![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
|
SORU:
Bir kişi, yaşadığı rahatsız edici bir durumu bir hocaya danışıyor. Konuşma şu şekilde gelişiyor: Kişi, hocasına, "Rahatsızlığım var hocam, musallat konusunda çok çektiğim çekmeye devam ediyorum," diyerek başlıyor. "Birkaç metafizikçiden yardım aldım ama bir süre rahatlıyorum, tekrar başlıyor. Bu ara yine kötü. Hocam, delirmekten korkuyorum, çok çaresizim," diye ekliyor ve "Bana yardımcısı olur musunuz acaba?" diye soruyor. Hoca, bu samimi talebe şu şekilde yanıt veriyor: "Size Allah rızası için yol göstermeye çalışırız ama sizin de gayretiniz önemli." Ardından, "Çok sevinirim hocam, ben elimden geleni yaparım, çok zor durumdayım," diyor kişi. Hoca, durumu daha iyi anlamak için kişinin geçmişini sorguluyor: "Yıllar önce başladı, ben o zaman nişanlıydım, 2012’de nişanlıyken birkaç yakıldım. Bir gece, sonrası bitmek bilmeyen işkence, her gece rüyada saldıran büyük kedi, köpekler, boşanmak, kendimi eve kapatmak ve çok daha fazlası. 49 yaşındayım, hayatım bitti hocam." Hoca, durumu değerlendirdikten sonra, "Hocam, tam bitti diyorlar, 3.5 ay iyi. Sonra tekrar başlıyor," diye devam ediyor kişi. Hoca, bu döngünün nedenlerini anlamak için daha fazla bilgi istiyor ve kişi, "Banyo, WC yanlış gidemiyorum, evde yalnız kalamıyorum, annem yaşlı, anneme yaşıyorum," diyerek yaşadığı korkuları ve yalnızlık hissini paylaşıyor. Ayrıca, "XXX, XXX ve daha nicesine gittim," diyerek farklı kişilerden yardım almaya çalıştığını belirtiyor. Ancak, "Senin intihar etmem mucize, durumun çok kötü dediler. 13 tane dediler," diye ekliyor ve "Her gittiğimde 3 ay falan geçiyor, sonra başlıyor," diyerek bu geçici rahatlama döngüsünü vurguluyor. YANIT: Daha önce "Düşmanınızı Tanımadan Savaş Kazanamazsınız" serisinde, insanların cinnilere verdikleri zararlar konusuna değinmiştik. Bu olay da benzer bir durum. Kardeşimiz, evinde iş yaparken yanlışlıkla kaynar su dökmüş ve bu suyla bir cinniyi yaralamış. Bunun sonucunda, yaralanan cinninin ailesi, kısas (misilleme) hakkını kullanarak kişiye ve ailesine musallat olmuş. Evde, mutfakta, banyoda, tuvalette, yemek kırıntılarının üzerine basarak ya da benzeri durumlarda, insanlar bilmeden cinnilere zarar verebiliyor. Bu tür olaylar, cinnilerin öfkelenmesine ya da bu durumu fırsat bilerek insana musallat olmasına yol açabiliyor. Cinniler, tıpkı insanlar gibi, bazen öfkeyle hareket ederken bazen de bu durumu bir ruhsat (kısas hakkı) olarak görüp kişiye ve evine yerleşerek zarar verebiliyor. Bu durumda, bir uzlaşma ya da hak iadesi sağlanmadığı sürece, ne yaparsanız yapın bu musallattan kurtulmak mümkün olmuyor. Ancak, bu durumu çözmek için cinci ya da muskacılara gidip muska yaptırmak, "yaktırmak" gibi yöntemler sorunu daha da karmaşık hale getiriyor. Çünkü bu tür müdahaleler, işi bilen biri tarafından yapılmazsa, kişi "azmettirici" konumuna düşebilir ve yaralanma ya da cinayet gibi sonuçların sorumlusu haline gelebilir. Bu da kişinin manevi yükünü artırır. Peki, "Biz onları görmüyoruz, ne suçumuz var?" diye düşünülebilir. Ancak Rabbimiz, bizlere peygamberler aracılığıyla birçok uyarıda bulunmuştur. Her işe besmele ile başlamak, eve, tuvalete girip çıkarken belirli adaba uymak, tüm bunlar bu tür musallatlardan korunmak içindir. Daha önce bu serilerde bu koruyucu yöntemleri detaylı bir şekilde anlatmıştık. Bu durumda olan bir kişi ne yapmalı? Eğer çevresinde gerçek ilim sahibi bir kişi yoksa, öncelikle kendisi istihare yaparak durumu anlamaya çalışmalı. Zaten belirtilerden bunu fark edecektir. Ardından, Rabbimizden dua ve tövbe ile yardım dilemeli. Yaralanan ya da ölen cinninin ailesiyle maneviyat yoluyla uzlaşma talep etmeli. Eğer bu cinni, kitap ehli (örneğin Müslüman, Hristiyan ya da Yahudi bir cinni) ise, çoğu zaman uzlaşma sağlanabilir. Kişi, "Rabbim, istemeden zarar verdiğim kullarının ruhuna hediye ediyorum," niyetiyle, imkânı ölçüsünde hayır hasenat yapmalı. Kurban kesebilirse daha iyi olur. Bu hayırları, bir kefaret niyetiyle yapmalı. Ayrıca, tebliğ paketini uygulayarak bu günaha karşı tövbe etmeli ve maneviyatı vesile ederek Rabbimizden yardım istemeli. Bu şekilde, ruhsatın düşürülmesiyle, Rabbimizin izniyle sonuç alınabilir. Bazı durumlarda süreç uzayabilir ve bu süreçte eziyet artabilir. Ancak ısrar ve gayret edilirse, mutlaka bir müdahale olacaktır. Eğer kişi bu adımları atamayacak durumdaysa, ailesi onun adına bu süreci yürütmelidir. Unutulmamalıdır ki bu bir kısas ve kefarettir. Bu kefareti ödemeden, cinci ya da muskacı ile çözüm aranamaz.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Allah-ın Kulu, Kulun Allahı Sevmesinin Belirtileri | Hovardas | ALLAH (c.c) | 25 | 01.10.23 17:01 |
| Bir Kulu Seversem, Onu Belaya Çarptırırım. | Skoda | Tasavvuf Sohbetleri | 0 | 29.06.22 18:28 |
| Gelen cinni varlıklar sürekli yanımda | Yusuf3449 | Sorularınız | 12 | 08.03.20 16:34 |
| Müsluman bir cinni varken gayri muslim musallat olur mu? | HakYolunda | Sorularınız | 2 | 02.03.20 12:21 |
| Çarpılma gerçeği | SiLence | Paranormal Yetenekler | 5 | 24.12.19 08:57 |