Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Allah Dostları & Evliyalar (https://www.havasokulu1.com/allah-dostlari-evliyalar/)
-   -   Menzilde Bir Allah Dostu (https://www.havasokulu1.com/allah-dostlari-evliyalar/49773-menzilde-bir-allah-dostu.html)

havashavas 10.06.20 00:47

Menzilde Bir Allah Dostu
 
Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i irşat yurdu edinen Gavs Abdülhakim ve oğulları (Seyda Muhammed Raşit ve Gavsı Sani Abdulbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Muhammed Raşit (k.s.) dönemine ikinci Buhara demiştir. Seyda Hazretleri (k.s.), Peygamber soyundan gelen Evlad-ı Resuldür. Dahası soy ağacı bakımdan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) 30’ncu göbekten torunudurlar. Bu yüzden O; ehl-i beyt neslinden olmanın şuuruyla hayatını tanzim eden büyük bir zattı. Gerek Gavs Abdülhakim Elhüseyni (k.s) gerek Seyda Muhamed Raşit ve gerekse Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim el Hüseyni.Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar yer almıştır. Gavs Abdülhakim Elhüseyni Hz.leri, Seyda Muhammed Raşit Hz.leri ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.leri de bugün Nakşibendi saadetlerının yolunu takip ederek milyonlarca insanı Allah’ın yoluna davet etmeye devam etmektedir. Seyda Muhammed Raşid Hazretleri

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki’nin (k.s) şeyhi aynı zamanda abisi olan Seyda Muhammad Raşit (k.s) hayattayken arkasında iki büklüm bir vaziyette büyük bir adabla başta şeyhi olmak üzere tüm sofilere yıllarda hizmet etti. Seyyid Gavs-ı Sani Hz.leri tâ çocukluk yaşlarda hastalığa yakalanmış, zayıf ve bitap düşmüştür. Malum bizim gibi zayıf insanlar için hastalık günahlara kefaret olan ilaçtır ama, büyük zatlar için makam almalarına veya bir basamak ilerisine sıçramak için verilen ilaçtır. Verem hastalığına yakalanmış, ama hasta haliyle Siirt'te, oradan da Van'a okumaya gitmeyi ihmal etmedi. O zamanları medrese talebeliğinin yanısıra , tevbe de veriyordu. Bir yandan hastalık, bir yandan talebelik ve bir yandan da Gavs Hz.lerinin emri doğrultusunda irşada yardımcı olmasıyla alametlerini tâ o günlerde belli etmesi büyüklüğüne işarettir. Gavsı Sani Hazretlerinin hastalanması

Gavs Hz.leri Van'a gönderdi. Van'da ne oldu? Kısa zamanda irşad halkası genişledi ve çoğaldı. Kötü hallerini bırakan halkaya dahil oluyordu. Tabii bu arada rahatsız olanlar muhalefet etmeye başladılar. İstemeyenler ve çekemeyenler oldu. Münkirler boş durmadılar, hemen şikayet ettiler. İki-üç gün tevkif edildikten sonra Seyyid Abdulbaki Hz.lerini genç yaşta 30 gün süreyle tutukladılar. Molla Ahmed bu durumu Gavs Hz.lerine açıklamaya çekinir, rahatsızlık duyacağını hesap ederek önce tereddüt etti ve nihayet Seyyid Sıtkı'ya söyler. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.leri hastaydı. Bir de hapishane hayatı eklenince, bütün bunları Gavs Hz.leri işitirse ne yapar düşüncesiyle Molla Ahmed'in anlattıklarını dayıları açıklar.Dayıları Seyyid Sıtkı diyor ki:
Yeni Akit Gazetesi

Yaşam

Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?
Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Menzil Şeyhi Gavsı Sani Sultan Seyyid Abdulbaki El-Hüseyni 02.05.1949 yılında dünyaya gelen Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

2019-05-04 13:30:52
Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?
Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s) gençlik resimleri



Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i irşat yurdu edinen Gavs Abdülhakim ve oğulları (Seyda Muhammed Raşit ve Gavsı Sani Abdulbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Muhammed Raşit (k.s.) dönemine ikinci Buhara demiştir. Seyda Hazretleri (k.s.), Peygamber soyundan gelen Evlad-ı Resuldür. Dahası soy ağacı bakımdan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) 30’ncu göbekten torunudurlar. Bu yüzden O; ehl-i beyt neslinden olmanın şuuruyla hayatını tanzim eden büyük bir zattı. Gerek Gavs Abdülhakim Elhüseyni (k.s) gerek Seyda Muhamed Raşit ve gerekse Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.


Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim el Hüseyni

Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar yer almıştır. Gavs Abdülhakim Elhüseyni Hz.leri, Seyda Muhammed Raşit Hz.leri ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.leri de bugün Nakşibendi saadetlerının yolunu takip ederek milyonlarca insanı Allah’ın yoluna davet etmeye devam etmektedir.


Seyda Muhammed Raşid Hazretleri

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki’nin (k.s) şeyhi aynı zamanda abisi olan Seyda Muhammad Raşit (k.s) hayattayken arkasında iki büklüm bir vaziyette büyük bir adabla başta şeyhi olmak üzere tüm sofilere yıllarda hizmet etti. Seyyid Gavs-ı Sani Hz.leri tâ çocukluk yaşlarda hastalığa yakalanmış, zayıf ve bitap düşmüştür. Malum bizim gibi zayıf insanlar için hastalık günahlara kefaret olan ilaçtır ama, büyük zatlar için makam almalarına veya bir basamak ilerisine sıçramak için verilen ilaçtır. Verem hastalığına yakalanmış, ama hasta haliyle Siirt'te, oradan da Van'a okumaya gitmeyi ihmal etmedi. O zamanları medrese talebeliğinin yanısıra , tevbe de veriyordu. Bir yandan hastalık, bir yandan talebelik ve bir yandan da Gavs Hz.lerinin emri doğrultusunda irşada yardımcı olmasıyla alametlerini tâ o günlerde belli etmesi büyüklüğüne işarettir. Gavsı Sani Hazretlerinin hastalanması

Gavs Hz.leri Van'a gönderdi. Van'da ne oldu? Kısa zamanda irşad halkası genişledi ve çoğaldı. Kötü hallerini bırakan halkaya dahil oluyordu. Tabii bu arada rahatsız olanlar muhalefet etmeye başladılar. İstemeyenler ve çekemeyenler oldu. Münkirler boş durmadılar, hemen şikayet ettiler. İki-üç gün tevkif edildikten sonra Seyyid Abdulbaki Hz.lerini genç yaşta 30 gün süreyle tutukladılar. Molla Ahmed bu durumu Gavs Hz.lerine açıklamaya çekinir, rahatsızlık duyacağını hesap ederek önce tereddüt etti ve nihayet Seyyid Sıtkı'ya söyler. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.leri hastaydı. Bir de hapishane hayatı eklenince, bütün bunları Gavs Hz.leri işitirse ne yapar düşüncesiyle Molla Ahmed'in anlattıklarını dayıları açıklar.Dayıları Seyyid Sıtkı diyor ki:

"Ben Gavs Hz.lerine söyleyince, Gavs Hz.leri öyle oldu ki, öyle ferahlandı ki, inanın çiçek gibi açıldı. Öyle tebessümle bana dedi ki: Ondan büyük nimet ne var? Allah'a şükredelim. İmam-ı Rabbani, Şah-ı Nakşibendi, Abdulkadir Geylani, Şah-ı Hazne hepsi içerde mapus kaldı. Onlara mutabaatı oldu. Bazıları hata yapıyor, suç işliyor, tevkif ediliyor ve ceza altına giriyor. Bu Allah'ın yolunda tevkif edilmiş ve nezaret altına alınmış ne kadar büyük nimettir. Ne kadar şükretsek azdır." Büyük bir zat olacağı haber verildiEvet, Gavs-ı Bilvanisi Hz. Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin ileride büyük bir zat olacağının işaretleri veriyordu. O yörenin insanları kötü işleri bırakıp, yola gelmesinden rahatsızlık duyanlar Yüzbaşı'ya şikayet ediyorlar, o da huduttaki yüzbaşıya bildiriyor, derken yirmibeş muhtardan imza toplayarak gözaltına alıyorlar. 30 günden sonra serbest bırakıyorlar. Gerçi şikayet edenlerin ekserisi hakikati görünce pişmanlık duymuşlar ve yola girmişler. Baktılar ki ne kadar çile çekiyorsa bu zat, o kadar Allah (C.C.) daha fazla veriyor. Bu durumu idrak edenler hemen diz çöküphalkaya dahil oluyorlardı. 30 günden sonra Menzil'e geliyorlar, daha sonraları tekrar okumak için gidip geliyorlardı. Allah'ın dostları hepsi çekmiş, eziyet onlar için lezzet ve taddır.Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin terbiyesinde başta Gavs Hz.lerinin ve Molla Derviş gibi Hocaların katkısı büyüktür. Seyda Hz.leri nasıl ki Gavs Hz.lerinin emrinde nasıldı, Seyyid Abdülbaki belki iki-üç misli daha fazla Seyda (k.s.)'ın emrindeydi. Seyda Hz.leri ağabey-kardeş ilişkisinin ötesinde can yoldaş idiler. Seyyid Abdulbaki Hz.leri Gavs (k.s.)'ın döneminde bile Seyda Hz.lerinin karşısında sanki ölü ve cansız gibiydi, yani teslimiyet çoktu. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.lerinin bu halleri , onun ileride Seyda Hz.lerinden sonra büyük bir zat olacağını haber veriyordu. Adabı ve halleri "Seyda Hz.lerine layık olmaya çalışacağım" mesajını ortaya koyuyordu.

Nitekim de Seyda Hz.leri bu dünyadan göç ettikten sonra irşad daha da kat kat arttı. Seyyid Abdulbaki Hz.leri hastalık çektiği için genç yaşlarda çok zayıfmış, ince yapılıymış. Gavs Hz.lerini Ankara'ya yolladı, o hastalık geçti, dönüşte kilo almaya başladı. Böylece o zayıflık da üzerinden alınmış yerine heybet hakim olmuş. Hem de öyle bir heybet ki, sima olarak artık babası Gavs Hz.lerine benziyordu. Seyda Hz.lerinin sofilerinden Gavs'ı tanımayanlara, Seyyid Abdulbaki'yi görmeniz kâfi deniliyor. Gerçekten de, Gavs'ı görenler yüzcek benzediğini söylüyorlar. Hastalık, hapis, eziyetler derken sabır yürüyüşünü Seyda Hz.lerinin arkasında adapla yapıyordu. Seyda Hz.lerinin halifelik öncesi ve sonrası emrinden çıkmayan birisi varsa o da Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Hayatında iki şey mukaddes biliyordu: birisi Gavs Hz.leri ve Seyda Hz.leri, diğeri ise Kur'an ve hadis.Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki Hz. Gavs Hz.lerine aşktan bağlıydı

Öyle ki , Seyda Hz.leri şu işi yap, hemen yapıyordu. Ağabey-kardeş ilişkisi teslimiyet çerçevesinde geçti. Zaten Mürşid-i Kâmil'in alameti âdâbıdır. Gavs Hz.leri vefat edince bütün işleri Seyda Hz.leri yapıyordu. O yıllar en büyük yardımcısı Seyyid Abdulbaki (k.s.)idi. Hayatını âdâb ve teslimiyet üzerine tanzim etmişti. Gavs Hz.lerine de öyle candan ve aşktan bağlıydı ki,

onun dar-ı bekâya irtihali Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ın iç dünyasında fırtına estirmiş, adeta şok hali yaşamasına sebep oldu. Öyle bir şok ki beraber yaşadıkları Seyda Hz.lerini bile bir an unuttururcasına, 21 gün biatetmemiş Gavs Hz.lerinin merkadına günlerce yüz sürmüş ve onu kaybetmenin hüznünü yaşıyordu. Tabii bu şoktan çıkmama hali Seyda Hz.lerine beyatını

geciktirmesine sebep olmuş. Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu haline itiraz edenler olmuş ama , o bütün bunlara aldırış etmeden Gavs (k.s.)'ın merkadına yapışmıştı. Yine birgün Seyyid Abdulbaki Gavs'ın merkadında, Seyda Hz.leri de merkadda o arada Kur'an okuyor. İşte o sıra ne olduysa orda oluyor, Seyda Hz.leri:

"Abdulbaki otur." diyor ve beyatı o anda gerçekleşiyor. Hatta, maneviyatta Gavs'ın (k.s.) Seyda Hz.lerine üç sefer:

"- Raşid, S. Abdulbaki'ye dikkat et. Onu sana teslim ettim" dediği rivayet ediliyor. Böylece, Seyda Hz.leri bu ikaz karşısında Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ına "otur" diyerek emaneti veriyor. Kelimenin tam anlamıyla bu emanet Seyyid Abdulbaki'ye (k.s.) verilen en büyük hediyeydi. Artık o şok hali üzerinden kalkıyor, yeni bir hayata başlamanın sevinci üzerini kaplıyordu. Gavs (k.s.) zamanındaki beraberlik eskisinden daha da çok koyulaşarak Mürşid-Halife ilişkisine dönüşüyor. Seyda Hz.leri halifeliği Molla Abdulbaki ile beraber ikisinin icazetini bir perşembe akşamı veriyor. Seyda Hz.lerinin sofileri Menzil'e ziyarete gittiğinde hep onu Seyda Hz.lerinin arkasında iki büklüm gördü ve hafızalarımızda hep o hali kaldı. Ayrıca Seyyid Abdulbaki sırt ağrılarından dolayı Seyda Hz.lerinin emriyle ameliyat da olurlar.Seyda Hz.leri de dar-ı bekâya irtihal edince bütün yük Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin omuzlarına binmiştir. Nasıl ki, Gavs-ı Kasrevi zamanında en büyük destekçi Seyda Hz.leri idi, Seydamızın döneminde de en büyük yardımcı Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Şimdi Menzil'in işleri daha da yoğunlaşmıştır. Bir yandan camii inşaatı, diğer yandan merkad inşaatı ve diğerleri bunun en büyük göstergesidir. Menzil artık gelen misafirleri maddeten kaldıramadığı için, Seyyid Abdulbaki Hz.leri büyük çapta inşaat ve imar faaliyetlerini başlatarak, Gavs-ı Kasrevi (k.s.) ve Seyda (k.s.)'ın bıraktığı temelleri daha da genişletmişlerdir. Gavsı Sani Hazretlerinin Seyyidlik silsilesi:

Hz. MUHAMMED MUSTAFA (SAV)

SEYYİD İMAM HÜSEYİN (RA)

SEYYİD İMAM ALİ ZEYNELABİDİN (KS)

SEYYİD ŞERAFEDDİN (KS)

S. MUHAMMED EL-MAĞFUR EBU FİRAS (KS)

SEYYİD MACEDDİN (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD FELLAH (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD KEMALEDDİN (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD CAFER (KS)

SEYYİD İDRİS (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD MAHMUD (KS)

SEYYİD HASAN (KS)

SEYYİD HALİL (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD SAİD EBUL-HAYR (KS)

SEYYİD HACE EBU TAHİR (KS)

ŞEYH SEYYİD KAL (KS)

SEYYİD TAHİR (KS)

SEYYİD MARUF (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD ABDULHAKİM (KS)

GAVS-I SANİ SEYYİD ABDULBAKİ (KS) Gavsı Sani hazretlerinin Nakşibendi Tarikatı Silsilesi (saadat-ı Kiram)

Hz. Muhammed Mustafa (sav)

Hz. Ebubekr Sıddık (ra)

Selman-ı Farisi Hz. (ra)

Ebu Muhammed Kasım Hz. (rah)

Şeyh İmam Cafer-i Sadık Hz. (rah)

Şeyh Bayezid-i Bistami Hz. (ks)

Şeyh Ebu Hasen Harakani Hz. (ks)

Şeyh Ebu Ali Farmedi Hz. (ks)

Şeyh Hace Yusuf Hemedani Hz. (ks)i

Şeyh Abdülhalık Gücdevani Hz. (ks)

Şeyh Hace Arif-i Rivegeri Hz. (ks)

Şeyh Hace Mahmud İnciri Fağnevi Hz. (ks)

Şeyh Hace Ali Ramiteni Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baba Semmasi Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Emir Külal Hz. (ks)

Şeyh Şah-ı Nakşibend Hz. (ks)

Şeyh Alaeddin Attar Hz. (ks)

Şeyh Yakub-i Çerhi Hz. (ks)

Şeyh Ubeydullah Ahrar Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Zahid Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Derviş Muhammed Hz. (ks)

Şeyh Hace Muhammed Emkeneki Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baki Billah Hz. (ks)

Şeyh İmam-ı Rabbani El-Müceddi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Ma’sum Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Seyfeddin Faruki Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Nur Muhammed Bedauni Hz. (ks)

Şeyh Mirza Mazhar Can-ı Canan Hz. (ks)

Şeyh Abdullah-ı Dıhlevi Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Halid-i Bağdadi Hz. (ks)

Seyyid Abdullah Hakkari Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Taha Hakkari Hz. (ks)

Gavs-ı Hizani Şeyh Seyyid Sıbgatullah Arvasi Hz. (ks)

Şeyh Abdurrahman Tahi Hz. (ks)

Şeyh Fethullah Verkanisi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Diyaeddin Nurşini Hz. (ks)

Şeyh Ahmed Haznevi Hz. (ks)

Gavs-ı Kasrevi Şeyh Seyyid Abdulhakim Bilvanisi Hz. (ks)

Şeyh Sultan Seyyid Muhammed Raşid Hz. (ks)

Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hz. (ks)

Gönül sultanı Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin yedi halifesi bulunmaktadır. İkisi dünyasını değiştirdi ve beş halifesi hayattadır, lakin irşad hizmeti yerine mürşidlerine hizmette devam etmektedirler. Halifelerinden ikisi beş erkek evladından olan sırasıyla Seyyid Muhammed Saki Hazretleri ve Seyyid Muhammed Fettah Hazretleridir. Seyyid Abdulbaki Erol'un halifeleri

1- Seyda Molla Hıdır (ks) Hz. (Vefat etti) / Mardin

2- Seyda Molla İbrahim (ks) Hz. (Vefat etti)

3- Seyda Molla Seyyid Mustafa (ks) Hz. / Mersin

4- Seyda Molla Abdurrahman (ks) Hz.

5- Seyda Molla Nezir (ks) Hz. / Hakkari

6- Seyda Molla Seyyid Muhammed Saki (ks) Hz. / Menzil

7- Seyda Molla Seyyid Muhammed Fettah (ks) Hz. / Menzil

8- Seyda Molla Şeyhmus Ertekin (ks) Hz. / Şanlıurfa

kartall82 12.06.20 00:12

Allah razı olsun bir çoğunu bilmiyordum öğrenmiş oldum sayende emeğine sağlık

mefar 12.06.20 01:40

Alıntı:

havashavas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 348151)
Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i irşat yurdu edinen Gavs Abdülhakim ve oğulları (Seyda Muhammed Raşit ve Gavsı Sani Abdulbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Muhammed Raşit (k.s.) dönemine ikinci Buhara demiştir. Seyda Hazretleri (k.s.), Peygamber soyundan gelen Evlad-ı Resuldür. Dahası soy ağacı bakımdan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) 30’ncu göbekten torunudurlar. Bu yüzden O; ehl-i beyt neslinden olmanın şuuruyla hayatını tanzim eden büyük bir zattı. Gerek Gavs Abdülhakim Elhüseyni (k.s) gerek Seyda Muhamed Raşit ve gerekse Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim el Hüseyni.Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar yer almıştır. Gavs Abdülhakim Elhüseyni Hz.leri, Seyda Muhammed Raşit Hz.leri ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.leri de bugün Nakşibendi saadetlerının yolunu takip ederek milyonlarca insanı Allah’ın yoluna davet etmeye devam etmektedir. Seyda Muhammed Raşid Hazretleri

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki’nin (k.s) şeyhi aynı zamanda abisi olan Seyda Muhammad Raşit (k.s) hayattayken arkasında iki büklüm bir vaziyette büyük bir adabla başta şeyhi olmak üzere tüm sofilere yıllarda hizmet etti. Seyyid Gavs-ı Sani Hz.leri tâ çocukluk yaşlarda hastalığa yakalanmış, zayıf ve bitap düşmüştür. Malum bizim gibi zayıf insanlar için hastalık günahlara kefaret olan ilaçtır ama, büyük zatlar için makam almalarına veya bir basamak ilerisine sıçramak için verilen ilaçtır. Verem hastalığına yakalanmış, ama hasta haliyle Siirt'te, oradan da Van'a okumaya gitmeyi ihmal etmedi. O zamanları medrese talebeliğinin yanısıra , tevbe de veriyordu. Bir yandan hastalık, bir yandan talebelik ve bir yandan da Gavs Hz.lerinin emri doğrultusunda irşada yardımcı olmasıyla alametlerini tâ o günlerde belli etmesi büyüklüğüne işarettir. Gavsı Sani Hazretlerinin hastalanması

Gavs Hz.leri Van'a gönderdi. Van'da ne oldu? Kısa zamanda irşad halkası genişledi ve çoğaldı. Kötü hallerini bırakan halkaya dahil oluyordu. Tabii bu arada rahatsız olanlar muhalefet etmeye başladılar. İstemeyenler ve çekemeyenler oldu. Münkirler boş durmadılar, hemen şikayet ettiler. İki-üç gün tevkif edildikten sonra Seyyid Abdulbaki Hz.lerini genç yaşta 30 gün süreyle tutukladılar. Molla Ahmed bu durumu Gavs Hz.lerine açıklamaya çekinir, rahatsızlık duyacağını hesap ederek önce tereddüt etti ve nihayet Seyyid Sıtkı'ya söyler. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.leri hastaydı. Bir de hapishane hayatı eklenince, bütün bunları Gavs Hz.leri işitirse ne yapar düşüncesiyle Molla Ahmed'in anlattıklarını dayıları açıklar.Dayıları Seyyid Sıtkı diyor ki:
Yeni Akit Gazetesi

Yaşam

Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?
Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Menzil Şeyhi Gavsı Sani Sultan Seyyid Abdulbaki El-Hüseyni 02.05.1949 yılında dünyaya gelen Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

2019-05-04 13:30:52
Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?
Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s) gençlik resimleri



Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i irşat yurdu edinen Gavs Abdülhakim ve oğulları (Seyda Muhammed Raşit ve Gavsı Sani Abdulbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Muhammed Raşit (k.s.) dönemine ikinci Buhara demiştir. Seyda Hazretleri (k.s.), Peygamber soyundan gelen Evlad-ı Resuldür. Dahası soy ağacı bakımdan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) 30’ncu göbekten torunudurlar. Bu yüzden O; ehl-i beyt neslinden olmanın şuuruyla hayatını tanzim eden büyük bir zattı. Gerek Gavs Abdülhakim Elhüseyni (k.s) gerek Seyda Muhamed Raşit ve gerekse Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.


Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim el Hüseyni

Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar yer almıştır. Gavs Abdülhakim Elhüseyni Hz.leri, Seyda Muhammed Raşit Hz.leri ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.leri de bugün Nakşibendi saadetlerının yolunu takip ederek milyonlarca insanı Allah’ın yoluna davet etmeye devam etmektedir.


Seyda Muhammed Raşid Hazretleri

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki’nin (k.s) şeyhi aynı zamanda abisi olan Seyda Muhammad Raşit (k.s) hayattayken arkasında iki büklüm bir vaziyette büyük bir adabla başta şeyhi olmak üzere tüm sofilere yıllarda hizmet etti. Seyyid Gavs-ı Sani Hz.leri tâ çocukluk yaşlarda hastalığa yakalanmış, zayıf ve bitap düşmüştür. Malum bizim gibi zayıf insanlar için hastalık günahlara kefaret olan ilaçtır ama, büyük zatlar için makam almalarına veya bir basamak ilerisine sıçramak için verilen ilaçtır. Verem hastalığına yakalanmış, ama hasta haliyle Siirt'te, oradan da Van'a okumaya gitmeyi ihmal etmedi. O zamanları medrese talebeliğinin yanısıra , tevbe de veriyordu. Bir yandan hastalık, bir yandan talebelik ve bir yandan da Gavs Hz.lerinin emri doğrultusunda irşada yardımcı olmasıyla alametlerini tâ o günlerde belli etmesi büyüklüğüne işarettir. Gavsı Sani Hazretlerinin hastalanması

Gavs Hz.leri Van'a gönderdi. Van'da ne oldu? Kısa zamanda irşad halkası genişledi ve çoğaldı. Kötü hallerini bırakan halkaya dahil oluyordu. Tabii bu arada rahatsız olanlar muhalefet etmeye başladılar. İstemeyenler ve çekemeyenler oldu. Münkirler boş durmadılar, hemen şikayet ettiler. İki-üç gün tevkif edildikten sonra Seyyid Abdulbaki Hz.lerini genç yaşta 30 gün süreyle tutukladılar. Molla Ahmed bu durumu Gavs Hz.lerine açıklamaya çekinir, rahatsızlık duyacağını hesap ederek önce tereddüt etti ve nihayet Seyyid Sıtkı'ya söyler. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.leri hastaydı. Bir de hapishane hayatı eklenince, bütün bunları Gavs Hz.leri işitirse ne yapar düşüncesiyle Molla Ahmed'in anlattıklarını dayıları açıklar.Dayıları Seyyid Sıtkı diyor ki:

"Ben Gavs Hz.lerine söyleyince, Gavs Hz.leri öyle oldu ki, öyle ferahlandı ki, inanın çiçek gibi açıldı. Öyle tebessümle bana dedi ki: Ondan büyük nimet ne var? Allah'a şükredelim. İmam-ı Rabbani, Şah-ı Nakşibendi, Abdulkadir Geylani, Şah-ı Hazne hepsi içerde mapus kaldı. Onlara mutabaatı oldu. Bazıları hata yapıyor, suç işliyor, tevkif ediliyor ve ceza altına giriyor. Bu Allah'ın yolunda tevkif edilmiş ve nezaret altına alınmış ne kadar büyük nimettir. Ne kadar şükretsek azdır." Büyük bir zat olacağı haber verildiEvet, Gavs-ı Bilvanisi Hz. Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin ileride büyük bir zat olacağının işaretleri veriyordu. O yörenin insanları kötü işleri bırakıp, yola gelmesinden rahatsızlık duyanlar Yüzbaşı'ya şikayet ediyorlar, o da huduttaki yüzbaşıya bildiriyor, derken yirmibeş muhtardan imza toplayarak gözaltına alıyorlar. 30 günden sonra serbest bırakıyorlar. Gerçi şikayet edenlerin ekserisi hakikati görünce pişmanlık duymuşlar ve yola girmişler. Baktılar ki ne kadar çile çekiyorsa bu zat, o kadar Allah (C.C.) daha fazla veriyor. Bu durumu idrak edenler hemen diz çöküphalkaya dahil oluyorlardı. 30 günden sonra Menzil'e geliyorlar, daha sonraları tekrar okumak için gidip geliyorlardı. Allah'ın dostları hepsi çekmiş, eziyet onlar için lezzet ve taddır.Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin terbiyesinde başta Gavs Hz.lerinin ve Molla Derviş gibi Hocaların katkısı büyüktür. Seyda Hz.leri nasıl ki Gavs Hz.lerinin emrinde nasıldı, Seyyid Abdülbaki belki iki-üç misli daha fazla Seyda (k.s.)'ın emrindeydi. Seyda Hz.leri ağabey-kardeş ilişkisinin ötesinde can yoldaş idiler. Seyyid Abdulbaki Hz.leri Gavs (k.s.)'ın döneminde bile Seyda Hz.lerinin karşısında sanki ölü ve cansız gibiydi, yani teslimiyet çoktu. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.lerinin bu halleri , onun ileride Seyda Hz.lerinden sonra büyük bir zat olacağını haber veriyordu. Adabı ve halleri "Seyda Hz.lerine layık olmaya çalışacağım" mesajını ortaya koyuyordu.

Nitekim de Seyda Hz.leri bu dünyadan göç ettikten sonra irşad daha da kat kat arttı. Seyyid Abdulbaki Hz.leri hastalık çektiği için genç yaşlarda çok zayıfmış, ince yapılıymış. Gavs Hz.lerini Ankara'ya yolladı, o hastalık geçti, dönüşte kilo almaya başladı. Böylece o zayıflık da üzerinden alınmış yerine heybet hakim olmuş. Hem de öyle bir heybet ki, sima olarak artık babası Gavs Hz.lerine benziyordu. Seyda Hz.lerinin sofilerinden Gavs'ı tanımayanlara, Seyyid Abdulbaki'yi görmeniz kâfi deniliyor. Gerçekten de, Gavs'ı görenler yüzcek benzediğini söylüyorlar. Hastalık, hapis, eziyetler derken sabır yürüyüşünü Seyda Hz.lerinin arkasında adapla yapıyordu. Seyda Hz.lerinin halifelik öncesi ve sonrası emrinden çıkmayan birisi varsa o da Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Hayatında iki şey mukaddes biliyordu: birisi Gavs Hz.leri ve Seyda Hz.leri, diğeri ise Kur'an ve hadis.Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki Hz. Gavs Hz.lerine aşktan bağlıydı

Öyle ki , Seyda Hz.leri şu işi yap, hemen yapıyordu. Ağabey-kardeş ilişkisi teslimiyet çerçevesinde geçti. Zaten Mürşid-i Kâmil'in alameti âdâbıdır. Gavs Hz.leri vefat edince bütün işleri Seyda Hz.leri yapıyordu. O yıllar en büyük yardımcısı Seyyid Abdulbaki (k.s.)idi. Hayatını âdâb ve teslimiyet üzerine tanzim etmişti. Gavs Hz.lerine de öyle candan ve aşktan bağlıydı ki,

onun dar-ı bekâya irtihali Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ın iç dünyasında fırtına estirmiş, adeta şok hali yaşamasına sebep oldu. Öyle bir şok ki beraber yaşadıkları Seyda Hz.lerini bile bir an unuttururcasına, 21 gün biatetmemiş Gavs Hz.lerinin merkadına günlerce yüz sürmüş ve onu kaybetmenin hüznünü yaşıyordu. Tabii bu şoktan çıkmama hali Seyda Hz.lerine beyatını

geciktirmesine sebep olmuş. Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu haline itiraz edenler olmuş ama , o bütün bunlara aldırış etmeden Gavs (k.s.)'ın merkadına yapışmıştı. Yine birgün Seyyid Abdulbaki Gavs'ın merkadında, Seyda Hz.leri de merkadda o arada Kur'an okuyor. İşte o sıra ne olduysa orda oluyor, Seyda Hz.leri:

"Abdulbaki otur." diyor ve beyatı o anda gerçekleşiyor. Hatta, maneviyatta Gavs'ın (k.s.) Seyda Hz.lerine üç sefer:

"- Raşid, S. Abdulbaki'ye dikkat et. Onu sana teslim ettim" dediği rivayet ediliyor. Böylece, Seyda Hz.leri bu ikaz karşısında Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ına "otur" diyerek emaneti veriyor. Kelimenin tam anlamıyla bu emanet Seyyid Abdulbaki'ye (k.s.) verilen en büyük hediyeydi. Artık o şok hali üzerinden kalkıyor, yeni bir hayata başlamanın sevinci üzerini kaplıyordu. Gavs (k.s.) zamanındaki beraberlik eskisinden daha da çok koyulaşarak Mürşid-Halife ilişkisine dönüşüyor. Seyda Hz.leri halifeliği Molla Abdulbaki ile beraber ikisinin icazetini bir perşembe akşamı veriyor. Seyda Hz.lerinin sofileri Menzil'e ziyarete gittiğinde hep onu Seyda Hz.lerinin arkasında iki büklüm gördü ve hafızalarımızda hep o hali kaldı. Ayrıca Seyyid Abdulbaki sırt ağrılarından dolayı Seyda Hz.lerinin emriyle ameliyat da olurlar.Seyda Hz.leri de dar-ı bekâya irtihal edince bütün yük Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin omuzlarına binmiştir. Nasıl ki, Gavs-ı Kasrevi zamanında en büyük destekçi Seyda Hz.leri idi, Seydamızın döneminde de en büyük yardımcı Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Şimdi Menzil'in işleri daha da yoğunlaşmıştır. Bir yandan camii inşaatı, diğer yandan merkad inşaatı ve diğerleri bunun en büyük göstergesidir. Menzil artık gelen misafirleri maddeten kaldıramadığı için, Seyyid Abdulbaki Hz.leri büyük çapta inşaat ve imar faaliyetlerini başlatarak, Gavs-ı Kasrevi (k.s.) ve Seyda (k.s.)'ın bıraktığı temelleri daha da genişletmişlerdir. Gavsı Sani Hazretlerinin Seyyidlik silsilesi:

Hz. MUHAMMED MUSTAFA (SAV)

SEYYİD İMAM HÜSEYİN (RA)

SEYYİD İMAM ALİ ZEYNELABİDİN (KS)

SEYYİD ŞERAFEDDİN (KS)

S. MUHAMMED EL-MAĞFUR EBU FİRAS (KS)

SEYYİD MACEDDİN (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD FELLAH (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD KEMALEDDİN (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD CAFER (KS)

SEYYİD İDRİS (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD MAHMUD (KS)

SEYYİD HASAN (KS)

SEYYİD HALİL (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD SAİD EBUL-HAYR (KS)

SEYYİD HACE EBU TAHİR (KS)

ŞEYH SEYYİD KAL (KS)

SEYYİD TAHİR (KS)

SEYYİD MARUF (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD ABDULHAKİM (KS)

GAVS-I SANİ SEYYİD ABDULBAKİ (KS) Gavsı Sani hazretlerinin Nakşibendi Tarikatı Silsilesi (saadat-ı Kiram)

Hz. Muhammed Mustafa (sav)

Hz. Ebubekr Sıddık (ra)

Selman-ı Farisi Hz. (ra)

Ebu Muhammed Kasım Hz. (rah)

Şeyh İmam Cafer-i Sadık Hz. (rah)

Şeyh Bayezid-i Bistami Hz. (ks)

Şeyh Ebu Hasen Harakani Hz. (ks)

Şeyh Ebu Ali Farmedi Hz. (ks)

Şeyh Hace Yusuf Hemedani Hz. (ks)i

Şeyh Abdülhalık Gücdevani Hz. (ks)

Şeyh Hace Arif-i Rivegeri Hz. (ks)

Şeyh Hace Mahmud İnciri Fağnevi Hz. (ks)

Şeyh Hace Ali Ramiteni Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baba Semmasi Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Emir Külal Hz. (ks)

Şeyh Şah-ı Nakşibend Hz. (ks)

Şeyh Alaeddin Attar Hz. (ks)

Şeyh Yakub-i Çerhi Hz. (ks)

Şeyh Ubeydullah Ahrar Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Zahid Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Derviş Muhammed Hz. (ks)

Şeyh Hace Muhammed Emkeneki Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baki Billah Hz. (ks)

Şeyh İmam-ı Rabbani El-Müceddi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Ma’sum Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Seyfeddin Faruki Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Nur Muhammed Bedauni Hz. (ks)

Şeyh Mirza Mazhar Can-ı Canan Hz. (ks)

Şeyh Abdullah-ı Dıhlevi Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Halid-i Bağdadi Hz. (ks)

Seyyid Abdullah Hakkari Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Taha Hakkari Hz. (ks)

Gavs-ı Hizani Şeyh Seyyid Sıbgatullah Arvasi Hz. (ks)

Şeyh Abdurrahman Tahi Hz. (ks)

Şeyh Fethullah Verkanisi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Diyaeddin Nurşini Hz. (ks)

Şeyh Ahmed Haznevi Hz. (ks)

Gavs-ı Kasrevi Şeyh Seyyid Abdulhakim Bilvanisi Hz. (ks)

Şeyh Sultan Seyyid Muhammed Raşid Hz. (ks)

Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hz. (ks)

Gönül sultanı Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin yedi halifesi bulunmaktadır. İkisi dünyasını değiştirdi ve beş halifesi hayattadır, lakin irşad hizmeti yerine mürşidlerine hizmette devam etmektedirler. Halifelerinden ikisi beş erkek evladından olan sırasıyla Seyyid Muhammed Saki Hazretleri ve Seyyid Muhammed Fettah Hazretleridir. Seyyid Abdulbaki Erol'un halifeleri

1- Seyda Molla Hıdır (ks) Hz. (Vefat etti) / Mardin

2- Seyda Molla İbrahim (ks) Hz. (Vefat etti)

3- Seyda Molla Seyyid Mustafa (ks) Hz. / Mersin

4- Seyda Molla Abdurrahman (ks) Hz.

5- Seyda Molla Nezir (ks) Hz. / Hakkari

6- Seyda Molla Seyyid Muhammed Saki (ks) Hz. / Menzil

7- Seyda Molla Seyyid Muhammed Fettah (ks) Hz. / Menzil

8- Seyda Molla Şeyhmus Ertekin (ks) Hz. / Şanlıurfa

9. halifesi Seyda Molla Sabri Yazar ks Hz. / Urfa

havashavas 12.06.20 01:59

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sendende kardesım.. .

imas 24.07.20 16:52

Alıntı:

havashavas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 348901)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sendende kardesım.. .

bir soru:saltanat gibi neden babanin yerine oglu,yada kardesi geciyor yerlerine gececek talebe yetismiyormu,yetistirdikleri muritleri yada talebeleri yeterli gelmiyor mu?

havashavas 24.07.20 17:10

Öyle birşey yok kardeş kim takva ve ilimde en üst mertebeye gelirse Allah Azze ve Celle ona nasip ediyor... @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

imas 24.07.20 17:20

Alıntı:

havashavas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 359918)
Öyle birşey yok kardeş kim takva ve ilimde en üst mertebeye gelirse Allah Azze ve Celle ona nasip ediyor... @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

muhammed rasit erol suikastten 2 yil sonra olunce kardesi yerine gecti,oglu bunu kabul etmeyip kendini seyh ilan etti boylece menzil 2 ye bolunmustu ben yanlis mi hatirliyorum

havashavas 24.07.20 17:28

Spekılasyon kardes ınsanları aytı dusurmek ortalıgı karıstırmak icşn yapılmıs yalanlar dolanlar her okudugunuza ınanmayın..

aleksis 24.07.20 23:06

Bence peygamberimiz bile benim önümde eğilmeyiniz yanlızca Allaha eğilin dedigi sözün üzerine

Orada gördüklerim iç burkucu

havashavas 25.07.20 00:42

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sen olayı yanlıs algılamıs ve yanlıs analız etmişsin .. .İşte bu yüzden dir ki göremiyorsun.Görmek vardır bakmak vardır sen bakanlardan sın görenlerden degil kardeş.. .

Sevdali 28.07.20 00:23

Maneviyatı çok yüksek insan kendini sorguluyor menzile gidince dünya yalan geliyor ama sonra nefis tekrar hevaya düşüyor işte

havashavas 28.07.20 00:53

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] insan bir Allah dostunu zıyaret ettiginde ona cok şey verilir tabi bunu kesvı acık olan bir cok insan fark eder ve dikkatlidir boşa vermez sayet kalp gözü kapalı olanlar verilenlerin cogunu daha yolun yarısını dönmeden heba ederler .. .

ebu ubeyde bin cerrah 29.07.20 16:23

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 359915)
bir soru:saltanat gibi neden babanin yerine oglu,yada kardesi geciyor yerlerine gececek talebe yetismiyormu,yetistirdikleri muritleri yada talebeleri yeterli gelmiyor mu?

yerlerine hslife olarak senle erzurum nicli arkadaşını atayalım. siz daha layıksınız ya yetişmişsiniz nede olsa? Alim beğenmezsiniz, hoca beğenmezsiniz,murşid beğenmezsiniz,tasavvufa israiliyat dersiniz öylemi? varsın menzil yada başka bit yerde baba evlat geçsin size göre değişen bir şey varmı? nasıl olsa batıl? sahi size sorsalardı kimi halife bırakalım diye değilmi? vah vah .....!

armutbasarmutbas

imas 29.07.20 16:35

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361103)
yerlerine hslife olarak senle erzurum nicli arkadaşını atayalım. siz daha layıksınız ya yetişmişsiniz nede olsa? Alim beğenmezsiniz, hoca beğenmezsiniz,murşid beğenmezsiniz,tasavvufa israiliyat dersiniz öylemi? varsın menzil yada başka bit yerde baba evlat geçsin size göre değişen bir şey varmı? nasıl olsa batıl? sahi size sorsalardı kimi halife bırakalım diye değilmi? vah vah .....!

armutbasarmutbas

o dediklerini ben hic soylemedim soylememde,ama sorgularim,ben agac degilim,hic bir tarikata cemaate yakin degilim,uzakta degilim herkes nereye baglanacagina kendi karar verir,benim yolum Allah peygamber hadis sunnet ve 4 mezhep imaminin yolu,bu yolda yurumek icin hic bir araciya ihtiyacim yok,cunku yol cizilmis belli,sen var menzilinin yolundan git,ben ayet ve sunnet yolundan...sen adiyamandaki zata hizmet etmek farz dir diyenlerin,dikkat et farz dir diyenlerin yoluna revan ol,ben Allahin farz kildiklarinin yoluna revan olayim,sevgili kardesim

imas 29.07.20 17:54

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361103)
yerlerine hslife olarak senle erzurum nicli arkadaşını atayalım. siz daha layıksınız ya yetişmişsiniz nede olsa? Alim beğenmezsiniz, hoca beğenmezsiniz,murşid beğenmezsiniz,tasavvufa israiliyat dersiniz öylemi? varsın menzil yada başka bit yerde baba evlat geçsin size göre değişen bir şey varmı? nasıl olsa batıl? sahi size sorsalardı kimi halife bırakalım diye değilmi? vah vah .....!

armutbasarmutbas

hem sen menzilde postunda oturan muhteremi bana savunacagina,youtube de gig kanalina gir yakup deniz ve ibrahim atabey isminde iki zindik kafirin hz peygambere ettigi kufurlere karsi peygamberi savun ben cok catisdim bu kisilerle,sende menzilden once hz peygamberi savun,fakat sana bir sir vereyim adamlarin aglama duvarinda resimleri var mossad destekli korkmayasin

ebu ubeyde bin cerrah 29.07.20 18:17

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361117)
hem sen menzilde postunda oturan muhteremi bana savunacagina,youtube de gig kanalina gir yakup deniz ve ibrahim atabey isminde iki zindik kafirin hz peygambere ettigi kufurlere karsi peygamberi savun ben cok catisdim bu kisilerle,sende menzilden once hz peygamberi savun,fakat sana bir sir vereyim adamlarin aglama duvarinda resimleri var mossad destekli korkmayasin

ufak atta civcivlerde yesin öyle bir şey olsaydı bu güne kadar dilli düdük olmuştu. bu tür iftiralar bediüzzman hakkında hatta diğer pek çok kimse hakkındada yapıldı fetoş hariç bu güne kadar hepsi hava. ben menzil sofisi değilim Allah için doğruyu söylemek ve Allah adamlarını savunmak dışında bir şey peşindede değilim.bu tür safsatalarla kendinizi aldatmatın. ,
bizler Allah ile aramıza şeyhleri , murşidleri koymuyoruz şeytanla aramaıza koyuruz mürşidi kamiller a benim klavya kahramanı arkadaşım.
Allah ile kulları arasında mesajı götürüp getiren önce melek sonrada o mesajı ileten peygamberler vardır. Allah isteseydi ;biz isteseydik kuranı bir dağa indirirdik buyurması bize bir çok hakikatı ima eder.
bahusus menzil tarikatı diye bir tarikat zaten yok nakşibendi tarikatı var menzilde sadece bir şube.
bak sitede manevi derecesi pek yüksek insanlar var benden söylemesi onlara danış hakikatı öğrenmek istersen bunun için havas uygulaması yap baklaım ne netice elde edeceksin. hadimulkutup menzil tarikatı mensubudur. detaylı bilgi alırsın.


çay99çay99cay1

imas 29.07.20 19:18

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361118)
ufak atta civcivlerde yesin öyle bir şey olsaydı bu güne kadar dilli düdük olmuştu. bu tür iftiralar bediüzzman hakkında hatta diğer pek çok kimse hakkındada yapıldı fetoş hariç bu güne kadar hepsi hava. ben menzil sofisi değilim Allah için doğruyu söylemek ve Allah adamlarını savunmak dışında bir şey peşindede değilim.bu tür safsatalarla kendinizi aldatmatın. ,
bizler Allah ile aramıza şeyhleri , murşidleri koymuyoruz şeytanla aramaıza koyuruz mürşidi kamiller a benim klavya kahramanı arkadaşım.
Allah ile kulları arasında mesajı götürüp getiren önce melek sonrada o mesajı ileten peygamberler vardır. Allah isteseydi ;biz isteseydik kuranı bir dağa indirirdik buyurması bize bir çok hakikatı ima eder.
bahusus menzil tarikatı diye bir tarikat zaten yok nakşibendi tarikatı var menzilde sadece bir şube.
bak sitede manevi derecesi pek yüksek insanlar var benden söylemesi onlara danış hakikatı öğrenmek istersen bunun için havas uygulaması yap baklaım ne netice elde edeceksin. hadimulkutup menzil tarikatı mensubudur. detaylı bilgi alırsın.


çay99çay99cay1

iste mesele burda babayigit,seytana cok yakinsin demekki araya araci koyuyorsun,ben hic oyle bir araci koyma ihtiyaci duymadim seytan benden cok uzakta yaklasmayada cesaret edemez babayigit,ben atinca ufak atmam atinca buyuk atarimki senin gibiler altinda kalsin diye kaldin zaten,su kisi suraya bagli,bu kisi buraya bagli diye insanlari isimlendirme,sanane isteyen istedigi yere bagli olsun,dedigim kisilerle konusmaya yuregin yetmedi herhalde dilli duduk falan,merak etme bizde cok dunya sevgisi yok o yuzden allameyi cihanina karsi koymayi biliriz bu gune kadarda alayina isyan demisiz,yine soyluyorum git gorevini yap peygamber ummeti olarak,su adamlarla bir konusta alem yigit gorsun,ama orada klavyeden konusulmuyor,aninda tespit ediyorlar,ha olurda konusabilirsen beni de soyle nasil tanirlar soylerler sana adim Sami

imas 29.07.20 19:24

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361118)
ufak atta civcivlerde yesin öyle bir şey olsaydı bu güne kadar dilli düdük olmuştu. bu tür iftiralar bediüzzman hakkında hatta diğer pek çok kimse hakkındada yapıldı fetoş hariç bu güne kadar hepsi hava. ben menzil sofisi değilim Allah için doğruyu söylemek ve Allah adamlarını savunmak dışında bir şey peşindede değilim.bu tür safsatalarla kendinizi aldatmatın. ,
bizler Allah ile aramıza şeyhleri , murşidleri koymuyoruz şeytanla aramaıza koyuruz mürşidi kamiller a benim klavya kahramanı arkadaşım.
Allah ile kulları arasında mesajı götürüp getiren önce melek sonrada o mesajı ileten peygamberler vardır. Allah isteseydi ;biz isteseydik kuranı bir dağa indirirdik buyurması bize bir çok hakikatı ima eder.
bahusus menzil tarikatı diye bir tarikat zaten yok nakşibendi tarikatı var menzilde sadece bir şube.
bak sitede manevi derecesi pek yüksek insanlar var benden söylemesi onlara danış hakikatı öğrenmek istersen bunun için havas uygulaması yap baklaım ne netice elde edeceksin. hadimulkutup menzil tarikatı mensubudur. detaylı bilgi alırsın.


çay99çay99cay1

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361122)
iste mesele burda babayigit,seytana cok yakinsin demekki araya araci koyuyorsun,ben hic oyle bir araci koyma ihtiyaci duymadim seytan benden cok uzakta yaklasmayada cesaret edemez babayigit,ben atinca ufak atmam atinca buyuk atarimki senin gibiler altinda kalsin diye kaldin zaten,su kisi suraya bagli,bu kisi buraya bagli diye insanlari isimlendirme,sanane isteyen istedigi yere bagli olsun,dedigim kisilerle konusmaya yuregin yetmedi herhalde dilli duduk falan,merak etme bizde cok dunya sevgisi yok o yuzden allameyi cihanina karsi koymayi biliriz bu gune kadarda alayina isyan demisiz,yine soyluyorum git gorevini yap peygamber ummeti olarak,su adamlarla bir konusta alem yigit gorsun,ama orada klavyeden konusulmuyor,aninda tespit ediyorlar,ha olurda konusabilirsen beni de soyle nasil tanirlar soylerler sana adim Sami

sana bir teklif yapayim adminler izin verirse birbirimize adres verelim nerdeysen ben oraya geleyim ikimiz beraber su zindiklarla bir konusalim canli yaninda ikimiz beraber hz peygamberi savunalim,hic degilse ustumuze dusenin bir nebzesini yapmis olalim

Liva-ül Hamd 29.07.20 19:33

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ubeyde bin cerrah şu mübarek günlerde gönül incitmeyin canlar. Tartışmanıza tanıklık ediyoruz çoğu vakit medenice görüşlerinizi bildirseniz de sert çıkışlarınızda oluyor. Sükut etmek kabul etmek değildir. Allah gönlünüze ferahlık versin

imas 29.07.20 19:57

Alıntı:

Liva-ül Hamd Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361126)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ubeyde bin cerrah şu mübarek günlerde gönül incitmeyin canlar. Tartışmanıza tanıklık ediyoruz çoğu vakit medenice görüşlerinizi bildirseniz de sert çıkışlarınızda oluyor. Sükut etmek kabul etmek değildir. Allah gönlünüze ferahlık versin

dogru soyluyorsun kardesim,su ahir zamanda mubarak gunlerde,ummedi muhammed icin,fakir fukara icinAllah yolunda riza icin fiiliyat yapmak,eylem sergilemek gerekirken biz burada neyle ugrasiyoruz,sahsim icin lanet olsun bana,seninde isin gucun rast gitsin ikaz ettigin icin buyuk adam

ebu ubeyde bin cerrah 29.07.20 20:03

Alıntı:

Liva-ül Hamd Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361126)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ubeyde bin cerrah şu mübarek günlerde gönül incitmeyin canlar. Tartışmanıza tanıklık ediyoruz çoğu vakit medenice görüşlerinizi bildirseniz de sert çıkışlarınızda oluyor. Sükut etmek kabul etmek değildir. Allah gönlünüze ferahlık versin

livaülhamd yüreğine sağlık. ben her daim cemaatle beraberim doğrusuda budur.
imas senin senin teklifine gelince biz hiç birimiz etliki yetkili amir kişler değiliz. yani türkiyede bu işi yapacak din işleri yüksek kurulu denen bir kurul var ve bu kurum resmi bakımdan tek yetkili mercidir ve resmi olarak yetki din işleri yüksek kurulundadır. gayri resmi olarak cemaat liderleride kendi çevrelerinde etkili yetkili olurlar. dolayısıyla boyunu aşan dehlizlere dalma derim. her kez haddinide bilmeli hududunuda. ben alim değilim. hanefi mezhebine mensub itikaden maturidi olan ehli sünnet vel cemaat im. benim aslım budur. yetkim camiide namaz kıldıracak vaaz edecek karınca kadarınca dini islamı anlatacak insanları yönlendirecek kadardır.burdan ötesine geçemem.
kimse kendisini dev aynasında görmesin.gören de boyunun ölçüsünü bir güzel alır.
günümüzde selefilik iddiasında olanlar genelde bu tür çıkışlar yaparlar hepside lafta kalır. bu tavırlarındanda ümmet hiç bir şey kazanmaz.
demiş olsaydınki haftada bir irşad için gün belirleyelim.insanlara dini anlatmak için çaba sarfedelim yön verelim deseydin bu daha mantıklı olurdu.bilmem anlatabildimmi?

Erzurum 29.07.20 23:15

Sayın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne güzel bir uyarıda bulunmuşsunuz. Çok incesiniz. Çok teşekkür ederim. Bu meseleye dün biz de değindik fakat saygı çerçevesinde münazara yapmak istediğimiz beyefendi bunu pek anlayamadı. Dünyaya bakış açısı diyelim biz...

Cerrah artık hiçbir konuda bizim ve @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abinin muhatabı değildir. Biz kibri ve kibir yapanı sevmez, Allah'a sığınırız. Lakin kendini bilmeyenlerden de bizimle muhatap olabilmesi adına bir ölçü bekleriz. Gerekli zeka düzeyi, bilgi birikimi yoksa "haklısın" der konuyu kapatırız. Mesele kapasite meselesidir. O da Allah vergisidir.



Şahsım adına umuma verdiğim tüm rahatsızlıklardan içtenlikle özür dilerim.

imas 29.07.20 23:18

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361161)
Sayın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne güzel bir uyarıda bulunmuşsunuz. Çok incesiniz. Çok teşekkür ederim. Bu meseleye dün biz de değindik fakat saygı çerçevesinde münazara yapmak istediğimiz beyefendi bunu pek anlayamadı. Dünyaya bakış açısı diyelim biz...

Cerrah artık hiçbir konuda bizim ve @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abinin muhatabı değildir. Biz kibri ve kibir yapanı sevmez, Allah'a sığınırız. Lakin kendini bilmeyenlerden de bizimle muhatap olabilmesi adına bir ölçü bekleriz. Gerekli zeka düzeyi, bilgi birikimi yoksa "haklısın" der konuyu kapatırız. Mesele kapasite meselesidir. O da Allah vergisidir.



Şahsım adına umuma verdiğim tüm rahatsızlıklardan içtenlikle özür dilerim.

kursat yazdiklarinin altina imzami atarim degil attim

Erzurum 29.07.20 23:23

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361163)
kursat yazdiklarinin altina imzami atarim degil attim

Sevgili abim bunu bildiğim için sormadan seni de Etiketledim.
Hürmetler abi.

imas 29.07.20 23:27

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361165)
Sevgili abim bunu bildiğim için sormadan seni de Etiketledim.
Hürmetler abi.

sen beni okursun ciğer kardeşim,ne diyorsan kabulumdur,saygi ve hurmet bizden... ay gokte kaldikca ulu kocalarin,aksakallilarin duasi ustune olsun

Erzurum 29.07.20 23:30

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361166)
sen beni okursun ciğer kardeşim,ne diyorsan kabulumdur,saygi ve hurmet bizden... ay gokte kaldikca ulu kocalarin,aksakallilarin duasi ustune olsun


Abi tüm güzel cümlelerin için teşekkür ederim. Mahçup ediyorsun. Birmukabele abi.. Hürmetler..

imas 29.07.20 23:42

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361167)
Abi tüm güzel cümlelerin için teşekkür ederim. Mahçup ediyorsun. Birmukabele abi.. Hürmetler..

hayder-i kerrârıyam meydân nazmun bâkiyâ nevk-i hâme zülfikaar u tab' düldül'dür bana

Liva-ül Hamd 30.07.20 00:08

Haklı olunsa dahi münakaşayı terk evladır. Haklı veya haksız, yanlış veya doğru aramak değildir niyetimiz. Naçizane gönülde yer etmektir yel estirmek değil. Münakaşada galip gelme arzusu doğruyu karşındakinin ağzından duymaktan daha güzel görünüyorsa nefs dile hükmetmiştir artık. Gümüş olan şeytanın olsun bizlere sükut altını yeter. Seviliyorsunuz; Hakk'ın rahmet ve bereketi üzerlerinize olsun. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ubeyde bin cereah

imas 30.07.20 00:20

Alıntı:

Liva-ül Hamd Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361175)
Haklı olunsa dahi münakaşayı terk evladır. Haklı veya haksız, yanlış veya doğru aramak değildir niyetimiz. Naçizane gönülde yer etmektir yel estirmek değil. Münakaşada galip gelme arzusu doğruyu karşındakinin ağzından duymaktan daha güzel görünüyorsa nefs dile hükmetmiştir artık. Gümüş olan şeytanın olsun bizlere sükut altını yeter. Seviliyorsunuz; Hakk'ın rahmet ve bereketi üzerlerinize olsun. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ubeyde bin cereah

benim icin gonulde yer ettin,yel estirdin,agzina diline yuregine saglik

Erzurum 30.07.20 01:18

Alıntı:

Liva-ül Hamd Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 361175)
Haklı olunsa dahi münakaşayı terk evladır. Haklı veya haksız, yanlış veya doğru aramak değildir niyetimiz. Naçizane gönülde yer etmektir yel estirmek değil. Münakaşada galip gelme arzusu doğruyu karşındakinin ağzından duymaktan daha güzel görünüyorsa nefs dile hükmetmiştir artık. Gümüş olan şeytanın olsun bizlere sükut altını yeter. Seviliyorsunuz; Hakk'ın rahmet ve bereketi üzerlerinize olsun. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ubeyde bin cereah


Allah razı olsun. Ne güzel kelamlar. Gönül hoş ettiniz. Allah size merhamet etsin.


Derdimiz asla "Kazandım" demek değildir. Karşıt görüşte ki beyefendinin de sanmıyorum böyle bir niyeti olduğunu. Bu tarz ilmi münazaraları umuma açık platformda yapmayı çok severim ki umumda takip edip bilgi kazansın. Tansiyon yükselince maksadını aşan kelamlar olmuş olabilir. Beyefendinin de kantarın topuzunu kaçırdığı yerler oldu benmde. Fakat sanmam nefsi hareket edildiğini. Zira takdir toplanabilecek bir platform değil burası. Daha kalabalık, kitlenin daha cahil olduğu çok platform bilirim. Münazara açısından kelama orada lüzum görmem. Lüzum olsa orada nefsani çok şeyler söylenir. Konu burada salihatı yapmaktır. Her kulun kendini cennete bir adım daha yaklaştırsın için umduğu bir ameli vardır. Kimi ilm öğretir, kimi öğrenir, kimi başka şeyler yapar benm ki de salihatı yapmaktır ki Kur'an Azimüşşan'da emredilir doğrudan.
Nefis ise her kulda var. Belki kapıldık. Allah zülcelal bize de merhamet etsin..

HATTAP 24.03.21 15:59

En sondaki Seyda Molla Şeyhmus Ertekin Annemin babasıdır. gül1

Ademm 24.03.21 16:21

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 359919)
muhammed rasit erol suikastten 2 yil sonra olunce kardesi yerine gecti,oglu bunu kabul etmeyip kendini seyh ilan etti boylece menzil 2 ye bolunmustu ben yanlis mi hatirliyorum

Abi şeyhin kaç tabe halifesi varsa seyh vefat ettiği vakit usulen diğerleri şenliğini ilan ederler bunda anormal olan nedir ? Misal rahmetli şeyhimin 3 tane halifesi vardır biri en küçük oğlu biri bursalı bi zat biride yaşlıydı vefat etti

---------- Post added 24.03.21 at 17:23 ----------

Alıntı:

havashavas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 348151)
Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i irşat yurdu edinen Gavs Abdülhakim ve oğulları (Seyda Muhammed Raşit ve Gavsı Sani Abdulbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Muhammed Raşit (k.s.) dönemine ikinci Buhara demiştir. Seyda Hazretleri (k.s.), Peygamber soyundan gelen Evlad-ı Resuldür. Dahası soy ağacı bakımdan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) 30’ncu göbekten torunudurlar. Bu yüzden O; ehl-i beyt neslinden olmanın şuuruyla hayatını tanzim eden büyük bir zattı. Gerek Gavs Abdülhakim Elhüseyni (k.s) gerek Seyda Muhamed Raşit ve gerekse Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim el Hüseyni.Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar yer almıştır. Gavs Abdülhakim Elhüseyni Hz.leri, Seyda Muhammed Raşit Hz.leri ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.leri de bugün Nakşibendi saadetlerının yolunu takip ederek milyonlarca insanı Allah’ın yoluna davet etmeye devam etmektedir. Seyda Muhammed Raşid Hazretleri

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki’nin (k.s) şeyhi aynı zamanda abisi olan Seyda Muhammad Raşit (k.s) hayattayken arkasında iki büklüm bir vaziyette büyük bir adabla başta şeyhi olmak üzere tüm sofilere yıllarda hizmet etti. Seyyid Gavs-ı Sani Hz.leri tâ çocukluk yaşlarda hastalığa yakalanmış, zayıf ve bitap düşmüştür. Malum bizim gibi zayıf insanlar için hastalık günahlara kefaret olan ilaçtır ama, büyük zatlar için makam almalarına veya bir basamak ilerisine sıçramak için verilen ilaçtır. Verem hastalığına yakalanmış, ama hasta haliyle Siirt'te, oradan da Van'a okumaya gitmeyi ihmal etmedi. O zamanları medrese talebeliğinin yanısıra , tevbe de veriyordu. Bir yandan hastalık, bir yandan talebelik ve bir yandan da Gavs Hz.lerinin emri doğrultusunda irşada yardımcı olmasıyla alametlerini tâ o günlerde belli etmesi büyüklüğüne işarettir. Gavsı Sani Hazretlerinin hastalanması

Gavs Hz.leri Van'a gönderdi. Van'da ne oldu? Kısa zamanda irşad halkası genişledi ve çoğaldı. Kötü hallerini bırakan halkaya dahil oluyordu. Tabii bu arada rahatsız olanlar muhalefet etmeye başladılar. İstemeyenler ve çekemeyenler oldu. Münkirler boş durmadılar, hemen şikayet ettiler. İki-üç gün tevkif edildikten sonra Seyyid Abdulbaki Hz.lerini genç yaşta 30 gün süreyle tutukladılar. Molla Ahmed bu durumu Gavs Hz.lerine açıklamaya çekinir, rahatsızlık duyacağını hesap ederek önce tereddüt etti ve nihayet Seyyid Sıtkı'ya söyler. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.leri hastaydı. Bir de hapishane hayatı eklenince, bütün bunları Gavs Hz.leri işitirse ne yapar düşüncesiyle Molla Ahmed'in anlattıklarını dayıları açıklar.Dayıları Seyyid Sıtkı diyor ki:
Yeni Akit Gazetesi

Yaşam

Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?
Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Menzil Şeyhi Gavsı Sani Sultan Seyyid Abdulbaki El-Hüseyni 02.05.1949 yılında dünyaya gelen Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

2019-05-04 13:30:52
Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?
Menzil şeyhlerinden günümüzde son halkasını temsil eden Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s.) Erol ya da Elhüseyni'nin kim olduğu merak ediliyor. Seyyid Abdulbaki, ağabeyi Muhammed Raşit Elhüseyni’nin 1993 yılında Hak’ka yürümesinden sonra Menzil’de irşad görevini devralmıştır. Nakşibendi büyüklerinden Gavs-ıl azam Seyyid Abdülhekim Elhüseyni'nin doğlu olan Menzil şeyhi Abdulbaki Elhüseyni kimdir? Menzil’de bir Allah dostu Gavsı Sani Abdulbaki’nin (K.S) hayatı…

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki (k.s) gençlik resimleri



Gavsı Sani Abdulbaki (k.s.) kimdir?

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i irşat yurdu edinen Gavs Abdülhakim ve oğulları (Seyda Muhammed Raşit ve Gavsı Sani Abdulbaki Hz.leri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler. Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Muhammed Raşit (k.s.) dönemine ikinci Buhara demiştir. Seyda Hazretleri (k.s.), Peygamber soyundan gelen Evlad-ı Resuldür. Dahası soy ağacı bakımdan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) 30’ncu göbekten torunudurlar. Bu yüzden O; ehl-i beyt neslinden olmanın şuuruyla hayatını tanzim eden büyük bir zattı. Gerek Gavs Abdülhakim Elhüseyni (k.s) gerek Seyda Muhamed Raşit ve gerekse Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.


Gavs-ı Bilvanisi Seyyid Abdülhakim el Hüseyni

Bu yürüyüşü önce Gavs Hz.leriyle köy köy gezerek başlamış Seyda Hz.leri döneminde kalabalıklara dönüşmüş ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.lerin de ise zirveye ulaşmıştır. Bu irşad halkasının içinde Şeyh Abdurrahman-ı Tahi, Şeyh Fethullah, Şeyh Muhammed Diyauddin, Şeyh Ahmed-el Haznevi gibi sadatlar yer almıştır. Gavs Abdülhakim Elhüseyni Hz.leri, Seyda Muhammed Raşit Hz.leri ve Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hz.leri de bugün Nakşibendi saadetlerının yolunu takip ederek milyonlarca insanı Allah’ın yoluna davet etmeye devam etmektedir.


Seyda Muhammed Raşid Hazretleri

Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki’nin (k.s) şeyhi aynı zamanda abisi olan Seyda Muhammad Raşit (k.s) hayattayken arkasında iki büklüm bir vaziyette büyük bir adabla başta şeyhi olmak üzere tüm sofilere yıllarda hizmet etti. Seyyid Gavs-ı Sani Hz.leri tâ çocukluk yaşlarda hastalığa yakalanmış, zayıf ve bitap düşmüştür. Malum bizim gibi zayıf insanlar için hastalık günahlara kefaret olan ilaçtır ama, büyük zatlar için makam almalarına veya bir basamak ilerisine sıçramak için verilen ilaçtır. Verem hastalığına yakalanmış, ama hasta haliyle Siirt'te, oradan da Van'a okumaya gitmeyi ihmal etmedi. O zamanları medrese talebeliğinin yanısıra , tevbe de veriyordu. Bir yandan hastalık, bir yandan talebelik ve bir yandan da Gavs Hz.lerinin emri doğrultusunda irşada yardımcı olmasıyla alametlerini tâ o günlerde belli etmesi büyüklüğüne işarettir. Gavsı Sani Hazretlerinin hastalanması

Gavs Hz.leri Van'a gönderdi. Van'da ne oldu? Kısa zamanda irşad halkası genişledi ve çoğaldı. Kötü hallerini bırakan halkaya dahil oluyordu. Tabii bu arada rahatsız olanlar muhalefet etmeye başladılar. İstemeyenler ve çekemeyenler oldu. Münkirler boş durmadılar, hemen şikayet ettiler. İki-üç gün tevkif edildikten sonra Seyyid Abdulbaki Hz.lerini genç yaşta 30 gün süreyle tutukladılar. Molla Ahmed bu durumu Gavs Hz.lerine açıklamaya çekinir, rahatsızlık duyacağını hesap ederek önce tereddüt etti ve nihayet Seyyid Sıtkı'ya söyler. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.leri hastaydı. Bir de hapishane hayatı eklenince, bütün bunları Gavs Hz.leri işitirse ne yapar düşüncesiyle Molla Ahmed'in anlattıklarını dayıları açıklar.Dayıları Seyyid Sıtkı diyor ki:

"Ben Gavs Hz.lerine söyleyince, Gavs Hz.leri öyle oldu ki, öyle ferahlandı ki, inanın çiçek gibi açıldı. Öyle tebessümle bana dedi ki: Ondan büyük nimet ne var? Allah'a şükredelim. İmam-ı Rabbani, Şah-ı Nakşibendi, Abdulkadir Geylani, Şah-ı Hazne hepsi içerde mapus kaldı. Onlara mutabaatı oldu. Bazıları hata yapıyor, suç işliyor, tevkif ediliyor ve ceza altına giriyor. Bu Allah'ın yolunda tevkif edilmiş ve nezaret altına alınmış ne kadar büyük nimettir. Ne kadar şükretsek azdır." Büyük bir zat olacağı haber verildiEvet, Gavs-ı Bilvanisi Hz. Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin ileride büyük bir zat olacağının işaretleri veriyordu. O yörenin insanları kötü işleri bırakıp, yola gelmesinden rahatsızlık duyanlar Yüzbaşı'ya şikayet ediyorlar, o da huduttaki yüzbaşıya bildiriyor, derken yirmibeş muhtardan imza toplayarak gözaltına alıyorlar. 30 günden sonra serbest bırakıyorlar. Gerçi şikayet edenlerin ekserisi hakikati görünce pişmanlık duymuşlar ve yola girmişler. Baktılar ki ne kadar çile çekiyorsa bu zat, o kadar Allah (C.C.) daha fazla veriyor. Bu durumu idrak edenler hemen diz çöküphalkaya dahil oluyorlardı. 30 günden sonra Menzil'e geliyorlar, daha sonraları tekrar okumak için gidip geliyorlardı. Allah'ın dostları hepsi çekmiş, eziyet onlar için lezzet ve taddır.Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin terbiyesinde başta Gavs Hz.lerinin ve Molla Derviş gibi Hocaların katkısı büyüktür. Seyda Hz.leri nasıl ki Gavs Hz.lerinin emrinde nasıldı, Seyyid Abdülbaki belki iki-üç misli daha fazla Seyda (k.s.)'ın emrindeydi. Seyda Hz.leri ağabey-kardeş ilişkisinin ötesinde can yoldaş idiler. Seyyid Abdulbaki Hz.leri Gavs (k.s.)'ın döneminde bile Seyda Hz.lerinin karşısında sanki ölü ve cansız gibiydi, yani teslimiyet çoktu. Zaten Seyyid Abdülbaki Hz.lerinin bu halleri , onun ileride Seyda Hz.lerinden sonra büyük bir zat olacağını haber veriyordu. Adabı ve halleri "Seyda Hz.lerine layık olmaya çalışacağım" mesajını ortaya koyuyordu.

Nitekim de Seyda Hz.leri bu dünyadan göç ettikten sonra irşad daha da kat kat arttı. Seyyid Abdulbaki Hz.leri hastalık çektiği için genç yaşlarda çok zayıfmış, ince yapılıymış. Gavs Hz.lerini Ankara'ya yolladı, o hastalık geçti, dönüşte kilo almaya başladı. Böylece o zayıflık da üzerinden alınmış yerine heybet hakim olmuş. Hem de öyle bir heybet ki, sima olarak artık babası Gavs Hz.lerine benziyordu. Seyda Hz.lerinin sofilerinden Gavs'ı tanımayanlara, Seyyid Abdulbaki'yi görmeniz kâfi deniliyor. Gerçekten de, Gavs'ı görenler yüzcek benzediğini söylüyorlar. Hastalık, hapis, eziyetler derken sabır yürüyüşünü Seyda Hz.lerinin arkasında adapla yapıyordu. Seyda Hz.lerinin halifelik öncesi ve sonrası emrinden çıkmayan birisi varsa o da Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Hayatında iki şey mukaddes biliyordu: birisi Gavs Hz.leri ve Seyda Hz.leri, diğeri ise Kur'an ve hadis.Gavsı Sani Seyyid Abdulbaki Hz. Gavs Hz.lerine aşktan bağlıydı

Öyle ki , Seyda Hz.leri şu işi yap, hemen yapıyordu. Ağabey-kardeş ilişkisi teslimiyet çerçevesinde geçti. Zaten Mürşid-i Kâmil'in alameti âdâbıdır. Gavs Hz.leri vefat edince bütün işleri Seyda Hz.leri yapıyordu. O yıllar en büyük yardımcısı Seyyid Abdulbaki (k.s.)idi. Hayatını âdâb ve teslimiyet üzerine tanzim etmişti. Gavs Hz.lerine de öyle candan ve aşktan bağlıydı ki,

onun dar-ı bekâya irtihali Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ın iç dünyasında fırtına estirmiş, adeta şok hali yaşamasına sebep oldu. Öyle bir şok ki beraber yaşadıkları Seyda Hz.lerini bile bir an unuttururcasına, 21 gün biatetmemiş Gavs Hz.lerinin merkadına günlerce yüz sürmüş ve onu kaybetmenin hüznünü yaşıyordu. Tabii bu şoktan çıkmama hali Seyda Hz.lerine beyatını

geciktirmesine sebep olmuş. Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin bu haline itiraz edenler olmuş ama , o bütün bunlara aldırış etmeden Gavs (k.s.)'ın merkadına yapışmıştı. Yine birgün Seyyid Abdulbaki Gavs'ın merkadında, Seyda Hz.leri de merkadda o arada Kur'an okuyor. İşte o sıra ne olduysa orda oluyor, Seyda Hz.leri:

"Abdulbaki otur." diyor ve beyatı o anda gerçekleşiyor. Hatta, maneviyatta Gavs'ın (k.s.) Seyda Hz.lerine üç sefer:

"- Raşid, S. Abdulbaki'ye dikkat et. Onu sana teslim ettim" dediği rivayet ediliyor. Böylece, Seyda Hz.leri bu ikaz karşısında Seyyid Abdulbaki (k.s.)'ına "otur" diyerek emaneti veriyor. Kelimenin tam anlamıyla bu emanet Seyyid Abdulbaki'ye (k.s.) verilen en büyük hediyeydi. Artık o şok hali üzerinden kalkıyor, yeni bir hayata başlamanın sevinci üzerini kaplıyordu. Gavs (k.s.) zamanındaki beraberlik eskisinden daha da çok koyulaşarak Mürşid-Halife ilişkisine dönüşüyor. Seyda Hz.leri halifeliği Molla Abdulbaki ile beraber ikisinin icazetini bir perşembe akşamı veriyor. Seyda Hz.lerinin sofileri Menzil'e ziyarete gittiğinde hep onu Seyda Hz.lerinin arkasında iki büklüm gördü ve hafızalarımızda hep o hali kaldı. Ayrıca Seyyid Abdulbaki sırt ağrılarından dolayı Seyda Hz.lerinin emriyle ameliyat da olurlar.Seyda Hz.leri de dar-ı bekâya irtihal edince bütün yük Seyyid Abdulbaki Hz.lerinin omuzlarına binmiştir. Nasıl ki, Gavs-ı Kasrevi zamanında en büyük destekçi Seyda Hz.leri idi, Seydamızın döneminde de en büyük yardımcı Seyyid Abdulbaki Hz.leri idi. Şimdi Menzil'in işleri daha da yoğunlaşmıştır. Bir yandan camii inşaatı, diğer yandan merkad inşaatı ve diğerleri bunun en büyük göstergesidir. Menzil artık gelen misafirleri maddeten kaldıramadığı için, Seyyid Abdulbaki Hz.leri büyük çapta inşaat ve imar faaliyetlerini başlatarak, Gavs-ı Kasrevi (k.s.) ve Seyda (k.s.)'ın bıraktığı temelleri daha da genişletmişlerdir. Gavsı Sani Hazretlerinin Seyyidlik silsilesi:

Hz. MUHAMMED MUSTAFA (SAV)

SEYYİD İMAM HÜSEYİN (RA)

SEYYİD İMAM ALİ ZEYNELABİDİN (KS)

SEYYİD ŞERAFEDDİN (KS)

S. MUHAMMED EL-MAĞFUR EBU FİRAS (KS)

SEYYİD MACEDDİN (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD FELLAH (KS)

SEYYİD EBU FİRAS (KS)

SEYYİD KEMALEDDİN (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD CAFER (KS)

SEYYİD İDRİS (KS)

SEYYİD KASIM (KS)

SEYYİD TACEDDİN (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD MAHMUD (KS)

SEYYİD HASAN (KS)

SEYYİD HALİL (KS)

SEYYİD ALİ (KS)

SEYYİD SAİD EBUL-HAYR (KS)

SEYYİD HACE EBU TAHİR (KS)

ŞEYH SEYYİD KAL (KS)

SEYYİD TAHİR (KS)

SEYYİD MARUF (KS)

SEYYİD MUHAMMED (KS)

SEYYİD ABDULHAKİM (KS)

GAVS-I SANİ SEYYİD ABDULBAKİ (KS) Gavsı Sani hazretlerinin Nakşibendi Tarikatı Silsilesi (saadat-ı Kiram)

Hz. Muhammed Mustafa (sav)

Hz. Ebubekr Sıddık (ra)

Selman-ı Farisi Hz. (ra)

Ebu Muhammed Kasım Hz. (rah)

Şeyh İmam Cafer-i Sadık Hz. (rah)

Şeyh Bayezid-i Bistami Hz. (ks)

Şeyh Ebu Hasen Harakani Hz. (ks)

Şeyh Ebu Ali Farmedi Hz. (ks)

Şeyh Hace Yusuf Hemedani Hz. (ks)i

Şeyh Abdülhalık Gücdevani Hz. (ks)

Şeyh Hace Arif-i Rivegeri Hz. (ks)

Şeyh Hace Mahmud İnciri Fağnevi Hz. (ks)

Şeyh Hace Ali Ramiteni Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baba Semmasi Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Emir Külal Hz. (ks)

Şeyh Şah-ı Nakşibend Hz. (ks)

Şeyh Alaeddin Attar Hz. (ks)

Şeyh Yakub-i Çerhi Hz. (ks)

Şeyh Ubeydullah Ahrar Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Zahid Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Derviş Muhammed Hz. (ks)

Şeyh Hace Muhammed Emkeneki Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Baki Billah Hz. (ks)

Şeyh İmam-ı Rabbani El-Müceddi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Ma’sum Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Muhammed Seyfeddin Faruki Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Nur Muhammed Bedauni Hz. (ks)

Şeyh Mirza Mazhar Can-ı Canan Hz. (ks)

Şeyh Abdullah-ı Dıhlevi Hz. (ks)

Şeyh Mevlana Halid-i Bağdadi Hz. (ks)

Seyyid Abdullah Hakkari Hz. (ks)

Şeyh Seyyid Taha Hakkari Hz. (ks)

Gavs-ı Hizani Şeyh Seyyid Sıbgatullah Arvasi Hz. (ks)

Şeyh Abdurrahman Tahi Hz. (ks)

Şeyh Fethullah Verkanisi Hz. (ks)

Şeyh Muhammed Diyaeddin Nurşini Hz. (ks)

Şeyh Ahmed Haznevi Hz. (ks)

Gavs-ı Kasrevi Şeyh Seyyid Abdulhakim Bilvanisi Hz. (ks)

Şeyh Sultan Seyyid Muhammed Raşid Hz. (ks)

Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hz. (ks)

Gönül sultanı Gavs-ı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin yedi halifesi bulunmaktadır. İkisi dünyasını değiştirdi ve beş halifesi hayattadır, lakin irşad hizmeti yerine mürşidlerine hizmette devam etmektedirler. Halifelerinden ikisi beş erkek evladından olan sırasıyla Seyyid Muhammed Saki Hazretleri ve Seyyid Muhammed Fettah Hazretleridir. Seyyid Abdulbaki Erol'un halifeleri

1- Seyda Molla Hıdır (ks) Hz. (Vefat etti) / Mardin

2- Seyda Molla İbrahim (ks) Hz. (Vefat etti)

3- Seyda Molla Seyyid Mustafa (ks) Hz. / Mersin

4- Seyda Molla Abdurrahman (ks) Hz.

5- Seyda Molla Nezir (ks) Hz. / Hakkari

6- Seyda Molla Seyyid Muhammed Saki (ks) Hz. / Menzil

7- Seyda Molla Seyyid Muhammed Fettah (ks) Hz. / Menzil

8- Seyda Molla Şeyhmus Ertekin (ks) Hz. / Şanlıurfa


ALLAH c.c cümlesinden razı olsun bizleri böyle mübareklerin kapısından ayırmasın İNŞAALLAH

imas 24.03.21 16:31

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 417023)
Abi şeyhin kaç tabe halifesi varsa seyh vefat ettiği vakit usulen diğerleri şenliğini ilan ederler bunda anormal olan nedir ? Misal rahmetli şeyhimin 3 tane halifesi vardır biri en küçük oğlu biri bursalı bi zat biride yaşlıydı vefat etti

---------- Post added 24.03.21 at 17:23 ----------




ALLAH c.c cümlesinden razı olsun bizleri böyle mübareklerin kapısından ayırmasın İNŞAALLAH

ben bunda bir sey var demedim,hemen aninda savunma mevzisine gecmeye gerek
yok,menzili biliyoruz,seferihisarda ki yer neresi adi buhara ya cevrilen yerde kim var menzile bagli mi?

Ademm 24.03.21 17:54

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 417032)
ben bunda bir sey var demedim,hemen aninda savunma mevzisine gecmeye gerek
yok,menzili biliyoruz,seferihisarda ki yer neresi adi buhara ya cevrilen yerde kim var menzile bagli mi?

Sefer hisarı bilmem ama istanbul çamlıcada buhara isminde vakıf var bilir misj n ?

imas 24.03.21 18:06

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 417081)
Sefer hisarı bilmem ama istanbul çamlıcada buhara isminde vakıf var bilir misj n ?

camlicadaki yeride bilirim,tuzladaki yeride bilirim defalarca gitmisligim var,ben seferihisardaki 10 bin donumluk arazideki kurulan yeri soruyorum

Ademm 24.03.21 18:07

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 417088)
camlicadaki yeride bilirim,tuzladaki yeride bilirim defalarca gitmisligim var,ben seferihisardaki 10 bin donumluk arazideki kurulan yeri soruyorum

Abim orayi bilmem lakin camlicaya ne zaman geldin veya bidaha yolun duserse haber etmeyi ihmal etme

imas 24.03.21 18:16

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 417089)
Abim orayi bilmem lakin camlicaya ne zaman geldin veya bidaha yolun duserse haber etmeyi ihmal etme

kismet adem,şu hastaliktan dolayi yolumuz dukkan ev arasi,evde babam var koah hastasi,cigerlere problem var,o yuzden kalabalik hic bir yere gitmiyoruz...

Ademm 24.03.21 18:18

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 417094)
kismet adem,şu hastaliktan dolayi yolumuz dukkan ev arasi,evde babam var koah hastasi,cigerlere problem var,o yuzden kalabalik hic bir yere gitmiyoruz...

Abim ALLAH c.c yardımcımız olsun bide mutasyon diye bisey cıktı üstelik çinden aşı alınmıştı umarım para vermemişlerdir :::)))

Firtina55 16.05.21 22:13

Insanı alıp götürüyor mubareklerin sözleri

kulolmak 09.07.21 14:34

Bence niyeti nefis terbiyesi yolunda azimle çalışmak için bir desteğe ihtiyacı olanların girmek istediği yoldur tarikat, eğer ki kişi kendini öyle huzurlu hissediyorsa bir mürşide bağlanabilir, tabiki ehli sünnet olması şartıyla. Günümüzde tarikat çok riskli çünkü kimin ne amaçla mürit topladığı belli değil.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:23.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148