoymak sûretiyle geleceğini ihyâ etmek -rezillikten kurtarmaktı-. Bu hususta, âfıyet ve nîmet ona iyi gelmedi; aksine onu belâ ve kötülükte tuttu. Şâyet bu belâlar ortadan kaldınldığında, edebi güzelleştirerek, itâat ve şükrünü artırarak taksim olunana râzı olmuş olsaydı; dünyası ve âhireti için daha hayırlı olurdu.

Allah Azze ve Celle'nin tevfiki ve hoş muamelesiyle; nîmet, âfıyet ve nzâdaartış olurdu.
Kim dünyada ve âhirette selâmet istiyorsa, onun; sabredip nzâ göstererek halka şikâyeti terk etmesi, ihtiyaçlannı Rabbi Azze ve Celle'ye havâle etmesi, -mahrukata, hevâsına ve irâdesine değil;- yalnız O'na itâat etmesi, mutluluğu sadece O'ndan beklemesi ve rahmetine payân olmayan Kerîm Rabbi ile sohbetine devâm | etmesi gerekir. Çünkü O, O'ndan başka bütün mahlûkâttan daha hayırlıdır. Onun mahrûm etmesi bağıştır, cezâsı nimettir, belâsı devadır, vaadi nakittir, sözü fiili-dile ve isteği hâlidir.
O'nun buyruğu ve emri şöyledir:
"Bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece "Ol" der ve o (şey hemen) oluverir" (Yâsîn; 82).
O'nun her fiili güzeldir, hikmetlidir ve faydalıdır. Fakat O, maslahatlann ilmini kullarindan saklamıştır, (bu bilgiyle) tek başına hareket eder. Güzel ve makbûl olan nzâ ve teslimiyettir: Emirleri yerine getirmek ve yasaklardan kaçınmak sûretiyle ubûdiyetle meşgul olmalı, savaşmaksızın kadere teslim olmalı, rubûbiyetle meşgul olmaktan -ki o kâdir kılmanın illetidir- kaçınmalıdır. 'Niçin? Nasıl? Ne zaman?' gibi soruları sormamalıdır. Cümle harekât ve sekenâtında Hakk Azze ve Celle'ye suç
isnadından kaçınmalıdır. Bu mânâ İbn-i Abbas -radıyallahu anh-ın jbir hâdisesine dayanır. îbn-i

Abbas -radıyallahu anh-dan rivâyet olundu:
"Resûlullâh(sallâllahu aleyhi vesellem)m terkisindeyken, bana buyurdular ki: i Ey oğul Allah'ı koru ki, O da seni korusun. Allah'ı korursan O'nu önünde bulursun. İstediğinde Allah'tan iste! Yardım dilediğinde Allah'tan yardım dile! Kalemi olmuş ve olmakta olanı yazmıştır. Kullar senin menfaatin için çabalasalar; şâyet Allah'ın bu konuda hükmü olumlu değilse, bu şey tahakkuk etmez. Ya da sanal zarar vermek için didinseler; yine O'nun olumsuz bir hükmü olmadan bunu ger-j çekleştiremezler. Allah'a sıdk ve yakın ile muamele etmeye gücün yeterse, bunuj yap! Gücün yetmiyorsa kerih gördüğün şeye sabretmende çok hayır vardır. Ferahlık kederle, kolaylık zorlukla geldiği gibi, yardım da sabırla gelir"
Her mü'minin bu hadîsi şiâr edinmesi, onu kalbine ayna olarak tutup giyinip yenilenmesi ve bütün harekât ve sekenâtında onunla amel etmesi gerekir ki; dünya ve âhirette sâlim olsun ve Allah Azze ve Celle'nin rahmetiyle her ikisinde izzet bulsun.

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Letaifler, Letaiflerin Görevleri, Letaif Zikri (Zikr-i Letaif) Sin Tasavvuf & Tarikatler 19 05.09.25 21:21
Gavs-ül Azam Abdülkadir Geylani k.s aşk Allah Dostları & Evliyalar 70 11.02.23 15:52
Şeyh Abdylkadir Geylani hz. Duaları hakkında Hangi eseri tavsiye edersiniz? lindaa Sorularınız 10 22.01.22 13:47
Abdülkadir Geylani Kâf-u Nûn Allah Dostları & Evliyalar 1 02.02.21 23:04
Abdulkadir Geylani Hazretleri - Fütuhul Gayb - 27.Makale: Hayır ve Şer iki Meyvedir Adalet Allah Dostları & Evliyalar 3 21.04.17 15:13


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com