![]() |
|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
2– HZ. MEHDİ’NİN SÜFYANİ İLE SAVAŞI
• Hz. Mehdi ile Süyfani ordusu karşılaştıklarında Semadan gelecek bir ses 4.46 --- Keza (N.b. Hammad) Zühri’den tahric etti, O dedi ki: Ordunun Beyda’da batmasından sonra, yanında Bedir ehli sayısınca insanla Hz. Mehdi çıkar. O ve Süfyani ordusu karşı karşıya gelir. Mehdi’nin askerlerinin miğferleri zırh’dan olur. Ve O gün semadan bir ses “Ey insanlar, Allah’ın yer yüzündeki dostları Mehdi’ye tabi olanlardır.” der. Süfyeni ve ordusu hezimete uğrar. Ve kendilerinden savaşa girmeyen ancak küçük bir grub kalır. Bunlar kaçarak Süfyani’ye haber götürürler. Mehdi Şam’a geldiğinde Süfyani’de dahil pekçok insan biat etmek için ona gelirler. Yeryüzü de adaletle dolar. 1.12 --- Keza (N.b. Hammad) Zühri’den tahric etti, Buyurdu: Süfyani ve Mehdi savaş için karşı karşıya geldikleri günde semadan şöyle bir ses işitilir: “Allah’ın evliyası Falanın ashabıdır.” (Yani Mehdi a.s.)’yi kast ediyor. Esma binti Umeys dedi ki: O günün alameti Semadan uzatılmış ve insanların kendisine bakıb durduğu bir el’dir. • Süfyani’nin esir alınıp, öldürülmesi 461 --- Keza (Naim b. Hammad), Velid b. Müslim’den tahric etti. Velid şöyle dedi, Muhammed b. Ali’den şöyle duydum: Süfyani ve Kelp kabilesi ile Hz. Mehdi Beytül Makdis (Kudüs)’de savaşır ve Süfyani esir olarak getirilir Mehdi’nin emriyle Rahmet kapısında öldürülür. Onların ganimetleri ve kadınları da Şam caddelerinde satılır. • Hz. Mehdi ile Süfyani arasındaki savaşa ait çeşitli rivayetler Hz. Ümmü Seleme’den gelen bir rivayet 4.43 --- İbn Ebi Şeybe, Ahmed ve Ebu Davud, Ebu Ya’la ve Tabarani, Ümmü Seleme’den tahric ettiler, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: Bir halifenin ölümünden ihtilaf olur. Mekkeye gitmek üzere, Medine ehlinden bir Recul çıkar, ve Mekke halkından bir kısım insanlar O’na meydana çıkarır ve Rükun ile Makam arasında O’na biat ederler. Şam’dan O’na karşı bir ordu gönderilir, ancak bu ordu Beyda’da toprağa batırılır. İnsanlar bunu görünce, Şam ebdalları ve Irak ehlinin önde gelenleri Ona gelip biat ederler. O zaman etrafında Kelb kabilesinden insanlar olan Kureyşli bir adam çıkar ve (Mehdi) onların üzerine bir ordu gönderir ve bu ordu onlara galip gelir. Mağlup olan Kelp ordusudur. Cennet kelb ganimetlerinde hazır onlara olsun. Mehdi malı paylaştırır, insanlar arasında Peygamber (s.a.v.)’in sünnetine göre amel eder ve İslamı hakim kılar, yedi sene kalır, sonra vefat eder. Müslümanlar O’nun üzerine namaz kılarlar. • Süfyani ile yapılacak savaşlar hakkında Hz. Huzeyfe (r.a.)’dan gelen rivayet 4.66 --- Dani, Huzeyfe’den tahric etti. O dedi ki: Resullullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Zevra’da bir savaş olur, Huzeyfe ise, “Ya Resullullah Zevra nedir?” dedi. Buyurdu: Zevra doğu’da nehirler arasında bulunan ve ümmetimin en şerlilerinin yaşadığı bir şehirdir. Zalimler hep orada otururlar. Onlara dört çeşit bela musallat olur. Kılınçtan geçilir, yere batırılır, tufana maruz kalır ve hayvan suretine değiştirilirler. Sonra Resullullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Habeşliler arablarla savaşmak isterler, ancak onlar korkup Ürdün toprağına sığınırlar. Bu arada Süfyani üçyüz atmış süvari ile Şam’a varır ve bir ay içinde otuz bin kişi onlara iltihak eder. Süfyani daha sonra ordusunu Irak’a gönderir ve Zevra’da yüzbin kişiyi öldürür. Nihayet Kufe’ye varır ve onları esir ederek bir ordu daha hazırlar ve onu Medine’ye gönderir. Ancak bu arada Doğu’da başlarında Şuyab b. Salih Temimi’nin bulunduğu bir ordu toplanır ve düşmanlarını yok ederek Kufe’li esirleri kurtarır. Süfyani’nin Medine’ye gönderdiği Ordu üç günlük bir işgalden sonra Mekke’ye yönelir, ancak Beyda’ya geldiğinde Allah Teala “Ya Cebrail onları cezalandır” emri ile Cebrail (a.s.)’ı gönderir ve Cebrail (a.s.) bir ayağını yere vurarak bu orduyu toprağa gömer. Sadece Süfyani’ye haber getirecek iki kişi sağ kalır. Bu iki kişi Süfyani’ye gelip durumu anlattığında o herhangi bir korku duymaz. Bu sırada Kureyş soyundan bir grup insan Konstaniyye’ye (Roma’ya) kaçar. Ancak Süfyani Rum büyüğüne haber göndererek bunları geri istetir. Bu kişiler ona iade edilir. Süfyani’de Şam kapısında onların boynunu vurdurur. Huzeyfe devam ederek, O gün o kadar çirkin olaylar olur ki, Şam kapısında gezdirilen bir kadın mihrap’da Süfyani’nin dizlerine oturtulur, bunu gören Müslümanlardan birisi “Yazıklar olsun size imandan sonra küfre mi düştünüz, bu helal değldir” der. Ancak Süfyani tarafından boynu vurdurulur. Bu olayı yayan herkesin de boynu vurulur. İşte o zaman semadan şu ses duyulur: “Ey insanlar, Allah Teala size münafik ve zalimlere uymayı men etmiş ve Mekke’de bulanan yeryüzündeki insanların en hayırlısı ismi Ahmed babasının adı Abdullah olan Mehdi’yi reisiniz kılmıştır, O’na uyun ve emrini dinleyin.” Bu sırada İmran b. Hüseyin “Mehdi’nin nasıl bilineceğini” sordu. Resullullah (s.a.v.) şu cevabı verdi: O benim evladımdandır. Tavrı beni İsrail ricali gibidir, üstünde pamuktan (kutvani) iki cübbe bulunur. Sağ yanağında siyah bir ben vardır. Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur. Kırk yaşındadır. Şam, Mısır ve Doğunun birçok yerinden ebdallar ve ileri gelen insanlar O’na gelir ve Rükun ile Makam arasında O’na biat ederler. Sonra Hz. Mehdi, önünde Cebrail arkasında Makail ile Şam’a doğru yola çıkar ve O’nun hilafetine yer, gök ehli, yabani hayvanlar, kuşlar hatta denizdeki balıklar bile sevinir. Zaman bereketli olur, nehirler suyunu, yer verimini artırır, hazineler çıkarılıp Şam’a getirilir. Süfyani dalları Hire ve Taberiye’ye doğru uzanan bir ağacın altında öldürülür. Kelp kabilesi de yok edilir. Orada imkansızlık nedeni ile de olsa bulunamayan hüsrana uğramıştır. “Onlar tevhid ehli olduğu halde, onlarla savaşmak nasıl doğru olabilir?” şeklindeki sualini de Rellullah (s.a.v.) şöyle cevaplandırmıştır. Onlar mürted’dirler. Zira şarabı helal sayarlar ve namazı da kılmazlar.”
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
2. HZ. MEHDİ’NİN KUDÜSTEN SONRAKİ SAVAŞ VE FETİHLERİ
• Pekçok kimsenin biat için Kudüs’e gelmeleri 4.63 --- Keza (Naim b. Hammad) Hz. Ali’den tahric etti. O dedi ki: Süfyani’nin Mehdi üzerine gönderdiği ordu Beyda’da batınca, bu haberi duyan Şam ehli, Mehdi’nin çıktığını ve O’na biat edilmesi gerektiğini söyleyerek, kendi halifelerini ölümle tehdit ederler. Bunun üzerine halife, hazinelerini de yanına alarak Mehdi’ye biat için Beytül Makdis’e gelir. Arab ve Acem savaşçılar, Rum ehli ve onların dışındaki pek çok insan da biat için Mehdi’ye gelirler. Hatta Hz. Mehdi, Konstaniyye ve diğer şehirlerde mescidler inşa eder.Hz. Mehdi’den önce onun yakınlarından bir adam doğudan çıkar ve hedefi Kudüs olarak onsekiz ay savaşır, ancak oraya varamadan ölür. • Kuzeyden gelecek bir düşmanla savaş 1.47 --- Naim, Kaab’dan tahric etti, dedi ki: Mehdi, düzenlediği bir orduyu Türk’e (Türk tarafından gelen bir düşmana) gönderir, onları hezimete uğratır, esirleri ve mallarını alarak Şam’a getirir. Daha sonra köleleri azat ederek sahiplerine bedellerini öder. • Melhame-i Kübra veya Amik Ovası Savaşı 8.10 --- Naim b. Hammad, Kaab’dan tahric etti, dedi ki: Mehdi, Rumlarla savaşmak için bir ordu gönderir. O’nun fıkıh bilgisi on aliminkine bedeldir. O Tabut-u Sekine’yi de Antakya mağrasından çıkarır. • Rumların gadri ve Amik Ovası 8.6 --- Hatip, Müttefek ve Müfterek’inde Ebu Hureyre’den tahric etti. Dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Rumlar, Benim soyumdan ve ismi ismime uygun bir Vali (Mehdi)’ye gadr ettikten sonra Amak (Amik) denilen yerde sizinle savaşacaklardır. Burada Müslümanların üçte bir kadarı öldürülür, sonra bir gün yine o kadar insan öldürülür. 3. gün (seferde) ise savaş Rumlar aleyhine döner. Müslümanlar böylece savaşa devam eder ve Konstantiniyye (Roma)’yi feth eder ve oradaki malları taksim ederler. Tam bu sırada ise “Deccal sizin evinize girmiş ve çocuklarınızı esir almıştır.” şeklinde bir ses duyacaklardır. (Burada bahsi geçen savaş Amik ovasında Rumlarla (yani Hıristiyanlarla) yapılacak savaş olup, diğer hadis kitaplarında “Melhame-i Kübra” diye bahsi geçen savaştır.) • Yedi Bayrak ehli ile savaş 4.12 --- Naim b. Hammad ve Hakim Sahih diyerek, Hz. Ali İbni Ebi Talib (r.a.)’dan tahric ettiler, Buyurdu ki: Öyle bir fitne olacak ki, insan o fitneye, altının cevherde bulunması gibi karışmış olacaktır. Siz, zalimleri hariç Şam ehli hakkında fena söz söylemeyin. Zira onların arasında ebdallar vardır. Allah Teala, onları darma dağın edecek olan şiddetli bir yağmuru semadan boşaltacak, öyleki savaşsalar tilkiler bile onlara galip gelecektir. Bu sırada Allah Resulullah (s.a.v.)’in soyundan bir Reculü, az olursa on iki, çok olurlarsa on beşbinden müteşekkil üç bayrak üzere bir ordu arasında gönderir. Parolaları “Emit emit” (öldür, öldür) dür. Ve bunlar yedi bayrak ehli ile savaşırlar. (Bu yedi bayraktan) her birinin sahibi, mülkün kendisinin olacağına tamah ederek çarpışırken, hezimete uğrayacaktır. Sonra Haşimi (Hz. Mehdi) Muazzaffer olur ve Allah Teala Müslümanlara onun ülfet ve muhabbetini yerleştirir. Bu hal Deccal çıkıncaya kadar devam eder. • Hindistan’ın feth edileceği 1.45 --- Naim b. Hammad Fiten isimli kitabında Kaabül Ahbar’dan tahric etti, O dedi ki: Beytül Makdis’in (Kudüs) Meliki (Mehdi) Hindistan’a asker gönderir. Feth eder ve hazinelerini alır ve onun ziynetleri ile Beytül Makdisi süsler. Ona Hind Melikleri bağlanarak getirilir. Kendisine doğu-batı arası feth olunur. • Konstaniyye ve Deylem’in feth edileceği 8.5 --- İbni Mace ve Ebu Naim, Ebu Hureyre’den tahric ettiler, O dedi, Peygamber (s.a.v.) buyurdu: Eğer dünyadan bir gün bile kalsa, Allah o günü uzatır, Ehli Beytim’den birisini, çıkarır ve dünyaya Malik eder. O Konstaniyye ve Deylem dağlarını feth eder. (Deylem Dağları Hazer denizinin güneybatısındadır.)
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
• Rumiyye (Roma)’nın ve Kat’i beldesinin fethi
8.1 --- Huzeyfe b. Yamani Mehdi kıssası ve Rumiyye’nin fethi hakkında Resullullah (s.a.v.)’den rivayet etti, O şöyle buyurdu: Mehdi’nin askerleri dört tekbir getirdiği zaman, Rumiyye’nin duvarları yerle bir olacaktır. Burada altı yüzbin kişi öldürülür. Ve hazineleri de Beyt-ül Makdis’e götürülmek için alınır. Ayrıca içinde sekine ve Beni İsrail’in sofrası, gerçek Tevrat levhaları, Hz. Musa’nın asası ve Hz. Süleyman’ın minberi ile, Allah’ın Beni İsrail’e gönderdiği süt gibi beyaz renkli men (kudret helvası)’den iki ölçek bulunan tabut da Beyt-ül Makdis’e getirirler. Sonra onlar Tahine ismindeki bir şehri de feth eder ve nihayet kat’i beldesine gelirler: Kat’i: Bu belde gemileri taşımayan bir deniz üzerindedir. Denildi ki: “Ya Resullullah, niçin o gemileri taşıyamayaz” Buyurduk ki: O denizin derinliği bulunmamaktadır. İnsanlar ona ancak küçük gemilerle geçebilirler. Hz. Mehdi ve ordusu o denizin kenarından geçerler. Allah orada Adem oğulları için menfaatlar yaratmıştır. Kat’i beldesinin 360 kapısı bulunur ve her kapıdan da 1000 savaşçı çıkar. Mehdi ve ordusu 4 tekbirle şehrin duvarlarını yerle bir eder. İçindeki hazineleri alır ve burada yedi yıl kaldıktan sonra Beyt-ül Makdis’e geçerler. Deccal’in Isfahan yahudileri ile birlikte çıktığı haberi bu sırada onlara ulaşır. (Bu hadisi Ebu Ömer ed-Dani Sünen’de zikreder.) • Hz. Mehdi’nin dünyanın her yerine teveccüh edeceği ve Zülkareyn’in girdiği her şehre gireceği 8.3 --- Emiril Mü’minin Hz. Ali İbni Ebi Talib (r.a.)’dan Mehdi kıssası hakkında rivayet edildi. Dedi ki: O (Mehdi) dünyanın her yerine teveccüh eder ve her zalimi yok eder. Ehli İslamın kalbini Allah O’nunla ihya eder. Hazineleri Beyt-ül Makdis’de toplar. İçinde bir çarşısının her bir çarşıda da bin dükkanın bulun duğu bir şehre gelir, orayı feth ettikten sonra dünyayı kuşatan yeşil deniz üzerindeki Kat’i şehrine gelir. Bu denizin arkasında Allah’dan başkasının bilmediği şeyler vardır. Kat’inin uzunluğu bin mil, genişliği ise beş yüz mildir. Mehdi’nin askerleri üç tekbirle şehrin duvarlarını yerle bir ettikten sonra bir milyon insanı öldürerek burayı feth ederler. Hz. Mehdi daha sonra bin adet binekle buradan Beyt-ül Makdis’e geri yönelir. Filistin de Trablusşam, Akka, Sur, Gazze ve Askalanı da alarak buradaki hazineleri Kudüs’ü şerife getirir. Deccal çıkıncaya kadar burada ikamet eder. Daha sonra da Hz. İsa (a.s.) nüzul eder ve Deccal’i öldürür. (Bu konuda “Ikduddurer’de daha geniş bilgi vardır.) Yine “Ikdiddurer” de anlatıldığına göre: Konstaniyye: Konstaniyye ismi onu inşa eden Konstantin’den gelmektedir. Kral Konstantin hıristiyanlığı ilk açığa çıkaran kimsedir. Bu şehrin yedi sur’u bulunmaktadır. Diğer altı sur’u da içine alan en büyük Sur’un genişliği 21 zir’a (9 m kadar)dır. Ve 100 kapısı vardır. En son ve şehri içine alan Sur’un genişliği ise 10 zira 4.5 m. Kadar) dır. Şehir bir haliç üzerinde bulunmaktadır. Ve o Rum beldeleri ve Endülüs’e (Avrupa)’ya muttasıldır. Rumiyye (Roma): Rum şehirlerinin anasıdır. Oranın hakimine Papa denilir. Papa Müslümanların halifesine benzer. Yani, dini liderdir. Bu Rumiyye şehri gibi, içinde acayiplikler olan bir başka yere hiç bir Rum beldesinde rastlamak mümkün değldir. • İbni Cerir’in Tefsirinde Rumlar hakkında görüşleri 8.4 --- İbni Cerir Tefsirinde Sudiy’den tahric etti. Allah Teala’nın “Mescidlerin içinde insanları Allah’ın ismini zikretmekten men eden ve onları engellemeye çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Mealindeki ayetinin tefsirinde dedi ki: Burada zalim insanlardan Allah’ın kastı Rum ehlidir. Çünkü onlar Beyt-ül Makdis’in tahribi için Buhtannasr’a yardım etmişlerdir. Yine Allah’ın “Mescidlerine korkuyla girenler onlardır” mealindeki ayetinde kasdettiği de Rum ehlidir. Çünkü yeryüzündeki her Rum ya boynunun vurulacağı endişesi ile, ya da cizye vermek korkusu ile Allah’ın mescidine girer, ancak yine de cizyeyi verir. Yine Allah Teala’nın “Onlar için dünyada zillet var” mealindeki ayeti hakkında dedi ki: “Onların dünyadaki zilleti, Mehdi’nin çıkıp Konstaniyye (Roma)’yı feth etmesi ve Rumları yenmesidir. • Yahudilerden büyük bir cemaatin Müslüman oluşu 8.9 --- Naim, Selman b. İsa’dan tahric etti, o Dedi ki: Du,yduğuma göre, Mehdi’nin elinde (zamanında) sekine bulunan tabut Taberiye gölünden çıkarılır ve Beyt-ül Makdis’de O’nun önüne getirilir. Yahudiler bunu görünce, pek azı hariç, çoğu Müslüman olurlar. • Hz. Mehdi’ye “Mehdi” denilmesinin sebebi 8.8 --- Ebu Amr Dani, Sünen’inde İbni Şevzeb’den tahric etti. O dedi ki: O’na Mehdi denilmesinin sebebi şudur. O, Yahudilerin hac yaptığı Şam dağlarından bir dağın içindeki Tevrat’a dair kitapları çıkarır ve Yahudilerden bir cemaat O’nun elinde Müslüman olur. 8.11 --- Keza (N.b. Hammad) Kaab’dan tahric etti, O dedi ki: O kimsenin bilmediği gizli bir duruma kılavuzlandığı için kendisine “Mehdi” denilmiştir. O, Tabut-u Sekine’yi Antakya mağarasından çıkarır. • Hz. Mehdi ve Ehli Beyti’nin Kudüs’te uzun müddet kalacağı 8.7 --- Naim b. Hammad, Ertah’dan tahric etti, Dedi: Hz. Mehdi Beyt-ül Makdis’e iner ve millet O’nun Ehli Beyt’inden gelenlerle uzun bir müddet yaşar. Daha sonra zalimler görünür ve Beni Abbas rahmetle aranır.
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#4
|
||||
|
||||
|
VIII. BÖLÜM HZ. MEHDİ’NİN HZ. İSA (A.S.)'A İMAMLIK YAPMASI
1- HZ. MEHDİ’NİN HZ. İSA (A.S.)'A İMAMLIK YAPMASI • Hz. Mehdi’nin ümmetin ortasında olduğu 9.5 --- Ebu Naim, İbni Abbas’dan tahric etti, dedi ki: Resullullah (s.a.v.) buyurdu: Nasıl helak olur bir ümmet ki, evvelinde Ben, sonunda Meryem oğlu İsa (a.s.) ve ortasında da Ehli Beytimden Mehdi vardır. • İbni Hacer-i Mekki’nin bu husustaki bir izahı Şeyh İbni Hacer-i Mekki’de El Kavlul Muhtasar fi Alametil Mehdiyy-il Muntazar isimli kitabında şunları söylemektedir: Hazreti Mehdi’nin vasat (ortada) olacağından kasıt, ahire yakın olmasını izah için olup, Mehdi’nin bu ümmetin ahiri olacağını bildiren sahih rivayetlerle zıtlık teşkil etmez. Vasat tabiri, Mehdi’nin Hz. İsa’dan çok az bir süre önce (Yedi sene iki ay bir kaç gün) geleceğini ifade etmek için kullanılmış ve Hz. İsa (a.s.) O’ndan kısa bir zaman sonra gökten ineceği içinde ahir olarak vasıflandırılmıştır. • Hz. Mehdi’nin Hz. İsa (a.s.)’a imamlık yapacağı 9.1 --- Naim Ebu Said’den tahric etti, dedi Resulullah (s.a.v.) buyurur: İsa b. Meryem’in arkasında namaz kılacağı kişi bizdendir. 9.7 --- İbn Ebi Şeybe, Musannef’inde, İbni Şirin’den tahric etti. Dedi ki: Mehdi bu ümmettendir ve Hz. İsa’ya imam olacaktır. 9.8 --- Naim b. Hammad, Abdullah b. Amr’dan tahric etti, Dedi ki: Mehdi, İsa İbni Meryem’in üzerine ineceği ve arkasında namaz kılacağı kimsedir. 9.4 --- Buhari ve Muslim, Ebu Hureyre’den tahric etti, Buyurdu: Meryem oğku İsa (a.s.) aranıza indiğinde ve imamınız sizden olduğunda, bakalım ne yaparsınız? • Hz. İsa (a.s.) gökten inince, Hz. Mehdi’nin kendisine namazı kıldırmasını teklif etmesi 9.2 --- Ebu Naim, Cabir’den tahric etti, Dedi Resulullah (s.a.v.) buyurdu: İsa b. Meryem gökten iner, onların (mü’minleri) Emiri olan Mehdi, kendisine “Gel bize namaz kıldır” der. O (Hz. İsa a.s.) ise, şu ümmete Allah’ın bir ikramı olarak, “Hayır, sizin bazınız bazılarınızın Emiridir” der. • Hz. İsa (a.s.)’ın gökten sabah vakti ineceği 9.6 --- İbni Mace, Ravyanı, İbni Huzeyme, Ebu Avane, Hakim ve Ebu Naim, Ebu İmame’den tahric ettiler. Dedi, Resulullah (s.a.v.) bize hitab etti. Deccal’i anarak şöyle buyurdu: Medine, körüğün demirin pasını giderdiği gibi, içindeki pisliği giderir, O güne “kurtuluş günü” denir. Ümmü Şüreyk: “Ya Resullullah (s.a.v.) o gün Arablar nerede?” dedi. Buyurdu: Onlar o gün az olurlar, imamları salih bir insan olan Mehdi olduğu halde, Beytül Makdis’e sığınırlar. Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne geçtiği sırada, birde bakarlar ki İsa İbni Meryem (a.s.) sabah vaktinde inmiştir. Bu imam (Mehdi) Hz. İsa’yı öne geçirmek için arka arka çekilir. Hz. İsa (a.s.) onun omuzlarına eline koyar ve O’na der ki: “Geç öne namazı kıldır. Zira kamet senin için getirilmiştir” bunun üzerine imamları (Mehdi) onlara namazı kıldırır. • Hz. İsa (a.s.)’ın saçlarından su damlıyor gibi olduğu 9.9 --- Ebu Amr ve Dani Sünen’inde Huzeyfe (r.a.)’dan tahric ettiler, dedi Resulüllah (s.a.v.) buyurdu: Mehdi bakar ki Hz. İsa İbni Meryem inmiştir, sanki saçlarından sular damlıyor haldedir. Ve Mehdi O’na derki, “Geç öne insanlara namazı kıldır.” Hz. İsa ise der ki, “Namaz ancak senin için ikame olundu.” Bunun üzerine, O, Benim evladımdan bir Reculün arkasında namazı kılar. • Hz. İsa (a.s.) inene kadar Hak üzere çarpışan bir taife’nin bulunacağı 9.10 --- Ebu Amr ve Dani Sünen’inde Cabir b. Abdullah’dan tahric ettiler, dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Taki, İsa İbni Meryem, Fecrin tuluu sırasında, Beytül Makdis’te Mehdi üzerine nüzul edene kadar Benim ümmetimden bir taife Hak üzer çarpışacaktır. O zaman Mehdi der: “Ey Allah’ın Peygamberi geç öne bize namazı kıldır” O (Hz. İsa) ise, “Bu ümmetin biri diğerlerine emidir” der. 9.3 --- Ahmed, Muslim, İbni Cüreyr ve İbni Hıbban, Cabir b. Abdullah’dan tahric ettiler, buyurdu: Kıyamete (Deccal ile savaşa) kadar Benim ümmetimden bir grub, Hak üzere galib olarak çarpışacaktır. Ve İsa b. Meryem gökten nüzul ettiğinde, onların Emiri, kendisine, “Gel bize namazı kıldır” der. Ancak O, şu ümmete Allah’ın bir ikramı olarak “Sizin Biriniz, diğerlerinize emirdir” cevabını verir. (Yani imamınız Mehdi aranızdadır. O kıldırmalıdır demek ister.) • Hz. Mehdi’nin ilk namazdan sonra imamlığı Hz. İsa (a.s.)’a vermesi 9.11 --- Naim, Kaab’dan tahric etti. Dedi ki: Deccal, Beytül Makdis’de müminleri muhasara altına alır ve onlara (mü’minlere) öylesine şiddetli bir açlık icabet ederki açlıktan yaylarının kirişini bile yemek zorunda kalırlar. Onlar bu halde iken, aniden karanlığın içinden bir ses işitirler ve “Bu tok adamın sesidir” derler. Bir de bakarlar ki O, İsa İbni Meryem’dir. Namaza kalkarlar, Müslümanların imamı Mehdi geri çekilir. Bunun üzerine Hz. İsa der ki: “Geç öne Namaz senin için ikame olundu.” Hz. Mehdi de onlara namaz kıldırır ve bundan sonra Hz. İsa (a.s.) İmam olur. 9.12 --- Na. b. Hammad, İbni Abbas’dan tahric etti, Dedi ki: Mehdi bizdendir. İmamlığı Hz. İsa İbni Meryem’e verir.
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
IX. BÖLÜM HZ. MEHDİ’DEN SONRA GELECEK HALİFELER
1- HZ. MEHDİ’NİN HÜKMÜNÜN SÜRESİ • Hz. Mehdi’nin zuhurundan Hz. İsa (a.s.) ininceye kadar ki, hükmünün süresinin yedi sene civarında olduğu 10.6 --- Keza (N.b. Hammad) Muhammad b. Cubeyr’den O da babasından tahric etti, Babası şöyle dedi: Mehdi, yedi sene iki ay birkaç gün hüküm sürecektir. 10.1 --- Ebu Ya’la, Ebu Hureyre’den tahric etti. Dedi ki, Dostum Ebu Kasım s.a.v. bana şöyle buyurdu: Ehli Beytimden birisi çıkıp insanları Hakk’a dönene kadar mücadele etmedikçe kıyamet kopmaz. Ben dedim: “Onun hükmü ne kadar devam eder?” Buyurdu: “Beş ve iki” (Yedi sene) 10.3 --- Ahmed ve Ebu Naim, Ebu Said’den tahric ettiler. Dedi Peygamber (s.a.v.) buyurdu: Ehli Beytimden birisi yedi yıl hüküm sürüp, daha evvel zulümle dolu olan arzı, adaletle doldurmadıkça bu dünya bitmez. 11.2 --- Tabarani Evsad’ında ve Ebu Naim Ebu Said-ül Hudri’den tahric etti. Dedi ki, Resullullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Ehli Beytimden birisi çıkar ve sünnetimi söyler. Allah O’na yağmur indirir ve yeryüzü O’na bereketini çıkarır. Daha önce zulüm ve cevirle dolu olan dünya, adalet ve nefasetle dolar. Yedi yıl bu ümmete hükmeder ve Beytül-Makdis’e iner. 10.2 --- Ebu Naim, Ebu Said’den tahric etti. Dedi. Peygamber (s.a.v.) buyurdu: Benim soyumdan bir insan gelir ve daha önce zulüm ve cevirle dolu olan dünyayı adaletle doldurur. Hükmü yedi veya dokuz yıl sürer. • Hz. Mehdi’nin, Hz. İsa (a.s.) ile birlikte bulunacağı zamanlar da dahil olarak hüküm sürebileceği zamanlar 10.8 --- Keza (N.b. Hammad) Bukayye b. Velid’den tahric etti. O dedi ki: Mehdi’nin hayatı 30 senedir. 10.9 --- Keza (N.b. Hammad) Hz. Ali (r.a.)’den tahric etti. Dedi ki: Mehdi, insanların işlerini otuz ile kırk yıl üzerine alacaktır. 10.4 --- Naim b. Hammad, Ertah’dan tahric etti, dedi: Mehdi kırk yıl baki kalır. 10.7 --- Keza (N.b. Hammad) Dinar b. Dinar’dan tahric etti, Dedi ki: Mehdi’nin bekası kırk yıldır. • Şeyh Ahmed İbni Hacer’in görüşü: Hz. Mehdi’nin yedi sene hüküm süreceği rivayeti hem daha çok, hem de daha meşhurdur. Ancak bütün rivayetlerin sahih olması takdirinde, aralarını şöyle bağdaştırmak mümkündür: Yedi yıl (kendi başına) etkili müddetidir. (Hz. İsa ile beraber kalacağı müddetle birlikte) bu müddet ortalama yirmi sene alınabilir. Veya 40 seneye kadar uzanabilir. 2 – HZ. MEHDİ’DEN SONRA GELECEK OLAN HALİFELER NOT: Hz. Mehdi’nin yedi senelik kendi idaresinden sonra, Deccal çıktığı zaman, Hz. İsa (a.s.)’ın nüzul edip, Deccal’i öldüreceği ve Kırk sene dünyada hüküm süreceği Allah’ın izni ile kesindir. Bu zamanın bir kısmında da Hz. Mehdi ile beraber bulunabileceği yukarıda açıklandı. Aşağıdaki Hadis-i Şeriflerde ismi geçen ve Hz. Mehdi’den sonra geleceği bildirilen zatların ise, ya Hz. İsa (a.s.)’ın veziri olarak veya O’ndan sonra müstakil olarak hüküm sürmeleri muhtemeldir. • Hz. Mehdi’den sonra “Kahtani” denilen bir kimsenin geleceği 11.3 --- Tabarani Kebir’inde, İbni Münde Ebu Naim, İbni Asakir, Kays b. Cabir’den, O da babasıdan, babası da dedesinden tahric ettiler, O dedi ki Resullullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Benden sonra halifeler olur. Halifelerden sonra emirler, emirlerden sonrada zalim melikler gleir. Son olarak da ehli Beytimden birisi çıkar, daha önce zulümle dolu olan dünyayı adaletle doldurur. Sonra O gider Kahtani gelir. Beni Hak olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, O diğerinden dün değildir. 11.10 --- Keza (N.b. Hammad) Kays b. Cabir es-Sadefi’den tahric etti, dedi ki: Resullulah (s.a.v.) buyurdu: Ehli Beytimden bir adam olacak ve daha önce zulüm dolu olan dünyayı adaletle dolduracaktır. Ondan sonra Kahtani’dir. Nefsim yedi-i kudretinde olana yemin ederim ki, O O’nun dununda değildir. • Kahtani’nin Hz. Mehdi’den dun olmayacağı 11.7 --- Keza (N.b. Hammad), Velid’den O da Mamer’den tahric etti, dedi ki, Resullullah (s.a.v.) buyurdu: Mehdi’den sonra Kahtani’dir. O, Onun dununda değildir. • Kahtani’nin Hz. Mehdi’nin yolunda gideceği 11.12 --- Keza (N.b. Hammad) Kaab’den tahric etti. O dedi ki; Buyurdu: Benden sonra, ehli Yemen’den Mehdi’nin dinde kardeşi olan, Kahtan’dan bir halife olur. Ve O’nun (Mehdi’nin) yolunda gider. Rum şehrini feth edecek olan O’dur ve ganimetlerini de alır.
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#6
|
||||
|
||||
|
• Kahtani’nin yirmi sene kadar kaldıktan sonra silahla öldürüleceği
11.15 --- Keza (N.b. Hammad) Ertad’dan tahric etti, dedi bana ulaştı ki: Mehdi kırk yıl yaşadıktan sonra döşeğinde vefat eder. Sonra Kahtan’dan iki kulağı delik olan bir adam çıkar ve Mehdi’nin yolu üzerinde gider. Yirmi sene kaldıktan sonra silahla öldürülür. Peygamber (s.a.v.)’in Ehli Beytinden bir adam olan, Mehdi güzel tavırlıdır. Kayzer şehrine gaza eder. O Ümmeti Muhammed (s.a.v.)’in emirlerinin sonuncusudur. Sonra O’nun zamanında Deccal çıkar. • Kahtani’nin isminin Mansur olabileceği hususu 11.9 --- Keza (N.b. Hammad) İbni Amr’dan tahric etti, O dedi ki: Ey Yemen topluluğu, Mansur’un sizden olduğunu söylüyorsunuz. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, O’nun babası Kureyşi’dir. İstesem O’nu son ceddine kadar sayardım. !.1 --- Naim b. Hammad, Süleyman b. İsa’dan tahric etti, dedi ki: bana ulaşan bir habere göre, Hz. Mehdi ondört sene Beytül- Makdis’de kalır, ardından ölür. Kendinden sonra, kendi kavminden Mansur adında bir adam arkasıdan gelir. Beytül-Makdis’de yirmi bir sene durur. Sonra öldürülür, daha sonra Mevla adında birisi gelir ve üç yıl kaldıktan sonra o da öldürülür. Ve bilahare Heşimül-Mehdi gelip üç yıl dört ay on gün kalır. 11.5 --- Keza (N.b. Hammad) Zühri’den tahric etti, dedi ki: Mehdi ölür, sonra insanlar fitnelere düşer ve kendilerine Mahzum kabilesinden bir adam gelir, O’na biat olunur. Bir müddet kalır, sonra semadan ins ve cin’ne ait olmayan bir münedi şöyle nida eder: “Falana biat edin ve hicretten sonra topuklarınız üzere geriye dönmeyin.” İnsanlar hemen bakınırlar, ancak (biat edecek kimse) göremezler. Sonra bu nida üç kez duyulur. Bilahare Mansur’a biat edilirde, Mansur Mahzuni üzerine yürür. Allah’da O’na nusret verir de onu ve beraberindekileri öldürür. • Hz. Mehdi’den sonra gelecek diğer kimseler Mansur, Selam ve Emiril Usub 11.13 --- Keza (N.b. Hammad) Ertad’dan tahric etti, o dedi ki: Mehdi ile Rumlar arasıda bir antlaşma olur, sonra Mehdi vefat eder, sonra Ehli Beytinden bir adam işleri üzerine alır. Az adalet yapar, sonra öldürülür. 11.18 --- Ebu Hüseyin İbni Münadi, Salim b. Ebi Cad’dan Melahim’inde tahric etti. O dedi ki: Mehdi yirmi bir yıl kalır, kendinden sonra bir diğeri gelir ve O’nun dununda olur, fakat O da salihdir, ondört yıl kalır. Sonra bir diğeri gelir, O da onun dunundadır, o da salihdir, dokuz yıl kalır. 11.8 --- Keza (N.b. Hammad) Abdullah b. Amr’dan tahric etti dedi ki: Zalimlerden sonra Cabir gelir, sonra Mehdi, sonra Mansur, sonra, Selam ve en sonra da Emirül Usub gelir. 11.17 --- Naim, Abdullah b. Amr’dan tahric etti. Dedi ki: Zalimlerden sonra Cabir çıkar. Öyle ki Allah Muhammed (s.a.v.)’in ümmetini ona tabi kılar. Sonra Mehdi, sonra Mansur, sonra Selam ve sonra da Emirül-Usub. Bundan sonra ölmeye muktedir olan ölsün. 11.11 --- Keza (N.b. Hammad) Abdullah b. Amr’dan tahric etti, dedi ki: Üç emir arka arkaya gelir. Allah onlara yeryüzünün tamamının fethini müyesser kılar. Evvelinde salih Cabir, sonra Müferrec, sonra da Zulusub. Kırk yıl kalırlar. Onlardan sonra dünyada hiç hayır yoktur.
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
X. BÖLÜM HATİME
1- DÜNYANIN ÖMRÜ (Burada insanlık tarihinin ömrü kast edilmektedir.) • Dünyanın ömrünün yedi bin yıl olduğu H.2 --- İbni Asakir diyor ki: Ebu Said Ahmed b. Muhammed Bağdadi (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (r.a.)’dan O dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teala onun için, gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişçesine şu dünyanın yedi bin yıllık ömrü müddetince sevap yazar. H.3 --- İbni Adiyy diyor ki: Ebu İshak, İbrahim b. Abdullah Nebti, (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (r.a.)’dan O dedi ki, Resullullah (s.a.v.) buyurdu: Dünyanın ömrü, ahiret günlerinden yedi gündür. Allah Teala buyurdu ki: “Senin Rabbinin yanındaki birgün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.” H.7 --- İbni Ebi Dünya, Zemmil Emel’inde diyor ki: Ali b. Said, Hamza b. Hişan’dan, O da Said b. Cubeyr’den rivayet ettiler ki, Dünya, ahiret haftalarından bir haftadır. H.5 --- İbni Ebi Hatem, Tefsir’inde İbni Abbas’dan rivayet etti ki: Dünya, ahiret haftalarından bir hafta olup, yedi bin senedir ve bunun altı bini geçmiştir. H.6 --- İbni Abbas’dan sahih olarak nakledilen şöyle bir rivayet vardır. O dedi ki: Dünya yedi gündür. Her bir gün bin yıl gibidir. Ve Resulullah (s.a.v.)’de onun sonunda gönderildi. • Ashabı Kiramın gördüğü bir rüya H.4 --- Tabarani Kebir’inde diyor ki, Ahmed b. Nadr el-Askeri ve Cafer b. Muhammed-ül Feryabi nakletmişler ki; (Ravi silsilesi ile) Dakkak b. Zeyd-i Cüheni’den rivayet ettiler. O dedi ki: Ben gördüğüm bir rüya’yı Resullullah (s.a.v.)’a anlattım. Bu rüyada Peygamber (s.a.v.) yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında idi. O buyurdu ki: Yedi basamaklı gördüğün minber şu dünyanın ömrü olan yedi bin senedir, Ben de Onun son bininde olacağım. H.8 --- İbni Abd-il Hamid, Tefsir’inde diyor ki; Muhammed b. Fadl, Hammad b. Zeyd’den, O da Yahya b. Atik’den, O da Muhammed b. Sirin’den, O da Müslüman olmuş kitap ehli birisinden rivayet ettiler ki: Allah, gökleri ve yerleri altı günde yaratmıştır. Rabbimin yanında bir gün, sizin dünya hayatında saydığınız bin yıl gibidir. Ve dünyanın eceli altı gündür, yedinci günde kıyamet kopacaktır. Altı gün gitmiştir ve siz yedinci gündesiniz. • Peygamber (s.a.v.) zamanında, Adem (a.s.)’dan beri 5600 yıl geçmiş olduğu H.28 --- Ahmed İbni Hanbel İlel’inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed’den O da Vehb’den rivayet etti: Dünyadan beş bin altı yüz yıl geçmiştir. Müellifin görüşü: Bu hadis-i şerife gösteriyor ki, Ümmet-i Muhammed’in ömrü en az 1400 yıl olacaktır. • Yahudilerin Cehennemde kalış müddetleri hakkındaki zanları H.9 --- Ebu İshak diyor ki: Muhammed b. Ebi Muhammed İkrime’den, O da Said b. Cübeyr’den, O da İbni Abbas’dan rivayet ettiler ki: Yahudiler şöyle dediler: “Dünyanın müddeti yedi bin yıldır. O yüzden biz dünyanın her bin senesi karşılığında, bir gün Cehennemde kalacağız, ki hepsi yedi gündür, sonra bizden azab kesilecektir.” Allah işte bu mealdeki ayeti onlar hakkında inzal buyurdu: “Yahudiler, ateş bize ancak sayılı günler dokunacaktır derler. Siz Allah’ın indinde bir sözlerşme mi yaptınız? Allah Teala hiçbir zaman sözüne muhalefet etmez. Yoksa siz Allah’a karışı bilmediklerinizi mi söylüyorsunuz? Hayır, kim ki günah işleyip günahı onu kaplarsa, O Cehennem ehlinin ta kendisidir, ve orada ebedi kalacaktır.” Bu hadisi, İbn Cüreyr, İbn Munzır, İbni Ebi Hatem rivayet etmiştir. Ayrıca, Abd b. Humeyd, Sebbade’den, Sebbabe’den, O da Varaka b. Ebi Nech’den, O da Mücahid’den yukar ki hadisin benzerini aynen rivayet etmişlerdir
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#8
|
||||
|
||||
|
2 – HZ. İSA (A.S.)’IN DÜNYADA 40 YIL KALIŞI
• Deccal’in bir hicri yüzyıl başlarında çıkacağı H.10 --- İbn Ebi Hatem Tefsir’inde, Yahya b. Abdullah el- Kazvuni’den (ravi silsilesi ile) Abdullah b. Amr b. As’dan rivayet ettiler ki, Peygamber (s.a.v.) buyurdu: Dünya kurulduğundan beri her yüzün başında önemli bir olay olmuştur. Bir yüzün başlarında da Deccal çıkar ve İsa b. Meryem (a.s.) nüzul ederek onu öldürür. • Hz. İsa (a.s.)’nın Deccal’i öldürdükten sonra yeryüzünde kırk yıl kalacağı H.13 --- İmam Ahmed, Müsned’inde Hz. Aişe’den tahric etti. Dedi ki; Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Deccal çıkar, Hz. İsa İbni Meryem onu öldürür. İsa (a.s.) adil bir imam ve Hakim olarak yeryüzünde kırk yıl kalır. H.11 --- Tabarani, Abdullah b. Selam’dan tahric etti, O dedi ki: İnsanlar, Deccal’den sonra kırk yıl kalır, bu dönemde çarşılar yapılır ve hurma ağaçları dikilir. H.12 --- Tabarani, Ebu Hureyre’den tahric etti, Dedi ki; Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Meryem oğlu İsa (a.s.) iner ve insanlar arasında kırk sene kalır. (Hz. İsa (a.s.)’ın kırk yıllık döneminde “Hayırlar devri” denir.) • Hz. İsa (a.s.) devrinde hayat ve Ye’cüc-Me’cüc’ün çıkışı H.15 --- Hakim, Müstedrek’inde, İbni Mes’ud’dan, O da Peygamber (s.a.v.)’den rivayet etti. Buyurdu: Deccal’in bineğinin kanatları (kulakları) arasındaki mesafe kırk zira (arşın)’dır. Hadis’e göre şöyle devam etti. İsa İbni Meryem iner ve onu öldürür. Ondan sonra kırk yıl bol nimet içinde yaşarsınız. Kimse ne hasta olur, ne de ölür. Kişi koyunlarına ve hayvanlarına “gidin otlayın” der, onlar iki tarla arasından hiç bir başak yemeden geçip otlarlar. Yılanlar ve akreplerde kimseye zarar vermezler, yırtıcı kuş ve hayvanlar kapılar gelir ve kimseye bir zarar vermezler. Bir avuç buğday toprağa atıldığında, çift sürmeksizin yedi yüz avuç olarak biçilir. Ve bu durum Ye’cüc ve Me’cüc seddinin açılmasına kadar devam eder. Daha sonra Ye’cüc ve Me’cüc dalgalar halinde gelerek etrafı fesada boğarlar. Ve nihayet Allah, onların kulaklarına giren bir kurtçuğu musallat eder ve onlar topdan ölü olarak sabahlarl. Ancak leşleri çok fena kokar ve insanlar ondan çok muzdarip olurlar ve Allah’dan yardım isterler. Bunun üzerine Allah bir rüzgar gönderir ve sıkıntılarını kaldırır ve onların leşleri de denize atılır. İnsanlar da güneş batıdan doğuncaya kadar az bir zaman kalırlar. H. 14 --- İmam Ahmed Zühd’ünde Ebu Hureyre’den tahric etti. O dedi ki: İsa İbni Meryem yeryüzünde kırk yıl kalır ve eğer Batha’ya “bal olarak ak” dese o da akar. • Hz. İsa (a.s.)’dan sonra Mukaat adında bir halifeye biat edileceği H.16 --- Ebu Şeyh, Kitab-ül Fiten’de Ebu Hureyre’den tahric etti, Dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: İsa b. Meryem iner Deccal’ı öldürür ve kırk yıl Allah’ın kitabı ve Benim sünnetimle hükmeder, vefat eder. Sonra İsa (a.s.)’ın emri ile yerine Temim oğullarından Mukaat adında bir halifeye biat edilir. O da öldükten sonra, insanlar üzerine üç yıl geçmeden, Kuran insanların göğüslerinden ve sahifelerden kaldırılır. • Güneşin batıdan doğuşunun, kıyametten 120 sene önce olacağı H.21 --- Abd. b. Hümeyd, Yezid b. Harun’dan, O da İsmail b. Halid’den, O da Ebu Heyseme’den, O da Abdullah b. Ömer’den rivayet ettiler, O dedi ki: İnsanlar güneşin batıdan doğmasından sonra yüzyirmi yıl daha kalırlar. (N.b. Hammad’ta Fiten’inde bu hadisi nakletmektedir) H.20 --- İbni Ebi Şeybe, Vekii’den, O da İsmail’den O da Ebu Heyseme’den, O da Abdullah b. Ömer’den rivayet ettiler, O dedi ki; İnsanlar güneşin batı’dan doğmasından sonra yüzyirmi yıl daha dünyada kalırlar. • Kıyametten önceki son yüz sene içinde Allah’a ibadetin kalkacağı H.21 --- Hakim Tarih’inde, Ebu Said b. Hamid Abdullah’dan (Ravi silsilesi ile) O da Abdullah b. Beride’den O da babasından rivayet ettiler, Resullullah (s.a.v) buyurdu: Kıyamet, yeryüzünde Allah’a ibadet edilmeyen bir yüz sene geçmedikçe kopmaz. • Müminlerden son grubun canı alındıktan sonra insanların yüz sene daha dünyada kalacağı H.22 --- Naim b. Hammad, Kaab’dan tahric etti. Dedi ki: İsa b. Meryem (a.s.) ve müminler, Ye’cüc- Me’cüc’den sonra senelerce kalırlar. Sonra gürültülü toz-duman gibi birşey görürler ve birden bir rüzgar ki Allah onu müminlerin canını almak için göndermiştir. İşte onlar müminlerden canı alınacak son grubtur. İnsanlar bundan sonra yüz yıl daha dünyada kalırlar. Ne din ne sünnet tanrılar, yabani merkebler gibi birbirileri ile buluşurlar. Kıyamet’te onların üzerine kopar. H.23 --- Naim b. Hammad Abdullah b. Ömer’den tahric etti. Dedi ki: Allah, Ye’cüc ve Me’cüc’den sonra temiz bir rüzgar gönderir. Bununla Hz. İsa, ashabı ve yeryüzünde bulunan her müminin ruhunu alır. Ve geriye kafirlerin bekayası ki onlar yeryüzünün en şerlileridir ve yüz yıl daha kalırlar. H.17--- Ebu Ya’la ve Ravyani, Müsned’lerinde, İbni Nafi’de Mücem’inde, Hakim Müstedrek’inde, Diya ise Muhtara’da Büreyde’den tahric ettiler. O dedi ki, Resullullah (s.a.v.) buyurdu: Allah bir Yüzün başında bir rüzgar gönderir ki, O her müminin ruhunu alır. • Şerliler devrinde insanların yeniden putlara tapacakları H.16 --- Müslim ve Hakim, Abdullah b. Ömer’den tahric ettiler. Dedi ki, Resullullah (s.a.v.) buyurdu: Deccal çıkar, 40 gün kalır. Sonra Allah Hz. İsa (a.s.)’ı gönderir ve öldürünceye kadar onu arar. Daha sonra insanlar yedi (kırk) sene kalır. Bu esnada iki kişi arasında düşmanlık olmaz. Daha sonra ise dağda bir mağaraya saklansanız dahi size ulaşacak olan soğuk bir rüzgar, Şam tarafından gelir ve kalbinde zerre miktarı iman olan bir kimse bırakmaz ruhunu alır. Hatta bir kimse bir dağın içine saklansa bile o rüzgar oraya girer ve onun ruhunu da alır. Geride şerli insanlar kalır ve şeytan onlara putara tapmaları için emir verir de onlarda o emri yerine getirirler. H.23 --- Naim, Abdullah b. Ömer’den tahric etti. Dedi ki; Kıyamet, Arablar eski atalarının putlarına yeniden tapmadan kopmaz. Bu süre’de Deccal’dan ve Meryem oğlu İsa’nın inişinden sonra yüzyirmi yıldır. • Hayırlılardan sonra, şerlilerin 150 sene olduğu H. 18 --- İbni Ebi Şeybe, Musannef’de, Ebu Muaviye Ameş’den, O da Ebu Kays’dan O da Heysem b. Esved’den rivayet ettiler. O dedi ki: Muaviye zamanında ben ona uğramıştım. Yanında Abdullah b. Ömer vardı. Bana “Kimlerdensin” dedi. Ben “Iraklılardan” dedim. Bana “Sen orada tuzlu bir yer olan Kusi’yi bilir 111 misin?” dedi. Ben “Evet” deyince. O dedi ki: “Deccal oradan çıkar” Sonra dedi, “Hayırlılardan sonra şerliler için yüz yirmi yıl vardır. İnsanların hiç biri kıyametin ne zaman kopacağını bilmez.” (N. b. Hammad da Fiten’ninde bu hadisi nakletmektedir.) H.29 --- Devlemi, Müsnet-il Firdevs’inde, kendisi babasından, O da Süleyman Hafız’dan (o da ravi silsilesi ile) İbni Ömer’den, O da Resullullah (s.a.v.)’den rivayet ettiler ki: Şerli insanlar, hayırlılardan sonra yüz elli sene bütün dünyaya hakim olurlar. Onlar da Türklerdir. (Burada Türklerden maksat, Moğollar ve Çinlilerdir) Bu durum da Hz. İsa (a.s.)’dan sonra dünyanın sonuna 150 sen var demektir. Doğrusunu Allah bilir.) • İki nefha arasının 40 yıl olduğu H.26 --- İbni Mübarek Züht’de, Hz. Hasan’dan tahric etti, O dedi ki; İki nefha arası kırk ylıdır. Birinci nefha ile Allah her diriyi öldürecek ikinci nefha ile de her ölüyü diriltecektir. H.25 --- İbni Ebu Davud Baas’da, Merduye’de ebu Hureyre’den tahric ettiler, o dedi ki, Peygamber (s.a.v.) buyurdu: İki nefha arası kırk yıldır. H.24 --- Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre’den tahric etti, o dedi ki, Resullulah (s.a.v.) buyurdu: İki nefha arasıdaki süre kırk yıldır. ------------------ Alemlerin Rabbına hamd olsun ve selat-ü selam ebedi ve daimi din gününe kadar Hz. Muhammed (s.a.v.) ve ashabın ile Tabiin ve Tebe-i Tabiin ile onların ehil üzerine olsun. Biz de deriz ki Allah Teala bütün fitnelerden ve Deccal fitnesinden de bizleri ve bütün müminleri korusun ve bizleri “Hayırlara” kavuşmak nasib etsin.Amin
(0 Beğeni)
__________________
-Eğer duanız olmasa RABBİMİN katında ne ehemmiyetiniz var. -Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir;kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. |
|
#9
|
|||
|
|||
|
Emeğine sağlık,Allah sonumuzu Hayr etsin Bu ahir zamanda fitnelerle dolu yaşamda
bakalım imanımızı kurtarabilecekmiyiz Rabbim bizleri kafirlikten emin eylesin
(0 Beğeni)
__________________
Acını Hissediyorum Ama Karanlığın Kuralı Ölmektir ! Korkunun Tarifi Ancak Siyahla Yapılır. |
|
#10
|
|||
|
|||
|
Arz üzerinden bol yağmur yağdırarak ve orda ARZ NEBATINDAN HİC BİR ŞEY SAKLANMAYACAK ,,,GAYB tan mı ileriye dönük olarak açık olacak deniliyor
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Tövbenin kabulünün alametleri | Naim | Tövbeler & Uyarılar | 26 | 17.03.25 19:46 |
| Kulak Çınlaması ve Alametleri | SiLence | Diğer Havas Konuları | 6 | 05.03.24 20:23 |
| Mehdi - Mehdi Gerçeği | Diyaant | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 12 | 08.09.22 02:41 |
| Manen uyanmanın alametleri | Naim | Tasavvuf & Tarikatler | 0 | 07.01.20 19:38 |
| Mizaçların Alametleri | Naim | işaretler | 0 | 29.08.19 11:02 |