![]() |
Yâ Lâtif ism-i şerîf'inin duâsı
Sıkıntıların, dertlerin ve kederlerin açılması, rızka ulaşımın
kolaylaşması, hapistekinin kurtulması, istekeklerin âcil yerine gelmesi için okunacak «Lâtif» ism-i şerîf'inin duâsı. Alî Hayder Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri'nin çok îtibâr ettiği Ahmed Diyerbî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri «el-Mücerrebât» isimli eserinin on beşinci bâbında şöyle demiştir: «Allâh- u Te'âlâ'nın Latîf ism-i şerîfi, kadri yüce ve şânı meşhur bir ism-i şerîftir ki bereketi zâhir olmuş ve fazîleti şâmil olmuştur. Zîrâ bu ism-i şerîf ile yapılan duâya icâbet süratlidir. Rızıkların celbi, isteklerin yerine gelmesi, sıkıntıların açılması, zâlimlerin hîlelerinin defedilerek (savuşturularak) helâk edilmeleri gibi birçok konuda bu ism-i şerîfin pek çok sırrı ve acâyip havâssı (ilginç özellikleri) vardır. Ulemâ ve evliyâdan bâzısı kendi hâli ve makamı nisbetinde bu ism-i şerîf ile alâkalı zikirler hakkında konuşmuşlardır. Şimdi ben de sana bu hususta bâzı virdler zikredeceğim: Eğer sen bu ism-i şerîfi sıkıntıların, dertlerin ve kederlerin açılması, rızkın kolaylaşması ve isteğinin yerine gelmesi için zikretmek istiyorsan evvelâ ➢ «Yâ Latîf» ism-i şerîfini sabah namazından sonra (dünyâ kelâmı konuşmadan) yüz yirmi dokuz (129) kere zikret, ondan sonra şu duâyı oku. Bu istiğâse (Allâh-u Te'âlâ'dan medet isteme duâsı) hiç şüphesiz ki dertli ve kederli kimselere, hâkim ve benzeri yöneticilerden korkanlara inşâallâhu te'âlâ çok fayda verir. Her kim geride zikrettiğimiz şartlara riâyet ederek bu duâyı okursa biiznillâhi te'âlâ ânında duâsı kabul edilir. ➢ «Bismillâhirrahmânirrahîm» (3 kere) ➢ «﴾Allâhu latîfüm-bi'ibâdihî yerzüqu mey-yeşâ, ve hüvel qaviyyül azîz﴿» (7 kere) ➢ «Allâhümme yâ müsehhirassemâvâtisseb'i vel aradîne ve men fîhinne ve men aleyhinne sehhirlî külle şey-in min ibâdike mimmâ fî berrike ve bahrike yâ rabbel âlemîne hattâ lâ yekûne fil kevni şey-ün müteharrikün ev sâkinün sâmitün ev nâtiqun zâhirun ev bâtinün illâ sehhartehû lî ve yekûnü tav'a emrî bi beraketismikellatîfil meknûni yâ Allâhu! Yâ Hayyü! Yâ qayyûm! İnnemâ emruhû izâ erâde şey-en en yeqûle lehû kün feyekûn, İlâhî cûdüke dellenî aleyke ve ihsânüke qarrabenî ileyke eşkû ileyke mâ lâ yahfâ aleyke ve es-elüke mâ lâ ya'süru aleyk, iz ilmüke bihâlî yuğnî an sü-âlî yâ müferricen an külli mekrûbin kerbehû ve münecciyehû ferric annî kerbî ve mâ ene fîhi yâ men leyse biğâ-ibin fe-entezirahû ve lâ binâ-imin fe-ûqizahû ve lâ biğâfilin fe- ünebbihehû ve lâ binâsin fe-üzekkirahû ve lâ bi'âcizin fe-ümhilehû yâ âlimen bil cümleti ve ğabiyyen anittefsîl! Yâ sâmi'an lil qâli vel qîl! Kefâ ilmüke anil meqâli venqata'arracâ-ü illâ minke yâ müte'âl! Ve hâbetil âmâlü illâ fîke yâ zel celâl! Vesteddetitturuqu illâ ileyke yâ Mifdâlü! YâAllâhu! Yâ Semî'u! Yâ qarîbü! Yâ Basîru! Yâ Mücîb! İğfirlî verhamnî birahmetike yâ erhamerrâhimîn! Ve yessirilî rizqî ve sehhirlî cemî'a halqike inneke alâ külli şey-in qadîrun ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellem» «O Rahmân ve O Rahîm olan Allâh'ın ismiyle (duâma başliyorum)! Allâh, kullarına Latîf'tir (çok lütufkârdır), (bu lütfun bir tezâhürü olarak, onların hak edip etmemelerine bakmaksızın) murâd ettiği kimseleri (istediği şekilde maddî ve mânevî olarak) rızıklandırır. (Her şeye hakkıyla gücü yeten ve istediği hiçbir şey engellenemeyen) Kaviyy de, Azîz de ancak O'dur. Ey yedi kat göklerin, yerlerin, onların içerisinde bulunan şeylerin ve onların üzerinde bulunan her şeyin müsahhıri (istediğini istediğinin emrine âmâde kılıcı) olan Allâh! Ey âlemlerin Rabbi! Ey Allâh! Yâ Hayy! Yâ Kayyûm! Karada ve denizde olan kullarından her şeyi bana o derece müsehhar (ve rızân üzere emrime âmâde) kıl ki bu âlemde hareket eden yâhut sâkin duran, konuşmayan ya da konuşan, görünen veyâ görünmeyen varlıkların her birini böylece mutlakā bana müsehhar kılmış olasın ve her biri o gizli olan 'el-Latîf' isminin bereketiyle benim emrime itâatkâr oluversin. «O (Allâh-u Te'âlâ) bir şeyi(n meydana gelmesini) istediği zaman O'nun emri, (harften ve sesten münezzeh olarak) ona ancak: 'Vâr ol.' buyurmasıdır, böylece o da hemen vâr olur.» Yâ Allâh! Sana başvurma yolunu bana cömertliğin gösterdi. Senin huzûruna beni Senin iyiliğin yakınlaştırdı. Sana gizli kalmayan sıkıntılarımı ancak Sana şikâyet ediyor ve Senden, Sana zor gelmeyecek şeyler istiyorum. Zâten Senin, benim durumumu bilmen, istememe de hâcet bırakmıyor. Ey her sıkıntılının derdini açan ve onu kurtaran Zât! İçinde bulunduğum sıkıntımı benden gider. Ey O Zât ki benden uzakta değil ki onu bekleyeyim, uykuda değil ki onu uyandırayım, habersiz değil ki O'nun dikkatini çekeyim, unutucu değil ki O'na hatırlatayım, güçsüz değil ki (gücünü toplaması için) O'na mühlet (ve süre) vereyim! Ey her şeyi topluca bilen ve kendisine tafsîlât verilmesine muhtâç olmayan! Ey bütün konuşulanları ve söylenenleri işiten! Senin bilmen bizim söylememize hâcet bırakmadı. Ey yüce Zât! Senden gayrı herkesten ümit kesildi. Ey celâl sâhibi (Rabbim)! Senden gayrına bağlanan ümitler boşa çıktı. Ey fazl-u kerem sâhibi (Allâhım)! Senden gayrına yönelen bütün kapılar kapandı. Ya Allâh! Ey hakkıyla işiten! Ey ziyâde yakın olan! Ey hakkıyla gören! Ey duâlara icâbet eden! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle beni bağışla ve bana acı, rızkım(a ulaşmam)ı kolay eyle, bütün mahlûkātını bana müsahhar (ve emrime itâatkâr) eyle, şüphesiz Sen her şeye hakkıyla gücü yetensin. Allâh-u Te'âlâ Efendimiz Muhammed'e, Ehl-i Beyti'ne ve sahâbesine salât ve selâm eylesin.» (Ahmed ed-Diyerbî, Fethu'l-Meliki'l-Mecîd, Bab: 15 sh:37-38); (Cübbeli Ahmet hoca, Risâil-i Ahmediyye 100, Rızık bolluğu ve zengı̇nlı̇k ı̇çı̇n okunacaklar ve yapılacaklar, 2. cilt sh:211-214); (Lâlegül dergisi, Mart 2016, sayı 37, sh:93-94) -ALINTIDIR |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:21. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com