Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Havas ilmi & Gizli ilimler > Huddam ilmi


En hızlı ve basit şekilde zuhur eden hadim daveti


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.09.24, 23:33
Üye
 
Üyelik tarihi: 12.11.22
Bulunduğu yer: KONYA
Mesajlar: 73
Forum Puanı: 1352
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
El Yiğit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kur'an apaçıktır. Madem cin çağırmak günah değil,o vakit suallerime cevap ver. Cinniyi davet ederken, hangi amelle davet ediyorsun.? Maksadın nedir.,? cevap vereyim, menfaat. Bir hacetin var ve onun giderilmesi için cinniden yardım istiyorsun.

Diğer bir sualim daha, madem cinniler ile konuşmak temasa geçmek normal birşey, dinen de bir zararı yok o zaman neden göz perdesi var.? Haşa Mevla bilmiyor mu idi, göz perdesini açık tutmayı.?

Yasin suresinin şu ayetlerin de, şöyle buyuruluyor;
﴾60-61﴿ Ey Âdemoğulları! Size "Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için apaçık bir düşmandır; bana kulluk edin, doğru yol budur" dememiş miydim?
﴾62﴿ Nitekim o şeytan sizden nicelerini saptırdı. Hiç aklınızı kullanmıyor muydunuz!
﴾63﴿ İşte size bildirilen cehennem bu!


Şimdi bunca ayete rağmen. Ben hálâ cin çağırırım konuşuru, hacetimi de yerine getirtirim, emrime de alırım diyorsan buyur.
Ayette söylenen Şeytandır, senin kastettiğin ise cindir. Bu şekilde hüküm çıkarmak gayet yanlıştır.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13.08.19, 14:04
Üye
 
Üyelik tarihi: 15.07.19
Bulunduğu yer: Samsun
Mesajlar: 53
Forum Puanı: 2567
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Amel ettim ne gelen var ne giden.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13.08.19, 22:07
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 12.03.19
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 525
Forum Puanı: 2854
Etiketlendiği Mesaj: 73 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Kuran apaçık tabi ki ama tefsirsiz kuran meali yanlış anlaşılmaya sebebiyet verebilir.
Yardımı Allah tan istiyoruz zaten. Bir insan sana yardım etse bunu insandan mı bilirsin yoksa Allah tan mı? Tabi ki Allah tan. Cinler de buna benzer.Yardımı sadece Allah eder.
Cinlerle görüşmek haram olsa Hz. Süleyman onlarla görüşmezdi. Çünkü hiçbir haram kimseye helal olmaz. O yüzden cinlerle görüşmek haram değildir.
Hz. Süleyman şeytanlara dalgıçlık yaptırır emrinde çalıştırırdı bunlar da menfaat sayılmaz mı?
Meleklerin de dinen bir zararı yok ama onları da göremiyoruz. Göz perdesinin sadece cinlerle alakası yok ki

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13.08.19, 23:45
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 13.04.19
Bulunduğu yer: İlmül cevherül Su
Mesajlar: 904
Forum Puanı: 2989
Etiketlendiği Mesaj: 118 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cinci Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Kuran apaçık tabi ki ama tefsirsiz kuran meali yanlış anlaşılmaya sebebiyet verebilir.
Yardımı Allah tan istiyoruz zaten. Bir insan sana yardım etse bunu insandan mı bilirsin yoksa Allah tan mı? Tabi ki Allah tan. Cinler de buna benzer.Yardımı sadece Allah eder.
Cinlerle görüşmek haram olsa Hz. Süleyman onlarla görüşmezdi. Çünkü hiçbir haram kimseye helal olmaz. O yüzden cinlerle görüşmek haram değildir.
Hz. Süleyman şeytanlara dalgıçlık yaptırır emrinde çalıştırırdı bunlar da menfaat sayılmaz mı?
Meleklerin de dinen bir zararı yok ama onları da göremiyoruz. Göz perdesinin sadece cinlerle alakası yok ki
Bir din mensubunun, kendini peygamberle kıyaslaması meşru değildir.

Süleyman peygamber, o krallığa, orduya ve saltanata sahip olabilmek için, Allaha dua etmiş ve duasın da, benden sonra kimseye verilmesin bu mülk diye Allaha duasını bildirmiştir.

Ebu’d Derda (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), namaz kılmak için kalktı, namazında şöyle dediğini işittik: “Senden Allah’a sığınırım.“ daha sonra üç defa: “Allah’ın laneti ile seni lanetlerim.” dedi. Sanki bir şey yakalayacakmış gibi elini uzattı, namazını bitirince: “Ey Allah’ın Rasûlü! Namazda bundan önce hiç işitmediğimiz bir şeyler söylediğini duyduk ve elini uzattığını da gördük.” dedik. Bunun üzerine Rasûlullah (a.s.m.) şöyle buyurdu:

“Allah’ın düşmanı iblis, bir ateş parçası getirerek yüzüme yaklaştırdı. Ben de üç kere; “Senden Allah’a sığınırım” dedim. Sonra da: “Seni Allah’ın lanetiyle lanetliyorum” dedim, fakat o üç sefer söylememe rağmen kaçıp kaybolmadı, sonra onu yakalamak istedim, ondan dolayı ellerimi uzatmıştım. Vallahi Süleyman kardeşimin duası (Sad, 38/35) olmasaydı, o şeytan mescidin direklerine bağlanmış olurdu da Medine’nin çocukları onunla oynarlardı.” (bk. Müslim, Mesacid, 40; Nesai, Sehv 19)



Diğer bir rivayet ise şöyledir:

“Cinlerden bir ifrit namazımı bozdurmak için dün akşam anîden bana bir oyun oynamağa kalkıştı. Ama Allah beni ona kaptırmadı. Ben de onu boğdum. Vallahi onu şu mescidin direklerinden birinin yanı başına bağlamayı çok isterdim. Bu suretle sabahladığınızda sîzlerde toptan (yahut hepiniz) onu görürdünüz; fakat sonradan kardeşim Süleyman'ın şu sözünü hatırladım: “Yâ Râbbî beni affet; ve bana öyle bîr mülk ver ki benden sonra hiçbir kimseye lâyık olmasın!” demişti. Allah da onu köpek kovar gibi kovdu.” buyurdular. (bk. Müslim, Mesacid, 39)

Hz. Süleyman (as)’ın “Bana benden sonra hiç kimseye yaraşmayan bir mülk (hükümdarlık) ihsan eyle.” isteği hem kemiyet, hem de keyfiyet bakımından bir mülk ve saltanata işarettir. Nitekim âyetin açık delâletinden, Süleyman aleyhisselamın güçlü deniz filoları ve o devirde önünde durulamaz süvari birlikleri oluşturduğu, Umman Körfezi ile Aden Körfezi ve Kızıldeniz arasında hükümranlığını sürdürdüğü anlaşılıyor. Kendisinden sonra hiçbir peygambere böyle güçlü bir saltanat verilmediği ise, kesindir. O, bu mülk ve nimetleri Rabbini anmaya vesile olduğu için sevmiştir. Aynı zamanda cinlere de hükmetmesi ayrı bir keyfiyet arzetmektedir.

O halde bu cümleden şu iki husus anlaşılmaktadır: Birincisi, kendisinden sonra hiçbir peygambere verilmeyen bir mülk; ikincisi, kendisinden sonra yerine geçecek olan evlât ve torunlarına lâyık görülmeyecek bir mülk söz konusu olabilir. Zira Hz. Süleyman (asv)’dan sonra kemiyet bakımından daha geniş mülk ve saltanat kuranlar olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Ancak keyfiyet bakımından O'nun saltanatına benzer bir saltanat kurulmadığını söyleyebiliriz. Çünkü O, yalnız insanlara değil, aynı zamanda cinlere de hükmediyordu.

Hz. Süleyman (as)’ın vefatından sonra yerine geçen oğlunun, kurulu saltanatı hem kemiyet, hem de keyfiyet bakımından devam ettiremediğini dikkate alırsak, ikinci yorumun isabetli olduğu görülür.

Hz. Süleyman (as)’ın bu duası, Allah'ın haklarını eda etmek ve mülkünü adilane bir şekilde yönetip yarattıklarını konumlarına ve mertebelerine göre yerleştirip hadlerini uygulamak, onun emrettiği mali yükümlülükleri korumak, dinin şiarlarını tazim etmek, ibadetini açıkça ortaya çıkarmak, ona itaatte bağlılığı sürdürmek, Allah'ın kulları üzerindeki geçerli hükmü ve kanunu düzenlemek ve meleklerine açıkladığı üzere yarattıklarından hiç kimsenin bilmediği vaadlerini gerçekleştirmek için olmuştur. Nitekim yüce Allah: "Sizin bilmediğinizi herhalde Ben bilirim." (Bakara, 2/30) diye buyurmuştur. Yoksa Süleyman (a.s)'ın bu isteğinin bizatihi dünyalık için olması söz konusu olamaz. Çünkü o da, diğer bütün peygamberler de Allah'ın yarattıkları arasında dünyaya karşı en zahid kimselerdir. O dünya mülkünü sırf Allah için istemiştir.

Yine denildiğine göre; onun kendisinden sonra kimseye verilmeyecek bir mülk istemesi, gökler ve yerdeki bütün yaratıklar arasında Allah nezdindeki konum ve üstünlüğünün açıkça görülmesi içindi. Çünkü peygamberlerin Allah'ın nezdindeki konum noktasında birbirleriyle adeta yarışmaları vardır. Herkes Allah nezdindeki konumuna delil göstereceği özel bir yerinin olmasını arzu eder. İşte bundan dolayı Peygamber (sav) namazını kesmek isteyen ifriti yakalayıp, Allah da ona bu imkanı verdiğinde önce bu ifriti bağlamak istemiş, sonra da kardeşi Süleyman (as)'ın duasını hatırlayıp ifriti küçülmüş (hakir) olarak serbest bıraktı.

Şayet ondan sonra bir kimseye, ona verilenin benzeri verilmiş olsaydı, onun bu özelliği kalmazdı. Peygamber (sav) şeytanların Süleyman (as)'ın emrine verilmesi özelliğinin olduğunu ve böyle bir özelliğin kendisinden sonra kimseye verilmemesi duasının kabul edilmiş olduğunu bildikten sonra, bu özelliğinde onunla ortak olmaktan hoşlanmamış gibi görünüyor. (bk. Kurtubi, el-Camiu li Ahkâmi’l-Kur’an, ilgili ayetin tefsiri)

Kadı Beyzâvi'ye göre, cinler üzerinde tasarrufun Hz. Süleyman (as)'a özel oluşu nedeniyle Peygamber Efendimiz (asv) tuttuğu cinniyi bağlamamıştır. Ya da tevâzusundan dolayı bağlamaktan vazgeçmiştir. (Kâdi Beyzavi, Esrar'ut-Te'vîl, ilgili ayetin tesfiri)

Cinler, bizimle beraber yeryüzünde yaşıyorlar. Bunların da insan gibi inananları olduğu gibi inanmayanları da vardır. Onların kâfirlerine şeytan ismi verilir. Meleklerin de, cinlerin de varlıkları Kur'an ayetleri ve hadisler ile açıkça bildirilmiştir.

Hadiste geçen “Kardeşim Süleyman'ın sözünü hatırladım...” ifadesinden maksat, Sad suresinin mealini hadis içinde verdiğimiz 35.ayetidir.

Peygamber Efendimiz (asv) ile Hz. Süleyman (as) arasındaki kardeşlik, dinin esasları itibârı ile veya şeriatları arasındaki benzeyiş yönünden olabilir. Ayrıca peygamberler baba bir kardeştirler. Nitekim Peygamberimiz (asv): “Bütün peygamberler babaları bir kardeşlerdir; anneleri farklıdır, ama dinleri birdir.” (bk. Buhari, Enbiya 48) buyurmaktadır.

Hadislerden Çıkarılan Hükümler:

1. Namazda amel-i kalil/az iş namazı bozmaz.
2. Cinler mevcûttur. Onları insanlardan bâzıları görebilir.
3. Cinlerin aslî unsurları vardır. Çünkü asli unsuru ateş olsaydı onlardan bir ifritin bir ateş parçası ile gelmesine gerek kalmaz; bizzat kendisinin dokunmakla, dokunduğu kimseyi yakması gerekirdi.
4. Hz. Süleyman (as)’ın ashabı da cinleri görmüştür. Bu onun peygamberliğine delâlet eden mucizelerinden biriydi.
5. Bedruddin Aynî, cinlerin muhtelif şekillere girebildiklerini, insan, yılan, akrep, deve, sığır, koyun, at, eşek, katır ve kuş suretinde göründüklerini söyler.
6. Bir kimse haber verdiği şey'in büyüklüğünü göstermek için kendiliğinden yemîn edebilir. (bk. Ahmed Davudoğlu, Sahih-i Müslim, Tercüme ve Şerhi, ilgili hadisin şerhi)


Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11.09.19, 15:37
Üye
 
Üyelik tarihi: 06.09.19
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 53
Forum Puanı: 2508
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

bu konu da bir anlaşmaya vardınız mı ?

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20.12.23, 00:44
 
Üyelik tarihi: 12.11.23
Bulunduğu yer: afyon
Mesajlar: 170
Forum Puanı: 994
Etiketlendiği Mesaj: 5 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

bu açıklaman cok doğru ve harika ilimsahipleri ilimlerini insanlardan skladığı ve vermediği için mutlaka hesap vercekler sonsuz teşekürler. bende aynen sen gibi düşünüyorum harikasınız ve doğru yoldasınız teşekürler

Alıntı:
Kırklar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Kuran apaçık tabi ki ama tefsirsiz kuran meali yanlış anlaşılmaya sebebiyet verebilir.
Yardımı Allah tan istiyoruz zaten. Bir insan sana yardım etse bunu insandan mı bilirsin yoksa Allah tan mı? Tabi ki Allah tan. Cinler de buna benzer.Yardımı sadece Allah eder.
Cinlerle görüşmek haram olsa Hz. Süleyman onlarla görüşmezdi. Çünkü hiçbir haram kimseye helal olmaz. O yüzden cinlerle görüşmek haram değildir.
Hz. Süleyman şeytanlara dalgıçlık yaptırır emrinde çalıştırırdı bunlar da menfaat sayılmaz mı?
Meleklerin de dinen bir zararı yok ama onları da göremiyoruz. Göz perdesinin sadece cinlerle alakası yok ki
bu açıklaman cok doğru ve harika ilimsahipleri ilimlerini insanlardan skladığı ve vermediği için mutlaka hesap vercekler sonsuz teşekürler. bende aynen sen gibi düşünüyorum harikasınız ve doğru yoldasınız teşekürler

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14.08.19, 02:21
 
Üyelik tarihi: 01.08.19
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 248
Forum Puanı: 2561
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Konu farkli yere dogru gitmiş bu okumaya yapan tavsiyelerde bulunabilirmisiniz?

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 15.08.19, 09:56
 
Üyelik tarihi: 11.02.19
Bulunduğu yer: dünyada
Mesajlar: 111
Forum Puanı: 2731
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Deneyip sonuç elde edebilen varmı

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 15.08.19, 23:08
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 13.04.19
Bulunduğu yer: İlmül cevherül Su
Mesajlar: 904
Forum Puanı: 2989
Etiketlendiği Mesaj: 118 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Hsyn5454 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Deneyip sonuç elde edebilen varmı
Sonuç odaklı veya başkası tecrübe ettiği için yapacaksan yapma. Amelin nedir,? amelin belli değilken kalkışma.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16.08.19, 12:37
 
Üyelik tarihi: 22.06.19
Bulunduğu yer: Izmir
Mesajlar: 151
Forum Puanı: 2609
Etiketlendiği Mesaj: 24 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
El Yiğit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir din mensubunun, kendini peygamberle kıyaslaması meşru değildir.

Süleyman peygamber, o krallığa, orduya ve saltanata sahip olabilmek için, Allaha dua etmiş ve duasın da, benden sonra kimseye verilmesin bu mülk diye Allaha duasını bildirmiştir.

Ebu’d Derda (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), namaz kılmak için kalktı, namazında şöyle dediğini işittik: “Senden Allah’a sığınırım.“ daha sonra üç defa: “Allah’ın laneti ile seni lanetlerim.” dedi. Sanki bir şey yakalayacakmış gibi elini uzattı, namazını bitirince: “Ey Allah’ın Rasûlü! Namazda bundan önce hiç işitmediğimiz bir şeyler söylediğini duyduk ve elini uzattığını da gördük.” dedik. Bunun üzerine Rasûlullah (a.s.m.) şöyle buyurdu:

“Allah’ın düşmanı iblis, bir ateş parçası getirerek yüzüme yaklaştırdı. Ben de üç kere; “Senden Allah’a sığınırım” dedim. Sonra da: “Seni Allah’ın lanetiyle lanetliyorum” dedim, fakat o üç sefer söylememe rağmen kaçıp kaybolmadı, sonra onu yakalamak istedim, ondan dolayı ellerimi uzatmıştım. Vallahi Süleyman kardeşimin duası (Sad, 38/35) olmasaydı, o şeytan mescidin direklerine bağlanmış olurdu da Medine’nin çocukları onunla oynarlardı.” (bk. Müslim, Mesacid, 40; Nesai, Sehv 19)



Diğer bir rivayet ise şöyledir:

“Cinlerden bir ifrit namazımı bozdurmak için dün akşam anîden bana bir oyun oynamağa kalkıştı. Ama Allah beni ona kaptırmadı. Ben de onu boğdum. Vallahi onu şu mescidin direklerinden birinin yanı başına bağlamayı çok isterdim. Bu suretle sabahladığınızda sîzlerde toptan (yahut hepiniz) onu görürdünüz; fakat sonradan kardeşim Süleyman'ın şu sözünü hatırladım: “Yâ Râbbî beni affet; ve bana öyle bîr mülk ver ki benden sonra hiçbir kimseye lâyık olmasın!” demişti. Allah da onu köpek kovar gibi kovdu.” buyurdular. (bk. Müslim, Mesacid, 39)

Hz. Süleyman (as)’ın “Bana benden sonra hiç kimseye yaraşmayan bir mülk (hükümdarlık) ihsan eyle.” isteği hem kemiyet, hem de keyfiyet bakımından bir mülk ve saltanata işarettir. Nitekim âyetin açık delâletinden, Süleyman aleyhisselamın güçlü deniz filoları ve o devirde önünde durulamaz süvari birlikleri oluşturduğu, Umman Körfezi ile Aden Körfezi ve Kızıldeniz arasında hükümranlığını sürdürdüğü anlaşılıyor. Kendisinden sonra hiçbir peygambere böyle güçlü bir saltanat verilmediği ise, kesindir. O, bu mülk ve nimetleri Rabbini anmaya vesile olduğu için sevmiştir. Aynı zamanda cinlere de hükmetmesi ayrı bir keyfiyet arzetmektedir.

O halde bu cümleden şu iki husus anlaşılmaktadır: Birincisi, kendisinden sonra hiçbir peygambere verilmeyen bir mülk; ikincisi, kendisinden sonra yerine geçecek olan evlât ve torunlarına lâyık görülmeyecek bir mülk söz konusu olabilir. Zira Hz. Süleyman (asv)’dan sonra kemiyet bakımından daha geniş mülk ve saltanat kuranlar olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Ancak keyfiyet bakımından O'nun saltanatına benzer bir saltanat kurulmadığını söyleyebiliriz. Çünkü O, yalnız insanlara değil, aynı zamanda cinlere de hükmediyordu.

Hz. Süleyman (as)’ın vefatından sonra yerine geçen oğlunun, kurulu saltanatı hem kemiyet, hem de keyfiyet bakımından devam ettiremediğini dikkate alırsak, ikinci yorumun isabetli olduğu görülür.

Hz. Süleyman (as)’ın bu duası, Allah'ın haklarını eda etmek ve mülkünü adilane bir şekilde yönetip yarattıklarını konumlarına ve mertebelerine göre yerleştirip hadlerini uygulamak, onun emrettiği mali yükümlülükleri korumak, dinin şiarlarını tazim etmek, ibadetini açıkça ortaya çıkarmak, ona itaatte bağlılığı sürdürmek, Allah'ın kulları üzerindeki geçerli hükmü ve kanunu düzenlemek ve meleklerine açıkladığı üzere yarattıklarından hiç kimsenin bilmediği vaadlerini gerçekleştirmek için olmuştur. Nitekim yüce Allah: "Sizin bilmediğinizi herhalde Ben bilirim." (Bakara, 2/30) diye buyurmuştur. Yoksa Süleyman (a.s)'ın bu isteğinin bizatihi dünyalık için olması söz konusu olamaz. Çünkü o da, diğer bütün peygamberler de Allah'ın yarattıkları arasında dünyaya karşı en zahid kimselerdir. O dünya mülkünü sırf Allah için istemiştir.

Yine denildiğine göre; onun kendisinden sonra kimseye verilmeyecek bir mülk istemesi, gökler ve yerdeki bütün yaratıklar arasında Allah nezdindeki konum ve üstünlüğünün açıkça görülmesi içindi. Çünkü peygamberlerin Allah'ın nezdindeki konum noktasında birbirleriyle adeta yarışmaları vardır. Herkes Allah nezdindeki konumuna delil göstereceği özel bir yerinin olmasını arzu eder. İşte bundan dolayı Peygamber (sav) namazını kesmek isteyen ifriti yakalayıp, Allah da ona bu imkanı verdiğinde önce bu ifriti bağlamak istemiş, sonra da kardeşi Süleyman (as)'ın duasını hatırlayıp ifriti küçülmüş (hakir) olarak serbest bıraktı.

Şayet ondan sonra bir kimseye, ona verilenin benzeri verilmiş olsaydı, onun bu özelliği kalmazdı. Peygamber (sav) şeytanların Süleyman (as)'ın emrine verilmesi özelliğinin olduğunu ve böyle bir özelliğin kendisinden sonra kimseye verilmemesi duasının kabul edilmiş olduğunu bildikten sonra, bu özelliğinde onunla ortak olmaktan hoşlanmamış gibi görünüyor. (bk. Kurtubi, el-Camiu li Ahkâmi’l-Kur’an, ilgili ayetin tefsiri)

Kadı Beyzâvi'ye göre, cinler üzerinde tasarrufun Hz. Süleyman (as)'a özel oluşu nedeniyle Peygamber Efendimiz (asv) tuttuğu cinniyi bağlamamıştır. Ya da tevâzusundan dolayı bağlamaktan vazgeçmiştir. (Kâdi Beyzavi, Esrar'ut-Te'vîl, ilgili ayetin tesfiri)

Cinler, bizimle beraber yeryüzünde yaşıyorlar. Bunların da insan gibi inananları olduğu gibi inanmayanları da vardır. Onların kâfirlerine şeytan ismi verilir. Meleklerin de, cinlerin de varlıkları Kur'an ayetleri ve hadisler ile açıkça bildirilmiştir.

Hadiste geçen “Kardeşim Süleyman'ın sözünü hatırladım...” ifadesinden maksat, Sad suresinin mealini hadis içinde verdiğimiz 35.ayetidir.

Peygamber Efendimiz (asv) ile Hz. Süleyman (as) arasındaki kardeşlik, dinin esasları itibârı ile veya şeriatları arasındaki benzeyiş yönünden olabilir. Ayrıca peygamberler baba bir kardeştirler. Nitekim Peygamberimiz (asv): “Bütün peygamberler babaları bir kardeşlerdir; anneleri farklıdır, ama dinleri birdir.” (bk. Buhari, Enbiya 48) buyurmaktadır.

Hadislerden Çıkarılan Hükümler:

1. Namazda amel-i kalil/az iş namazı bozmaz.
2. Cinler mevcûttur. Onları insanlardan bâzıları görebilir.
3. Cinlerin aslî unsurları vardır. Çünkü asli unsuru ateş olsaydı onlardan bir ifritin bir ateş parçası ile gelmesine gerek kalmaz; bizzat kendisinin dokunmakla, dokunduğu kimseyi yakması gerekirdi.
4. Hz. Süleyman (as)’ın ashabı da cinleri görmüştür. Bu onun peygamberliğine delâlet eden mucizelerinden biriydi.
5. Bedruddin Aynî, cinlerin muhtelif şekillere girebildiklerini, insan, yılan, akrep, deve, sığır, koyun, at, eşek, katır ve kuş suretinde göründüklerini söyler.
6. Bir kimse haber verdiği şey'in büyüklüğünü göstermek için kendiliğinden yemîn edebilir. (bk. Ahmed Davudoğlu, Sahih-i Müslim, Tercüme ve Şerhi, ilgili hadisin şerhi)
Alıntı:
El Yiğit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonuç odaklı veya başkası tecrübe ettiği için yapacaksan yapma. Amelin nedir,? amelin belli değilken kalkışma.
Burda ne gibi amelden bahsediyorsunuz? Kocamla barismak istiyorum,sevdigim adami/kadini kendime asik etmek istiyorum,annem/babam/kardesim vs hasta onun iyilesmesini istiyorum vs vs harama kullanmamak mi , yoksa daha farkli bir ameller mi?

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hadim Daveti - Ruhani Kralların Daveti HavasHoca Huddam ilmi 14 21.06.26 20:10
Hadim zuhur eder her türlü hacetini yerine getirir Dire Vengeful Huddam ilmi 10 14.06.23 11:09
Basit bir şekilde Büyü bozmak everex Tecrübe Ettikleriniz 3 18.01.21 16:50
Üzerimde nazar varmış en hızlı şekilde nasıl kurtulurum Zikr Sorularınız 3 13.09.18 22:52
Hz. şemsin mevlanadan ayrılığı ile zuhur eden et Allahyolu Sizden Gelenler 0 05.06.16 03:59


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:36.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com