Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Allah Dostları & Evliyalar


Kitabu'l Vasiye


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17.03.26, 13:51
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3259
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Kitabu'l Vasiye

VASİYET

Bismillahirrahmanirrahim

Hz. Nebî (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
- Benim ve benden önceki Nebilerin söylediği en üstün kelam :"La ilahe illallah"
tır.

İşlediğin hiçbir ameli hakir görme. Çünkü Allah bu ameli yaratırken ve bizim üzerimize
vacip kılarken küçümsememiştir. O, bir işi teklif etmişse, bu, ona gösterilen itina ve inayetin
bir göstergesidir ki, O'nun katında en büyük mertebeye sahip olan sana bunu işlemeni
emretmiştir. Sen, O'nun sana teklif ettiği amellerin mahallisin. Hz. Rasulullah (s.a.v.) mizah
yapar, ama doğrudan başka türlü kırıcı söz söylemezdi. Ve şöyle derdi: "İnsanların
dillerinin hasadından başka onların buranlarını sürten ne var ki?" Filozoflardan biri şöyle
demiştir: "Dilden başka uzun süre zindanda tutulmayı hakkeden başka bir şey yoktur. Allah
onu iki dudağın ve dişlerin arkasında yarattığı halde yine de kapıyı açar ve uzun uzun
fuzuli yere konuşur."
Hastaları ziyaret et. Hastalık ibret alınacak bir manzaradır. Çünkü kul hastalandığı
zaman Allah onun yanındadır. Hiç hasta görmedin mi, Allah'tan başka kimseden bir
şey istediği, Allah'tan başka kimseyi andığı vaki midir? Onun dilinden hak konuşur.
Kalbinde Ona iltica etmiştir. Hasta her zaman Allah ile beraberdir. Diğer bir ifadeyle
Allah'ın yanında hazır olmasından dolayı hastadır. Dilenciye yedir, içir. Çünkü o, senden
dilenmesi sebebiyle seni, kullarına yediren ve içiren hakkın menziline çıkarmıştır. Ki Hak,
ihtiyacından arta kalanı infak etmeni emretmiştir. Dilenciyi boş çevirme, onun sevindirecek,
gönlünü hoş tutacak tatlı bir söz, güler bir yüz dahi olsa ondan esirgeme. Hasan ve
Hüseyin'den (r.a) bir dilenci bir şey istediği zaman derhal bağışta bulunmaya koşar ve
şöyle derlerdi: "Hoş geldin, vallahi, sefalar getirdin. Azığımı ahirete taşıyacaksın. "Kullara
zulmetmekten sakın. Çünkü zulüm, kıyamet günü karanlıklara dönüşür. Kullara zulmetmek, Allah'ın verilmesini vacip kıldığı haklarını ver-memendir. Kesinlikle hiçbir dilenciyi
azarlama, itip kakma. Çünkü aç insan yemek ister, yolunu yitirmiş insan da rehberlik ister.
İlmiyle amel etmeyen bir alim gördüğün zaman, onun ilmiyle sen amel et, ki ilmin
hakkı yerine gelmiş olsun. Sakın o alimi kötüleme, çünkü sahip olduğu ilmin Allah katında
derecesi vardır. Süslenmeye, güzel görünmeye dikkat et. Çünkü bu başlı başına bir
ibadettir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Huzu ziynetekum / Güzel elbiselerinizi giyin."
(Araf,31) Bir adam Resulullah'a (s.a.v.): "Ayakkabımın ve elbisemin güzel olmasını
seviyorum" dedi. Resulullah (s.a.v.) ona şu karşılığı verdi: "Allah güzeldir, güzeli sever." Bir
diğer hadiste de şöyle buyurmuştur: "Allah, kendisi için süslenmene herkesten daha
layıktır." Senden aldığı ve sana verdiği şeylerde Allah'ı daima gözet. Çünkü senden bir şey
almışsa, bu, senin sabretmen, dolayısıyla seni sevmesi içindir. Çünkü Allah sabredenleri
sever. Seni sevdiği zaman, sevenin sevgilisine yaptığı muameleyi sana yapar. Yitirdiğin
her şeyin yerini dolduracak bir karşılığı vardır, Allah hariç.
Senden ayrıldığı zaman her şeyin bir karşılığı var Ama Allah senden ayrıldığında
Onun yerine koyacağın bir şey yok.
Aynı durum, sana bağışta bulunduğu zamanda da geçerlidir. Onun sana verdikleri
arasında, senden aldığı şeylere karşı sabretmen de vardır. Ayrıca sana şükretmeyi de
vermiştir ve O şükredenleri sever. Musa : Ya rabbi! Şükür nedir? diye sormuş, yüce Allah
şöyle buyurmuştur: Nimetin benden olduğunu gördüğün zaman bu şükrün hakkıdır."
Allah'ın hakları içinde en vacip olanı eda et. O da ona hiçbir şeyi ortak koşmamandır.

Bu, müminlerin başına gelen en büyük dini felakettir. Nitekim şu ayette de buna
işaret edilmiştir: "Ve ma yu'minu ekseruhum billahi illa ve hum muşrikun: Onların çoğu,
ortak koşmadan Allah'a iman etmezler." (Yusuf, 106) Hz. Resulullah aleyhisselâm şöyle
buyurmuştur: "Allah'ın kullar üzerindeki hakkı nedir, bilir misiniz? Ona ibadet etmeleri ve
hiçbir şeyi ona ortak koş mamalarıdır." Buna gizli şirkle, islamı kesip ortadan kaldırmak
demek olan açık şirk dahildir. Ardından Hz. Resulullah aleyhisselâm şöyle buyurmuştur:
"Kullar Allah'ın bu hakkını eda ettikleri zaman onların Allah üzerindeki hakları nedir bilir
misiniz? Allah'ın onlara azap etmemesidir." Yani sadece Allah'a yönelmek gerekir. İnsanlar
sebeplere dayandıkları sırada Allah onlara azap eder, çünkü sebepler her zaman yitip
gidebilecek olgulardır. Sebepler mevcutken, onların kaybulacakları vehmiyle azap eder,
sebepler ortada yok iken, bu sefer de yokluklarıyla onlara azap eder. Dolayısıyla Allah'ı
bırakıp sebeplere güvenip dayananlar daima azap içindedirler. Ama ortak koşmadıkları
zaman rahat ederler, sebeplerin yitip gitmesiyle herhangi bir acı duymazlar.
Yeryüzünde büyüklük istemekten sakın. Çünkü büyüklenme isteyen, baş olmayı ister.
Hz. Nebi (s.a.v.) bunun "kıyamet günü hasret ve pişmanlık" olduğunu buyurmuştur. Adı
sanı bilinmeyen silik bir kişi olmaktan ayrılma. Allah'tan zillet, miskinlik, huşu ve itaat ehli
olmayı iste. Sana, yerine getirmen durumunda mutlu olacağın bir şeyi tavsiye eden kişi
Allah tarafından sana gönderilmiş bir elçidir. Rabbin katında ona şükret. Bilen ve bildiğiyle
amel eden ol; bilen, ama bildiğini yapmayan olma. Aksi takdirde insanları aydınlatırken
yanıp giden bir çıra gibi olursun. Müminleri sev. Çünkü müminler bir beden gibidirler,
bedenin bir uzvu ağrıdığı zaman diğer uzuvlar hemen hareket geçer, aynı acıyı duyarlar.
Hz. Resulullah aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Salih arkadaş misk gibidir. Miskin
kendisi sana ulaşmasa bile kokusu ulaşır. Kötü arkadaş da körük gibidir, kıvılcımları sana
ulaşmasa bile dumanı ulaşır." Senin velayetin altında bulunan kimselere karşı Allah'ın
koyduğu sınırları ikame et. Çünkü sen bundan sorumlusun. Nefsinin velayetini boz ve ona
Allah'ın hadlerini hakim kıl. Aklına bir iyilik gelirse, bu, meleğin ilhamıdır. Şayet içinden bir
iyiliğin engellenmesi geçiyorsa, bu da şeytanın telkinidir. Hayır ve şerri şeriatın tanımladığı
ölçülerde tanı. Bu da seri ilimleri öğrenmenin gerekliliğini göstermektedir. Çünkü Allah'ın
sınırlarını ikame etmek bununla mümkündür. Abdesti kusursuz bir şekilde tamamla,
özellikle soğuk havalarda. Çünkü Hz. Nebî (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın hataları
neyle sildiğini ve dereceleri neyle yükselttiğini size bildireyim mi? zorluklara rağmen
abdesti eksiksiz bir şekilde almak." Her Cuma mutlaka yıkan, gusül al. Çünkü haftada bir
yıkanmak bedeni temizler ve rabbi razı kılar. Bir kul, Allah emrettiği için Allah'ı razı eden bir
fiil işlediğinde Allah'ın emrini yerine getirmiş olur. Farz namazları cemaatle kılmaya devam
et. Namazları cemaatle kılmanın amacı, topluca dini ikame etme kararı almadır, bu
hususta icma etmedir. Teheccüt namazına da devam et. Gecenin başında uyu sonra
uyanıp namaz kıl, sonra uyu ve tekrar sabah namazını kılmak üzere uyan.
İbni Rahveyhi tesbihatı çekmeyenin namazının sahih olmayacağı kanaatindedir.
Elinden geldiğince ihtilaflardan, tartışmalardan uzak dur. En büyük cihada devam et. En
büyük cihad hevana karşı verdiğin mücadeledir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
"Katilullezine yelunekum mine'l kuffari / Kafirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın."
(Tevbe,123) Nefsinden daha büyük kafir de olmaz., çünkü nefis, Allah'ın kendisine
bahşettiği nimetleri inkar eder.. Nefsine karşı bu cihadı verdiğin zaman en büyük cihadı
gerçekleştirmiş olursun, ki bu esnada öl-dürülürsen, rablerinin katında rızıklanan, Allah'ın
kendilerine bahşettiği fazlından dolayı sevinen diri (şehid)lerden olursun. Kul, her zaman
en büyük cihadı sürdürmek durumundadır. Çünkü yaratılışının bir yönü, onu Hakkın
kendisini davet ettiği şeye muhalefet etmeye çağırır. İnsan, temel yaratılışı itibariyle
hevasına tabidir. Bu bakımdan heva, hakkın hakkı ile ilgili olarak irade konumundadır.
Hak, nevasının yapmasını istediği şeyi irade ettiğinde hak onu yapar. Komşu ve komşuluk
haklarına riayet et. Evlerinin sana yakınlıklarına göre komşularına öncelik tanı.

Hiçbir kulu
küçümseme. Çünkü Allah onu yaratırken küçümsememiştir. Denilir ki: Hz. İsa (a.s.) bir
domuzun yanından geçti. Domuza, mutlulukla geç, dedi. Orada bulunanlar bu tavrını
garipseyerek söylendiler. Bunun üzerine İsa (a.s.) şöyle dedi: Ben dilimi hayır söylemekten
başka bir şeye alıştırmam. Şair şöyle der:
İnsanlar, sayılarınca sözlerden ibarettirler
O halde sen duyulan en güzel söz ol
İnsanlardan bir diken seni incitirse
Sen onu savan en güçlü kalkan ol
Onlar arasında bu şekilde kaldığın sürece
Sen, vallahi yararlı bir imamsın
Böbürlenmekten sakın. Elbisenin eteğinin topuklarından aşağı olmamasına dikkat et,
ya da bacağının ortasına kadar uzasın. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Mü'minin izan bacağının yarısına kadar uzanır." Hz. Resulullah (s.a.v.) Hz. Ali'ye (r.a)
şöyle buyurmuştur: "Elbiseni kısaltman haktır. Bu elbisenin daha dayanıklı, daha korunaklı
ve daha temiz olmasını sağlar." Pejmürde ol, çünkü tevazu imandandır ve dünyada refah
içinde olmamaktır. Kaba, sert elbiseler giyinin, şeklinde bir nass varit olmuştur. Bu
hacıların ve kıyamet ehlinin sıfatıdır. Çünkü kıyamet ehli saç baş dağınık, doz duman
içinde, yalın ayak ve çıplak olurlar. Bu hal, kibiri yok eder, kendini beğenmişlikten, böbürlenmekten, kibirden ve zeki görünmekten uzaklaştırır. Hiç kuşkusuz bunlar müminin
mutluluk yolunda yer alan eziyet verici engellerdir. Bu eziyetler de ancak gösterişsiz
giyinmekle yani pejmürdelikle bertaraf edilebilirler. Bu yüzden Hz. Resulullah (s.a.v.)
pejmürdeliği imandan saymıştır. Haya sahibi ol. Çünkü Allah, hayalıdır ve Allah'tan haya
etmek de Allah'ın razı olmadığı şeyi terk etmektir. Başkalarına nasihat et. Çünkü Hz. Nebî
(s.a.v.) "Din nasihattir." buyurmuştur. Allah'ın dininde nasihat eden kimse, Allah'ın kulları
ile onları mutlu kılacak şeyleri buluşturan, kaynaştıran kimsedir. Bunun için de büyük bir
ilme, kuşatıcı bir akla, sahih bir fikre, güzel bir bakış açısına ve ılımlı, mutedil bir mizaca
gerek vardır. Bunlara da herkes sahip olamaz. Yeme ve içmede verayı/haram şeylerden,
fazlalıktan sakınmayı esas aldığın gibi konuşmada da fazlalıktan, haramdan sakın. Vera;
haram ve şüpheli şeylerden sakınmak demektir. Emredilen şeyler hariç acele etmekten
sakın. Acele edilmesi emredilen şeylerse, vaktin başında namaz kılmak, misafiri
ağırlamak, ölüyü bir an önce defnetmek, buluğ çağma gelmiş bakireyi evlendirmek ve
ahiret için yapılan her ameldir. Akrabalık bağlarına riayet et. Çünkü akrabalık bağı
rahmandan bir daldır. Bizimle Allah arasındaki bağ da bununla kurulur. Kim akrabalarıyla
bağlarını sürdürürse Allah da onunla bağlarını sürdürür. Kim akrabalarıyla bağlarını
keserse Allah da onunla bağlarını keser. Allah'a muhtaç olduğun gibi, ondan yana fakir ol.
Tıpkı Efendimiz (s.a.v.)in buyurduğu -gibi " Senden sana sığınırım." . Allah'tan yana fakir
olman, rablık kokusunun senden gelmemesi, aksine sırf kulluk sergilemen demektir.
Nitekim Hak'ta da kulluktan bir eser olmaz. Zaten Onun açısından bunun olması
imkansızdır. O sırf Rab'dir. Sen de sırf kul ol. Karnını tıka basa doldurup çok yemekten
sakın. Çünkü çok yemek insanın zekasını etkisizleştirir, aklının keskinliğini köreltir.
Yaşamak için ye, rabbine itaat etmek için yaşa.
Yemek için yaşama, semizlemek için yeme.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17.03.26, 13:55
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3259
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Arkadaşlık ettiğin ve seninle arkadaşlık eden herkese mertebesinin gerektirdiği
şekilde muamele eyle. Şu halde Allah'la, rablığını ikrar etmek suretiyle verdiğin sözü
eksiksiz yerine getirerek muamele et. Resullere uymakla muamele et. Meleklere temizlikle
muamele et. Hz. Nebî aleyhisselâmın şu sözü de buna işarettir: "Ey Ali! Yemeğe tuzla
başla, tuzla bitir. Çünkü tuz yetmiş hastalığın şifasıdır. Bunlar arasında delilik, cüzam,
alaca hastalığı, diş ağrısı ve karın ağrısı vardır. Ey Ali! İçeri girdiğin zaman: Bismillah ve
billah (Allah'ın adıyla ve Allah ile). Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedu enne
Muhammeden ab-duhu ve resuluh" de. O zaman Allah buyurur ki: İnsanlar gafil oldukları
bir sırada kulum beni andı."
Şeyhlerden biri şöyle anlatır: Şeyhime, bana tavsiyede bulun, dedim. Dedi ki:
"Oğlum! Kapıyı kapat, sebepleri kes, Vahhab olan Allah'la otur. O seninle arada perde
olmaksızın konuşur."
Şeyhlerden birine sorulmuş: En sevdiğin ihvan hangisidir? diye, o da şu cevabı
vermiş: "Sürçmelerimi affeden, açığımı kapatan ve gerekçelerimi kabul eden."
Yüce Allah Musa'ya (a.s.) şöyle vahyetti: Yükseklerde tek başına uçan, ağaçların en
uçlarındaki meyveleri yiyen, berrak sulardan içen, gece bastırınca bir mağaraya sığınıp,
benimle ünsiyet kurup bana isyan edenlerden uzaklaşan kuş gibi ol."
Kimin içi güzel olursa Allah onun dışını da güzel yapar. Ahiretini ıslah edenin Allah
dünya işlerini de ıslah eder.
Kendisiyle Allah arasındaki ilişkilerini ıslah eden in Allah, onunla diğer insanların
arasını ıslah eder. Ebu Hazım el-A'rac'a soruldu: Aklından hangi düşünce geçer? Dedi ki:
Allah'tan razı olmak ve insanlardan müstağni olmak.
Harun er-Reşid, bozduğu bir yeminin kefareti olarak yaya hacca gitti. Yolculuk
esnasında sık dallı ağaçların gölgesinde dinlenirdi. Bir yerde dinlenirken Behlul oradan
geçti ve şöyle dedi:
Diyelim ki dünyada bolluk içinde yaşadın
Ölüm sana gelmeyecek mi?
Ey dünyanın talibi olan!
Bırak dünyayı, istediği gibi davransın sana
Nereye kadar dünyanın talibi olacaksın
Bir ağacın gölgesi sana yeteceği halde
Doğru (isabetli, hatasız, şeriat ve adalete muvafık) yolu izleyen, muradın
künhüne varır.

Doğrusunu Allah herkesten daha iyi bilir.



Şeyhu’l Ekber
MUHYİDDİN İBN. ARABÎ K.S.
KAYNAK: KİTABU’L VASİYE....

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17.03.26, 19:29
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,550
Forum Puanı: 1981
Etiketlendiği Mesaj: 171 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Güzel bir paylaşım oldu. Hepsini okudum. Eline, aklına sağlık. Sağ ol.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17.03.26, 19:37
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3259
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Güzel bir paylaşım oldu. Hepsini okudum. Eline, aklına sağlık. Sağ ol.
Allah razı olsun ... İnşallah kaldığımız yerden yine aynı dikkatle devam ederiz. Çünkü büyüklerin adı kadar, onlardan bize gerçekten neyin kaldığını doğru anlayabilmek de mühimdir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kitabul Azazil Pdf Aytekin Kitap & E-Kitap 7 12.02.22 11:10
imam Ebu Yusuf (İ.Azam'ın öğrencisi) - Kitabul Asar HeartLess Kitap & E-Kitap 1 26.05.21 06:26
KiTABUL AHKAMUL AVAM - كتاب احكام الاعوام HeartLess Kitap Tanıtımları 3 26.06.18 00:31
HAZA KiTABUL ENDUS HeartLess Kitap Tanıtımları 1 14.04.18 11:23


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:13.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com