Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Sağlık & Şifa > Alternatif Tıp ve Bitkiler


Eterik şifa tıbbı


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 13.02.25, 16:12
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,065
Forum Puanı: 263
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Root Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Efendim, selamün aleyküm. Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Size sormak istediğim ve merak ettiğim bazı konular vardır. Ben, Yeni Alman Tıbbı üzerine araştırmalar yapan biriyim. Beyin cerrahı olan Dr. Hamer, oğlunun ölümünden kısa bir süre sonra testis kanseri tanısı aldı. Daha önce hiç ciddi bir hastalığı olmayan Dr. Hamer, kanserinin oğlunun beklenmedik kaybı ile ilişkili olduğunu düşündü ve bu büyük şoku DHS (Dirk Hamer Sendromu) olarak adlandırdı. Oğlunun ölümü ve kendi kanser deneyimi, Dr. Hamer’in sıra dışı bilimsel yolculuğunun başlamasına vesile oldu.

Münih Üniversitesi'nin kanser kliniğinde stajyer olarak çalışırken, kanserli hastaların hikayelerini araştırdı ve hepsinin geçmişinde beklenmedik bir şok olduğunu fark etti. Vücuttaki tüm olayların beyin tarafından kontrol edildiği hipotezini araştırarak hastalarının beyin taramalarını analiz etti ve tıbbi ve psikolojik kayıtlarla karşılaştırdı. Geçirilen şokların, organlarda kendini gösteren ve tüm süreçlerin beyinle bağlantılı olduğunu buldu.

Efendim, Dr. Hamer hastalıkların yaşanan psikolojik olaylar sonucunda oluştuğunu ve bu hastalıkların ilaç sanayisine başvurmadan, Allah'a içini dökerek ve ona teslim olarak iyileştirilebileceğini buldu. Örneğin, bir kişi fark etmeden pis bir şeye dokunup aşırı şekilde iğrenirse, bu beklenmedik şok ilkel beyindeki özel biyolojik programları devreye sokarak ellerde ve ayaklarda terlemeye neden oluyor ve bu süreç ömür boyu devam ediyor.

Kanser örneğinde, kişi boğulma tehlikesi ya da ölüm tehdidi gibi bir korku yaşadığında, akciğerlerde yaşam programı olarak mutasyonlu hücre bölünmesi başlıyor. Yeni Alman Tıbbı'nda İslami tedavi yöntemi, kişinin namaz kıldıktan sonra içini dökerek ve yaşadığı travmatik olayı hatırlayıp bu duyguyu hissederek beyin izlerini temizlemesini içeriyor. Olumlamalar yaparak (örneğin, "Bu olay geçti, geçmişte kaldı, şu an iyiyim, güvendeyim" gibi) beynin yaşanan olayı normal algılamasını ve biyolojik programın devre dışı bırakılmasını sağlıyor. Bu süreçte vücudun akupunktur noktalarına hafif dokunuşlar da yapılıyor ve Allah’ın izniyle kişi rahatsızlığından kurtuluyor.

Bu teknikle şimdiye kadar çaresi bulunamayan hastalıklar bile Allah'ın izniyle çözüme kavuşmuştur. Yeni Alman Tıbbı tekniğinde kişiden herhangi bir maddi çıkar beklenmiyor. Ben de bu yöntemi detaylı şekilde araştırarak hangi hastalığın hangi travmatik olayla bağlantılı olduğunu keşfettim. İnsanlara rahatsızlıklarını sorarak yaşadıkları travmaları anlattırıp doğrulatarak ve gerekli travma temizliği ile teslimiyet çalışması yaptırarak birçok iyileşme gözlemledim.

Sizden yardım istiyorum. Yeni Alman Tıbbı'nda psikolojik travmaların hatırlanan olaylarını beyinden temizleyerek rahatsızlıklardan kurtulmak mümkün. Ancak bazen rahatsızlığı olan kişiler, yaşamın verdiği birçok yaşanmışlıktan dolayı bu travmaları hatırlayamıyor. Size şunu sormak istiyorum: Eterik şifa hakkında açtığınız konuyu detaylıca okudum ve bilginize inanıyorum. Eğer insan beynindeki psikolojik travmaları sonlandıracak ve beyindeki travma izlerini temizleyecek bir eternal kod ve frekans üretebilirseniz, Allah'ın izniyle birçok hastalığın son bulacağını iddia ediyorum.

Var olan ilminizle beyindeki travmatik izleri temizleyen bir eternal kod ve frekans üretebilirseniz, Allah'ın izniyle birçok insan beyin tarafından başlatılan biyolojik programlardan kurtularak sağlığına kavuşacaktır.

Saygı ve Selamla. Rabbim sizden razı olsun.

S.A. Allah razı Olsun. Böbrek yetmezliği durumunun şoku ne olabilir aceba ya da baş ağrısı bilgini paylaşırsan sevinirim.

__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir.

Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır.
Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir.
Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır.
Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır…
Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür.

“Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ).

Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur
2. Bel'am din pazarlamacısıdır
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13.02.25, 23:31
Acemi
 
Üyelik tarihi: 09.02.25
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 6
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
S.A. Allah razı Olsun. Böbrek yetmezliği durumunun şoku ne olabilir aceba ya da baş ağrısı bilgini paylaşırsan sevinirim.
Selamünaleyküm Aziz Müslüman Kardeşlerim,

Bugün sizlere Allah rızası için öğrendiğim ve kendi hayatımda deneyimlediğim bir ilmi paylaşmak istiyorum: Yeni Alman Tıbbı. Günümüzde birçok insanın yaşadığı travmalar ve psikolojik sıkıntılar, bedenimizi olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu etkileri anlamak ve çözmek için Barış Muslu'nun "O An" kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Kitapta, yaşadığımız travmaların vücutta yarattığı etkiler ve bu travmaların hangi hastalıklara sebep olabileceği detaylı bir şekilde anlatılıyor. Travma çözümü çalışmalarıyla ilgili yöntemler de bu kitapta yer almaktadır. Barış Muslu'nun diğer kitaplarında da bu konulara değinilmektedir.

Ben de başlangıçta bu ilme karşı önyargılıydım; fakat iyileşen insanların deneyimlerini ve bu bilimin mantığını anladıkça önyargılarım kayboldu. Türkiye'de bu ilmi yüksek ücretlerle öğretenler olduğunu gördüm; fakat bu işi Allah rızası için, ücretsiz olarak öğreten kişiler de mevcut. Mesela, Instagram'da "Yeni Alman Tıbbı Fatma Hanım" adlı sayfa, bu bilgiyi ücretsiz bir şekilde insanlara öğretiyor.

Yeni Alman Tıbbı, hastalıkların artışını yediğimiz gıdalara ve içtiğimiz sulara bağlamaz; bunun yerine, teslimiyetsiz bir neslin yetişmesinin ve yaşanılan olaylardan fazla etkilenmenin bir sonucu olduğunu söyler. Yaşadığımız travmaları ve duygusal yükleri hafifletmek için, Rabbimize sığınmalı ve O'na dua etmeliyiz.

İki rekat şükür namazı kıldıktan sonra gözlerinizi kapatın ve o anıları hatırlayın. Rabbimize içinizi dökün ve yaşadığınız olayları Yeni Alman tıbbı tekniklerini kullanarak normalleştirin. Olumlu telkinlerle beyne, yaşanan şeylerin kötü olmadığını ve artık yaşanan travmanın geçip gittiğini iyi olduğunuzu telkinlerle anlatın ve vücudun akupunktur noktalarına hafifçe vuruşlar yapın (kafa üstü) Bu şekilde beyin, çalışan biyolojik programı kapatacak ve siz de Allah'ın izniyle huzura ereceksiniz.

Allah'ın izniyle, travmalarımızı ve sıkıntılarımızı aşabiliriz. Unutmayın, bu ilim, Allah rızası için öğretilmeli ve paylaşılmalıdır.

Dr. Ryke Geerd Hamer, Yeni Alman Tıbbı (GNM) yaklaşımını geliştiren bilimsel araştırmacı ve tıp doktorudur. Bu yaklaşım, fiziksel semptomlar ve duygusal çatışmalar arasındaki korelasyonları araştırır ve hastalıkların doğal iyileşme süreçlerine odaklanır2.

Dr. Hamer'ın teorisi, her hastalık bir "çatışma şoku" olarak tanımlanır ve bu şoklar, beyin tarafından tetiklenen biyolojik tepkilerin sonucunda ortaya çıkar. Dr. Hamer, bu teorilerini hayatı boyunca yaşadığı travmalar ve kişisel deneyimlerle desteklemiştir1. Örneğin, oğlunun ölümünden sonra testis kanseri teşhisi konan Dr. Hamer, bu kanserin altında yatan duygusal çatışmanın kaynağını araştırmaya başlamıştır.

GNM yaklaşımı, hastalıkların tedavisinde modern tıp yöntemlerinin yanı sıra, duygusal ve manevi açılardan da bir yaklaşım sunar. Bu yaklaşım, hastaların bireysel ihtiyaçlarına ve yaşadıkları duygusal çatışmalara odaklanarak, doğal iyileşme süreçlerini desteklemeyi amaçlar2.

Dr. Hamer'ın Yeni Alman Tıbbı (GNM) yaklaşımında, tedavi süreci beş biyolojik yasa üzerine kuruludur. Bu yasalar, hastalıkların fiziksel semptomları ile duygusal çatışmalar arasındaki ilişkileri açıklar ve iyileşme sürecini destekler. İşte tedavi sürecinin genel adımları:

Çatışmanın Tanımlanması: Hastanın yaşadığı duygusal çatışmanın kaynağı belirlenir. Bu çatışmalar genellikle ani ve beklenmedik olaylardan kaynaklanır.

Beyin Tarama ve Analizi: Dr. Hamer, hastaların beyin taramalarını (CT) analiz ederek, belirli çatışmaların beyindeki hangi bölgeleri etkilediğini inceler. Bu analiz, hastalıkların biyolojik kökenlerini anlamak için kullanılır.

Hastalığın Anlaşılması: GNM yaklaşımında, her hastalığın belirli bir biyolojik amaca hizmet ettiği düşünülür. Hastalıklar, organizmanın hayatta kalma mekanizmaları olarak değerlendirilir.

Çatışmanın Çözülmesi: Hastanın yaşadığı duygusal çatışma çözülmeye çalışılır. Bu süreç, hastanın yaşadığı olayı anlaması, kabul etmesi ve duygusal olarak başa çıkmasıyla gerçekleştirilir.

Doğal İyileşme Süreci: Çatışmanın çözümlenmesinden sonra, vücut doğal iyileşme sürecine girer. Bu süreçte, vücudun kendini onarması ve dengeye geri dönmesi hedeflenir.

GNM yaklaşımında, tedavi süreci hastanın bireysel ihtiyaçlarına ve duygusal durumuna göre şekillenir. Dr. Hamer'ın teorileri ve yöntemleri, hastaların sağlıklarını hem fiziksel hem de duygusal açılardan ele alarak, bütüncül bir iyileşme sağlanmasını amaçlar.

Paylaştığım bilgilerde eğer eksik, fazla, doğru ya da yanlış herhangi bir şey varsa, af dilerim. Yazılanlar kesin bir yargı içermemektedir. Şifanın yegâne sahibi Yüce Allah'tır. Eğer bir hata veya günah işlediysem, Allah'tan affımı dilerim.

Bu ilim, Allah rızası için öğretilmeli ve paylaşılmalıdır. Allah’ın izniyle, yaşadığımız travmalar ve sıkıntılar karşısında Rabbimize sığınmalı, dua etmeli ve O'ndan yardım dilemeliyiz. İki rekat şükür namazı kıldıktan sonra Rabbimize içimizi dökmeli ve yaşadığımız olayları normalleştirmeliyiz. Olumlu telkinlerle, beyne yaşanan şeylerin kötü olmadığını ve artık iyileştiğimizi anlatmalıyız. Allah'ın izniyle, beynimiz çalışan biyolojik programı kapatacak ve biz de huzura ereceğiz.

Allah hepimizin yardımcısı olsun. Şifa Allah'tandır ve biz sadece O'na sığınırız.

Selametle kalın,

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13.02.25, 23:50
Acemi
 
Üyelik tarihi: 09.02.25
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 6
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
S.A. Allah razı Olsun. Böbrek yetmezliği durumunun şoku ne olabilir aceba ya da baş ağrısı bilgini paylaşırsan sevinirim.
Yeni Alman Tıbbı (Dr. Ryke Geerd Hamer tarafından geliştirilen bir yaklaşım) baş ağrılarının duygusal çatışmalar ve şoklarla ilişkili olduğunu öne sürer.

Böbrek Yetersizliği: Tek başına kalmak, ayrı hissetmek, birini kay betmek, sıvı travması, sudan çıkmış balığa dönmek, aşı, boğulma, paranın sular seller gibi gitmesi, doğumda suyun erken gelmesi, doğumda oluşan tansiyon, serum takılması.


Bir zamanlar doğum sancısı çeken bir annenin, çocuğu dünyaya gelirken yaşadığı zorluklar ve sıkıntılar neticesinde (Doğum kanalında sıkışmak) yavrusu epilepsi hastalığına maruz kalmıştı. (Epilepsi Sıkışıp kalmak hareket edememek ör. Sünnet deprem beyin kanaması doğum Aşı yapmak.) Anne, çocuğun uykuya daldığı bir gecede yanına gelip, onun başucuna oturarak sevgisini ve merhametini dile getirdi. Gözlerinden akan yaşlar eşliğinde, oğluna “Senin doğumunda büyük bir imtihan yaşandı, bunun sorumlusu sen değilsin. ama Allah'ın izniyle sen bu durumu atlattın. Artık güvendesin ve iyileşiyorsun.” dedi.

Bu telkin ve dua ile, Allah’ın rahmeti ve kudreti sayesinde, annenin günlerce süren telkin çalışmaları ve Azmi ile birlikte çocuk zamanla iyileşmeye başladı. Annenin sevgi dolu sözleri ve kalpten gelen duaları, çocuğun ruhunu ve bedenini sarıp sarmaladı. Bir süre sonra çocuk tamamen sağlığına kavuştu ve hayata umutla, sevgiyle dolu olarak devam etti.

Yeni Alman tıbbına göre, insanların yaşadığı fiziki ve ruhsal hastalıkların kökeni atalarından değil, kendi yaşam deneyimlerinden kaynaklanmaktadır. Kişi, yıllar önce yaşadığı bir olayın duygusal etkisiyle hastalandığını fark ettiğinde bile, bedenindeki hastalık Allah'ın izniyle iyileşebilir.

Örneğin, bir yolculuğa çıkarken evde özel bir eşyasını unuttuğunu fark eden birinin o an hissettiği duyguyu düşünelim. İşte tam olarak böyle, geçmişte yaşadığı bir olayın vücudunda bir hastalığa sebep olduğunu anladığında, Allah’ın izniyle iyileşme süreci başlayabilir. Kimi insanlar yaşadıkları travmalardan dolayı hastalıklara maruz kalırken, kimileri biyolojik programların sonlanmasıyla kendi kendine iyileşebilir.

Ancak, bazen biyolojik programlar hatırlatıcılar yüzünden kronikleşebilir. Örneğin, olayın yaşandığı yere duygusal bağlarla hatırlanması, hastalığın tekrar yaşanmasına ve sürekli hatırlatıcılar ile kronikleşmesine sebep olabilir. Bu nedenle, Rabbimiz'in rahmetiyle, dualarımızda ve telkinlerimizde her daim iyileşme ve huzur dileyelim. Allah'ın izniyle şifa bulacağımıza inanarak, umutla ve sabırla hayatımıza devam edelim.

Saygı ve Selamla.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
biofoton, canlı enerji, canlı enerji parçası, eterik, eterik şifa, eterizm, eternal, eternal kod, frekans dna


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Cevşen-ül Kebirde Geçen 999 Esma-ül Hüsna Havasokulu Cevşen ve Havassları 18 02.02.26 03:09
Yaradılış Celil Derin Konular & Beyin Fırtınası 2 08.04.24 01:11
Esma-il hüsnanın havassı 1.Bölüm اَلأَسْماَءُ الْحُسْنَى, AristaS Esmalar 3 10.04.22 08:29
Panik atağın musallatla bir ilgisi var mı? Nora Sorularınız 13 11.02.21 21:15


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:18.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com