Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Evrensel Enerjiler & Parapsikoloji > Evrensel Enerji Sistemleri > Çekim Yasası


6. His kişinin ruhsal şuur seviyesine bağlı olarak aktive edilebilir


Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.08.18, 00:12
Acemi
 
Üyelik tarihi: 12.08.18
Bulunduğu yer: Dünya
Mesajlar: 2
Forum Puanı: 2887
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Post 6. His kişinin ruhsal şuur seviyesine bağlı olarak aktive edilebilir

Kuantum mekaniği en küçük ölçekte atomların ve atomaltı parçacıkların enerji paketçiklerinden oluştuğunu keşfetti. Şimdi, insan şuuru üzerine önde gelen araştırmalar şunu gösteriyor ki bu enerji de belli bir skalada titreşiyor.

Evren, her varlığının eşi olmayan bir bir sayısal özellikle ya da eşsiz bir sesle temsil edildiği dev bir ses senfonisi olarak düşünülebilir. Herşey nümerik ya da ahenkli olan tek birşeyin ifadesinden başkası değil. Tanrıyı Evrenin düzeninde ve ahenginde görebilirsiniz.

Evren bir müzik enstrümanıdır ve içindeki herşey onu da içine alan ve daha geniş olanla ahenk içinde titreşiyor.

Titreşim skalası her insan duygusunun maddeninkiyle tam olarak aynı şekilde bir titreşime sahip olduğu keşfi üzerinde işleyişe sahip.
Korku, kızgınlık veya utanma gibi ağır hisler düşük frekanslarda titreşiyor. Ama sevgi, sevinç ve huzur gibi hisler yüksek, yükseltici frekanslarda titreşiyor.
Enerjiyle ilgili keşfedilen en ilginç şeylerden biri de enerjetik frekansınızın etrafınızdakilerin de frekansını etkileyebileceğiyle ilgili Örneğin, frekansı sevgi frekansı olan 500 seviyesinde olan biri 750 000 diğer kişiyi 200 seviyesinin üzerine çıkarabilir.

Üniversitelerde ve diğer araştrımacılar tarafından bulunan diğer bir kanıtsa titreşiminizi etkileyebilecek tek şeyin diğer insanlar olmadığını gösteryor; diğer nesneler ve KENDİ REALİTENİZ de (en başta olmak üzere) sizin titreşim seviyenizi belirlemede etken.

Sicim kuramı da , Evrendeki var olan herşeyin gerçekliğin esas öğelerinin rezonans frekanslarında titreşen temel parçacıkların aynı keman tellerinden çıkan notalar gibi ,ufak sicimlerin titreşimleri ile olduğu prensibine dayanıyor ve Evrenin müziğini oluşturuyor. Tüm atom,dnamız, yıldızlar, ışık, herşey titreşimsel sicimlerle birbirine bağlı bir ağı oluşturuyor. Kadim bilgiler de bizlere evrenin bu ritmiyle senkronize ve eşzamanlı olmayı öğretiyor ....Her şeyi birbirine bağlayan ve rezone olmamız gereken kozmik bir ağ var..

Genetik bilimciler bir kişinin şükür hali içinde pozitif olumlamalar yoluyla pozitif frekanslar gönderdiğinde insan DNA'sının bazı artık DNA’ları aktive ederek evrimsel bir sıçrayışı gerçekleştirdiğini keşfettiler.
Tüm diller ses, dalga ve titreşimdir ve yaşam çiçeği formundaki kutsal geometriyle komut verilerek doğanın yasalarına bağlanırlar. Herşey sestir, sizler bile.

İnsanların söylemeyi ve duymayı seçtiği kelimeler insan DNA’sını değiştiren bir frekans gönderir. DNA’da 64 kodon bulunuyor. Duygu dalgaları kodonların aktive olmalarını sağlıyor. Biz sadece iki duyguyu aktive ediyoruz, bunlar korku ve sevgi olup farklı sinüs dalgalarına sahiptir. Korku daha kısa bir frekanstır ama koşulsuz sevgi daha fazla kodonu aktive ederek bedeninizde daha fazla genetik modeli aktifleştiren daha uzun bir frekansa sahiptir.

Bunun nedeni evrenin hepimizin ilkokulda öğrendiği ve hala yaşamda anlamaya çalıştığımız basit bir matematikle fonksiyon görmesidir. (+)+(-)=sabitliktir, ileri yönde hiçbirşey ve geri yönde hiçbirşeydir. Bu yüzden pozitif bir şey söylediğinizde veya yaptığınızda ve ardından onu bir negatifle değiştirdiğinizde, duygusal bir çıkmaza girersiniz. (-)+(-)=(-)’dir, ve bu da iki negatifin daha da ileri seviyede bir düşüş getirdiği anlamına gelir. Negatif bir söz söylediğinizde veya yaptığınızda ve daha da negatiflikle devam ettiğinizde uçurumda daha aşağılara düşersiniz. (+)+(+)=(+)’dır, ve ancak iki pozitifin yükselteceğini ve büyüteceğini gösterir çünkü ikisi de birlik içinde birbirini besleyecektir. Bu, pozitif bir söz söylediğinizde ya da yaptığınızda ortaya çıkacaktır, kendinizi iyi hissedersiniz ve hissetmeye devam edersiniz. İşin püf noktası da burasıdır, beyniniz kendinize ya da başkalarına negatif bir söz söylediğinizde ya da yaptığınızda size bunun farkını söyleyemez çünkü beyniniz sizi ve başkalarını tek bir varlık olarak görmektedir. Dolayısıyla başkalarına negatif bir şey söylediğinizde ya da yaptığınızda bedeniniz hala stres, endişe ve paranoya hislerini deneyimleyecektir tıpkı kendinize söylediğinizde olduğu gibi.
Böyle bir negatifliğin sürekliliği bedeninizde stres ve hastalıklar meydana getirir. Kendiniz ve başkaları için koşulsuz bir sevgi duyarak yaşamak epifiz bezinizdeki Kundalini kaynak enerjisini aktive eder ve bu da çağlar boyunca çeşitli ruhsal sanat çalışmalarında belirtilen altıncı his olarak kendini gösterir. Kalbinizin etrafında bir manyetik elma alanına benzeyen bir huni olan torus aslında kendi içinde izole birçok torustan oluşur, dairesel bir şekil çizerek döner ve ta tepeye kadar çıkar ve yine bir kara delik gibi geriye döner. Sonsuzluk matematiği uzayda DNA iplikçikleriniz arasında daire oluşturuyor ve bu sürekli olarak devam ediyor.

Tamamen bütünleşmiş insan aydınlanmıştır ve ilahi olanla fiizksel olanın deneyimi arasında gelişmiş bir deneyim yaşamaktadır. Bu yüzden ilahi enerjetik bedeninizi, sevgi sözleri ve düşünceleri formundaki koşulsuz sevgi frekanslarıyla pozitif yükleyin. İnsan DNA’sının uzun zaman şüphe edilen 6. Hissi kişinin ruhsal şuur seviyesine bağlı olarak aktive edilebilir, bilim, Budistlerin, Kızılderililerin, Mayalıların inandığı gibi uzun süre devam ettirilen şifa mantralarının veya ilahilerin ekilerinin gerçek olduğunu kanıtlıyor.

Şu an kendimize sormamız soruysa şu: Kendinize ve başkalarına hücresel gelişiminizi ilerletecek veya durduracak olan neler söylüyorsunuz?

  #2  
Alt 25.08.18, 00:14
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 28.04.15
Bulunduğu yer: Nefes Aldığım Yerde
Mesajlar: 14,532
Forum Puanı: 10311
Etiketlendiği Mesaj: 907 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart istediğiniz deği, beklediğiniz olur

Çekim Yasası adı altında sunulan bilgilerin yanlış anlaşılan bir kısmından bahsetmek istiyorum bugün. Bu konunun önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle de “istiyorum, istiyorum ama olmuyor” diyenlerin konuya bir de bu açıdan yaklaşmasını isterim açıkçası.

İstemek çoğu zaman tek başına yeterli değildir. İstemeye, olacağına dair kuvvetli bir inanç eşlik etmelidir. Buna da beklenti veya umut adını verebiliriz.

Ne istediğimizi belirlemek ve netleştirmek elbette çok önemli bir adımdır, koçluk seansları da genellikle bu soruyla başlar, ne istiyorsunuz?

Daha sonra isteğimizi bir proje olarak ele almak ve bazı eylem adımlarını kabaca olarak da olsa şekillendirmek ve minik bir adım atarak başlamak önemlidir.

Bu isteğinize nasıl ulaşmayı düşünüyorsunuz, yol boyunca motivasyonu nasıl koruyacaksınız, isteğinize ulaştığınızı nasıl anlayacaksınız (özellikle kişinin kendisinde yapmak istediği değişimlerde), bu isteğinize ulaşmak için yapacaklarınız hayatınızın diğer alanlarını nasıl etkileyebilir, ilk olarak hangi adımı atacaksınız, nasıl devam edeceksiniz?

Bu ve benzeri soruları sormak ve üzerinde düşünmek, bir isteği olumlu bir beklentiye dönüştürebilir. İsteğinizi, ipini elinizde tuttuğunuz gökyüzünde çok yükseklerde bir uçurtma gibi düşünün, uçurtmayı aşağı çekince isteğiniz size yakınlaşır. Bunun için de eylem adımlarını şekillendirmek, hayali plana dönüştürmek önemlidir.

İstediğiniz değil, beklediğiniz ya da umduğumuz olur demiştim. Bu nedenle dikkatiniz/odağınız isteğinizin gerçekleşmesinde değil gerçekleşmemesinde ise, daha çok düşündüğünüz şey, yani isteğinizin olmaması hali gerçekleşebilir. Buna da dikkat edin lütfen.

Ayrıca istediğiniz şeyin gerçekleşmesi için eylem adımlarının yanı sıra inancınıza göre dua etmeyi, sahip olduğunuz şeyler için şükretmeyi ihmal etmeyin. Bunlar inancınızı kuvvetlendirir ve destekler.

__________________
Sözün kıymetini '' Lal'' olandan,
Ekmeğini kıymetini ''Aç '' olandan,
Aşkın kıymetini ''Hiç'' olandan öğren..

  #3  
Alt 14.01.19, 19:08
Acemi
 
Üyelik tarihi: 24.09.14
Mesajlar: 7
Forum Puanı: 4323
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Adalet .sevgi. şefkat ve merhamet duygusunun insanlar üzerinde bıraktığı .tesir kadar . Bize cansız gibi görünen bitki tohumları üzerinde bile öyle etkileri olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır ki .Bütün canlı mahlukata her ne mesaj gönderiyorsanız ,onlar bu mesajı fazlasıyla alıyorlar .Sevgiye karşılık sevgi. tepkiye karşılıksa , tepki veriyorlar .Kurtuluş Savaşında ,savaşa ara verildiğinde cepheyi gezen Fransız general .Bir askerin diğerine yardım ettiğini görür ve yanlarına gider .Görür ki .yarası daha ağır olan Türk askeri ,savaştığı askerin yarasını sarıp, kanını durdurmaya çalışmaktadır .General tercüman aracılığıyla sorar .Neden düşmanına yardım ediyorsun?Aldığı cevap ,tarihin o acılarla dolu sayfalarına ,altın harflerle yazılacak muhteşem bir sözle son bulur .İstedim ki . o ,annesine ,yani sevdiklerine kavuşsun . Çünki .asker cebinden bir resim çıkarıp bana gösterdi yaşlı bir bayandı .Belliki annesiydi .Benimse geride hiç kimsem yoktu dedikten bir süre sonra ,iki askerde ruhlarını teslim ederler .
General bu durum karşısında adeta donar kalır ve gözyaşlarını tutamaz.oysa asıl şok henüz gerçekleşmemiştir.Orada bulunan bir asker ,Türk askerinin yarasına baktığında görürler ki .ondaki süngü yarası çok daha ağırdır ve Mehmedimiz oraya ot basıp tıkayarak kanını durdurmaya çalışmış o vahim durumda kendi canını yok sayıp .gömleğini yırtarak biraz önce savaştığı düşman askerinin, yaşayıp sevdiklerine kavuşması için kendi canını feda etmeyi göze almıştır .Allah aşkına bu nasıl bir asil duygu bu nasıl bir insan sevgisidir ki ölüme, sevgiyle .merhamet duygusuyla koşarak gitmek ve dünya tarihine geçecek bir ders vermek. Fransız general gördüğü bu ikinci manzara karşısında adeta şoka girer .donar kalır ve göz yaşlarını tutamaz. Dünayadaki bütün ilmi .felsefi ve bilimsel araştırmalar ,insanı anladığında ,eminimki .insanlık çok daha hak ettiği yerlerde olacak ve sevgi ,adalet ve merhamet duygusu .dünyanın olmazsa olmazı olacaktır. Konuya farklı bir pencereden bakayım dedim .Nasıl olsa söz konusu olan İNSAN DEĞİL Mİ. EN KALBİ DUYGULARIM.SEVGİ VE SAYGILARIMLA .

  #4  
Alt 14.01.19, 21:07
Hovardas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
 
Üyelik tarihi: 22.09.14
Mesajlar: 93
Forum Puanı: 4380
Etiketlendiği Mesaj: 29 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

2009 senesinde kuantum ile tanıştım..olumlama,ritüeller ve pozitif düşünce iç dünyamızın bizi yönetmesi olduğunu gördüm..olumsuzluk asla olumlu bir hayat önümüze sunmuyor.. asla geniş zamanlı kelimeler ve şart eki olan cümleler kullanmayınız..hayata pozitif bakın..evrene olumlu cümleler yollayın..dua gibi..iyi akşamlar..ALLAH gönlünüze göre güzellikler versin..

  #5  
Alt 14.01.19, 21:10
Acemi
 
Üyelik tarihi: 25.09.14
Mesajlar: 6
Forum Puanı: 4323
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bilinçsel algıdan süzülen sözlerin duyumsal kavramları elbette canlı hücrelerde iyi ya da kötü bir etki yapar. Ancak biz sözlerimizi hücrelerimizin sağlığını korumak için değil, insanlık tıynetimizi onurlandırmak ya da lanetlemek üzere seçeriz.

  #6  
Alt 14.01.19, 21:12
Acemi
 
Üyelik tarihi: 26.09.14
Mesajlar: 4
Forum Puanı: 4324
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Lanet ifadesi yerine ,acaba farklı bir kelime yazmış olsanız ,yazınız daha farklı olmaz mıydı diye düşünüyorum.
Hani güzel bir yemek ziyafetinde olup .sonunuda tatlıyla tatlandırırsınız ya ,ha işte onun gibi demek istedim. Sakın yanlış anlamayın .

  #7  
Alt 14.01.19, 21:15
aşk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 08.10.14
Bulunduğu yer: Eski Zelanda
Mesajlar: 31,058
Forum Puanı: 38565
Etiketlendiği Mesaj: 136 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Yazıyı okurken tam ben de insanın sahip olduğu tıyneti düşündüm. Sonra sanatçılar geldi aklıma, sevgi böceği bir Dostoyevski bu dünyaya ne bırakırdı acaba...

__________________
💚Genellikle kalbin acı çektiği şeylerden bedende acı çeker. Kalbe sıkıntı veren şey bedenede sıkıntı verir.💚
  #8  
Alt 14.01.19, 21:18
Acemi
 
Üyelik tarihi: 08.10.14
Mesajlar: 3
Forum Puanı: 4318
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

İşin özeti;
Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır.

  #9  
Alt 14.01.19, 21:18
Acemi
 
Üyelik tarihi: 19.10.14
Mesajlar: 9
Forum Puanı: 4320
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

"Seni seviyorum "
Hem kendime hemde baskalarina iyi gelen bir soz
Ve her daim soylemeye gayret ediyorum

  #10  
Alt 14.01.19, 21:19
Acemi
 
Üyelik tarihi: 24.10.14
Mesajlar: 8
Forum Puanı: 4294
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Kuantum fiziği aslında açıklayamadağımız bazı fenomen ve metafarların izâhını mümkün kılıyor. Özellikle “niyet faktörü” ve “gözlemci etkisi” ile aslında kendi çevremizdeki uzayı kendimiz oluşturduğumuz bilinci seviyesinde yaşamamız bekleniyor. İhtimaller havuzundan olan evrende doğru bakışınızla bir bakıma kendi kadersel “süperpozisyon”unuzu oluşturabilir ve bilinç boyutunda, ânda, akışta yaşayabilirsiniz. İçiçe boyutları yaşamak ve taşımak kendinize ağır, fevkâladeninde fevkinde müthiş bir bilinç boyutu, dışardan bakılınca da sıradışı hatta akıldışı bile gelebilir.
Buradan da yola çıkarak korku frekansından ve negatif yoğunluklardan sıyrılıp güzel niyetlerde sevgi ve neşe frekansını yakaladığımızda kaderimizi şekillendirip değiştirebiliriz. Pek çok kadim bilgide teslimiyet ve akışta kalmak büyük rol oynar. Bu elbette hepimiz için ayrı ayrı sınavlar sunan zor hayat koşullarında miskinleşerek salıvermeyi değil elinden geleni yaptıktan sonraki kâbul ve akışta kalmayı anlatır. Ne olursa olsun ders tarafını görmeyi ve her türlü olumsuzluğa rağmen neşeyi kaybetmemeyi öğrenmek zaman alsada evrenle uyumu yakaladığımızda buna değeceğine emin olabiliriz.

Konu Kapatılmıştır

Etiketler
anlami, celcelutiyenin, okunusu


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ruhsal Olarak En Güçlü Burçlar Och Burçlar & Astroloji & Yıldızname 9 08.06.23 20:12
Kediler Bizi Ruhsal Olarak Koruyabilir mi? Och Kişisel Gelişim 0 08.08.20 00:41
Bağlı olan kişinin bağlılığını çözmek için MrBerkHD Havas ilmi Genel Bilgiler 2 03.06.20 15:25
Ruhsal olarak hiç iyi değilim hnur Sorularınız 29 10.08.18 15:38
Bağlı Şuur SiLence Parapsikoloji & Spiritüalizm 1 21.03.17 16:35


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:08.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com