Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Derin Konular & Beyin Fırtınası


Düşmüş Melekler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.02.19, 02:19
 
Üyelik tarihi: 29.07.18
Bulunduğu yer: Uşak
Mesajlar: 150
Forum Puanı: 15
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Hermon Dağı'na" iniş yapan 200 İgigi (dinlerde anlatılan melekler) Mars gezegeninde RA Marduk'un emrinde olan varlıklardı. RA Marduk dünyalı bir kızla evlenmek için izin almıştı ve dünyaya gelmişti. Bu 200 melek sami denilen dinlerde "Falen Angels" Düşmüş Melekler olarak adlandırılmaktadır.

Nuh'un büyükbabası ENOCH'un kitabında anlatılanlara göre (kuranda İdris peygamber olarak geçer) İnsanlara astronomi, astroloji, fal, taro ve medyumluk, müzik aletleri kullanmak gibi yetenekleri öğretmişlerdir. Adem ve Havva'yı Edin'den kovan Enlil/RAB, insanların sadece köle olarak kalmasını ve gelişmemesini isteyen bir tanrıdır. Zaten RAB köle sahibi ABD ise kul/köle anlamındadır. Bu 200 İgigi/melek insanlara birçok yetenek öğrettiği ve insan kızları ile çiftleştikleri için Enlil/RAB tarafından cezalandırılmışlardır.

Bu düşmüş melekler kanatlı varlıklar oldukları için insan kızlarını kaçırıp onlarla ilişkiye girerek Nephilim soyunu oluştururlar. Enlil, kadınlara "uzun saçlarınızı kapatın veya erkekler gibi kazıtın ki bu İgigiler sizlerin kadın olduğunuzu anlayıp sizleri kaçırmaya kalkmasınlar" demiştir. Kapanma geleneği olan çarşaf emri Enlil/RAB tarafından bu sebeple ortaya çıkmıştır.
nsanların çoğu bu bilgilere kapalıdır. İnsanlar gelişime, medeniyete ve teknolojiye çok geç bir şekilde geçiş yapmıştır. Orta Çağ Avrupası'da kiliselerin engizisyonları ile aydın beyinler yine Enlil'e tapınan dinciler tarafından hep cezalandırılmışlardır. Aslında antik metinlere indiğinizde bu sistemi çözümleyebiliyorsunuz. Köktencilik meselesi antik çağlardan beri günümüze kadar değişim göstererek gelmiş ve misyonunu devam ettirmektedir. Sizler hâlâ iyi ve kötü tarafı ayırt edemiyorsunuz. Dünyada halen bu soy kavgaları dinciler ve paganlar olarak devam etmektedir. Ya dinciler tarafından bastırılıp ilkel vaziyetlerde kalacaksınız ya da ilerleyip aydınlanacaksınız. Savaş aynı savaş, taraflar aynı taraflar..

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08.02.19, 16:36
Üye
 
Üyelik tarihi: 01.01.19
Bulunduğu yer: denizli
Mesajlar: 41
Forum Puanı: 8
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Paganlar adam olsaydı senin dinci dediğin kesime dünya üzerinde laf kalmazdı sen düşmanı göremiyormusun

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21.02.19, 11:29
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 07.01.19
Bulunduğu yer: Tr
Mesajlar: 337
Forum Puanı: 121
Etiketlendiği Mesaj: 22 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Tarihçiler, İlluminati örgütünün 1776 yılında Bavyeralı Yahudi Adam Weishaupt (1748-1830) tarafından kurulduğunu belirtseler de örgütün gerçek tarihi MÖ 6. yüzyıldaki Babil'e kadar geri gider.

İlluminati örgütünün temel felsefesi Yahudi Kabalası'na dayanmaktadır.
İlluminati mensuplarının açıklamalarına bakılırsa, onlar kayıp kıta Atlantis'te yaşayan "dünyaya düşmüş melekler"in soyundan geliyorlardı.

Bu "düşmüş melekler"in insanlarla melezleşmesinden üstün bir ırk olan "Aryanlar ortaya çıkmıştı. Bu "melekler" onlara "eski bilgeliği" öğretmişlerdi.
Bu nedenle İlluministler kendilerini, kökenleri yüzyıllar öncesine dayanan okült bir bilgeliğin temsilcisi sayarlar.

İlluminati tiranlığa, despotizme ve organize dinlere karşıdır. İlluminati'nin ana hedefi, "tek bir dünya dinine dayalı yeni dünya düzeni" kurmak ve onu yönetmektir...

İlluminati mensupları, bu plan gereğince yüzyıllar boyunca kendi aralarında evlenmiş ve bu "kutsal kan bağı" vasıtasıyla ezoterik bilgeliği nesilden nesile aktarmıştır.

Günümüzdeki İlluminati, güçlü bankacı ailelerden oluşmuştur ve gerek kültürel, gerekse ekonomik üstünlükleri ile dünyayı bir "Dünya Hükümetinin" yönetimine doğru yönlendirmeye başlamıştır.

Onlar dünyamıza paralel bir dünyada var olan bir güç şebekesi olup eylemlerini yeraltı dünyasında gerçekleştirmektedir.
İlluminati'nin fetih politikası dünya toplumlarını tamamen de moralize etmek üzerine inşa edilmiştir.

Onlar, istemedikleri her fabrikayı yok etmeye, her türlü cinsel sapkınlığı yaymaya, nifak tohumları ekmeye ve savaşlar çıkarmaya muktedirlerdir.

Devasa borçlarla dünya milletlerini köleleştirerek, onları itaate mecbur ederek, her an biraz daha küresel hükümetin egemenliğini
sağlamlaştırmaktadırlar.
Onlar, borsa spekülasyonlarıyla dünyanın cahil kitlelerinin servetlerini hortumlamaktadırlar.

Onlar, sonunda devasa boyutta küresel ekonomik kriz yaratarak,insanların ne kadar kendini yönetmekten aciz, yeteneksiz olduklarını ispatlamak istemektedir.
Büyük bir küresel kriz sonrasında ortaya çıkacak "global faşist devleti" onların beklediği kurtarıcı Mesih yönetecektir!

Onlar hiçbir moral değere bağlı kalmaksızın, örtülü eylemlerini (silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ile fuhuş gibi) rahatlıkla yürütebilmektedirler. Bu yasadışı faaliyetleri gizli istihbarat örgütlerinin faaliyetleriyle iç içe yürümektedir.

Dünyanın önde gelen istihbarat servisleri (CIA, MOSSAD, M16 gibi) uluslararası suç şebekeleri (mafya, Asyanın Triadları, Japon Yakuza'sı gb) ortak çalışmaktadır.
Gerçekte İlluminati, 18. yy'da devleti dinden Hıristiyanlıktan ayırarak, onun yerine "kendi dinini" ikame etmişti.

18.yüzyıldan başlayarak sürdürülen çok kapsamlı bir propaganda kampanyasıyla, Hristiyanlığın akılcılığa uymadığı ve bilimsel bulgulara ters düştüğü iddia edilmişti.
Bu nedenlerle kilisenin yolsuzluğa bulaştığı ve aşırı mülk edinme hırsına kapıldığı gerçeği aşırı büyütülmüştü.

Aslında kilisenin yolsuzluklara bulaştığı doğruydu ama bu sadece Kilise hiyerarşisinin üst kademesinde siyasete bulaşanlar için geçerliydi.
Paradoksal olarak İlluminati sekülerizmi, ateizme değil, okült öğretilere dayanıyordu.

İlluminati'nin üst kademelerinde insanları özgürlüğe kavuşturanın Lucifer (İblis) olduğu öğretiliyordu. Lucifer insanlara mutlak gerçeğin olmadığını öğretiyordu.
Yine bu öğretiye göre, "ahlak" denilen şey cahil kitlelerin uydurduğu bir şeydi.

İlluminati için tek geçerli şey, "irade" idi. Ancak onunla bütün korkuları yenmek mümkündü.
18. yüzyıldaki İlluminati programının özü, kendilerinin batıl inançlar dediği bütün dinleri ortadan kaldırmak ve "istedikleri her şeyi yapmak" özgürlüğüne kavuşmaktan ibaretti.

Batılı tarihçiler, günümüz seküler Avrupa devletlerinin tarihî bir süreç içerisinde "özgürlüğe" doğru ilerlediğini ileri sürmektedirler. Özgürlük kavramı Batı'nın Doğu'ya -özellikle despotizmin egemen olduğu Doğu'ya olan üstünlüğünün bir ifadesi sayılmıştır.

Batı tarihinin başlangıcı sayılan Antik Yunan'dan Roma İmparatorluğuna, Rönesans'a ve nihayet "Aydınlanma Çağına" gelinceye dek, Avrupalı düşünürler kendilerini -batıl inanç saydıkları- dinlerden uzak tutmaya çalışmışlardır.

Bu sözde ilerici düşüncelerin eyleme dönüşmesi sonucunda Fransız ve Amerikan devrimleri ve onların "özgürlük" adına getirdikleri “seküler düzenler" ortaya çıkmıştır.
Gerçekte bu devrimler İlluminati'nin gerçekleştirdiği hükümet darbeleriydi.

İlluminati’nin bu devrimleri gerçekleştirdikten sonra yaptığı ilk şey, (Fransa'da Marki de Concordet ve Almanya'da Fichte tarafından) mecburi eğitimin devreye sokulmasıydı.
Bu eğitimde tarihin özgürlükçü yorumu anlatılmaya başlanmıştı.

Tarihi, "özgürlüğün gelişmesi" olarak ilk yorumlayan Alman profesörü ve İlluminati üyesi George Hegel olmuştur.
Hegel, Yahudi Kabalası'ndan aldığı ilhamla tarihin, "Tanrı'nın kendisini bilmek istemesinden doğduğunu" iddia ediyordu.

Hegel'e göre insan tanrılaşıyor ve Batı uygarlığı batıl inançları (dinleri) yenerek "özgürlüğe" doğru ilerliyordu.
Birinci Dünya Savaşına kadar Hegel'in "Batı Medeniyeti" sınavı geçerliliğini korudu.

Son anda Birinci Dünya Savaşı'na katılan ABD, kendisi ve müttefiklerini haklı göstermek için tek bir "Batı" uygarlığının temsilcisi olduğunu ve Batı'nın özgürlüklerini savunmak için savaşa katıldığını açıklamıştı.

O günlerde emperyalist strateji, yüksek idealler kılıfı içinde yutturulmaya çalışılıyordu, aynen günümüzde olduğu gibi.
Amerika'nın demokrasi havariliğine soyunarak despotizme karşı savaş açması İkinci Dünya Savaşı sırasında da devam etti.

ABD'nin terörizme karşı savaş adı altında günümüzde yürüttüğü savaş da "demokrasiyi savunma" kılıfıyla aynı emperyal çıkarlara hizmet etmektedir.
ABD'li ideolog Francis Fukuyama, Sovyet Rusyanın çöküşünden sonra Hegel'i kaynak göstererek Tarihin Sonunun geldiğini ilan etmişti.

Ona göre, artık bugün "insani entelektüel ilerlemenin" sonuna gelinmişti ve daha fazla ilerleme söz konusu değildi. Çünkü Batı tarzı "liberal demokrasi" son aşamasına gelmişti. Fakat bu son aşamanın önünde bir engel vardı, o da "militan İslam" idi.

Benzer görüşü savunan ABD'li Yahudi Samuel Huntington, İlluminatinin de cephe örgütlerinden olan CFR'nin yayın organı olan Foreign Affairs dergisinde, Batının İslam ile kaçınılmaz şekilde çatışacağını "Clash of Civilizations"
Medeniyetler Çatışması yazısında açıklamıştı.

20.yüzyılda iki büyük dünya savaşının çıkacağını ve sonuncu savaşın Üçüncü Dünya Savaşı Müslümanlarla yapılacağını âdeta bir kâhin gibi daha 19.yy'da çok çok önceden bilen şahıs, Amerikan iç Savaşında konfederasyon generali ve 33. dereceden Mason olan Albert Pike olmuştur.

Albert Pike, 19. yüzyılda "Dünya Masonluğun Papası" olarak biliniyordu ve İlluminati üyesiydi.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21.02.19, 16:46
Acemi
 
Üyelik tarihi: 21.02.19
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 7
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

M16 değil....İngiliz gizliservisi MI-6

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22.02.19, 17:07
 
Üyelik tarihi: 29.11.18
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 283
Forum Puanı: 70
Etiketlendiği Mesaj: 23 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Evet. Aynen. Bu büyük savaşa Dünya içten içe hazırlanıyor. Savaş silahları yer altından gizli yürütülüyor. Herhan her saniye herşey olabilir. Zafer müslümanların olacak, ama Dünya kan gölüne dönecek. 8 milyarlık nüfus 800 milyona düşecek.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05.03.19, 02:09
Hud Hud isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05.03.19
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 48
Forum Puanı: 8
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Gökten düşmüş melekler diye tabir edilen,ŞEYTAN ordusunun bugün için dünyayı yönetenlerine rüşvet olarak ödeniyor,birisi orada otursun diye.Mesela her kredi alımında liboru İNGİLİZ HALKINI mutlu müreffeh olarak yaşatmak için ödüyoruz.ŞEYTAN'A ödüyoruz. Buna rüşvet denilebilir.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05.03.19, 02:41
 
Üyelik tarihi: 11.02.19
Bulunduğu yer: Berzah
Mesajlar: 282
Forum Puanı: 52
Etiketlendiği Mesaj: 7 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bilim: Melek ve cin gibi varlıklar fiziksel dünyada kanıtlanmamış; metafizik kabul edilir, empirik delil yok.

Kutsal kitaplar: Kuran ve hadis (Müslim 2996) melekleri nurdan, cinleri dumansız ateşten (mâric min nâr, 15:27; 55:15) yaratıldığını söyler. Tevrat/İncil melekleri ruhani, ateş/rüzgar gibi tanımlar (Mezmur 104:4), spesifik madde vermez.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10.08.20, 03:03
 
Üyelik tarihi: 22.06.20
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 106
Forum Puanı: 12
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Düşmüş melekler değince aklıma Harut ile Marut geliyor Çünkü dünya ya düştüler birdaha çıkamadılar ama inmişler deseydi çıkışı olurdu Harut Marut Suriye’de Mağarada yaşıyorlar büyü ilmini çok iyi biliyorlar ilk nefis verilen melekler şeytana tapanlar büyüyü onlardan öğreniyorlar

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14.08.20, 15:21
Acemi
 
Üyelik tarihi: 13.08.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 11
Forum Puanı: 1
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

zaman yolculuğu mümkün, zaman yolcuları var (hızır ve zulkarneyn), uzaylılar gerçek, anunakiler gerçek, reptilyanlar gerçek, dünya düz, dünyayı yöneten elit kesim iblisle fiziksel olarak görüşüyor, baal (efendi) isimli put aslında iblisin ta kendisi ve hala hayatta.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 30.06.22, 13:30
Acemi
 
Üyelik tarihi: 09.02.22
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 2
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Çok sürmez ya Amerikan uzaylıların varlığını doğrular yakında .

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:52.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com