Havas Okulu  

Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Off Topic > Sizden Gelenler


Egregor nedir?


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt Dün, 20:50
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 06.01.20
Bulunduğu yer: Tashkent
Mesajlar: 3,877
Etiketlendiği Mesaj: 592 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Egregor nedir?


Egregor, tek bir enerji-bilgi alanıdır.
Daha detaylı ve kapsayıcı bakarsak; bu bir dijital enerji-bilgi alanı, bir yapı ya da bir sistemdir. Görünmez bir psişik akümülatör veya bilgiyle programlanmış bir bulut gibidir. İnsanların dikkati, düşünceleri, enerjileri ve duyguları sayesinde ortaya çıkar; insanlar onu dikkat ve enerjileriyle beslediği sürece de yaşamaya devam eder.
Bu ne olabilir? Din, bilim, spor, futbol, tıp, ticaret, hatta aile ve soy...
Yaratılışı çok basittir: İki veya daha fazla insan (ortak) bir fikir etrafında birleştiğinde, onların zihinsel dalgaları rezonansa girer; böylece her şey birikir ve büyür.
Örneğin, ben dersem ki: 'Benimle olun, beni destekleyin, doğayı korumak için savaşalım.' Bu, otomatik olarak bir doğa egregorudur. Önce ben olacağım, sonra başkası gelecek, sonra üçüncüsü, dördüncüsü... Sonra 10, 20, 50, 90, 100, 170, 200, 500, 1000 ve bu böyle devam edecek. Artık tüm bu insanlar birleşir çünkü niyetleri birdir; düşünceleri, hedefleri tektir. Doğayı seviyorlar, koruyorlar ve esirgemek istiyorlar. İşte tüm bunları örüyorlar, yaratıyorlar; onların titreşimleri, yaydıkları dalgalar rezonansa giriyor, radara yakalanıyor ve artık bu bir egregor oluyor. Sonrasında ne kadar çok insan olursa, o kadar güçleniyor. Düşünün bir kere; damlaya damlaya göl olur, nehirler birleşir ve okyanusları oluşturur.
Dinlerde de durum aynı. Herkes bilir ki en eski dinlerden biri Budizm'dir. Binlerce yıldır insanlar inandı, zaman ayırdı, dikkatini verdi, onu besledi; dini gelenekleri, ritüelleri yerine getirdi. Yüzyıllar boyunca tüm bunlar kökleşti, güçlendi ve çok büyük, kuvvetli bir egregora dönüştü. Hristiyanlık da öyle; iki bin yıldan fazla bir süredir insanlar inanıyor, İncil okuyor, kiliseye gidiyor, her pazar dua ediyor, dini ritüellerini gerçekleştiriyor ve bayramlarını kutluyorlar
Düşünsenize, onların da ne kadar güçlü bir egregoru var! Kiliselerde ikonalar var ve her bir ikona farklı bir alandan, farklı dualardan sorumlu. İsa’nın, Meryem Ana’nın, Timofey’in veya Aziz Nikola’nın ikonaları var. İnsanlar çoğunlukla oraya dua etmeye; şifa bulmak, borçlardan ya da bahtsızlıklardan kurtulmak için merhamet dilemeye geliyorlar. Bunun uğruna da bir hediye, bir şükran sembolü veya bir adak olarak mum yakıyorlar. Her ikonanın yanında, birden fazla mumun dikilebileceği şamdanlar bulunuyor; ayrıca vefat edenlerin ruhu için mum yakıp dua edilecek özel bir yer de var.
İnsanların neden mum yaktığını ve ikonlara dua ettiğini düşünüyorsunuz? Bu bambaşka bir hikaye ama ben bunu ezoterik açıdan, yani egregorun nasıl çalıştığına bir örnek olarak anlatıyorum.
Ateş, zaten canlı bir enerjidir; bir elementtir, sıvı plazmadır. Isı ve ışık yayar. Ateş yandığında bir enerji açığa çıkar ve bu enerji, egregor için bir pil, bir besleme kaynağı görevi görür. Orada çok fazla ikona var, hemen orada mum satılıyor ve neredeyse her zaman o mumlar aralıksız şekilde yanıyor.
Ve tabii ki İslam... Kaç insan bunu düşünüyor, kaç insan Kuran okuyor, namaz kılıyor? Kaç insan zamanını, düşüncelerini, gücünü, enerjisini ve ruhunu buraya yatırıyor? Buradaki hacim muazzam, devasa bir boyutta!
İşte bu yüzden, bir insan dinden çıktığında veya onu reddettiğinde, hayatında kötü olaylar yaşanmaya başlar. Bu durum, o dini egregorların intikamcı olduğu ve insanı bırakmak istemediği için onu korkuttuğu anlamına mı gelir? Yoksa her şey bağını kopardığı için o egregor artık bu kişiyi korumuyordur da insan savunmasız kalıp her şey ondan mı başlıyordur? Evet, egregorlar insanı korur; sadece dini egregorlar değil, tüm egregorlar koruma sağlar. Onların tek ihtiyacı beslenmektir: Sizin enerjiniz, ayırdığınız zaman, duygularınız ve dikkatiniz. Bu onlara yeter. Karşılığında onlar da size iyi bir makam, kazanç ve para verirler — eğer bu bir iş egregoruysa tabii ki... Size kaynak, içgörü ve ilham sağlarlar."
Soy (atalar) egregoru da buna çok güzel bir örnektir. Bir aile egregoru vardır; bir aile yüzyıllar boyunca aynı soyadı taşır ve tarım, bilim, matematik ya da bir üretim kolu gibi belirli bir zanaatla uğraşır. Nesiller boyu atalarının işini devam ettiren aileleri kesinlikle biliyorsunuzdur, değil mi? Örneğin İtalya’daki şarap üreticileri, dünyanın her yerindeki arıcılar, ahşapla uğraşıp mobilya yapanlar veya metalle uğraşıp ferforje parmaklıklar üretenler... İşte hem soyun egregoru hem de o mesleğin egregoru artık bu insanları korur; onlara gereken tüm gücü, enerjiyi ve kaynakları sağlar.
Bu yüzden, bir insan ailesi tarafından kabul edilmediğinde veya anne-babası onu reddettiğinde, soy egregorunun kanalından kopmuş olur.
Aynı şekilde futboldan da bahsedebiliriz. Bu da oldukça geniş, çok büyük ve güçlü bir egregordur. Kaç insan bunu tartışıyor, kaç insan seviyor ve televizyondan izliyor? Kaç insan bahis oynuyor, tartışıyor? Bunu organize etmek için ne kadar büyük paralar yatırılıyor; kaç maç, kaç şampiyona yapıldı ve yapılıyor? Bu, muazzam bir kazanç, insanların dikkati ve zamanı demektir.
Bu sitenin (platformun) bile bir egregoru var! İnsanlar buraya zaman harcadı, dikkatini verdi, üzerine düşündü ve emek harcadı. Bunun için ciddi bir iş gücü ve bilgi gerekiyordu. İnsanlar buraya paralar yatırdı; arka plandaki renkleri, fonu, yazıları ve görselleri tasarlamak için finansçılar, yazılımcılar, tasarımcılar işe alındı. Tüm bunlar o zamanlardan beri inşa ediliyor. Peki, burada kaç tane profil kayıtlı? Kaç insan buraya zamanını, dikkatini ve odağını ayırıyor; kaç insan buradan yardım alıyor?
Egregor her yerdedir ve her şey bir egregordur: Eğitim egregoru, tıp egregoru, sinema endüstrisi egregoru, ateistlerin egregoru, bir şehrin egregoru, bir ülkenin, siyasetin, tarihin egregoru... Herkes bir egregorun içindedir. İnsanın egregordan tamamen kurtulması veya çıkması imkansızdır. Eğer 'Ben hiçbir egregora dahil değilim' diye düşünüyorsanız, tebrik ederim; siz de 'böyle düşünenlerin' egregorundasınız demektir. Çünkü yalnız değilsiniz, sizin gibi düşünen insanlar var ve siz de bu egregoru yarattınız. Türkiye’de yaşıyorsanız Türkiye egregorundasınız, Müslümansanız Müslüman egregorundasınız. Herkesin bir egregoru vardır ve hepsi birbirinden farklıdır.
Bu durum, egregorun sizi nasıl kabul ettiğine, yaşadığınız şehrin ve devletin karmasına bağlıdır. Bazı insanlar kendi şehirlerinde yaşayamaz, normal bir şekilde çalışamaz, hiçbir işleri yolunda gitmez; ama başka bir şehre giderler ve her şey bir anda çözülür. Ya da Dubai’ye gidersiniz, her şeyin harika olacağını düşünürsünüz ama hayır, hiçbir şey yolunda gitmez. Demek ki o şehrin egregoru sizi kabul etmemiştir, ona fayda sağlamamışsınızdır. Ama Tiflis’e gidersiniz, orada her şeyiniz çok iyi olur, işleriniz rast gider; hem şehri hem de insanlarını seversiniz.
Bazı ülkelerin kendi kaderi, kendi karması vardır. Bazı ülkelerde çok fazla deprem olur, bazılarında finansal krizler ya da hastalıklar çok yaşanır. İşte son zamanlarda savaş egregoru da iyice besleniyor ve büyüyor.
Bir insan belirli bir alanı seçip onunla uğraştığında, o alanın egregoru bunu kabul eder ve onun yollarını açar; karşısına doğru zamanda doğru insanları, doğru kitapları çıkarır. Fark ettiniz mi? Eğer matematik çalışıyorsanız, bir yerlerden karşınıza hep sizin gibi insanlar çıkar, o konuyla ilgili kitaplar satılır, reklamlar veya internette kendiliğinden önünüze çıkan öneriler belirir.
İnsanlar kendiliklerinden hiçbir şey icat etmezler. Herkes insan beyninin bilimde ya da diğer alanlarda sıfırdan bir şeyler bulabileceğini, icat edebileceğini düşünüyor; ama hayır! Her şey sizden çok önce, zaten önceden tasarlandı ve icat edildi. Bu bilgiler sadece doğru insanlara ve doğru zamanda verilir. Aslında hiç kimse sıfırdan bir şey yaratmadı veya var etmedi. İnsan beyni, tıpkı bir anten gibi, sadece alandaki (boşluktaki) bilgiyi algılar ve çeker; orada akışlar vardır ve beyin o akışlara bağlanır.
Örneğin, herhangi bir alanda, diyelim ki bir pastayı nasıl süsleyeceğinizi veya kimsede olmayan bambaşka, özgün bir pastayı nasıl tasarlayacağınızı düşünüyorsunuz. Siz o akışa bağlandığınız an, egregor size içgörüler ve ilhamlar fırlatmaya başlar. Çünkü diğer pastacılar da aynı şeyi düşünüyor; orada biri düşünüyor, burada biri düşünüyor, şurada bir kıvılcım çakıyor, burada bir kıvılcım çakıyor ve sonunda devasa bir ateş oluşuyor. Çünkü tüm bunlar tek bir merkez alandır.
Bu tıpkı bir anten, bir uydu gibidir. Bir internet sağlayıcısının, bir operatörün, bir iletkenin, tellerin, kabloların ve Wi-Fi'ın çalışma prensibi neyse, bu sistem de tamamen aynı mantıkla çalışır. Ve Evren, bu sistemi en başından beri tam da bu şekilde inşa etmiştir
Satprem derdi ki: 'Kafamızdaki düşüncelerin %99'u bize ait değildir.' Bizler adeta birer radyo alıcısı gibiyizdir; ayar düğmesini azıcık çevirirsin, siyaset egregorunun dalgasını yakalarsın ve oturup öfkelenirsin; diğer tarafa çevirirsin, yaratıcılık dalgasını yakalarsın. Onun asıl mesajı ise şuydu: Radyoyu tamamen kapatmak ve kendi ruhunun o derin sessizliğini duymak
Kuantum fizikçileri ve diğer ezoterisyenler de tam olarak böyle düşünüyorlar


__________________
Insanın dostuda düşmanıda kendisidir
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt Dün, 23:34
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 03.12.18
Bulunduğu yer: H
Mesajlar: 1,278
Etiketlendiği Mesaj: 148 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bu konuyu açıp açmamak konusunda düşünüyordum siz açmışsınız elinize sağlık

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com