Havas Okulu  

Go Back   Havas Okulu > Havas ilmi & Gizli ilimler > Kadim Bilgelik


Kadim Bilgiler: islam Medeniyetinde Astroloji, Hurufilik ve Havas ilmi Üzerine


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 24.10.25, 17:56
Üye
 
Üyelik tarihi: 20.10.25
Bulunduğu yer: Âhir zaman
Mesajlar: 50
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Kadim Bilgiler: islam Medeniyetinde Astroloji, Hurufilik ve Havas ilmi Üzerine

Selamınaleyküm irili ufaklı 122 kaynaktan derlediğim ve yapay zeka ile yazdığım yazıdır. Sürçü lisan olduysa affola


Kadim Bilgiler: İslam Medeniyetinde Astroloji, Hurufilik ve Havas İlmi Üzerine Bir İnceleme
Giriş: "Kadim Bilgiler" Kavramının Tanımlanması
Bu belge, İslam entelektüel tarihinde hem meşruiyet sınırlarında gezinen hem de merkezî bir rol oynayan girift epistemolojik gelenekler bütününü incelemeyi amaçlamaktadır. "Kadim bilgiler" ifadesi, basit bir batıl inançlar yığınını değil, evreni ve kutsal metinleri yorumlayarak düzen, kader ve irade gibi temel insani sorulara teolojik bir çerçevede sofistike cevaplar arayan köklü bir mirası tanımlar. Bu mirasın temelini, gök cisimlerinin hareketlerini ilahi bir planın yansımaları olarak gören astroloji (İlm-i Nücûm), harflerin ve sayıların gizemli dünyasına inen harf ilmi (İlm-i Hurûf) ve bu teorik temelleri pratik uygulamalara dönüştüren havas ilmi oluşturur. Bu inceleme, söz konusu ilimlerin teorik temellerini, pratik uygulamalarını, Selçuklu ve Osmanlı gibi devletlerdeki kurumsal bağlamlarını ve bu gelenekleri şekillendiren temel akımlar ile kilit figürleri ele alarak bütüncül bir bakış sunacaktır.
--------------------------------------------------------------------------------
1. Evrenin ve Metnin Sırları: Kozmolojik ve Metinsel Temeller
Pratikte havas ve vefk gibi somut uygulamalara dönüşen bu kadim geleneklerin ardında, onları besleyen iki temel teorik sütun bulunmaktadır. Bu bölüm, söz konusu sütunları analiz edecektir: Gök cisimlerinin hareketlerini ve konumlarını yeryüzündeki olaylarla ilişkilendirerek yorumlayan İlm-i Nücûm ve kutsal metinlerin harflerine sayısal değerler atayarak gizli anlamları araştıran İlm-i Hurûf. Bu iki teorik alan, görünen dünyanın ardındaki ilahi düzeni anlama ve kavrama arayışının entelektüel zeminini oluşturmuştur.
İlm-i Nücûm: Göksel İşaretlerin Yorumlanması
İlm-i Nücûm, Kur'an-ı Kerim'deki "Güneş ve ay bir hesaba göre hareket eder" (Rahman, 55/5) ve "Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik" (Yâsin, 36/39) gibi ayetlerden ilham alarak, gök cisimlerinin hareketlerini ilahi bir düzenin ve nizamın yeryüzündeki yansıması olarak gören bir ilimdir. Bu ilim, kendi içinde iki ana dala ayrılmıştır:
1. Astronomi (İlm-i Hey'et): Bu dal, gök cisimlerinin yörüngelerini, konumlarını ve hareketlerini tamamen matematiksel ve gözlemsel yöntemlerle hesaplama bilimidir. Başta takvimlerin hazırlanması olmak üzere, namaz vakitlerinin belirlenmesi ve zîc adı verilen detaylı astronomik cetvellerin oluşturulması gibi pratik ve bilimsel çalışmalar bu alanın kapsamına girer.
2. Astroloji (İlm-i Ahkâm-ı Nücûm): Astronominin verilerini kullanarak, yıldızların ve gezegenlerin konumlarından yola çıkıp yeryüzündeki olaylar, insan kaderi ve devletlerin geleceği hakkında kehanetlerde bulunma sanatıdır. Bu dal, teorik astronomiden ayrılarak yorum ve öngörüye odaklanır ve kendi içinde alt disiplinlere ayrılır:
◦ Mevâlid: Bir kişinin doğum anındaki göksel haritaya (zayiçe) bakarak doğumundan ölümüne kadar hayatı boyunca başından geçecek olaylar, karakteri ve kaderi hakkında yorumlar yapma sanatıdır.
◦ İhtiyârât: Savaş ilanı, evlilik, sefere çıkma veya bir bina inşa etme gibi belirli bir devlet işi veya kişisel eylem için en uygun ve "uğurlu" zamanı (eşref saati) tespit etme pratiğidir.
İlm-i Hurûf: Harflerin ve Sayıların Gizemli Dünyası
İlm-i Hurûf, harflerin yalnızca sesleri temsil eden işaretler olmadığı, aynı zamanda evrenin sırlarını, ilahi hakikatleri ve varoluşun kodlarını barındıran semboller olduğu inancına dayanır. Bu geleneğin temel aracı, Arap alfabesindeki her harfe sayısal bir değer atayan Ebced hesabıdır. Bu sistem, kelimelerin, isimlerin ve kutsal metinlerdeki ifadelerin sayısal değerlerini hesaplayarak metinler arasında gizli matematiksel ilişkiler kurma, geleceğe dair öngörülerde bulunma ve olayları etkileme amacı güder. Bu geleneğin kökenleri, her şeyin özünü sayılarla açıklayan Pisagor'a yapılan atıflarla antik felsefeye dayandırılsa da İslam medeniyetinde Tusterî ve Hallac-ı Mansur gibi erken dönem sufileri tarafından harf-sayı gizemciliği üzerine yapılan yorumlarla derin bir teolojik ve mistik boyut kazanmıştır.
Bu iki alan, bir bütün olarak, evreni anlamak için eksiksiz bir sembolik sistem sunmuştur. İlm-i Nücûm ile makrokozmosun ilahi düzeni yorumlanırken, İlm-i Hurûf ile mikrokozmosun, yani metnin ve insanın şifreleri çözülmeye çalışılmıştır. Bu bütüncül dünya görüşü, bir sonraki bölümde inceleneceği üzere, evreni sadece anlama değil, aynı zamanda ona müdahale etme iddiasındaki Havas ilminin de mantıksal zeminini hazırlamıştır.
--------------------------------------------------------------------------------
2. Teoriden Pratiğe: Havas, Vefk ve Tılsım Sanatı
Bu bölümde, astrolojik prensiplerin ve harf ilminin teorik zemininden doğan, "Havas İlmi" olarak bilinen pratik ve etkileşimli sanat incelenecektir. Havas ilmi, soyut bilgiyi somut hedeflere yönelten bir köprü görevi görür. Vefk, muska ve tılsım gibi araçların, bu kadim bilgileri korunma, birini etkileme veya şifa bulma gibi belirli amaçlar için nasıl kullanıldığını analiz ederek, teorinin pratiğe nasıl dönüştüğünü ortaya koyacağız.
Havas İlminin Kapsamı ve Amacı
Havas ilmi, en genel tanımıyla "manevi tesir için okunan dualar" ve özel olarak, belirli ayetlerin, Allah'ın isimlerinin (Esma-ül Hüsna) veya harflerin gizli özelliklerini (havas) kullanarak istenen sonuçları elde etme sanatıdır. Bu uygulamalar, sadece manevi bir arayışı değil, aynı zamanda dünyevi sorunlara çözüm bulma çabasını da yansıtır. Havas ilminin temel amaçları şunlardır:
• Korunma: Kişiyi nazar, büyü, cinler ve çeşitli hastalıklardan muhafaza etmek.
• Tesir (Teshîr): İki insan arasında sevgi, muhabbet veya bağlılık oluşturmak; bir kişiyi belirli bir fikre ikna etmek veya bir otorite sahibini etkilemek.
• Celb: Kaybolan bir eşyayı bulmak, uzaktaki bir kişiyi geri getirmek veya arzu edilen bir şeyi (rızık, kısmet vb.) çekmek.
• Şifa: Modern tıbbın çözüm bulamadığı bazı ruhsal veya bedensel rahatsızlıkların tedavisi.
• Zarar Verme: Düşmanı etkisiz hale getirme, iki kişiyi birbirinden ayırma veya birine bela gönderme gibi olumsuz amaçlar için de kullanılabilen yönü.
Vefk: Kozmik Enerjinin Geometrik Formu
Vefk, havas ilminin en sofistike araçlarından biridir. Belirli bir amaca yönelik olarak harflerin, sayıların, esmaların veya ayetlerin ebced değerlerinin hesaplanarak, bu sayıların belirli bir düzen içinde karelerden oluşan bir şemaya yerleştirilmesiyle hazırlanan bir tılsım türüdür. En yaygın türleri üçlü (müselles, 3x3) ve dörtlü (murabba, 4x4) vefklerdir. Bir vefkin temel prensibi, her satır, sütun ve çapraz köşegenlerdeki sayıların toplamının daima aynı sonucu vermesidir. "Anahtar sayı" olarak bilinen bu sabit toplam, niyetin (örneğin belirli bir Esma'nın, ayetin veya hedeflenen kişinin isminin) ebced değerinden türetilir. Böylece niyet, geometrik bir forma matematiksel olarak kodlanmış olur.
Vaka Analizi: III. Mustafa'nın Rus Elçileri İçin Hazırlattığı Vefk 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yapılan barış müzakerelerinde Sultan III. Mustafa, Rus elçilerini ikna etmek amacıyla bir vefk hazırlatmıştır. Vefk uzmanlarının çözümlemesine göre, elçi Obreşkof için hazırlanan bu "toprak unsurlu" vefk, güçlü bir psikolojik baskı hedefliyordu.
• Vefkin anahtar sayısı 3731 olarak hesaplanmıştır.
• "Obreşkof" (ا ب ر ش ق و ف) isminin ebced değeri 3418'dir.
• İki sayı arasındaki fark olan 313 sayısının ebced karşılığı ise "ceyş" (جيش) yani "ordu" kelimesidir. Bu analiz, vefkin hedefinin Obreşkof üzerinde bir "ordu" baskısı kurarak onu barış şartlarını kabul etmeye zorlamak olduğunu ortaya koymaktadır. Bu vaka, Bölüm 1'de ele alınan teorik temellerin—yani harflerin sayısal gücüne (İlm-i Hurûf) ve kozmik anların uygunluğuna (İlm-i Nücûm)—devlet stratejisinde nasıl birleştiğinin somut bir örneğidir.
Uygulama Metotları: Bast ve Teksir
Havas uygulamalarında, özellikle isimler ve niyetler üzerinde çalışılırken iki temel metodoloji öne çıkar. Bu yöntemler, kelimelerin enerjisini harekete geçirmek için kullanılır.
• Bast: Bir kelimeyi veya ismi, onu oluşturan harflere ayırma, yani "yayma" işlemidir.
• Teksir: Bast edilmiş harflerin, belirli bir kurala göre (örneğin, bir harf baştan bir harf sondan alınarak) yeniden karıştırılıp düzenlenmesiyle yeni harf dizileri ve şemalar oluşturma tekniğidir. Bu işlem, hedeflenen ismin veya niyetin enerjisini "kırmak" ve yönlendirmek amacıyla yapılır.
Örneğin, "Muhammed" ve "Ali" isimlerini birleştirmek için önce isimler bast edilir: "Muhammed" (محمد) ismi "م - ح - م - د" şeklinde, "Ali" (علي) ismi ise "ع - ل - ي" şeklinde ayrıştırılır. Bu harfler birleştirilir: 'م ح م د ع ل ي'. Teksir işlemi için bir baştan bir sondan harf alınarak yeni bir satır oluşturulur. İlk adım: 'م ي ح ل م ع د' olur. Bu işlem, ilk satır yeniden oluşana kadar tekrarlanarak enerjinin kırılması ve yönlendirilmesi hedeflenir.
Ritüel ve Zamanlama Unsurları
Havas uygulamalarının başarısı, sadece doğru formüllerin uygulanmasına değil, aynı zamanda doğru ritüel ve zamanlamaya da bağlıdır.
• Gezegen Saatleri: Zamanlama kritik bir unsurdur. Her gün ve gece, farklı gezegenlerin yönettiği saatlere bölünmüştür. Örneğin, Zühre (Venüs) saati sevgi ve muhabbet işlemleri için uygunken, Merih (Mars) saati savaş, rekabet veya ayırma gibi eylemler için tercih edilir. Güneş saati ise yöneticilerle görüşmek ve itibar kazanmak için en uygun zaman olarak kabul edilir.
• Diğer Unsurlar: Uygulama sırasında yakılan ve amaca uygun seçilen tütsüler (buhur), ritüel temizliği simgeleyen abdest ve en önemlisi, uygulayıcının sarsılmaz niyeti, işlemin başarısı için vazgeçilmez kabul edilir.
Bu pratik sanatlar, sadece bireysel çabalarla sınırlı kalmamış, aynı zamanda devlet yönetiminin en üst kademelerinde kendine yer bularak kurumsallaşmıştır.
--------------------------------------------------------------------------------
3. Saraydaki Kâhinler: Selçuklu ve Osmanlı'da Müneccimbaşılık Müessesesi
Bu bölümde, astroloji ve ilgili ezoterik bilgilerin bireysel uygulamaların ötesine geçerek devlet yönetiminin resmi bir parçası haline nasıl geldiği incelenecektir. Bu durum, ortodoks alimler tarafından sıkça şüpheyle yaklaşılan bir pratiğin, nasıl olup da formel, bürokratik ve vazgeçilmez bir devlet aracına dönüştüğü paradoksunu ortaya koyar. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı saraylarında görev yapan müneccimler ve bu geleneğin zirvesini temsil eden Müneccimbaşılık kurumu, siyasi, askeri ve sosyal kararlarda astrolojinin oynadığı merkezi rolü somutlaştırmaktadır.
Selçuklu Sarayında İlm-i Nücûm
Selçuklu sultanları, ilm-i nücûma büyük bir ilgi göstermiş ve saraylarında her zaman müneccimleri barındırmışlardır. Bu müneccimler, devletin geleceğini ilgilendiren önemli konularda danışmanlık yaparlardı. Örneğin, ünlü şair Enverî'nin Sultan Sancar döneminde, yedi gezegenin Mizan burcunda bir araya geleceği bir "kırân" (kavuşum) zamanı için yaptığı kehanet meşhurdur. Enverî, bu göksel olayın şiddetli bir rüzgârla büyük yıkımlara yol açacağını öngörmüş, bu kehanet halk arasında büyük bir korkuya neden olmuş, insanlar korunmak için mahzenlere sığınmışlardır. Her ne kadar kehanet gerçekleşmemiş olsa da bu olay, müneccimlerin savaşların sonucu, doğal afetler ve siyasi gelişmeler gibi konularda sultanlara nasıl danışmanlık yaptığını göstermektedir.
Osmanlı'da Bir Kurum: Müneccimbaşılık
Osmanlı İmparatorluğu'nda astroloji, Müneccimbaşılık makamıyla resmî bir statü kazanmıştır. Sarayın baş astroloğu olan Müneccimbaşı, sadece müneccimler arasından değil, zaman zaman namaz vakitlerini ve takvimi düzenleyen muvakkitler veya medrese hocaları olan müderrisler arasından da seçilebilirdi. Bu durum, makamın hem bilimsel hem de dini bir meşruiyete sahip olduğunu göstermektedir. Müneccimbaşıların temel görevleri şunlardı:
• Takvim Hazırlama: Her yıl için, o seneki ay ve güneş tutulmaları, kuyruklu yıldızların geçişi, deprem olasılıkları ve diğer önemli olaylar hakkında öngörüler içeren ahkâm takvimleri hazırlamak ve padişaha sunmak.
• Zayiçe Çıkarma: Padişahın, şehzadelerin doğum anlarına göre veya devletin geleceği hakkında astrolojik haritalar (zayiçe) hazırlamak.
• Eşref Saati Belirleme: Devlet hayatının en kritik anları için en "uğurlu" ve "mesut" zamanı (vakt-i mes'ud veya eşref saati) tespit etmek. Bu anlar arasında savaş ilanı, donanmanın sefere çıkması, padişahın cülus töreni, yeni bir saray veya cami inşaatının temelinin atılması gibi olaylar yer alırdı.
Nüfuz ve Siyasi Etki: Müneccimbaşı Hüseyin Efendi Örneği
Müneccimbaşılar, sadece bilimsel danışmanlar olmanın ötesinde, zamanla büyük bir siyasi nüfuz da elde etmişlerdir. Bu durumun en çarpıcı örneği, XVII. yüzyılda yaşamış olan Müneccimbaşı Hüseyin Efendi'dir.
Hüseyin Efendi, kehanetlerindeki isabetle ün kazanmıştır. Sultan IV. Murad ve Sultan İbrahim'in vefatlarını hazırladığı takvimlerde üstü kapalı bir şekilde ima etmesi, şöhretini zirveye taşımıştır. Ancak artan bu nüfuzu, onu devlet işlerine doğrudan müdahale etmeye yöneltmiştir. Sadrazamlık ve şeyhülislamlık gibi en üst düzey makamlar da dâhil olmak üzere, kendi adamlarını önemli kadrolara atamaya ve istemediği kişileri görevden aldırmaya başlamıştır. Bu güç zehirlenmesi, kendisine çok sayıda düşman kazandırmıştır. Sonunda, Sultan IV. Mehmed'in cülus senesine ait takviminde padişahın "vefatını" ima eden hatalı bir ifade kullanması, bardağı taşıran son damla olmuş ve rakiplerinin de etkisiyle gözden düşerek idam edilmiştir. Hüseyin Efendi'nin hayatı, bir müneccimbaşının sahip olabileceği gücün sınırlarını ve bu gücün ne kadar tehlikeli olabileceğini göstermesi açısından tarihsel bir ders niteliğindedir.
Devlet düzeyindeki bu kurumsal yapının yanı sıra, bu bilgiler entelektüel çevrelerde felsefi ve teolojik sistemlere de dönüşmüştür.
--------------------------------------------------------------------------------
4. Felsefî Ekoller ve Kilit Şahsiyetler: Sufizm, Hurufilik ve İbn Arabî
Bu bölümde, kadim bilgilerin yalnızca pratik uygulamalar veya devlet danışmanlığı ile sınırlı kalmayıp, aynı zamanda derin felsefi ve mistik sistemlere nasıl dönüştüğü incelenecektir. Tasavvufun bu ezoterik geleneklerle olan karmaşık ilişkisi, bu alandaki en büyük otoritelerden biri olan Muhyiddin İbn Arabî'nin kalıcı etkisi ve harfleri evrenin temeli olarak gören Fazlullah-ı Hurûfî'nin kurduğu radikal sistem, vaka analizleri olarak ele alınacaktır. Bu akımlar, gaybı anlama çabasının entelektüel ve ruhani zirvelerini temsil etmektedir.
Tasavvuf ve Bâtınî Gelenekler
Tasavvuf, İslam'ın ruhsal ve içsel boyutunu temsil eden bir gelişim yolu olmakla birlikte, tarihi boyunca bazı sufi çevreler harflerin sırları (İlm-i Hurûf) ve evrenin gizemleri gibi bâtınî (ezoterik) konularla derinden ilgilenmiştir. Bu ilgi, tasavvuf içinde kalıcı bir diyalektik yaratmıştır: Bir tarafta, şeriat odaklı ve normatif tasavvuf anlayışı, bu tür pratikleri dünyevi hedeflere yönelik olduğu için ikincil görmüş veya eleştirmiştir. Diğer tarafta ise, metafizik ilimler aracılığıyla doğrudan bilgi arayan bâtınî akımlar, sufi zâviyelerinde gelişmiş ve hatta bazen ortodoks otoritelerce sapkın kabul edilen ekollerin doğuşuna zemin hazırlamıştır.
Örneğin, XII. yüzyıl Mağribli sufi Ebü'l-Abbas es-Sebti'ye atfedilen Za'irjah, bu iç içe geçmişliğin sofistike bir örneğidir. Za'irjah, sadece basit bir kehanet aracı değil; harfler, sayılar ve astrolojik verileri birleştirerek geleceğe dair sorulara manzum cevaplar üreten karmaşık, poetik-mekanik bir kahin, adeta astrolojik-harfsel bir oracle idi.
Bir Ekol Olarak Hurufilik ve Fazlullah-ı Hurûfî
Hurufilik, XIV. yüzyılda Fazlullah-ı Hurûfî (Esterâbâdî) tarafından kurulan ve evrendeki her şeyin temelinin harfler olduğu tezine dayanan radikal bir bâtınî mezheptir. Fazlullah, bu ilmi sistematik bir doktrine dönüştürmüştür.
• Temel Doktrini:
1. Kelime-i İlahi: Evrenin özünü, Arap alfabesindeki 28 ve Fars alfabesindeki 32 "ilahi kelime" (harf) oluşturur. Tüm varlık bu harflerin bir tezahürüdür.
2. İnsan-Mikrokozmos: Bu harflerin en mükemmel tecellisi, ilk insan olan Hz. Âdem'in yüzünde bulunan ve "ummü'l-kitab" (kitabın anası) olarak adlandırılan 7 temel çizgidir (saç, kaşlar, kirpikler vb.). Dolayısıyla insan, evrenin bir özetidir ve Tanrı'nın tecelligâhıdır.
3. Kutsal Metin Yorumu: Hurufiler, Kur'an'ı bu harf sistemine göre yorumlayarak, zahirî anlamın ötesinde bâtınî anlamlar çıkarmışlardır. Onlara göre Kur'an'ın gerçek manası bu harf kodlarının çözülmesinde gizlidir.
Fazlullah, gördüğü rüyalarla ilahi bir misyon yüklendiğine inanmış ve düşüncelerini Cavidannâme (Ebediyet Kitabı) ve Arşnâme gibi eserlerinde açıklamıştır. Ancak bu radikal görüşleri, dönemin siyasi ve dini otoriteleri tarafından tehlikeli görülmüş ve sonunda Timur'un oğlu Miranşah tarafından 1394 yılında inançları nedeniyle idam edilmiştir.
Şeyhü'l Ekber: Muhyiddin İbn Arabî'nin Etkisi
"Şeyhü'l Ekber" (En Büyük Şeyh) unvanıyla anılan Muhyiddin İbn Arabî (1165-1240), tasavvuf, felsefe ve ezoterik bilimler üzerinde çağları aşan bir etki bırakmış merkezi bir figürdür. O, bu alanları kendi Vahdet-i Vücud (varlığın birliği) felsefesi içinde sentezlemiştir.
İbn Arabî'nin Fusûsu'l-hikem ve Fütûhâtü'l-Mekkiyye gibi devasa eserleri, harflerin sırları, varlık mertebeleri, ilahi isimlerin kozmostaki tecellileri ve astrolojik sembolizm gibi konuları derinlemesine işlemiştir. O, harfleri sadece semboller olarak değil, aynı zamanda varlığın yapı taşları ve ilahi yaratılışın araçları olarak görmüştür. Fazlullah yeni ve radikal bir sistem yaratmış olsa da, İbn Arabî'nin harflerin karmaşık metafiziği ve Vahdet-i Vücud kavramı, bu tür fikirlerin sistematikleştirilebileceği entelektüel ve felsefi iklimi sağlamıştır. Bu nedenle İbn Arabî'nin öğretileri, kendisinden sonraki pek çok ezoterik düşünürü derinden etkilemiş, kadim bilgilerin felsefi bir zemine oturtulmasında kilit bir rol oynamıştır.
--------------------------------------------------------------------------------
Sonuç: Kadim Bilgilerin Mirası ve Modern Anlamı
Bu inceleme, İslam medeniyetindeki "kadim bilgilerin", basit bir batıl inançlar toplamından ziyade, kozmoloji, teoloji, matematik ve siyaseti birleştiren, kendi içinde tutarlı, karmaşık ve sofistike entelektüel sistemler olduğunu ortaya koymuştur. İlm-i Nücûm'un göksel düzeni yorumlamasından İlm-i Hurûf'un metinlerin şifrelerini çözmesine, Havas ilminin bu teorileri pratiğe dökmesinden Müneccimbaşılık gibi kurumlarla devlet yönetimine entegre olmasına kadar geniş bir yelpazede varlık göstermiştir.
Bu geleneklerin tarihi, ortodoks dini otoritelerle sürekli bir gerilim içinde geçmiştir. Fazlullah-ı Hurûfî'nin idamı gibi trajik olaylar bu gerilimin en keskin anlarını temsil ederken, aynı bilgilerin sarayda sultanların en yakın danışmanları tarafından kullanılması, bu ilimlerin toplumun farklı katmanlarında ne denli köklü ve dirençli olduğunu göstermektedir. Nihayetinde bu entelektüel tarih, Aydınlanma sonrası rasyonalizmin varsaydığı kesinliklerden farklı, fakat kendi içinde tutarlı, alternatif bir gerçekliği anlama epistemesinin kanıtıdır. Bu miras, insanın evrendeki yerini anlama, belirsizliği yönetme ve ilahi olanla bir bağ kurma arayışının ne kadar kadim ve evrensel olduğunun tarihsel bir yansıması olarak durmaktadır.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
astroloji, havas ilmi, hurufilik, kadim bilgiler


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Havas ilmi nedir Lokman Havas Dersleri 10 28.02.24 09:12
Havas ilmi konusunda geniş bilgi Reis Havas ilmi Genel Bilgiler 23 18.10.22 15:12
hacet için etkili tertip Frost Hacet & Dilek Uygulamaları 14 18.10.21 02:15
Havas ilmi - Havasın Özü HavasHoca Havas Dersleri 5 18.05.20 17:04
islam Alimleri Açısından Ebced ve Cifir ilmi Sin Ebced & Cifir & Remil 0 29.09.15 14:19


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com