![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Kelamın ve Harflerin Manevi Mimarisi
Varoluş aleminde hiçbir ses, hiçbir kelam boşa atılmış bir titreşimden ibaret değildir. Kadim gelenekte, havas ilminde ve tasavvufun batıni şerhlerinde ifade edildiği üzere; ağızdan çıkan her bir harf ve cümle, mana aleminde karşılığı bulunan canlı birer hakikattir. Ağzın, dilin ve alfabeyi oluşturan her bir harfin melekût (ruhani) aleminde tayin edilmiş görevlileri (hüddam ve melekleri) vardır. Harfler, yalnızca sesli birer sembol değil; manevi enerjileri, görevli ruhanileri ve melekûti boyutları bünyesinde barındıran müstakil varlıklardır. İnsanoğlu bir kelam sarf ettiğinde şu manevi süreç gerçekleşir: Harflerin Harekete Geçmesi: Dilden dökülen her harf, o harfe müvekkel (görevli) olan ruhani varlığı ve meleği harekete geçirir. Kelamın Surete Bürünmesi: Harflerin birleşip kelimeleri oluşturmasıyla birlikte, o harflerin görevlileri tek bir mana etrafında birleşir. Söylenen söz, manevi alemde bir suret, bir form ve canlı bir hüviyet kazanır. Tesirin Halka Halka Yayılması: Ağızdan çıkan kelime hayır, dua, zikir veya güzel bir niyet taşıyorsa; o kelamın nurlu görevlileri çevreye şifa, ferahlık ve rahmet yayar. Aksi halde; kötü söz, gıybet veya lanet barındıran kelamlar, karanlık ve yıkıcı manevi boyutları harekete geçirir. Beddua, Lanet ve Adalet Mekanizması Bu manevi mimarinin en hassas dengesi ise beddua ve lanet kelamlarında ortaya çıkar. Bir kimse bir başkasına lanet veya beddua ettiğinde, o kelimelerin sert ve yıkıcı ruhani görevlileri muhataba doğru yola çıkar. Ancak manevi alemde mutlak adalet esastır: Bedduanın Tutağı (Hak Etme Durumu): Eğer karşı taraf o cezayı, zulmü veya kötülüğü gerçekten hak etmişse (mazlumun ahı durumunda), o kelamın ruhani gücü hedefini bulur ve muhatabına tecelli eder. Bedduanın Geri Dönmesi (Haksız İsnat): Eğer karşı taraf bu laneti veya bedduayı hak etmiyorsa, o yıkıcı ruhani güç hedefte tutunacak bir adalet zemini bulamaz. Manevi alemdeki yankı kanunu gereği, harekete geçen o sert görevliler boşa dönmez; çıktığı kaynağa, yani o bedduayı haksız yere söyleyen kişinin kendisine geri döner ve kendi hayatını, enerjisini ve kaderini vurur. Söz, dilden çıktığı andan itibaren söylenene bağımlı kalmaz; ruhani görevlileri vasıtasıyla alemde kendi hükmünü icra etmeye başlar. İslam inancındaki Kiramen Katibin meleklerinin her sözü kaydetmesi ve zikirlerdeki esmaların muazzam tesirleri de doğrudan bu ilmi hakikate dayanır. İşte ariflerin ve gönül erenlerinin "Ağzınızdan çıkan kelimelere dikkat edin" uyarısındaki temel sır buradadır: İnsan, konuştuğu her kelimeyle aslında manevi alemde bir varlığı göreve çağırmakta, kendi kaderinin ve ruhani çevresinin mimarisini inşa etmektedir. Söz canlıdır; haksız bir lanet sahibini vurur, hayır dua ise söyleyeni de muhatabını da nurlandırır.
(0 Beğeni)
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Yengeyi sürekli beğeniyorlar, ne olacak? | Byhavas | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 6 | 15.10.26 00:28 |
| Dondurulmuş Limon ve faydaları | Nea | Alternatif Tıp ve Bitkiler | 0 | 08.09.26 13:36 |
| Cinler ve Cinler Alemi | Sin | Cin & Şeytan & Melek & Ruh | 8 | 19.08.25 21:20 |