![]() |
Yalnızsınız.
Yalnızsınız...
Yaşamınızın benim için ayırdığınız parçasına asla daha fazlasını istemeden razı olacağım bir hayatı tercih ettiğimi... Bütün ömrümü, sizinle paylaşmayı düşlediğim o kısacık zamanı bekleyerek geçirebileceğimi... Yüreğinizin birçok sevgiyi aynı anda kucaklayacak kadar büyük olduğunu bildiğimi... Sizi, ait olduğunuz çevre için değil, bana ait olmanız için değil, karşılığında beni sevmeniz için değil... Sadece siz olduğunuz için sevdiğimi söyleyebilseydim... Sizi bir başkasıyla yakalamayı istediğiniz mutluluğa engel olmayacak ladar çok sevdiğimi... Ah bir bilseniz ne kadar çok acı çekiyorum... N'olur affedin beni, siiz böyle büyük bir sevgiyle sevdiğim için. Affedin beni... Sevgili... |
Beni koparmışlar bir kere kendimden. Beni kendime düşman etmişler... Bu yüzden artık kendim için değil, beni sevmeyenler, yok olup gitmemi isteyenler için kazanmak istiyorum...
Beni sevmeyenler için sevgimden, ömrümden çalıyorum... Binlerce yüz içinde bir tek seni görmek istiyorum. Sevgili... |
Hayatın tüm kötülüklerinden arındığına inandığım, ömrünü başkalarının iyiliği için harcamaya hazır, o incecik düşünen...
Senden gelen her acı kabulümdü. Sen benim yeryüzü tanrımdın. Tanrılar sorgulanmaz, bilirsin. Ben de sana hiç sorgulamadan ve görmeden inandım. |
Başkalarıyla yaşadığınız aşkları değil, onlarla uyumanızı kıskanırdım. Ömrümü, o bir gecelik uykuyu bekleyerek geçirdiğimi bilmezdiniz.
Sevgili. |
Ah bir görebilsem seni,
Ah bir gözlerine bakabilsem, Yüreğine dokunabilsem… Elini tutmak istesem, çok mu olurum? Sarılsam sana şöyle, sarılmadığım tüm zamanlar için.. Acısı dinse sensizliğimin. Sesini duyabilsem, "Seviyorum" desen... Bu bile yeterdi yaşamam için. -alıntı- |
Ayağım ayağıma dolaşır sonra
Gözlerim büyür büyür, kocaman olur Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam Bana gel deme! Bırak umutsuzluğum bende kalsın Yokluğunda eriyeyim bırak Gözyaşlarım yağmurlaşır diyorum Bana gel deme! -alıntı- |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Sen benim yeryüzü tanrımdın (haşa)
Tanrılar sorgulanmaz ( haşa ) lar eki çogula girer bu da birden fazla manasina getirir Aman ne olacak demiyelim Allah mahafaza lütfen abla dikkat |
Alıntı:
O kadar ayrıntılı düşünememişim paylaşırken. Yazdıklarım bir kitaptan aldıklarımla karışıktı. Bir de güzel sözler ve aşka dair bölümü ya ondan dikkat etmedim galiba. Bunları söyleyen kişi öyle bir âşık olmuş ki... |
Şeytan ayrıntılarda gizlenir
Bizi hep bizden olanla kandırır |
Ey melek kalk!
Kalk gör ki ben ağlıyorum. İnan ve anla ki bunda yalan yoktur. Hayat yalan, her şey yalan... Yalnız bir tek şey doğru, Artık sen yoksun... |
O zaman ilk beğeni benden gelsin ellerine sağlık. Paylaşım için teşekkürler. ⚘
|
Alıntı:
|
Yalnızım.
Kendimi yalnız hissediyorum ki bu yalnızlıktan da kötü. Benim yalnızlığımı ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu anlayacak senden başka kimsem yok. Ve sen de yoksun. Belki de hiç olmayacaksın. Sözcüklerden oluşturmaya uğraştığım bir köprüden sana ulaşmaya çalışacağım. Beni bir gün görürsen, gördüğünün bu satırları sana yazdığıma inanmayacaksın. Duyduğum aşkı, özlemi ve bunları duymaktan duyduğum korkuyu güvenli bir duruşun ardına saklayacağım. Yüzümde satırlarımdan bir iz aradığında, onlar orada olmayacak. Sana nasıl yalvardığımı hiç işitmeyeceksin, sıradan bir ‘‘nasılsın’’ sözcüğü saklayacak o yalvarışı. Bütün bunlara hiç aldırmadan bana sarılmanı bekleyeceğim... (alıntı) |
Bazen birinden bir parça sevgiyi alabilmek imkansızdır.
Bazen de o bir parça sevgiye layık olabilmek... |
İnsan birini severse onu sevmekten vazgeçme ihtimalini düşünmeye bile tahammül edemez.
|
Bazı insanların hayatlarımızda ne kadar önemli olduklarını bilmiyoruz, onlar da bilmiyorlar, sonra kayboluyorlar ve arkalarında bıraktıkları sarsıntıdan anlıyoruz onların hayatlarımızdaki yerlerini.
|
"Bana âşıksa bunca zamandır bu acıya nasıl dayanıyor," diye düşündü.
"Gizli bir ümit mi ona bu dayanma gücünü veriyor yoksa acısına alışıp onu benimsiyor mu?" |
Bütün sırlarımı, endişelerimi bazen korkularımı paylaşabildiğim tek insan, bir kardeşim vardı. Meğer gerçektende yalnızmışım.
|
Sensiz bir dünya yaratacağım senden.
seni sevdiğim için ölebilirdim, seni sevdiğim için yaşayacağım. Şimdi çekiliyorum hayatından. Her şeyiyle onu sana bırakıyorum. Hayatın senin olsun. İstersen hayatım da... Ama sen kendinin bile olamayacaksın artık. |
Gitmek mümkün olsa da gitsem uzaklara
Sevmesem seni bir daha Paramparça etsem yüreğimi cam gibi... |
Hayır… Sana ait bir mesele değil bu. Resminle benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım...
Sen resmin değilsin... Resmin benim dünyama ait bir şey. Ben seni değil, resmini tanıyorum. Belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın... Ben senin resmine değil de sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. Belki de alay edecektin sevgimle. Hâlbuki resmin bana dostça bakıyor ve ebediyen bakacak. Benimle resminin arasına girme. İstemiyorum seni. Ben senin yalnız resmine aşığım. Resminle aramda çok uzun zaman geçti. İlk karşılaşmamızı dün gibi hatırlarım. Birden bana iyilikle, sevgiyle bakan bir yüz gördüm. İnanamadım... O insanca bakışı bir daha göremem diye resme bakmaktan korkuyordum. İkinci kere zorlukla baktım. Yine iyilik, yine sevgi vardı gözlerinde. Resmin benim içime bakıyordu. Bana hep dostlukla, iyilikle, sevgiyle baktı. Çok zamanlar yüzünü tutardım. Gözlerini öperdim. Saçlarına değdirirdim ellerimi. Hayır... Hayır, istemiyorum seni. Benim dünyama girmeye kalkma. Sonra merhametsizce yıkarsın onu. Resmin benim kendimden bir parça. Bırak onu ben seveyim. Sen sevmek isteme beni. Senin ellerini tutmak istemiyorum. Sonra çekersin o ellerini benden. Ben resmine aşığım. Ölünceye kadar da onu seveceğim... |
Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam, seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni, seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam, içimde umut varsa, yine seni özlediğim içindir... |
Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi Kim ne derse desin! Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle... Dünya ateşler içinde Savaşlar almış başını gidiyor Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim Umurunda mı senin? Kimbilir hangi cehennemdesin? En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana bir şey olursa? -alıntı- |
Alıntı:
|
Alıntı:
"Eğer kendine zarar verirse, kalbinin içinde yaşayan sevgilisine de zarar geleceğinden korkar. Yani kendi canından vazgeçecek kadar doludur ama sevgilisine kıyamayacak kadar aşktır." Tam da böyle... Olması gerektiği gibi... |
Kendi isteğiyle çıkamayacaktı o hikayeden...
Belki on yıl belki yirmi yıl içten içe çırpınacaktı dayanabilmek için. Kendi acı çekecekti. Onu ömrünce beklemeye söz vermiş olan seven de... Hem hikayesine sıkışıp kaldığı kurtulamadığı için hem de kavuşamama korkusuyla. |
Alıntı:
Bu satırlar biraz benim hikayem gibi. Ne unutmak istiyorum, ne bitsin istiyorum, ne bitmesin istiyorum. Bitmedikçe içimden acı çekmeye devam ediyorum, bu sevda bitse bittiği için de üzüleceğimi biliyorum. Kolay değil, insanın en güzel hayali evlilikle tam gerçekleşecekken ara bozucular tarafından telkinlerle bozulunca çok ağır geliyor. Ve sonra kavuşamama ihtimali gözümün önüne gelip gidiyor. Sanki ellerimden kayıp gitmiş gibi, bir daha göremeyecek olmaktan korkmak. Rabbime hiçbir zaman isyan etmedim çok şükür bu süreçte, sabretmek, sabırla yoğrulmak gerekiyor. Ama sanki ben de hikayemde sıkıştım kaldım. |
Alıntı:
|
Allah yardım etsin sevmek cok büyük nimet gerçekten seven bulmak zor buldunmuda gerçekten güçlü bir bağ oluyor ah şu araya girenler evlatla babayı ayıran anne ile evladı ayıran veyahut kardeşleri sevenleri ayıranlar burunları sürtsün burunları sürtsün burunları sürtsün
|
Alıntı:
Allah neyi nasip ederse hayırlı güzel nasip eder, şer gördüğümüzde hayır hayır gördüğümüzde şer olabilir. |
Bir kervan geçer bu viran hanın önünden,
Kimse pay alamaz başkasının gününden. Dost diye sarıldığın gölgeler silinir, Yalnızlık damlar her faninin ömründen. Niceleri güldü bu mecliste dün gece, Sanırdın ki çözülmüş o en zor bilmece. Sabah oldu, dağıldı bütün o sesler, Kaldı geriye kuru bir nefes sadece. Gölgen bile terk edip kaçar zifiri gecede, Adın unutulur iki mısralık hecede. Tut ki fethettin yerin göğün mülkünü, Hangi can durabilmiş bu son derecede? Dünya dediğin bir garip aldanış bağı, Erir elinde gençliğin o karlı dağı. Yalnız geldin bu meydana çıplak ve garip, Yalnız saracak seni toprağın toprağı. Ne sitem et gidenlere ne yan kaderine, İn de bak bir kez kendi ruhunun derinine. Kalabalıklar sadece bir serap imiş.. Hiç kimse ortak olmaz bir diğerinin yerine.. |
İnandığı masal son bulduğunda suçluluk hissedecekti. Bundan dolayı masalı kendiyle sonlandırmaya kararlıydı. "Masal benim gidişimle son bulacak" diyordu. Ama bunu, onu seveni üzmek için veya ona olan sevgisinin azlığından değil, omuzlarındaki vicdan yükünün çok fazla oluşundan söylüyordu.
Onu seven ise bunu her hatırladığında göz yaşlarını tutamıyor, onu dualarına alıyordu. Masalın içindeki ise son zamanlarda içinden "her şey başka türlü olabilirdi..." diye geçiriyordu... |
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
-alıntı- |
Baktı ve "Ona kavuşamayacaksın" dedi acımasızca...
|
Sen bu şiiri okurken,
Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım. Nasılsa kavuşamadım sana, Ne ettimse, ne yaptımsa, Bir türlü sana yar olamadım. İşte, çıkıp gidiyorum hayatından, İşte, seni de sana bırakıp gidiyorum... İlk defa sesimi duyamayacaksın, Soruların cevapsız kalacak, Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum, Tanımadığın bir korku içini kaplayacak... Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın. Ne oldu? Ne oluyor? Ne olacak? Belki ilk defa, "Unutuldum" diyerek yüreğin sızlayacak... -alıntı- |
Hayır! Hayır gerçek olamazdı bu! Vefa borcuydu, vicdandı, görevdi belki ama masal olamazdı. Ne olursa olsun onun omuzlarındaki vicdan yükü çok ağırdı. Giderek de ağırlaşıyordu. Görünmeyen kanatlarıyla umutsuzca çırpınıyor, kendi isteğiyle kurtulamayacağı bu yüke dayanmaya çalışıyordu. 10 yıl mı, 20 yıl mı, 30 yıl mı sürecekti...
Bu öyle bir şeydi ki... Eğer sadece vicdan, görev, borç dese içi acıyacaktı; masallar anlatsa sevgisinden bahsetse yükünden yorulduğunda vicdan azabı duyacaktı. Bundan dolayı ikisini karıştırıyordu... Bazen masaldı bazen görev... Uykusuz gecelerini anlatan gözleri vardı... "Her şey başka türlü olabilirdi, keşke..." diyor fakat sabrettiği masal son bulmadan hiçbir şeyin değişmeyeceğini de biliyordu. Belki yıllarca acı çekecek ve onu sevene de acı çektirecekti. Ve bu affedilme hikayesi uzun sürerse, bittiğinde kavuşsalar bile ikisinin de en çok isteyebileceği tek şeye kavuşma imkânları da kalmayacaktı... |
Geçmişinden bir yerlerden geliyormuş gibi tanımıştı onu. Sanki ta öte dünyadan tanıdıktı. Hiç yapmadığı bir şeyi yapmış ve her şeyini ona döküvermişti. Ne dese tamam diyor, ne istese yapıyor, onun bir sözüyle en yakınlarından bile vazgeçiyordu. Çünkü onun yanlış bir şey istemeyeceğinden ve kendisinin kötülüğüne konuşmayacağından emindi. Birbirlerine çok benziyorlardı.
Sonsuz büyüktü ona olan sevgisi. Yakışıklılığı için değil, gücü için değil, iyiliği için değil... Neden sevdiğini bilmiyor fakat seviyordu. Bu da onu her şeyiyle kabullendiği anlamına geliyordu. Onun hem acımasız yanını biliyor hem merhametini görüyordu. Onun hem gözükaralığını biliyor hem kendini feda edişini görüyordu. Onun hem katılığını görüyor hem çocuk yanını biliyordu. Onun hem canayakınlığını görüyor hem de kayboluşlarına sabrediyordu... Onun sevgisine muhtaç değildi. Bir telefonunu dört gözle beklemesi, bir mesajına hemen cevap vermesi, yok oluşlarıyla ne kadar üzülse de bir mesajıyla sevinmesi muhtaçlıktan değil sadakatindendi... Ve yeryüzünde kimseyi bu kadar sevmeyecek, kimseyi yokluğunda bu kadar merak etmeyecek, kimseyi iyi mi acaba diye bu kadar düşünmeyecek, kimseyi incitmekten bu kadar korkmayacaktı. Bu, aşk veya hayranlık değildi. Kimse âşık olduğu veya hayran olduğu birini böyle sevmez, böyle kabullenmez, ona böyle davranmazdı... |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:15. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com