![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
|
●1.1. Tevrat’ta Namaz🔻
Yahudilikte dua, ‘palel’ fiilinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Buna göre dua; dilekte bulunmak, uyarmak, günah çıkarmak, derin derin düşünmek, hatırlamak, şükretmek, hamdetmek, ibadet etmek, aracı olmak20 anlamlarına gelmektedir. Tevrat’ta dua/namaz, Allah’a yakınlaşma vesilesi olarak kabul edilir. Duayı/namazı ifade eden tefila kelimesi, Tevrat’ta yüz elli beş defa geçmekte ve Tanrı’dan dilekte bulunma anlamında;21 Yakmalık Sunu,22 Tahıl Sunusu,23 Esenlik Sunusu,24 Günah Sunusu,25 Suç Sunusu, 26 Kayin’in 14 M. Kâmil Yaşaroğlu, “Namaz”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (İstanbul: TDV Yayınları, 2006), 32/350. 15 Muḥammed Murteża el-Ḥüseynî Zebîdî, Tâcu’l-ʿarûs min cevâhiri’l-ḳāmûs, tḥk. Abdüssettâr Aḥmed Ferâc (Küveyt: Matbaʿatü Hükümeti’l-Küveyt, 1385/1965), 38/437-438; Muḥammed b. Mükerrem İbn Manẓûr, Lisânü’l-ʿArab, nşr. Abdullaḥ Ali el-Kebîr (Kahire: Dârü’l-Meʿârif, 1119/1707), 4/2490. 16 Zebîdî, Tâcu’l-ʿarûs min cevâhiri’l-ḳāmûs, 38/437-438. 17 Mesut Okumuş, “Semantik ve Analitik Açıdan Kur’an’da “Salât” Kavramı”, Gazi Üniversitesi Çorum İlahiyat Fakültesi Dergisi 3/6 (Aralık 2004), 10. 18 Okumuş, “Semantik ve Analitik Açıdan Kur’an’da “Salât” Kavramı”, 10. 19 Alâuddîn Ebû Bekr İbni Mes’ûd Ḳāsânî, Bedâyiu’ṣ-ṣanâyi fî tertîbi’ş-şeʿāyi, tḥk. Ali Muḥammed Muavvez-Ali Aḥmed Abdülmevcut (Beyrut: Darü’l-Kütübi’l-İlmiyye), 1997, 1/454. 20 Gözeler, Sâmî Dinî Geleneğinde Salât, Savm ve Zekât Kavramlarının Semantik İncelenmesi, 56- 57. 21 Hakan Uğur, Tevrat’ın Kur’ân’a Arzı Kur’ân’ın Tasdik Ettiği Konular (İstanbul: Emin Yayınları, Bayrak Matbaası, 2011), 291. 22 Lev. 1: 1-14. 23 Lev. 2: 1-16. 24 Lev. 3: 1-17. 25 Lev. 4: 1-35. 26 Lev. 5: 14-19 Sunusu27 gibi hediye takdimi şeklinde -dualar olarak- anlatılmaktadır. Bu sunular/kurbanlar ile birlikte yakarış/namaz şeklinde bir ibadetten de bahsedilmekte,28 ilk meyvelerin çıkmaya başladığı ve öşür sadakalarının verilmesinden sonra kılınan bir namaz olduğu da bildirilmektedir.29 Tevrat’ta dua ve namaz, aynı anlamlara gelmektedir. Tevrat’ta seksen beş dua bulunmaktadır. Musa’nın,30 Hanna’nın,31 Süleyman’ın32 ve Hezeikel’in33 yaptığı dualar bunlara örnek olarak verilebilir. Yahudilikte günde üç vakit; sabah, öğleden sonra ve akşam vakitlerinde dua yapılmaktadır. Bu dua, ayakta durmak,34 diz çökmek,35 yere kapanmak (secde etmek)36 başını eğmek,37 elleri göğe açmak,38 başı dizlerinin arasına koymak39 ve oturmak40 şeklinde yapılmaktadır. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ●1.2. İnciller’de Namaz🔻 İnciller’de dua ve namaz ibadeti arasında çok sıkı bir bağlantı bulunmaktadır. Namaz ve duanın irtibatını ifade eden Matta İncili’ndeki pasajda Hz. İsa’nın öğrencileriyle birlikte Getsemani denilen yerde yüzüstü yere kapanarak dua ettiği42 ifade edilmektedir. Matta’da geçen bu pasajda Hz. İsa’nın yüzüstü yere kapanıp dua etmesi, İslam’daki namaz secdesi ve secdede yapılan tesbihat dualarını andırmaktadır. Hz. İsa’nın söz konusu davranışı onun namaz kıldığını düşündürmektedir. Matta’daki bu ifadelerin yanı sıra Markos’ta da yaklaşık olarak aynı bilgiler43 bulunmaktadır. Ayrıca Matta’da Hz. İsa’nın, öğrencileriyle yüksek bir dağa çıktığı sırada görünümünün değişerek yüzünün güneş gibi parladığı, giysilerinin ışık gibi bembeyaz olduğu, parlak bir bulutun onları gölgelediği, o buluttan bir ses ve hitap geldiği ve bu hitabı duyan öğrencilerin yüzüstü yere kapanarak secde ettikleri44 anlatılmaktadır. Tanrı’nın krallığının kurulmasının ardından insanların toplanarak Tanrı’nın huzurunda hesap vermesinin anlatıldığı Vahiy’de de bütün meleklerin tahtın önünde yüzüstü yere kapanarak Tanrı’ya secde ettikleri45 belirtilmektedir. Ayrıca Vahiy’de Yuhanna’nın, kendisine gelen meleğe tapmak için ayaklarına kapandığı ancak o meleğin kendisine; “Sakın yapma!”, “Ben de senin, peygamber kardeşlerin ve bu kitabın 27 Yar. 4: 3-4. 28 Yar. 13: 4. 29 Yas. 26: 5-10; 13-15. 30 Say. 12: 13. 31 1Sa. 2: 1-10. 32 1Kr.8: 15-23. 33 2.Kr.19: 15-19. 34 1Sa.1: 26; 1Kr. 8: 22. 35 Dan. 6: 11; Ezr. 9: 15. 36 Yeşu 7: 6. 37 Yar. 24: 26-48; Neh. 8: 6. 38 1Kr.8: 22; Mez. 28: 2. 39 1Kr.18: 42. 40 2.Sa.7: 18. 41 Uğur, Tevrat’ın Kur’ân’a Arzı Kur’ân’ın Tasdik Ettiği Konular, 291-297. 42 Mat. 26: 36-39. 43 Mar. 14: 32-38. 44 Mat. 17: 1-7. 45 Va. 7: 11-12. sözlerine uyanlar gibi bir Tanrı kuluyum. Tanrı’ya tap!46 dediği anlatılarak Tanrı’ya secde etmenin gerektiği bildirilmektedir. Günümüz Hıristiyanlık dünyasında herkesin kılmakla görevli olduğu bir namaz ibadeti bulunmamaktadır. Özelde ise bu ibadetin Ortodoks Süryâniler, Ermenî Gregoryen Kilisesi mensupları ile Ortodoks manastırlarında ruhbanlar tarafından yapıldığı; Ruslarda, Yunanlılarda, Kıbtilerde, Nasturilerde, Süryanilerde, Sırplarda, Ermenilerde, Bulgarlarda, Maronilerde, Keldanilerde manastırda kılınarak yerine getirilen bir ibadet olduğu görülmektedir.47 Nitekim Aramice ‘selota’, Süryanicede ‘slutho’ kelimelerinin namaz kelimesinin karşılığı olarak kullanılması48 da namaz ibadetinin Hıristiyanlık’ta aslen var olduğunu düşündürmektedir. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ●1.3. Kur’an’da Namaz🔻 Kur’an’a göre namaz, Allah (cc) tarafından risaletle görevlendirilen bütün peygamberlerin ümmetlerini yapmaya davet ettikleri bir ibadettir. Genelde tüm geçmiş ümmetlere namaz ibadetinin emredildiği, 49 özelde ise namaz kılmanın İsrailoğullarına/Yahudilere ve Hıristiyanlara da farz kılındığı ancak bu ibadetin zaman içerisinde ya bütünüyle terkedildiği ya da tamamen değiştirildiği anlatılmaktadır. Kur’an’da Musa’nın (as)50 ve kardeşi Harun’un namaz kılmakla emrolundukları,51 Hz. Musa’nın (as) kavminin de namazla emredildiği52 belirtilmektedir. İsa’nın (as) da ِ ن َ ل َ ع َ ج َ و ا ً ك َ ار َ ب ُ م َ ن ْ ي َ أ ا َ م نت ُ ُ ِ ك ان ص َ ْ و َ أ َ و ة َ َل الصَّ ة ب ا َ ك َّ الز َ و ا َ م ْ ت ُ م ُ د ا ًّ ي َ ح” Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.”53 ifadesiyle namazı bizzat kendisinin kılmakla emrolunduğu ve görevlendirildiği toplum olan İsrailoğullarına da namaz kılmalarını emrettiği belirtilmektedir. İsa’nın (as) ümmetinden olan Ashab-ı Kefh’le ilgili olarak “Bazıları ‘üzerlerine bir bina yapın’ dediler. Rableri onları daha iyi bilir. Sözü geçenler de ‘mutlaka onların yanlarında bir mescit edineceğiz’ dediler.”54 ayetinde geçen “mescit” kelimesi de ilk Hıristiyanların namaz kıldıklarını göstermektedir. Kur’an’a göre geçmiş ümmetlere namaz kılmak emredildiği gibi her Müslüman üzerine beş vakit namazını kılmak, zorunlu bir ibadet olarak emredilmiştir.55 Yukarıdaki veriler çerçevesinde Tevrat’ta ve İnciller’de de Kur’an’da emredildiği gibi bir namaz/dua ibadetinin bulunduğu, dolayısıyla bu bağlamda Tevrat’ta, İnciller’de ve Kur’an’da bildirilen namaz ibadetinin kurallar bakımından birbirleriyle ne kadar uyuştuğunu, aralarındaki paralelliğin veya zıtlıkların neler olduğunu görmek için İslam dinindeki namazın şartları baz alınarak bir karşılaştırma yapılacaktır. Bu karşılaştırma, 46 Va. 22: 6-9. 47http://dogrulus.com/yazi/1753/MAN-VE-ISLAM/PROF-DR-MEHMET-CELIKIN HRISTIYANLIK TARIHINE -DAIR-KONFERANSI.html (Erişim 19.05.2018). 48 A. J. Wensinck, “Salat”, İslam Ansiklopedisi, MEB (İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1993), 10/112. 49 Kur’ân-ı Kerim ve Açıklamalı Meâli, 2008, Âl-i İmrân 3/39; Hûd 11/87; İbrâhim 14/40; Meryem 19/55; Lokmân 31/17. 50 Tâhâ 20/14. 51 Yûnus 10/87. 52 el-Mâide 5/12. 53 Meryem 19/31. 54 el-Kehf 18/21. 55 en-Nisâ 4/103. Tevrat’ta işaret edilen namaz uygulaması ile İnciller’de geçen ve namaz ibadetini imâ eden pasajlar arasında yapılacaktır. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ■2. Tevrat, İnciller ve Kur’an’da Namazın Şartları ve Rükûnları Tevrat, İnciller ve Kur’an’da, namaz öncesinde namaza hazırlığı içeren ve namaz esnasında yapılması gereken bazı kurallar ve ritüeller vardır. İslam dininde bu kurallara namazın farzları, şartları ve rükûnları denilmektedir. Zikredilen bu bilgiler çerçevesinde Tevrat’ta ve İnciller’de zikredilen namazın önce şartları daha sonra da rükûnları Kur’an’a arz edilmek suretiyle bir değerlendirme yapılacaktır. ☆☆☆☆☆☆★★★★★★ ●2.1. Namazın Şartları •Abdest: Kulun Allah’a (cc) yaklaşmak maksadıyla yaptığı ibadetlerin öncesinde Rabbinin huzuruna çıkmadan önce maddi ve manevi yönden temiz olması gerekmektedir. Bu temizlik, Yahudilik’te günde üç defa yapılması gereken dua ibadetinden; 56 sabah namazı dışında sadece ellerin yıkanması veya ellerle beraber ayakların da yıkanması (tevila) sabah namazında ise el, yüz ve ayakların yıkanması57 şeklindedir. İbadet öncesi yapılan bu abdest benzeri temizliğin zorunlu olduğu,58 günümüzde de mevcut olan Tevrat’ın açık hükümlerindendir. Buna göre Tevrat’ta belirtilen ve günümüz Yahudilerince de günde üç defa icra edilen dua ibadetinden önce mecburi temizlik anlamında bir abdestin olduğunu söylemek mümkündür. Ancak uygulamadaki farklılıkların şeriatlerdeki farklılıklardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Hıristiyanlık’ta genel manada ibadetler öncesinde bir abdest olmamakla birlikte hem Yahudilik’ten ayrılma bir din olması ve Yahudilerin zikredilen Tevrat’ın hükmünü uygulamalarından etkilenmeleri hem de İsa’nın son akşam yemeğinden önce bir havlu alarak beline doladığı ve leğene su doldurarak havârilerin ayaklarını yıkadığı ve havluyla kuruladıktan sonra da “ben Rab ve öğretmen olduğum halde sizin ayaklarınızı yıkadığıma göre sizler de birbirinizin ayaklarını yıkayın! Size benim yaptığımın aynısını yapmanız için örnek verdim.” 59 şeklinde Yuhanna’da geçen pasajdan hareket eden Katolikler tarafından Yahudilik’tekine benzer bir şekilde temizlik yapılmaktadır. Kur’an’a göre abdest, namazın farzlarındandır. Namaz öncesinde abdesti olmayanın abdest alması, cünüp olanın gusletmesi buna imkânı olmayanların ise teyemmüm etmeleri farz olarak emredilmiştir.60 Yine Hz. Peygamber (s.a.v.), namaz öncesinde abdest almış ve “İşte bu benim ve benden önceki peygamberlerin abdestidir.”61 buyurmak suretiyle abdestin daha önceki peygamberlerin de uyguladıkları ibadet öncesi bir temizlik olduğunu bildirmiştir. Tevrat’a göre icra edilen dua ibadetinden önce mecburi temizlik anlamında ellerin ve ayakların yıkanması ve İnciller’de İsa’nın öğrencilerinin ayaklarını yıkayarak öğrencilere 56 1 Sa.15: 11; Mez. I. 36: 3; Mez. I. 38: 1. 57 Sabâḥ Nâci Eş-Şeyḫalî, “Yahudi İbadetleri, Namaz Çeşitleri, Vakitleri, Duaları ve Kılınış Şekilleri”, çev. Mustafa Ölmez, Marife Dini Araştırmalar Dergisi 18/2 (Kasım 2018), 662. 58 Çık. 30: 17-21; Lev. 8: 6. 59 Yu. 13: 4-16. 60 el-Mâide 5/6. 61 Ebû Abdillaḥ Muḥammed b. Yezîd el-Ḳāzvînî İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, tḥk. Muḥammed Fuâd ʿAbdulbâkī (Lâḥor: Dâru’l-Kütübü’l-Arabî, 1952), “Taharet”, 1 (No. 420). de aynı şeyi yapmalarını emretmesi doğrultusunda Hıristiyan Katoliklerin İslam’daki abdest alma gibi ayaklarını yıkayarak ibadetlerine yöneldiği ve kısmen de olsa hem Tevrat’ta hem de İnciller’de Kur’an’da bildirilen abdeste -birebir karşılığı olmamakla birlikte- benzer bir uygulamanın olduğunu göstermektedir. ★ •Gusül: Tevrat’ta guslü ifade eden kavram Mikve’dir. Mikve, su birikintisi anlamına geldiği gibi aynı zamanda kişinin suya dalıp çıkması şeklinde gerçekleştirdiği banyo anlamında da kullanılmaktadır.62 Tevrat’ta cinsî münasebette bulunan her erkek ve kadının kirli sayıldıklarından dolayı vücutlarının tümünün Mikve’de su ile yıkanmasının gerektiği,63 adet halinden temizlenen bir kadının ise yedi gün sonra Mikve’de gusül yaparak yıkanması emredilmektedir.64 İnciller’de ise guslün şekil değiştirdiği vaftiz uygulaması görülmektedir. İnciller’de Hz. İsa’nın Şeria nehrinde Hz. Yahya tarafından vaftiz edildiği ve İsa’nın bu uygulamadan (vaftizden) sonra dua etmeye başladığı65 belirtilmektedir. İnciller’de ifadesi geçen ‘Asli Günah’tan’ temizlenme anlamında icra edilen ‘Vaftiz Müessesesi’ Kur’an’daki gusül kavramına tekabül eden bir uygulama değildir.66 Hatta Ortaçağ Hıristiyanlığında yıkanmak günah olarak kabul edilmektedir.67 “Yahudilikteki manevi kirlilik vasıfları ve bunlardan arınma ibadeti olan yıkanma ibadeti, Hıristiyanlıkta ‘vaftiz’ adı altında yeni dine girişin bir ritüeli olarak bambaşka bir konuma oturarak yeni bir ibadet hâlini almıştır.”68 Vaftiz, Hıristiyan dininin oluşumu evresinde Hz. Yahya’nın vaftizi olarak uygulanmaktayken, Pavlus’tan itibaren İsa’ya iman etme ve ‘ilk günah’tan arınma ibadeti şekline dönüştürülmüştür. Kur’an’da ise âkıl bâliğ olan her mükellefe cünüplük durumunda cünüplüklerinden temizlenmeleri,69 hayız ve nifas halinde olan kadınlara temizleninceye (gusledinceye) kadar onlara yaklaşılmaması70 gerektiği, âyetlerle ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) söz ve uygulamalarıyla71 farz kılınmıştır.72 Necasetten Taharet: Tevrat’ta gusül anlamında kullanılan Mikve, aynı zamanda eşyaların ve elbiselerin temizlenmesi anlamında da kullanılmakta ve Yahudilikte bu 62 Yar. 1: 10; Çık. 7: 19; Lev. 11: 36; Yşa. 22: 11. 63 Lev. 15: 16-18. 64 Lev. 15: 19-28. 65 Mat. 3: 13-17; Mar. 1: 9-11; Luk. 3: 21-22. 66 Mehmet Şener, “Gusül”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (İstanbul: TDV Yayınları, 1996), 14/213. 67 Bk. Ziya Kazıcı, Kur’ân’ı Kerim ve Garp Kaynaklarına Göre Hıristiyanlık (İstanbul: Osmanbey Matbaası, 1971), 44-45. 68 Kazıcı, Kur’ân’ı Kerim ve Garp…”, 44-45. 69 el-Mâide 5/6. 70 el-Bakara 2/222. 71 Buḫârî, “Gusül”, 5 (No. 275); Ebü’l-Ḥüseyn Müslim b. el-Ḥaccâc Müslim, el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ, tḥk. Muḥammed Fuâd Abdülbâkī (Beyrut: Dâru İḥyâi’t-Türâsi̱’l-Arabî, ty.), “Hayıż”, 3 (No. 310); İbn Mâce, “Tahâret”, 1 (No. 420); Süleymân b. el-Eş’as b. İshâk e’s-Sicistânî Ebû Dâvûd, Süneni Ebî Dâvûd, thk. Muḥammed Muḥyiddîn Abdulḥamid (Beyrut: Mektebetü’l-Aṣriyye, t.y.), “Tahâret”, 1 (No. 237). 72 Şener, “Gusül”, 14/213. anlama uygun olarak tatbik edilmektedir. Bu konu Mişna’nın Tofesta Bölümü’nde geniş bir şekilde anlatılmaktadır.73 İnciller’de maddi temizlik ve görünür pislikten/necasetten temizlenmenin gerekliliği hususunda bir bilgi bulunmamaktadır. Kur’an’da ise “Elbiseni temizle.” 74 âyeti ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) mescide bevleden bedevinin kirlettiği yerin temizlenmesini istemesi, 75 Cibril’in (as) Hz. Peygamber’in (s.a.v.) ayakkabısında necaset olduğunu bildirmesi üzerine Hz. Peygamber’in (s.a.v.) ayakkabısını çıkarması ve bu durumda olanların da aynı şekilde davranmalarını istemesi76 hadislerine göre necasetten taharet, fakihler tarafından farz olarak kabul edilmiştir.77 Tevrat’ta bildirilen eşyaların ve elbiselerin yıkanması gerektiği bilgisi, Kur’an’da anlatılan necasetten taharete kısmen benzemektedir. Ancak İnciller’de bu konuda bir bilgi bulunmamaktadır. Setri Avret (Örtünme): Tevrat’ta örtünmenin gerekliliği ile ilgili bir emir bulunmamaktadır. Ancak Yahudi adetlerine göre Allah’a karşı tevazu sayılan kipa/takke takmak gereklidir. Bu da dinî otoritelerin çoğuna göre farz değildir. Erkekler ayrıca Tevrat’ta bildirilen ve bedenin tamamını kaplayan tallit isimli bir şalı giymek zorundadırlar.78 Yahudilerde on üç yaşına gelen her erkeğin ölene kadar namazlarda (özellikle sabah namazında) talliti giymesi zorunludur ve ölünce de onunla kefenlenmesi gerekmektedir. Kadınlar ise Tevrat ve Talmut çağlarında tevazu gereği saçlarını örterlerdi. Bu uygulama, Ortodoks Yahudilerinde hâlen bir gelenek olarak devam etmektedir. Bu gelenek doğrultusunda günümüz Yahudi kadınlarının çoğu havrada başlarını örten bir kıyafet giymeye devam etmektedirler.79 İnciller’de genel manada bir baş örtmeden bahsedilmekte, ancak kadın başını açarsa, saçını kestirmesinin gerektiği, saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtmesinin80 zorunlu olduğu bildirilmektedir. Fakat namazda örtünmeyi açık bir şekilde bildiren bir pasaj bulunmamaktadır. Günümüz Ortodoks Süryani Hıristiyanlığında ise kadınlar için namazda tesettür, İslam’da olduğu gibi farzdır. Namaz dışında dahi normal bir Hıristiyan kadının tesettürü bir rahibe tesettürü gibi olmalıdır.81 Kur’an’a göre namazda örtünmek kadın ve erkeğe farzdır. Kur’an’da tesettürle ilgili ayetlerin bir kısmında82 bu bilgiler verilmekte, özellikle Ahzâb ve Nûr Sûreleri’nde83 ise örtünmenin farziyyeti açık bir şekilde bildirilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v.) ise “Allah 73 Uğur, Tevrat’ın Kur’ân’a Arzı Kur’ân’ın Tasdik Ettiği Konular, 320. 74 el-Müddessir 74/4. 75 Buḫârî, “Vudû”, 4 (No. 58) 76 Ebû Dâvûd, “Salât”, 2 (No. 89). 77 Seyyid Sâbık, Fıkhu’s-sünne (Beyrut: Dâru’l-Kitâbi’l-Arabî, 1398/1977), 1/123. 78 Say. 15: 37-40. 79 eş-Şeyḫalî, “Yahudi İbadetleri, Namaz Çeşitleri, Vakitleri, Duaları ve Kılınış Şekilleri”, 664. 80 1Kr. 11: 6. 81http://dogrulus.com/yazi/1753/MAN-VE-ISLAM/PROF-DR-MEHMET-CELIKINHRISTIYANLIK TARIHINE -DAIR-KONFERANSI.html (Erişim 19.05.2018). 82 el-A’râf 7/26; 7/27; 7/31. 83 el-Ahzâb 33/59; Nûr 24/30-31; 24/60 Teâlâ, erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez.”84 demekle kadının namaz esnasında başörtülü olması gerektiğini, “Erkeğin avret yeri, göbeği ile diz kapağı arasıdır. Diz kapağı avret yerindendir.” 85 buyurmak suretiyle dizler ile göbek arasının erkeklerde de örtünmesinin farz olduğunu belirtmektedir. Tevrat’ta ibadet esnasında tüm bedeni örten tallitin erkekler için farz olduğu belirtilmekte ancak kadınlar için Tevrat’ta bir örtünme emri bulunmamaktadır. Günümüz Yahudi kadınlarının örtünmesi ise örfi olarak uygulanmaktadır. Tevrat’ta bahsedilen örtünme tallit ile Kur’an’da emredilen örtünme arasında kısmî bir benzerlik bulunmaktadır. İnciller’de genel anlamda tesettür hakkında bir bilgi bulunmamakla birlikte sadece kadınların başlarını örtmesinin gerekliliğini belirten bir bilgi verilmektedir.86 Ortodoks Süryaniler’de namaz esnasında özellikle kadınların İslam’daki gibi örtünmesi farzdır. İnciller’de örtünmenin gerekliliği bilgisi ve namazlarda Ortodoks Süryaniler’deki örtünme ile Kur’an’daki örtünme arasında kısmen bir benzerlik bulunduğunu göstermektedir. İstikbâl-i Kıble (Kıbleye Yönelme): Ahdi Atik’e göre dua ederken veya ibadet yaparken Kudüs’e veya Kutsal Mabed’e dönmek gerekmektedir.87 Çünkü Kral Süleyman, Mabed’in açılışını yaparken duaların Kudüs yönüne doğru yapılması gerektiğini88 belirtmiş ve Kudüs’e dönerek yapılan duaların ve yakarışların kabul edilmesi için Allah’a dua etmiştir.89 Ayrıca Daniel Peygamber’in de Kudüs’e doğru dönerek günde üç defa Tanrı’ya dua ettiği90 anlatılmaktadır. Kilisede özellikle Süryani Ortodoks Kilisesi’nde, ferdî veya cemaatle kılınan namazda kıble doğudur. Çünkü Hz. İsa (as), Beytlehem’de doğmuş,91 onun doğumu üzerine müneccimler doğudan gelmişler, doğumuna işaret eden yıldızları doğuda görmüşler92 ve Hz. İsa’nın tekrar gelişi de doğudan olacaktır.93 Hıristiyanlara göre Hz. Âdem ve Havva’nın bulunduğu ‘Ferdus Bahçesi’ de evrenin doğusunda yer almaktadır.94 Dolayısıyla ibadet esnasında doğuya dönmek gerekmektedir. Kur’an’da namaz kılarken Mescid-i Haram’a doğru namaz kılınması emredilmektedir. Ancak Müslümanların ilk kıblesi de doğu yani Mescidi Aksâ’dır. Müslümanlar, İslam’ın ilk dönemlerinde -hicretten on altı ay sonraya kadar- namazlarını Mescidi Aksâ’ya doğru kılmışlardı. On altı veya on yedi ay sonra Hz. Peygamber’in (s.a.v.) 84 Muḥammed b. Îsâ b. Sevre b. Mûsâ Tirmizî, Sünenü’t-Tirmizî, thk. Aḥmed Muḥammed ŞâkirMuḥammed Fuâd ʿAbdulbâkī (Mıṣır: Şirketü ve Matbaatü Mustafa, 1395/1975), Salât”, 2 (164, 377). 85 Cemâluddîn Ebû Muḥammed Abdullah İbn Yûsuf Zeylaʿî, Naṣbu’r-râye li eḥâdîsi’l-hidâye (Cidde: Dâru’l-Ḳıble, el-Mektebetü’l-Mekkiyye, t.y.), 1/297 86 “Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtsün.” Bk. 1 Kr. 11: 6. 87 Mez. 5: 7; Mez. 28: 2. 88 1Kr. 8: 30; Krallar 8: 35. 89 1Kr.8: 48-45. 90 Dan. 6: 10. 91 Mat. 2: 1. 92 Mat. 2: 1-2. 93 Mat. 24: 27 Beni Seleme mahallesinde kıldığı dört rekâtlı namazın; öğle veya ikindinin iki rekâtını Mescidi Aksâ’ya doğru kıldıktan sonra ka’de esnasında “Artık yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. Ne şekilde olursanız yine yüzlerinizi Kâbe tarafına döndürünüz.” 95 ayetindeki kıblenin Kâbe yönüne çevrilmesi emri ile kalan iki rekatı namaz içinde tam aksi yönde bulunan Mescid-i Haram’a dönerek tamamladığı bildirilmektedir.96 Eski Ahid’in ve Tevrat’ın ilgili pasajlarında zikredilen bilgilerde de görüldüğü üzere ibadet esnasında kıbleye yönelme esası bakımından Tevrat ile Kur’an arasında bir uyum görülmektedir. Genel olarak Hıristiyanların ayinleri esnasında Kudüs’e doğru yönelmeleri, özelde ise Ortodoks Süryaniler’in namazlarında Kudüs’e yönelerek namazlarını kılmaları ile Müslümanların ibadetlerinde önce Kudüs’e daha sonra da Kâbe’ye doğru namaz kılmaları arasında bir uygunluk ve benzerlik bulunmaktadır. ★ •Vakit: Eski Ahit’e göre yedi vakitte dua etmek gerekmektedir. Nitekim bu durum Davut Peygamber’in Mezmurlar’daki “Senin adaletli hükümlerin için, günde yedi kere sana hamd eylerim.” 97 pasajında görülmektedir. Ancak günümüz Yahudileri yoğunluklardan dolayı bunu sabah (Şaharit), ikindi (Minha) ve akşam (Ma’ariv) olmak üzere üç vakite indirmişlerdir. Sabah namazı Şaharit, beyaz ipin mavi ipten ayrıştığı andan itibaren gün ortasına kadardır. Öğle namazı Minha, güneşin zevalinden batımına kadar geçen vakit içerisinde kılınması farzdır. Akşam namazı Ma’ariv ise güneşin batımından Müslümanlardaki yatsı namazı vaktine mukabil olan karanlığın çökmesine, ufuktaki aydınlığın kaybolmasına kadarki zamanda kılınması gerekmektedir.98 İnciller’de günde kaç defa ve ne zaman dua edileceği ile ilgili olarak sadece Luka İncili’nde İsa’nın geceleyin dua ettiği99 bilgisi bulunmaktadır. Bunun dışında Elçilerin İşleri’nde Petrus’un Onbirlerle Pentikost Günü, sabahın saat dokuzunda buluştuğu ve konuştuğu100 bildirilmektedir. Buna göre Hıristiyanlık’ta belirli dua zamanları tahsis edilmiş; günlük (sabah, öğle, akşam), haftalık (pazar) ve yıllık (paskalya) olarak keşişler ve rahipler gözetiminde manastırlarda dua yapılmakta ve bu dua esnasında Pater Noster (Babamız) duası tekrar edilmektedir.101 Katolik Kilisesi’nde günde yedi ayrı dua saati bulunmaktadır. Pazar günü ayine katılarak dua etmek ise farzdır.102 Mezmurlar’da geçen pasajdan bu vakitlerin yedi olduğu103 hükmü çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra Ortodoks Süryaniler’de dördü farz, üçü sünnet, yedi namaz vakti vardır.104 Ancak namaz kılanların 95 el-Bakara 2/144. 96 Buḫârî, “Ṣalât”, 8 (No. 31); Müslim, “Mesâcid”, 5 (No. 11-12). 97 Mez. 119: 164. 98 eş-Şeyḫalî, “Yahudi İbadetleri, Namaz Çeşitleri, Vakitleri, Duaları ve Kılınış Şekilleri”, 559. 99 Luk. 6: 12. 100 Elç. 2: 14. 101 Suat Yıldırım, Mevcut Kaynaklara Göre Hıristiyanlık (İstanbul: Işık Yayınları, 2014), 237. 102 Dr. Fabritz, Katoliklerde pazar günü ayine katılarak dua etmenin farz olduğunu bu duayı terkeden kimsenin günahkâr olacağını, pazar günü dışında günde yedi vakit yapılması gereken duanın terkedilmesinde ise bu yedi vakit duanın farz olmayıp gönüllülük esasına göre yapılması gerektiğinden günahkâr olmayacağını belirtmektedir. Ancak pazar günü dışında yapılması gereken yedi vakit duanın rahipler ve papazlar tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etmektedir. Peter Fabritz (Kloster Strase, 15, Oberhausen/Almanya’da Katolik Kilisesi’nde Rahip/Papaz, Yaş 52), Eğitim: Doktora, Görüşme Tarihi 02.07.2020. 103 Mez. 119: 164. 104 Günay Tümer, Günümüzde Doğu Hıristiyanlığı (İstanbul: İlmi Neşriyat, 1993), 127. sayısının azalması ve namaz kılmanın insanlarda alışkanlık hâline getirilebilmesi için M.S. 325 yılında Nikya’da toplanan üç yüz on sekiz üyenin kararı ile bu mecburiyet günde yedi defadan dörde indirilmiştir. Bu bilgi Patrik 1. Afram’ın 1956 yılında baskısını yenilediği “Tahfidelruhuye” adlı namaz kitabında ve Dolapönü’nün 1958 yılında basılan “Dua” kitaplarında belirtilmektedir.105 Kur’an’da beş vakit namazı açık bir şekilde emreden bir ayet bulunmamaktadır. Bununla birlikte farklı ayetlerde beş vakit namazın, belirli vakitlerde farz kılındığı106 belirtilerek mutlak bir bilgi verilmekte, namazın belirli vakitlerde kılınması gereken bir ibadet olduğu bildirilmektedir. Namaz vakitlerinin ayrıntılı olarak verildiği diğer ayetlerde ise sabah ve yatsı namazları,107 öğle ve ikindi namazları108 ve akşam namazının109 vakitleri açıklanarak namazın belirli vakitlerde kılınmasının farziyyeti tespit edilmektedir. Zikredilen bu ayetlerin dışında namazların vakitleriyle ilgili farklı ayetlerde de benzer bilgiler bulunmaktadır. İsrâ Sûresi’nde öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazına,110 Hud Sûresi’nde geçen ifadelerde de yine beş vakit namaza111 işaret edilmektedir. Beş vakit namazın dışında Cuma Sûresi’nin 9. âyetinde “Cuma günü kılınacak namazın da farz olduğu ve cemaatle kılınması gerektiği anlaşılmaktadır.”112 Hz. Peygamber, (sav) Medine dönemi boyunca günde beş defa insanların önüne geçerek onlara imamlık yapması hatta son hastalığında dahi cemaate katılması ve cemaatle kılınan namazın tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu belirtmesi, 113 birçok sahih hadiste rivayet edilmektedir. Dolayısıyla Tevrat’ta ve İnciller’de bildirilen ve ibadetlerin belirli vakitlerde yapılmasıyla ilgili bilgilerin Kur’an’daki namaz vakitleriyle kısmen örtüştüğü görülmektedir. Niyet Etmek: Tevrat’ta niyet ve konsantrasyonu ifade eden Kavana kavramı, dua ederken duanın şartları arasında kabul edilmektedir. Kavana (niyet etmek), Tevrat’ın Tesniye Bölümü’nde geçen “Tanrınız Rab'bi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz.”114 cümlesinde imâ yoluyla bildirilmektedir. Kafası karışık, konsantrasyonu tam olmayan bir kişi dua etmemelidir. Kavana, “Tanrı’ya dua ederken yoğunlaşarak O’na yönelme anlamı taşır. Bu, dua için bir hazırlık mahiyetindedir. Kavana prensibi gereğince dua ederken şahsi duaları kısa kesmeli kimin huzurunda durduğunun idrakinde olmalıdır.”115
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Kuranda geçen erkek isimleri | Sadi | Kuran-ı Kerim | 2 | 10.02.25 20:21 |
| Kur'an'da "Aşk" neden yok? | Gercek | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 4 | 13.09.24 19:04 |
| kuranda sihri batıl eden ayetler | Ebuhamza | Nazar ve Büyü Uygulamaları | 19 | 15.06.24 01:07 |
| Kur'an'da yazım hataları var mı? | Hal | Kuran-ı Kerim | 36 | 18.12.20 21:25 |
| Kıyamet günü olacak olaylarla ilgili ayetler ve mealleri | asterix | Diğer Havas Konuları | 1 | 05.05.19 13:45 |