![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Bu dünyada uyurken bir başka boyutta uyanığız.
Uyku sana doğal bir süreç olarak öğretildi ama kadim öğretiler bambaşka bir şey söylüyor. Kabala'da uyku, nefesh'in (alt ruhun) bedende kalıp neshamah'ın (yüksek ruhun) yukarıya çekilmesidir. Sen uyumuyorsun, ruhun geçici olarak kaynağına dönüyor. Zohar'da açıkça yazar: her gece insan ölümün altmışta birini tadar. Ruh bedenden ayrılır, yukarı yükselir ve orada bir tür muhasebeye tabi tutulur. Geri dönerse sabah gözlerini açarsın. Dönmezse buna ölüm dersin. Tasavvufta da aynı bilgi vardır. İbn Arabî uyku ile ölüm arasında derece farkı olduğunu, mâhiyet farkı olmadığını söyler. Peygamber efendimiz her sabah uyandığında "bizi öldükten sonra dirilten Allah'a hamd olsun" derdi. Sen her gece ölüyorsun ve her sabah yeniden yaratılıyorsun. Rüyalar ise asıl mesele. Kabala'da rüya, "yesod sefirası" ile ilişkilendirilir. Yesod, yukarıdan gelen bilginin dünyaya aktarıldığı kanaldır. Rüyada kontrol edemediğin o görüntüler senin üretimin değil, o kanaldan akan veridir. Talmud'da bir rüya açılmamış bir mektup gibidir denir. Sana gönderilen ama okuyamadığın mesajlardır onlar. Modern bilim uykunun neden var olduğunu hala tam açıklayamıyor. Beyin onarımı, hafıza konsolidasyonu gibi mekanik açıklamalar veriyor ama hiçbiri şu soruyu cevaplayamıyor: bilincin neden kapanması gerekiyor? Çünkü bilinç kapanmıyor. Sadece sen farkında olmuyorsun. Ruhun bedenden çekildiğinde beden cansız kalıyor ve sen o arada başka bir yerde, başka bir frekansta işlem görüyorsun. Garip olan uyku değil. Garip olan senin her sabah geri dönüp bunun farkında olmaman.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
|||
|
|||
|
Uyku size de tuhaf gelmiyor mu? Mesela, yatağa uzanıp gözlerimizi kapatıyoruz ve saatlerce ortadan kayboluyoruz, bedenimiz hareket etmiyor veya hiçbir şeyi hatırlamıyor, üstelik kafamızda kontrol edemediğimiz rüyalar görüyoruz. Çok normalleşmiş bir durum ama yine de garip.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
İslamiyette uyku ile alakalı konularda paralellk gösteren bir açıklama.
10 binlerce yıl önce bilinenler, modern ve sözde bilgi çağında bilinmiyor. Bilinmek bir yana akıl alacak gibi değil. Dünyayı maddeden ibaret sanan Ateizm bu konularda çaresiz kalıyor. Oysa atom bile metafizk. Ateizm yaygın olsaydı, metafizik bir düşünce olmayacağından, rüya sadece bir rüya olarak kalacaktı. Kabalistik ve metafizik fikirler ise korkunç bir değer katıyor insanlığın mana alemine. Taraf sizin ya karanlık bir dünya ya da ateistik gerçek dünya.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
Bunu çok az kişi gerçekten kavrayabiliyor. Uyku dediğimiz şey bilinçsizlik değil, bilincin frekans değiştirmesi. Beyin kapanmıyor, sadece alıcı değiştiriyor. Sufiler bunu asırlardır biliyordu zaten. Gazali rüyayı perdenin aralanması olarak tanımlar. Sen uyurken beden durağan ama ruh aktif. Asıl soru şu, biz uyanıkken mi daha bilinçliyiz yoksa uyurken mi? Çünkü uyanıkken beş duyunun filtresiyle sınırlısın. Uyku o filtreyi kaldırıyor. Modern nörobilim REM döngülerini açıklıyor ama bilincin neden geri geldiğini açıklayamıyor. Belki de cevap bilimde değil kadim metinlerde hep duruyordu.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|