![]() |
Hz Muaviye nin mektubu
Ahmed Cevdet Paşa'nın, Kısası Enbiya kitabı'nın 6.cilti 287'inci sayfasından;
Hz Ali ile Hz Muaviye arasındaki içtihada dayalı ihtilaflar üzerine, müslümanlar arasında zafiyet gibi görünen bazı hadiseler yasanmasıyla, bu durumdan cesaret alan, Bizan imparatoru Heraklius, müslümanlara savaş ilan eder; Suriye de bulunan ve diğer tüm müslümanları yok etmek için askeri hazırlıklara başlar. Bu durum üzerine dönemin Şam valisi olan Hz Muaviye, Heraklius'a mektup gönderir ve şöyle der; "Ey Bizans imparatoru, Rumların hükümdarı Heraklius! Eğer müslümanların üzerine bir savaş ilan edersen, sahibim (kardeşim hz. Ali) ile derhal sulh yaparım, barışırım. Hz Ali'nin başkanlığı altında ordu kumandanı olarak senin üzerine ben harb açarım. Kerim olan Allah'a yemin ederim ki senin başşehrin olan sisli ve dumanlı konstantiniyye şehrini (istanbulu) yakıp yıkar kapkara kömür haline getirir ve yerden havucu söküp çıkardıkları gibi seni memleketinden çıkarır, dağlarda domuz çobanı yaparım." |
Ashâb-ı kirâmın birbirine bakışı son derece insaflı idi. Hz. Ali’ye, kendisine karşı savaşan Cemel ehli hakkında:
-Onlar müsrikte degiller, munafikta degiller, onlar bize karsi taskinlik eden kardeslerimiz dir. Dedigini unutmayalim. Resulullah efendimiz bu olaya bu açidan bakmamizi emr etmistir. Nitekim bir hadis serifte: Benim şu oğlum (torunum Hasan) öyle bir efendidir ki Allah onun vasıtasıyla iki müslüman toplumun arasını düzeltecektir. (Buhârî, Menakîb: 27; Nesâî, Cuma: 17) Bu hadis serifte gösteriyor ki, Hz Ali tarafi ve Hz Muaviye tarafi iki müslüman topluluktur. Bir âyeti kerimede söyle geçmektedir: "Şayet mü’minlerden iki (grup veya) topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin.." Hz Hasan efendimizin halifeligi birakip hz Muaviyeye devr etmesi görülüyorki her açidan dogru bir hareket olmustu. Nitekim zikir ehli demislerdir ki, devlet isleri, ehli beyte münasip yerler degildir. Fatih sultan Mehmed'in yeri bellidir, manevi Fatih olan Aksemseddin'in yeri bellidir. Ehli beytin asil görevi mevki ve makam ve idare isleri degil, manevi mevki ve makam ve irsâd alanidir. Nasil ki, birileri çikip, orasi Aksemseddin'in hakkidir, ey Fatih in asagi demesi akla zarardir, bu durumda öyledir. Îmâm-ı Beyhakî Diyor ki; Hazreti Ali Buyurdu ki; Rasülullah’tan İşittim "Ümmetimden Bâzı Kimseler Meydana Çıkacak, Eshâbımı Kötüleyeceklerdir. Bunlar, Müslümanlıktan Ayrılacaklardır". |
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır: “Rabbimden üç şey istedim. Bana ikisini verdi, birini vermedi. Rabbimden, ümmetimi; açlıkla helak etmemesini istedim. Bunu bana verdi. Ondan, ümmetimi; suda boğmakla helak etmemesini istedim. Buna da bana verdi. Rabbimden, ümmetimin halkları arasında savaş çıkmamasını, birbirlerine karşı şiddet kullanmamasını istedim. Ancak bunu bana vermedi.” (Müslim: 8/171, hn. 7442; Müsnedi Ahmet: 1/181, hn. 1574)
|
Sayfa sayfa kaynak da dökülse methiyeler de dizilse , muaviyeye Hazreti demek gönlümden gelmiyor.
|
Alıntı:
Senin itirazin aslinda kurana, peygambere ve hz Aliye dir. |
Alıntı:
|
Yaziyi ön yargilarla okudugun belli, farkina varmadan kurana, peygambere ve hz Aliye itiraz ediyorsun.
Allaha itiraz ediyorsun çünki ayeti kerimede sahabelerin hepsinin cennetlik olduklari açik seçik ifade ediliyor. Peygambere itiraz ediyorsun çünki resulullahin bu konudaki tavri belli ve ümmetinin de tavrinin ayni olmasini emir buyurmustur. Hz Aliye itiraz ediyorsun çünki onun müslüman gördügünü ve kardesim dedigini baska sekilde yorumluyorsun. Madem bu din mantik dini degil; Akla hitap eden vahiy dinidir o halde, olaya bu açidan yaklasmak her müslümana farzdir. |
Alıntı:
Allah kitap aşkına ya.. Madem bu konuyu açtınız, öğretin bana ,uzun uzun metinlerle değil tane tane emir olunan ayetleri yazın. |
Alıntı:
|
Benden muaviyeye hz demek yokdur hangisini yazmasam güc yetiremeyiyorum hiristiyanlikdan yeni çikmiş oğlunu bu ümmete bela eden adama benden hz yokdur bu gunahsa ki anlaşilana gore günah ben bu günahla yanmaya raziyim Allahın rahmeti ve bereketi ehli beytin üzerine olsun Allah ehli beytin şefaatine bizleri layik eylesin
|
Alıntı:
|
Merhabâ cânlar :)
Hepinize iyi günler,kolay gelsin :) Ehli Beyti savunan cânlardan Ehli Beyt râzî olsun! Ehli Beyti savunan cânlara Ehli Beyt şefâ'at etsin! Sunnî bir bilgin ve bilge olan Taberî,Hazret Resûl Muhammed Mustafâya('Aleyhi's-salât ve's-selâm) dayanarak Mu'âviyenin(La'netullâhi 'aleyh) bir ''Sahâbî'' değil,bir ''Talîk'' olduğunu kayd etmiştir. Mu'âviyeye(La'netullâhi 'aleyh),süreklice,''Ey Tulekânın oğlu!..'' diyen Hazret 'İmâm 'Alî Murtazâ('Aleyhi's-selâm),Siffîn Savaşında,Kurân sahîfalarını süngülerinin uçlarına geçiren Mu'âviye(La'netullâhi 'aleyh) ordusunu görünce şunları sözlemiştir:''Vallâhi ben bunların çocukluklarını da bilirim!Bunlar aslâ Kurânın dostu olmadılar,Kurânın içinde kimin de dostu olmadılar!İmdi de Kurânın sahîfalarını asmalarına bakmayın!Bu bir savaş hîlesidir.''. Sunnî bilginlerden ve bilgelerden Suyûtî ve İbnu Esîr(İki baş yapıtı olan El-Kâmilde ve Usdu'l-Gâbede),Mu'âviyenin(La'netullâhi 'aleyh),Hazret 'İmâm Hasan Muctebâyı('Aleyhi's-selâm) ağılayarak şehîd ettiğini kayd etmiştir. Allâh eyvallâh :) Hakk eyvallâh :) Saygılar,sevgiler cânlar :) |
Emevi Devleti'nin kurucusu Muaviye'nin babası Mekkeli liderlerden Ebû Süfyân bin Harb, annesi ise Hind binti Utbe'dir. Babası: Ebû Süfyân bin Harb, Ümeyye oğulları ailesinden Mekke'nin önde gelen isimlerindendir. Annesi: Hind binti Utbe, Uhud Savaşı'nda Hz. Hamza'nın şehit ettirmiştir. Oğlu Yezid, Hz. Hüseyini şehid ettirdi. Hz. Hüseyin, Şehadetinden önceki son günlerde çadırlarında hiç su kalmadı, küçük çocuklar ve kadınlar büyük acılar çekti. Kadınlar ve çocuklar çadırlarda birbirlerine sarılmış, savaşın bitmesini bekliyorlardı. Hz. Hüseyin'in oğlu İmam Zeynelabidin de, savaşamayacak kadar hasta olduğu için çadırdaydı. Hz. Hüseyin diğer oğlu Ali Asgar henüz altı aylıktı ve susuzluktan ölmek üzereydi. Hz. Hüseyin oğlunu kucağına aldı ve Yezid'in ordusunun karşısına dikildi. Çocuğa bir yudum su vermelerini istedi. Ama Hurmala bin Kâhil, Ömer bin Sa'd'ın emri ile çocuğu okla vurdu. Boynundan vurulan bebek oracıkta can verdi. Birebir savaşta çok fazla kayıp veren Ömer bin Sa'd'ın ordusu Şimr bin Zi'l Cevşen'in emriyle toplu hücuma geçti ve her taraftan ok ve mızraklar hz Hüseyin'in üzerine yağmaya başladı. Sinan bin Enes en-Nehai veya Şimr bin Zi'l Cevşen mübarek, kafasını kılıçla keserek hz. Hüseyin'i şehit ettiler.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:08. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com