![]() |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Kalbin, Ruhun, Hâlin ve Akıbetin Islahı İçin Dua
Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn. Hamd, ezelden beri var olan, varlığı başkasına muhtaç olmayan, her şeyi yoktan var eden, yarattığını hikmetsiz bırakmayan, yaşatan, öldüren, dirilten, eksilten, artıran, dilediğini yücelten, dilediğini alçaltan, mülkün ve hükmün yegâne sahibi olan Allah’a mahsustur. Hamd, görüneni de görünmeyeni de bilen, kalplerde saklananı da dillerden döküleni de işiten, gece karanlığında yükselen sessiz niyazı da gündüz kalabalığında bastırılmış iç çekişi de bilen Allah’a mahsustur. Hamd, kullarına sayısız nimetler veren, onların nankörlüğü ile nimeti kesmeyen, günahlarına rağmen rızkı sürdüren, isyanlarına rağmen mühlet veren, dönüş kapısını kapatmayan, affı ile nice kirli sayfayı temizleyen Allah’a mahsustur. Hamd, kudretiyle gökleri direksiz tutan, yeri kullarına beşik kılan, vakitleri birbiri ardınca çeviren, mevsimleri tedbir eden, tohumdan başak, karanlıktan sabah çıkaran Allah’a mahsustur. Hamd, hikmetiyle hiçbir şeyi boş yaratmayan, hükmünde abes bulunmayan, takdirinde zulüm bulunmayan, emrinde şaşma ve unutma olmayan Allah’a mahsustur. Hamd, kulunun kırığını gören, düşenin elinden tutan, darda kalana çıkış açan, ümitsize ümit veren, kalbi dar olana genişlik ihsan eden, gözyaşını bile rahmetine vesile kılan Allah’a mahsustur. Hamd, az amele çok ecir yazan, kusuru çok olan kula tövbe yolunu gösteren, kulunu kendine çağıran, onu gafletten uyandıran, hidayeti lütfeden, doğruyu tanıtan, eğri yoldan sakındıran Allah’a mahsustur. Hamd, gizli ayıpları örten, açık günahları bağışlayan, kulunun yüzünü hemen yere düşürmeyen, onu mühlet ile ıslaha çağıran, bir içten dönüşü nice yıllık günaha kefaret kılabilen Allah’a mahsustur. Hamd, dünya darlığında da âhiret dehşetinde de sığınılacak yegâne kapı olan Allah’a mahsustur. Yâ Rabbi, Sana lâyık hamdi gereği gibi eda edemeyiz. Seni bütün kemâlinle kuşatacak bir sena diline sahip değiliz. Bizim sözümüz eksik, aklımız sınırlı, idrakimiz kayıtlıdır. Lâkin Senin celâlin her tasavvurun üstünde, cemâlin her methin ötesinde, rahmetin her ümidin fevkinde, affın her günahın ötesindedir. Biz Sana, ancak aczimizi bilerek yönelebiliriz; Bu sebeple kapına hamd ile geldik, kusurumuzu ikrar ile geldik, rahmetine muhtaç olduğumuzu bilerek geldik. Bizi kapından boş çevirme, bizi kendimizle baş başa bırakma, bizi Senin rahmetinden ümidini kesenlerden eyleme. Allah’ım… Bu duayı, bedenimize, nefsimize, kalbimize, aklımıza, ruhumuza, sırrımıza ve akıbetimize rahmet eyleyen bir niyaz kıl. İnsanın yedi cephesine dokunan, görüneni de görünmeyeni de ıslah eden, dünya hâlimizi de âhiret akıbetimizi de hayra çeviren bir kabul nasip eyle. Allah’ım, bedenimize dokun. Yorgun düşen uzuvlarımıza kuvvet, hastalanan taraflarımıza şifa, ağırlaşan bedenimize afiyet, dağılmış düzenimize intizam ver. Uykumuza sükûnet, lokmamıza bereket, yürüyüşümüze istikamet, emeğimize helâllik ver. Bedenimizi günaha vasıta olan bir ağırlık değil, ibadete hizmet eden bir emanet hâline getir. Gözümüzü harama bakmaktan, kulağımızı kirli sözü toplamaktan, elimizi haksızlığa uzanmaktan, ayağımızı yanlış yollara gitmekten muhafaza buyur. Bedenimizin sağlığını nefsimizin azgınlığına değil, kulluğumuzun doğruluğuna vesile eyle. Allah’ım, nefsimize dokun. Nefsimizi başıboş bırakma. Onu hırsla, kibirle, tamahla, şehvetle, gösterişle, gizli riya ile, üstün görünme arzusu ile, başkasını küçümseme hastalığı ile baş başa bırakma. Nefsimizi hevânın peşinde sürüklenen değil, hak karşısında eğilen; taşkınlıkla büyüyen değil, edep ile küçülen; dünya ile şişen değil, zikrinle yumuşayan bir nefis kıl. Öfkelendiğimizde haddimizi unutturma, sevindiğimizde şımarıklığa düşürme, darlıkta isyana sevk etme, bollukta gaflete salma. Nefsimizi tezkiye etmeyi bize öğreten de Sensin; öyleyse nefsimizi bize karşı fitne kılma. Allah’ım, kalbimize dokun. Kalbimizi kin, haset, suizan, keder, gaflet, kasvet ve dünya ağırlığından temizle. Onu kırıkların biriktiği karanlık bir yer değil, zikrinle aydınlanan bir mahal eyle. Kalbimizde Senin zikrine karşı iştiyak, Kur’an’a karşı ünsiyet, secdeye karşı huzur, duaya karşı samimiyet, kullarına karşı merhamet, günaha karşı nefret, hayra karşı aşk uyandır. Bize öyle bir kalp ver ki nimet görünce şükretsin, musibet görünce sabretsin, hata görünce kendine dönsün, kapı kapanınca Sana sığınsın. Kalbimizi insanların övgüsüyle genişleyip yergisiyle daralan bir kalp olmaktan kurtar; onu yalnız Senin rızanla teskin bulan bir kalp eyle. Allah’ım, aklımıza dokun. Aklımıza basîret ver. Eşyayı yerli yerinde görmeyi, görünene aldanmamayı, duyduğunu tartmayı, söylediğini ölçmeyi, hükmünü geciktirmeyi, zanla değil tahkikle yürümeyi nasip eyle. Bizi acele hükümden, peşin ithamdan, delilsiz kanaatten, nefsin hoşuna giden şeyi hakikat sanmaktan muhafaza buyur. Bildiğimizle böbürlenenlerden değil, bildiği arttıkça haddini daha çok bilenlerden eyle. Aklımızı faydasız tartışmalarla yorma; onu hikmete, ibrete, tefekküre, marifete ve doğru ayırıma yönelt. Hakkı hak olarak göster, ona ittibâı kolaylaştır; bâtılı bâtıl olarak göster, ondan uzak durmayı kalbimize sevdir. Allah’ım, ruhumuza dokun. Ruhumuzu dünya kiriyle boğulmuş, ümidini kaybetmiş, incelme kabiliyetini unutmuş bir hâlde bırakma. Ona Senin katından sekînet indir. Darlıkta ferah, yalnızlıkta ünsiyet, karanlıkta nur, kargaşada cemiyet, korkuda tevekkül, hüzünde teselli ver. Ruhumuzu, kuru bir yaşayışın mahpusu olmaktan çıkar; onu mâna ile, huşû ile, tefekkür ile, muhabbet ile, edeple ve teveccühle dirilt. Gecenin sessizliğinde Sana dönebilen, sabahın ilk ışığında rahmetini hissedebilen, insanların içinde yaşarken de kalbi Sana bağlı kalabilen bir ruh nasip eyle. Allah’ım, sırrımıza dokun. İnsanlardan gizlediğimiz ama Senden gizleyemediğimiz bütün kırıklarımızı, korkularımızı, utançlarımızı, iç çekişlerimizi, yarım kalmış dualarımızı, cevapsız sandığımız niyazlarımızı Sen biliyorsun. İçimizin en derin yerine rahmetinle dokun. Bize kendimizi bile tam anlatamadığımız yerlerden inşirah ver. Bastırdığımız acıları huzura, susturduğumuz feryatları münâcata, içimizde düğüm olan meseleleri hikmete çevir. Sırrımızı günahla karartma, nifakla lekeleme, iki yüzlülükle çürütme. Bâtınımızı zâhirimizden kötü, görünüşümüzü içimizden parlak kılma. İçimizi dışımızdan daha temiz, gizlimizi âşikârımızdan daha edepli eyle. Allah’ım, akıbetimize dokun. Bize yalnız bugünün ferahlığını değil, yarının selâmetini de ver. Sonumuzu hayr eyle. İşlerimizin sonunu yüz akıyla, kalp açıklığıyla, iman selâmetiyle bağla. Bizi hayırlı başlayıp kötü bitenlerden eyleme. Gaflet içinde ömür tüketip son anda telâşa düşenlerden eyleme. Can verirken dili kelime-i tevhid ile ıslanan, kalbi ümit ile dolan, yüzü rahmet beklentisiyle aydınlanan kullarından eyle. Kabri bize rahmet menzili, berzahı sükûnet durağı, haşri emniyet günü, hesabı lütuf vesilesi, mizanı ağır, sıratı kolay, varışı cennet olanlardan eyle. Allah’ım… Bize, nimet verildiğinde şükrü unutmayan; mahrum bırakıldığında hikmeti gören; gecikmede öfkeye değil, teslimiyete yönelen; açılan kapıda şımarıklığa değil, hamde koşan bir hâl ver. Kalbimizi hâlden hâle çevirirken Senin rızanı kaybetmeyelim. Bize zahirde vakar, bâtında ihlâs, amelde sebat, sözde doğruluk, muamelede incelik, niyette saflık ver. Allah’ım… Evlerimize dokun. Kapılarımızdan kavga değil sükûnet, darlık değil bereket, sertlik değil muhabbet, hoyratlık değil edep girsin. Eşlerimizin kalbine birbirine karşı hürmet, sadakat, merhamet ve sabır ver. Çocuklarımızı fitnelerin yuttuğu, özünü kaybetmiş bir nesil olmaktan muhafaza buyur. Onlara temiz fıtrat, doğru arkadaşlık, salih yöneliş, güzel dil, merhametli kalp, edepli akıl nasip et. Büyüklerimize afiyet, küçüklere himaye, ailemize huzur, soframıza kanaat ver. Allah’ım… Geçmişimize de dokun. Bilerek işlediğimiz günahları, bilmeyerek incittiğimiz kulları, yarım bıraktığımız görevleri, geciktirdiğimiz tövbeleri, savurduğumuz vakitleri, şükrünü yapmadığımız nimetleri, gafletle geçen yılları affeyle. Bize affı yalnız bir silinme değil, içte bir uyanış, hayata bir istikamet, kalbe bir rikkat, dile bir istiğfar, göze bir haya, secdeye bir huşû olarak ihsan eyle. Tövbemizi dilde bırakma; hâlimize, ahlâkımıza, seçimlerimize ve yönelişimize taşı. Allah’ım… Kul hakkı ile huzuruna çıkmaktan Sana sığınırız. Bilerek yahut bilmeyerek kırdığımız gönüller varsa bize onları fark ettir. Sözümüzle, susuşumuzla, ihmâlimizle, sertliğimizle, zanlarımızla, vefasızlığımızla, unutkanlığımızla yaraladığımız insanlar varsa bizi helâllik istemeye muvaffak kıl. Gururumuz yüzünden özürden kaçanlardan eyleme. Bizi mal yemekten koruduğun gibi gönül yıkmaktan; iftiradan koruduğun gibi zan ile yaralamaktan; açık düşmanlıktan koruduğun gibi ince tahkirden de muhafaza buyur. Allah’ım… İlim ehline hürmet, hikmete iştiyak, hakikate sadakat ver. Bizi, bilmediğini biliyormuş gibi konuşanlardan, bildiğini kendine paye yapanlardan, hakikati nefsine hizmet ettirenlerden, sözü ilim için değil itibar için taşıyanlardan eyleme. Bize, ilmi baş tacı değil emanet bilen bir kalp ver. Bildiğimiz kadar mahcup, öğrendiğimiz kadar edepli, konuştukça yumuşayan, sustukça derinleşen bir hâl nasip et. Allah’ım… Ümmet-i Muhammed’e de rahmetinle dokun. Dağılmış kalplerimizi birleştir. Kırılmış izzetimizi hak ile ayağa kaldır. Bizi kör tarafgirlikten, merhametsiz dinden, hikmetsiz sertlikten, adaletsiz hükümden, ilimsiz iddiadan koru. Bu ümmete yeniden feraset, tefekkür, ihlâs, edep, vakar, merhamet ve iç dirilik ver. Mazlumların ahını işit, yetimlerin gözyaşını sil, darda kalanlara çıkış, korkanlara emniyet, hastalara şifa, borçlulara kolaylık, yolda kalanlara menzil, kimsesizlere yoldaşlık ver. Yâ Rabbi… Bize hamdi hakkıyla eda eden bir dil, nimetini tanıyan bir gönül, celâlinden sakınan bir ruh, cemâlini seven bir kalp, hükmüne teslim olan bir akıl, rahmetine sığınan bir sır ver. Bizi kendimize bırakma. Nefsimizin aldatmasına, şeytanın telkinine, dünyanın süsüne, insanların alkışına, geçici menfaatlerin büyüsüne teslim etme. Bizi Senin rızana götüren yoldan ayırma. Adımız unutulsa da olur; yeter ki katında makbul olalım. Dünyada yükümüz ağır olsa da olur; yeter ki Sen bizi terk etme. İnsanlar anlamasa da olur; yeter ki Sen bizi rahmetinden mahrum bırakma. Yâ Rabbi… Bu duayı okuyan, işiten, kalbinden “âmin” diyen herkesin bütün âlemlerine rahmetinle dokun. Kalbine huzur, ruhuna sükûnet, aklına basiret, bedenine afiyet, evine bereket, işine kolaylık, ömrüne hayır, diline edep, secdesine huşû, tövbesine kabul, duasına icabet, sonuna da mağfiret nasip eyle. Kimsesizse Sen yâr ol, dardaysa Sen genişlik ver, hastaysa Sen şifa ver, korkuyorsa Sen emniyet ver, borçluysa Sen çıkış ver, günahkârsa Sen affet, ağlıyorsa gözyaşını rahmete çevir. Bizi kabul buyur. Bizi affeyle. Bizi ıslah eyle. Bizi koru. Bizi yükselt. Bizi temizle. Bizi kendine yaklaştır. Bizi Seninle diri, Seninle huzurlu, Seninle emniyetli kullarından eyle. Âmin. Âmin. Âmin.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) | HeartLess | Tasavvuf & Tarikatler | 22 | 21.11.25 04:06 |
| Gelin Aşk ile Tövbe Edelim - Güncel Soy Tövbesi | Rahle | Tövbeler & Uyarılar | 1 | 14.07.25 14:13 |
| Gunluk Burc Yorumlari ve Genel Bilgiler | twennywann | Burçlar & Astroloji & Yıldızname | 30 | 02.05.20 23:25 |
| Yogizm Nedir.... | Celil | Parapsikoloji & Spiritüalizm | 0 | 29.12.19 00:41 |
| Esma-i idrisiyye | Lokman | Esmai idrisiyye | 12 | 15.06.18 21:00 |