![]() |
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
![]() Kuşkusuz, cennette her lezzetin yanında cinsî ilişki de vardır. Kur’an’da kişilerin eşlerinden ve ayrıca hurilerden bahseden ayetler, dolayısıyla bu tür ilişkiden de söz etmiş oluyor. Arap edebiyatında 40, 70 gibi sayılar, daha çok, bir şeyde fazlalığı ifade eder, çokluktan kinayedir. Hadiste, cinsi münasebetin dünyadakinden daha lezzetli olduğunun ifade edilmesi için, onun önemli bir unsuru olan cinsel güçle açıklanmıştır. Abdullah b. Abbas,*“Cennetin hiçbir nimeti dünyanınkine benzemez, yalnız bir isim benzerliği vardır.”*şeklindeki ifadesi, cennetteki evlilik nimeti için de geçerlidir. Sonsuz bir hayatta, sırf dostlar için hazırlanmış bir mutluluk diyarındaki lezzetlerin derecesi, her türlü tanımlamanın üstünde ve ötesindedir. Oradaki güzellikler -hadiste ifade edildiği üzere “Ne bir göz görmüş, ne bir kulak işitmiş ve ne de bir kimsenin aklından, hayalinden geçmiştir.” Cennette Cinsî Zevkler "Gerçekten cennetlik olanlar, o gün eğlenceyle meşguldürler."*(Yasin, 36/55) "O cennetlerde gözlerini kocalarından başkasına çevirmeyen hanımlar vardır ki, bu kocalarından önce kendilerine ne bir insan dokunmuştur, ne de bir cin. *Onlar yakut ve mercan gibidirler."*(Rahman, 55/56, 58) Cinsiyetin insan hayatında önemli bir yer tuttuğu şüphesizdir. Kur'an'da vurgulandığı üzere (Rûm, 30/21) karşı cinsler hayatlarını birleştirmekle bedenî ve ruhî tatmin bulmaktadırlar. Aynı tatminin uhrevî hayatta da devam etmesi tabiidir. Cennet tasviriyle ilgili çeşitli ayet ve hadislere göre cennette hem dünya kadınları hem hûriler bulunacaktır. Ayetlerde geçen*"tertemiz zevceler"*ifadesi*(Bakara, 2/25; Âl-i İmran, 3/15)*hûrilerle birlikte dünya kadınlarını da kapsamına almaktadır. "Orada (cennette) nefislerin arzu ettiği ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır ve siz orada ebedi kalacaksınız."*(Zuhruf, 42/71) Cinsellik de nefislerin arzu ettiği şeylerdendir. Dolayısıyla ayet, cennette cinsel hayatın da bulunduğuna işaret etmektedir. Cennete giriş öncesinde mü'minlere uygulanacak bedenî ve ruhî arındırma operasyonu sonunda, kadınların cinsî hayatlarına olumsuz etki yapan, mutluluklarını bölen fizyolojik ârızaların ve ruhî depresyonların tamamen giderileceği anlaşılmaktadır. Çeşitli ayet ve hadislerde cennet kadınlarının güzelliği, zarafeti ve çekiciliği konusunda canlı tasvirler mevcuttur. Bir rivayette huriler, kendi ayrıcalıklarından söz edecekleri bir sırada cennetteki dünya kadınları, dünya hayatında işledikleri güzel ameller sebebiyle onlardan üstün olduklarını ifade edecekler ve onları susturacaklardır. Bir erkeğin kaç eşe, özellikle kaç dünya kadınına sahip olacağı hususunda farklı görüşler ileri sürülmesine rağmen, bu konuda sahih rivayet Buhâri ile Müslim'de yer alan hadistir. Buna göre cennetteki her erkeğe*"zarif ve şeffaf tenli"*iki kadın verilecek ve orada evlenmemiş kimse kalmayacaktır.*(Buhâri, Bed'ü'l-halk 8; Müslim, Cennet 14).*Kadınların ikisi de hûri veya dünya kadını olabileceği gibi birinin hûri, birinin de dünyalı olması muhtemeldir. Alıntı
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Insanın dostuda düşmanıda kendisidir |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Cennetteki cinsel hayat için kafa yormak o kadar saçma geliyor ki okuduklarım resmen rahatsız etti beni.
Cennet sanki erkeklerin keyfini yapacak yermiş gibi anlatılıp kadınların onların malı gibi tasvir edilmesi rahatsız edici sanki dünyada 1 kadını idare edebiliyorlar gibi cennette 2 ve fazlası olacak. Ayet meallerine yorum yapmıyorum ama herhangi birinin çıkıp cennette şöyle şöyle yaşayıp fazla kadına sahip olacaksınız demesi insanların buna inanması sapkınlıktan başka bir şey değil sırf buna inanıp cennette girmek isteyen de sapkının bayrak tutanıdır. Teşekkür ederim.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Bir insan neyden çok bahsediyorsa, o şey, aslında onda eksiktir; yerli yersiz neyi yüksek perdeden eleştiriyorsa, kendisi, aslında o şeyin ta kendisidir.
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
Çok az konuşulan bir konudur. Bence konuyu foruma taşımak yerinde bir karardır bundan rahatsız olanlara rağmen.
Bir kere bu konu Müslümanların Kutsal kitabı olan Kuranda geçer, hadislerde de bu konu ile ilgili bilgiler vardır. Cennet tüm noksanların arındıgı bir mekan oldugu için cinsel birleşme dünyada oldugu gibi degil, daha farklı yollarla, daha farklı boyutlarda ilerler. Örnegin kişi bu dünyada evli oldugu hayat yoldaşı ile cennetde birlikde ise ona fiziksel temas etmeden yalnızca bakarak dünya hayatında fiziksel temas ederek aldıgı hazzın, duygunun x10-100-1000 katı kadar zevk alır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
... |
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Insanın dostuda düşmanıda kendisidir |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
''Müspet sonuç vermeyen uğraş,ilim değil uydurmacadır!'' |
|
#7
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Kardeşim sözlerinde hoş olmayan yönleri var sahabiler sormuş rasulullah da cevaben hurilerden bahsetmiştir nitekim cennet ehli rabbiul alemini .müşahade edecek cennet bu nimetin yanında neki ah kardeşim ah feminist davranmanın yararı olmaz sana ancak zararı olur
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Bak kardeşim şunu sakin unutma ALLAH c.c ve rasulü s.a.v buyurduğu herşeye iman edip ne kadar kolay kabullenirsen o kadar imanın kuvvet bulur misal dün gece bi soru sordum sebebim sorgulamak değil bi arkadaşla sohbet etmekti lakin her mesela irdelemez görmediğin yaşamadığın sadece ilmen bildiğin konuları yargılamak veya sabit bir fikre dayandırmak ne kadar mantıklı o yüzden vardır hikmeti de geç ALLAH c.c sen cennetin şu şu özelliğini neden bilmiyordun diye hesap sormayacak israiloğullarının öküz kıssası gibi yapmanın zarardan başka bisey getirmeyeceği aşikardır sahabe döneminde ayet hadis soylenirdi asla yoruma gerek kalmazdı çünkü kamil iman sahibiydiler gormeden sonucuna kadar inanırlardı lakin biz ne yapıyoruz sordukça soruyoruz yetmiyor hadisi ayeti beğenmiyoruz yetmiyor tatmin olmak için yorum yapıyoruz oda yetmiyor yorumlarıda beğenmiyoruz kisacasi Biz belamizi arıyoruz yoksa ulen gafil din senin zevkin için mi indirildi herşey ortada eğer müslümansan inanancaksin bitti öyle değil mi Ah be kardeşim ah halimize ah selametle kardeşim...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#10
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Bahsi geçen öküz kıssası ;;;)))İsrâîloğulları’ndan Âmil isminde çok zengin birisi ölü olarak bulundu. Öldüren, amcasının oğluydu. Sebepleri husûsunda şu rivâyetler vardır: Onu, çok fakir ve cimri olan amcasının oğlu, servetine hased ederek öldürmüştü. Âmil, bir kadınla evlenmiş, amcasının oğlu da o kadını almak için onu öldürmüştü. Kâtil, onun ölüsünü iki köy arasına bıraktı. Tâ ki onlar, birbirlerine hasım olsunlar... Halk, Hazret-i Mûsâ’ya mürâcaat edip kâtilin bulunmasını ve kısâs yapılmasını istediler. Mûsâ -aleyhisselâm-, kâtilin kim olduğu meselesinde tereddütte kaldı ve bir netîceye varamadı. Bunun üzerine Allâh’a duâ etti. Allâh Teâlâ da, bir inek kurban etmelerini emretti. Benî İsrâîl, Mûsâ -aleyhisselâm-’a: “–Kâtil ile inek kesilmesi arasında ne alâka var?! Sen bizimle alay mı ediyorsun?” dediler. Hâlbuki bu îtirazlarıyla, farkında olmaksızın, Hakk’ın emrine olan teslîmiyetsizliklerinden imtihan vermeye başladılar. Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm- onlara: “–Ben Rabbimin emrini bildiriyorum!” dedi. Âyet-i kerîmede buyrulur: “Mûsâ kavmine: «–Allâh size bir sığır kesmenizi emrediyor!» deyince: «–Bizimle alay mı ediyorsun?» demişlerdi. O da: «–Câhillerden olmaktan Allâh’a sığınırım!» diye cevap vermişti. (Bunun üzerine kavmi): «–(O hâlde)*bizim adımıza Rabbine duâ et; bize, onun ne olduğunu açıklasın!» dediler. Mûsâ: «–Allâh buyuruyor ki: O, ne yaşlı, ne de körpe; ikisi arası bir inektir. Size emredileni hemen yapın!» dedi. Bu defâ: «–Bizim için Rabbine duâ et; bize, onun rengini açıklasın!» dediler. (Mûsâ): «–O buyuruyor ki: Sarı renkli, parlak tüylü, bakanların içini ferahlatan bir inektir.» dedi.”*(el-Bakara, 67-69) Yahûdîler, bu evsafta bir ineği, yetîmi olan bir kadında buldular. Kadın, kendisinin geçim kaynağı olduğu için ineğini satmak istemiyordu. Bu sebeple 1000 akçe istedi. Mûsâ -aleyhisselâm-’ın: “–Kadının istediği miktarı verin ve sığırı alın!” demesi üzerine İsrâîloğulları bin akçeye râzı oldular. Fakat bu sefer kadın, ücreti 2000 akçeye çıkardı. Kavmi, ücreti çok yüksek bulduklarından bu sığırı almak istemedi ve tekrar Mûsâ -aleyhisselâm-’a mürâcaat edip: “«–(Ey Mûsâ!)*Bizim için, Rabbine duâ et de; onun nasıl bir sığır olduğunu açıklasın! Nasıl bir inek keseceğimizi anlayamadık. Biz, inşâallâh emredileni yapma yolunu buluruz!» dediler. (Mûsâ)*dedi ki: «–Allâh şöyle buyuruyor: O*(sığır),*henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan*(salma),*renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir.» (Bu sefer İsrâîloğulları): «–İşte şimdi hakîkati getirdin!» dediler ve bunun üzerine*(onu bulup)*kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.”*(el-Bakara, 70-71) Az daha kesmeyeceklerdi, çünkü bu târifler de yine yetîmi olan kadının sığırını işâret etmekteydi. Üstelik kadın, ücreti iyice artırmış 10.000 akçeye yükseltmişti. Daha sonra da: “–Hayvanı alacaksanız, onu kesersiniz ve derisini tulum yapıp içini altın ile doldurur bana verirsiniz! Ancak bu şekilde onu size satabilirim.” demişti. Benî İsrâîl, tekrar Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm-’a mürâcaat etti. O da: “–Ne pahasına olursa olsun, alın!” dedi. Bunun üzerine kavmi: “–Öyleyse şimdi alalım, emir yerine gelsin; yoksa sonra ödeyemeyiz.” dediler. Nihâyet ineği aldılar. Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: “Hani siz bir adam öldürmüştünüz de, onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Hâlbuki Allâh, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktır.”*(el-Bakara, 72) Fakat Benî İsrâîl bu sefer de ineğin ücretini ödemiyorlardı. Hazret-i Mûsâ: “–Ücretini ödemezseniz, ölü dirilmez!” buyurdu. Onlar da, çâresiz ineğin derisini tulum yapıp içini de altınla doldurarak kadına verdiler. “«–Haydi, şimdi*(öldürülen)*adama,*(kesilen ineğin)*bir parçasıyla vurun!» dedik. Böylece Allâh, ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini*(peygamberine verdiği mûcizelerini)*gösterir.”*(el-Bakara, 73) Âyet-i kerîmede*“Kesilen ineğin bir parçasıyla ölüye vurun!”*denilmesi, hâdiseye dikkatleri daha çok çekmek içindir. Bunun için böyle bir merâsim yapılmış ve akabinde mûcize gerçekleşmiştir. Yoksa elbette ki Allâh Teâlâ, hiçbir sebep olmadan da kudreti ile ölüleri diriltmeye kâdirdir. Nihâyet hayvanın dilini ölüye dokundurduklarında ölü, kanlar içinde kalktı. Hakîkati anlattı: “–Beni amcaoğullarım öldürdü. Filân ve filân...” deyip isimlerini de bildirdikten sonra tekrar öldü. Bu cinâyeti işleyen iki gence derhal kısâs tatbîk edildi. BU KISSADAKİ İBRETLER *İsrâîloğulları’nın, yaptıkları her îtirâzın ardından sıkıntıları artmıştı. Hâlbuki emr-i ilâhî ilk geldiğinde herhangi bir sığır boğazlasalardı, emir îfâ edilmiş olacaktı. Fakat üstüste suâllerle, sanki bunu istemiyormuş gibi davrandılar ve mes’eleyi kendi elleriyle ağırlaştırdılar. Böylece çok îtirâz etmeleri ve hadlerini bilmeyişleri, onları ağır netîcelere dûçâr etti. *Îcâb etmeyen suâllerin sorulması câiz değildir; kazâ ve kader mevzûlarında haddinden fazla derinleşmekte olduğu gibi... Yâni Allâh’ın hüküm beyân ettiği bir hususta teslîmiyet gösterip itaat etmek gerekir. Zîrâ gereksiz suâl ve îtirazlar, yeni tahdîd ve vecîbeleri beraberinde getirir ki, bu da mes’ûliyetlerin daha da ağırlaşmasına sebep olur. Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: “…Ben sizi kendi hâlinize bıraktığım sürece, siz de beni kendi hâlime bırakın. Çünkü sizden öncekiler peygamberlerine çok suâl sormaları ve aldıkları cevaplar husûsunda ihtilâf etmeleri sebebiyle helâk oldular. Bundan dolayı size, bir şey emrettiğim zaman onu gücünüz yettiğince yerine getirin. Herhangi bir şeyi yasaklarsam ondan da kesin olarak kaçının!”*(Müslim, Hac, 412) *İsrâîloğulları daha evvel bir buzağıya taptıkları için kendilerine inek kurban etmeleri emredildi. Tâ ki, inekte bir ulûhiyet olmadığını anlasınlar. Zîrâ insanoğlu, özündeki kulluk hisleriyle bazen yanılarak, ilâhını, kendi yaşadığı âlemin boyutları ve idrâk selâhiyetleri dâhilinde arama şaşkınlığına düşebilmektedir. *Diğer taraftan kâtiller bir türlü bulunamıyor ve bu sebeple gerilim ve sürtüşmeler artıyordu. Sığırın kesilip kâtillerin bulunmasıyla sükûnet sağlandı. *İsrâîloğulları’ndan bazılarının “öldükten sonra dirilme”ye karşı îmânlarında tereddütler vardı. Bu hâdiseyle bu zaafları da zâil oldu. Kaynak: Osman Nuri Topbaş,*Nebiler Silsilesi-2, Erkam Yayınları
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Cennete götüren AŞK... | ayhan571 | Hayat Dersleri & Hikayeler | 0 | 05.04.21 10:01 |
| Cennette cinsellik var mı? | Rambokral | islam & islami Konular | 0 | 01.04.21 15:25 |
| Reklamlar ve Cinsellik | Snipper | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 4 | 21.05.20 02:28 |
| CinseLLiK`Le iLqiLi iLqinç ßiLinmeyen ßiLqiLeR +13 | aşk | Sağlık | 1 | 01.06.17 10:37 |
| Prostat Büyümesi ve Cinsellik | aşk | Sağlık | 1 | 01.06.17 09:48 |