![]() |
ALLAH DOSTLARININ (Kuddise Sırrahu) ALTIN SÖZLERİ
“Hak Teâlâ’ya sıdk ile, halka insaf, nefsine kahırla, büyüklere izzet, küçüklere şefkatle davran.“ Hace Abdullah Ensarî (k.s)
|
Allah Teâlâ’ya ibadet eden kimseye yaratılmışlar itaat ve hizmet ederler.“ Cafer-i Huldî (k.s)
|
İlim, ezberlenen değil fayda verendir.” İmam Şafiî (rah.)
|
“Kim ölümü çok hatırlarsa Allah Teâlâ ona tövbe etmeyi, gönül zenginliğini ve ibadetleri şevkle yapmayı nasip eder.“ Hâmid Leffâf (k.s)
|
Aklın varsa başka bir akılla dost ol.(Mevlana k.s)
|
“İnsanların övgüsü de, ayıplaması da birdir.“ Mevlana Halid (k.s)
|
İki şeyi istersiniz, ama bulamazsınız.
Bunlar neşe ve rahatlıktır. Ancak ikiside cennette olur. Ebu Türab en-Nahşebi (k.s.) |
“İnsanı arzulardan vazgeçiren iyi dost ikidir: Gözü ve kulağı korumak.”
Zünnûn-i Mısrî (k.s) |
Her türlü hamd ü senâ âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
Allah’ın salât ve selâmı, efendimiz Muhammed aleyhisselâma, O’nun soyuna ve bütün ashâbına olsun. Yine Allah’ın selâmeti bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Naçiz kul Ahmedcik’den, kardeşiniz, muhteşem Şeyh Abüssemî Hâşimî’ye: Allah; bizim, onun ve bütün Müslümanların yardımcısı olsun. Âmin!.. Ey kardeşim! Sana, Allah’tan korkmayı ve Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in sünnetine uymayı öğütler, bu nasîhatıma hırsla ve sımsıkı sarılmanı dilerim. Zîrâ benim bu öğütlerim, sana ve senin gibilere faydalı olacaktır. İnşâallah!.. Sakın bu öğütlerimi, onlara ehil olmayanlara vermeye kalkışma. Eğer böyle yaparsan, emâneti ehlinin gayrine vermekle haksızlık etmiş olursun. Ey Abdüssemî! Derviş, nefsine yardımcı olduğu ve ona dayandığı zaman rahatsız olur, sıkıntıya düşer. İşi Allah’a bıraktığı takdirde Allah Teâlâ onu çevresine muhtaç etmez. Kendisine yardım eder ve onu başarıya ulaştırır. Akıl, faydalar hazînesi ve saâdet iksiridir. İlim; dünyada şeref, âhirete yüceliktir. Âriyet – emânet nesne ile ancak hakka karşı perdelenmiş olanlar iktifa de eder. Kendi çocuğunu kaybetmiş ağıtçı, kiralık ağıtçı gibi değildir. Din büyüklerinin etrafında nice takunya sesleri uçtu ve niceleri dininden oldu. Ağızdan çıkan iki söz vardır ki, dinde iki gediktir. Bunlardan biri “vahdet” üzre konuşmaktır. Diğeri de tahdîs-i nîmet hududunu aşan şathiyyatdır. Kişinin sicil defter, arkadaşlarıdır, kendisiyle hemhâl olduğu kişilerdir. İnsanların çektikleri bütün meşakkatler hep baş olma sevdası ve nefsin şiddetli arzuları için. Bütün hesapları da, gene baş olma ve nefsin arzularını tatmin etme üzerine. Bütün gayeler bu ikisinde toplanmış… Şerîata aykırı olan her iddia zındıklıktır. Allah’ı tanımanın son hududu, keyfiyetsiz ve mekândan münezzeh olarak O’nun varlığına kat’iyetle inanmaktır. Hakka karşı perdeli olanlar için, ölüm hastalığının ağırlığının hissedilmesi Allah’ı tanıma basamaklarının ilkidir. İşte bunun içindir ki, bize şöyle denmiştir: – Ölmeden önce ölünüz!.. [Keşf’ül Hafa 2/291] Ölüm hâli, perdeleri kaldırır. Nitekim hadîsde şöyle vârit olmuştur: – İnsanlar uykuda (gaflet uykusunda)dırlar. Öldükleri zaman uyanırlar. [Keşf’ül Hafa 2/312] Allah’ı O’na lâyık olmayan sıfatlardan tenzih etmeden önceki tevhidinin tamâmı şirktir. Tevhîd, kalbde bulunan bâtınî öyle bir kuvvettir ki, Allah’a atâlet isnâdına ve O’nun bir şeye benzetilmesine mâni olur. Git, Allah’ın huzuruna lâyık olmayan duygu ve temayüllerden temizlen de gel! Allah’ın yoluna muvafık olmayan her hâl ve hareketin, bir hayalden, bir vehimden ibarettir. |
Ey miskin!
Ucüb; kendini beğenmişlik atından in! Nice hatâlar, nice sürçmeler vardır ki, kişiyi çukura düşürür. Nice ilimler vardır ki, semeresi cehalettir. Nice câhillijler de vardır ki, semeresi ilimdir. İlmin getireceği enfedilik sende nasıl bulunsun ki, sen, ilmine zillet kisvesini giydirmişsin! Saçına sakalına sürdüğün boyanın ihtiyârlığını örttüğünü sanma. O bya, sâdece saçının saklaının rengini değiştirir. İhtiyarlığını örtmez, gidermez. Eğer kişi, bir dağdan diğer bir dağa bir adımda gidebiliyor olsa onun, bunu yapmağa kalkışmaması ve yerinde oturması daha faziletlidir. Yine, salâhiyetli dahi olsa, kişinin, Allah’ın zâtı ve sıfatları hakkında konuşmaktansa sükût etmesi daha faziletli bir davranıştır. Kim ki halka karşı kibirlenir ve kendisini onlardan üstün görürse, Allah katında alçalır. Kim ki kendisini kulların üstünde görürse Allah’ın nazarında düşer. Her hâlin, başka bir hâle dönüşmesi yine kendi içinden olur. Her zâhirin kendisinde yine kendisini gizleyen hassa mevcuttur. Kim ki sabır gömleğini giyerse acelenin oklarından sâlim olur. Sarsılmaz îmân sâhibi kişi için yüksek bir dağın tepesine bir mızrak dikilerek orası işaretlense ve kişi oraya bırakılsa, ayruca sekzigece rüzgârları da üzerine esse o kişinin bir kulı bile kıpırdatamazlar. Yalancı, hep bid’atlarla birlikte olur, bid’atlara arka çıkar. Akıllı kişinin hedefi ise onlardan uzak durmaktır. Kim ki kemâle ererse, onun nefsi, Rabbından gayri her şeyden uzaklaşır. Yaratılmışların tamamı ona ne zarar verebilir, ne de fayda getirebilir. Allah’ın kulları ile arasında gerdiği nice perdeler vardır. Kim ki bu perdeleri kaldırabilirse işte o, Allah’a vasıl olur. Şânı yüce olan Allah’dan gayrisinden emin olmak, korkusunun ta kendisidir. Allah’dan korkmak ise, O’ndan başkasınandan emin olmak demektir. Hakk’ı Arayanlara Düsturlar – Seyyid Ahmed er-Rufai |
“Akıllı kimse Allah’a taat uğruna nefsine eziyet edendir. Çünkü nefse eziyet etmek onu kurtarır; rahatlatmak ise onu alçaltır.”
Yahya b. Muâz (k.s) |
Dil söyler kulak dinler, Kalp söyler kainat dinler.
Yunus emre |
“Tövbe etmek müminlerin ahlâkındandır.“ Hasan-ı Basrî (k.s)
|
Ey taatlerin kendisini sevindirdiği ve isyanların kendisine zarar vermediği Rabbim! bana Seni sevdiren şeyi ver, Sana zarar vermeyen şeylerden beni bağışla. (İsmail Hakkı Bursevî)
|
“Kul, ibadetlerinde doğru olursa ummadığı yerden yardımlara kavuşur.” Ebu Abdullah el-Kureşî (k.s)
|
“Geçimini sağlayacak kadar sana nimet verilmişse bunun dışında elinden çıkan şeylere üzülme.”
Ali b. Muhammed (rah.) |
“Yapılan taat ve ibadetler, namaz ve oruçlar, hepsi ahiret ticaretidir.” Seyyid Abdülhakim El Hüseynî (k.s)
|
”Yüce mertebelere ulaşan Hak dostları, ihlâsla yaptıkları amelleri yanında, nefislerini de tezkiye ettikleri için yükseliyorlar.”
“Nasıl ki namaz ve oruç farzdır, îfâsı mecbûrîdir, aynı şekilde gönülden, kibri, hasedi ve hırsı bertaraf etmek de zarurîdir.” Ebûʼl-Hasan Harakanî Hazretleri |
Yaprak Fırtınası
“Mideyi ve edep yerlerini haramdan korumak kadar değerli bir ibadet yoktur.” İmam Muhammed Bâkır (k.s) |
“Bir iyiliğin tam olabilmesi için yaptığın iyiliği kendi gözünde küçük görmelisin.” İmam Cafer-i Sadık (k.s)
|
İhlâs ehline göre, tevazu göstermek de kibir sayılır. Çünkü kendinde bir varlık hisseden tevazu göstermeye çalışır. Hâlbuki gerçek ihlâs ehli, kendinde bir varlık görmez ki tevazu göstersin. - Cüneyd-i Bağdadi
|
İlahî! Kısmetim olmak üzere dünyadan bana her neyi tahsis etmiş isen onları düşmanlarına, ahiretten her neyi tahsis etmiş isen onu da dostlarına ver. Çünkü sen bana yetersin. Bana, seni gerek, seni! (Rabiatü’l Adeviye)
|
“Eziyetlere katlanmak, kızmamak, güler yüzlü ve tatlı sözlü olmak güzel ahlâktandır.” Hâris el-Muhâsibî (k.s)
|
“İsyan üzere dostluk kuranlar ahirette birbirinin azılı düşmanı kesilecek, ancak Allah için kurulan dostluklar fayda verecektir.” İmam Suyutî (rah.)
|
“Fütüvvet, herkese insaflı davranman fakat kimseden insaf beklememendir.” Hâris el-Muhâsibî (k.s)
|
“Yüksek sesle feryat etme, çünkü o dost senin yakınındadır. Böyle nâra atanın bu yakınlıktan şüphesi var demektir.“ Mevlâna Celaleddin-i Rumî (k.s)
|
“Yoksullara hizmet eden şu üç şeyle mükâfatlandırılır: Tevazu, edep güzelliği, cömertlik.” Ahmed b. Hadraveyh (k.s)
|
ALLAH DOSTLARININ (Kuddise Sırrahu) ALTIN SÖZLERİ_2
“İnsanın izzeti, iman ve marifet iledir. Mal ve mevki ile değildir.” Muhammed Masum Fârukî (k.s)
|
“Yaptığımız işlerin muhasebesini yapmalıyız. Kendi nefsimizi kandırmayalım. Allah (c.c) kalpleri biliyor. O’nun rızası olmayan işte hayır yoktur.”
Gavs-ı Sânî (k.s) |
“Gençlik zamanında dinin emirlerine uymak, dünya ve ahiret nimetlerinin en üstünüdür.”
İmâm-ı Rabbânî (k.s) |
“Ey zavallı! Sana fayda vermeyen şeyler hakkında konuşmayı bırak. Dünya ve ahirette sana fayda verecek işlerle uğraş. Kalbinden dünya düşüncelerini çıkar.”
Abdülkadir-i Geylânî (k.s) |
“Bir günah işlediğinde hemen ümidini yitirme. Düştüğün yerden kalk ve azimle yoluna devam et.”
Ataullah İskenderî (k.s) |
“Bir kimse Allah Teâlâ’yı bütün yaratılmışlara tercih etmezse onun kalbinde hiçbir zaman marifet nuru parlamaz.” Ebû Bekir el-Ferrâ (k.s)
|
“İlim ve hikmetin yayıldığı, Allah’ın rahmetinin ümit edildiği bir meclis, ne güzel meclistir.”
Abdullah ibn Mes‘ud (r.a) |
“Ölümü çok hatırlayan kimse az bir dünyalık ve ancak lüzumlu sözler söylemekle yetinir.”
Ömer b. Abdülaziz (rah.) ---------- Post added 10.07.20 at 15:46 ---------- “Ahmaklar ilimden bir şey bilmezler, aynı zamanda kendilerinin bilmediği meseleleri büyük âlimlerin de bilmediğini zannederler.“ İmam Gazalî (k.s) |
“İşler ancak güzel bir niyetle salih amele döner.”
Gavs-ı Sânî (k.s) ---------- Post added 12.07.20 at 15:42 ---------- “Dün öldü, bugün can çekişiyor, yarın doğmadı. Öyle ise şu anı değerlendirmek için amele sarıl.” Bişr-i Hâfî (k.s) |
“İnsan ayağını bastığı yerden çok diline dikkat etmelidir.” Ebû Hâzim Mekkî (k.s)
|
“Gafletten daha kötüsü yoktur.”
Bâyezid-i Bistâmî (k.s) |
“Kanaatkâr olmak, işte bu zühddür. Çünkü bu gerçek zenginliktir.”
Fudayl b. İyâz (k.s) |
“Maneviyat yolunun zorluğu seni korkutmasın. Marifet ilmine ancak zorluklara katlanan cesur kimseler ulaşır.” Abdülkadir-i Geylânî (k.s)
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:13. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com