Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Serbest Bölüm > Off Topic > Sizden Gelenler


Eskiden sahte yıldızlarımız yoktu..


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.08.17, 12:01
 
Üyelik tarihi: 25.01.17
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 351
Forum Puanı: 3527
Etiketlendiği Mesaj: 47 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bütün renkler hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler, demiş şair.
Toplum her geçen gün hızla kirleniyor, toplumun birer yansıması olan sanatçısı da, siyasetçisi de bu kirlenmeden payını almış gidiyor. Sanatçı dediğim de aslında gerçek manada sanat yapan değil, TV ünlüleri kastım. Kültürel birikimi yüksek insanlar kendilerini rezil konumlara kolay kolay düşürmezler.

İslam'ın şartları 5'tir diye öğretilir, ancak o İslam ki, en büyük günah dene kul hakkı nedense bu şartların içinde öğretilmez. Belki de bu yüzden yeryüzü Haksızlığın yüzü oldu. Ahlak denen şey kadın vücuduna indirgendi, ahlak denince sadece kadınlardan konuşan ahlaksızlar sardı dört yanı.
Her terazi hileli, her binanın demiri eksik, Her lokma kanserli, her tezgahın ardındaki mallar çürük, ama ahlak deyince verilen ilk örnek kadın-erkek ilişkisi... Sanki karşı cinsten uzak durunca, tek abdestle 17 rekat farz namazın kılınca o inşaata demiri eksik koyabilir, öne güzellerini dizdiğin meyve tezgahının arkasından çürükleri poşete atabilirsin gibi...
Kul hakkının , haksızlığın, yalanın, riyanın, iki yüzlü ahlak anlayışının normalleştiği, İslam'ın sadece cami kubbesi altına hapsedildiği, asıl mabed olan gök kubbenin altının ahlaktan azade edildi zamanları yaşıyor insanlık.
Din adına konuşanların dinle, vatan bayrak adına konuşanların vatanla alakalarının olmaması gibi, her kutsalın her menfaate alet edildiği bir kültür oluşturdu toplum. Hz. Hüseyin'in anlattığı ibadetle ticaret arasındaki o bağın gittikçe kuvvetlendiği yeni cahiliye dönemlerinde temiz kalmaya çalışmak ne kadar mümkünse ona gayret etmeye çalışıyoruz.

Komşusu açken tok yatmamak için zengin semtlerine taşınan kurnazlar, siyasetçilerle oy ticareti yapan şeyhler, elde tespih yan gelip yatan, çalışmadan etmeden, üretmeden ömrünü tamamlayan sözde mürşidler, hayatında hiç geçim derdi yaşamayıp Peygamber efendimizin karnına bağladığı taşa ağlayan sermaye sınıfı yalakası din adamları, fetvacılar ve daha nicelerinden İslam'ı kurtaramadıkça bu kirlenmenin, yozlaşmanın önüne asla geçilemeyecektir.

Her günahı, haksızlığı işleyip Kabe'de selfi çektiren, Kabe'nin içine girip günahlarını sıfırladığını zanneden, altın ve gümüş biriktirmekten başka gayesi olmayan insanlığı Kabe'nin örtüsüne sarınıp ağlamak mı, yoksa tevbesine sebat edişiyle döktüğü göz yaşları mı kurtaracak...
Bugün Allah için ne yaptın, diye öğretilen çocuklardık... Sahi bugün Allah için ne yaptık; din hırkasını giyip Ahlakımızla, edebimizle, din-dil-ırk-mezhep ayırt etmeden yardımseverliğimizle, doğaya, çevreye saygımızla başkalarına müslümanlığın ne kadar güzel birşey olduğunu mu düşündürdük yoksa; üzerimizdeki din hırka ve iki yüzlü ahlak anlayışıyla, her işimizde yalan ve hileyle, zayıfa bulaşıp güçlüye yılışmakla, çoluk çocuğa tecavüze, zulme savaşa, yoksulluğa, sefalete, devletin milletin soyulmasına, sömürüye ses çıkarmayarak insanları dinden soğutarak Allah adına çıktığımız yolda farkında olmadan Şeytana mı hizmet eder olduk...

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 29.08.17, 13:03
 
Üyelik tarihi: 11.09.16
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 208
Forum Puanı: 3618
Etiketlendiği Mesaj: 7 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

O kadar güzel demissin ki Allah razi olsun. Belki de dedigin gibidir yaptiklarimizi Allah a ulastiramiyoruzdur. (Allah korusun ) ama öyle bir haldeyiz ki insanlar gelmekten cok kaçar oldu .

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 29.08.17, 13:14
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 05.05.17
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 538
Forum Puanı: 3542
Etiketlendiği Mesaj: 113 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Karakancolos Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bütün renkler hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler, demiş şair.
Toplum her geçen gün hızla kirleniyor, toplumun birer yansıması olan sanatçısı da, siyasetçisi de bu kirlenmeden payını almış gidiyor. Sanatçı dediğim de aslında gerçek manada sanat yapan değil, TV ünlüleri kastım. Kültürel birikimi yüksek insanlar kendilerini rezil konumlara kolay kolay düşürmezler.

İslam'ın şartları 5'tir diye öğretilir, ancak o İslam ki, en büyük günah dene kul hakkı nedense bu şartların içinde öğretilmez. Belki de bu yüzden yeryüzü Haksızlığın yüzü oldu. Ahlak denen şey kadın vücuduna indirgendi, ahlak denince sadece kadınlardan konuşan ahlaksızlar sardı dört yanı.
Her terazi hileli, her binanın demiri eksik, Her lokma kanserli, her tezgahın ardındaki mallar çürük, ama ahlak deyince verilen ilk örnek kadın-erkek ilişkisi... Sanki karşı cinsten uzak durunca, tek abdestle 17 rekat farz namazın kılınca o inşaata demiri eksik koyabilir, öne güzellerini dizdiğin meyve tezgahının arkasından çürükleri poşete atabilirsin gibi...
Kul hakkının , haksızlığın, yalanın, riyanın, iki yüzlü ahlak anlayışının normalleştiği, İslam'ın sadece cami kubbesi altına hapsedildiği, asıl mabed olan gök kubbenin altının ahlaktan azade edildi zamanları yaşıyor insanlık.
Din adına konuşanların dinle, vatan bayrak adına konuşanların vatanla alakalarının olmaması gibi, her kutsalın her menfaate alet edildiği bir kültür oluşturdu toplum. Hz. Hüseyin'in anlattığı ibadetle ticaret arasındaki o bağın gittikçe kuvvetlendiği yeni cahiliye dönemlerinde temiz kalmaya çalışmak ne kadar mümkünse ona gayret etmeye çalışıyoruz.

Komşusu açken tok yatmamak için zengin semtlerine taşınan kurnazlar, siyasetçilerle oy ticareti yapan şeyhler, elde tespih yan gelip yatan, çalışmadan etmeden, üretmeden ömrünü tamamlayan sözde mürşidler, hayatında hiç geçim derdi yaşamayıp Peygamber efendimizin karnına bağladığı taşa ağlayan sermaye sınıfı yalakası din adamları, fetvacılar ve daha nicelerinden İslam'ı kurtaramadıkça bu kirlenmenin, yozlaşmanın önüne asla geçilemeyecektir.

Her günahı, haksızlığı işleyip Kabe'de selfi çektiren, Kabe'nin içine girip günahlarını sıfırladığını zanneden, altın ve gümüş biriktirmekten başka gayesi olmayan insanlığı Kabe'nin örtüsüne sarınıp ağlamak mı, yoksa tevbesine sebat edişiyle döktüğü göz yaşları mı kurtaracak...
Bugün Allah için ne yaptın, diye öğretilen çocuklardık... Sahi bugün Allah için ne yaptık; din hırkasını giyip Ahlakımızla, edebimizle, din-dil-ırk-mezhep ayırt etmeden yardımseverliğimizle, doğaya, çevreye saygımızla başkalarına müslümanlığın ne kadar güzel birşey olduğunu mu düşündürdük yoksa; üzerimizdeki din hırka ve iki yüzlü ahlak anlayışıyla, her işimizde yalan ve hileyle, zayıfa bulaşıp güçlüye yılışmakla, çoluk çocuğa tecavüze, zulme savaşa, yoksulluğa, sefalete, devletin milletin soyulmasına, sömürüye ses çıkarmayarak insanları dinden soğutarak Allah adına çıktığımız yolda farkında olmadan Şeytana mı hizmet eder olduk...
Allah razı olsun kardeşim çok güzel yorumlamışsın bunu bile farketmek bu bilinçte olmak bir ayrıcalıktır ..

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29.08.17, 18:58
 
Üyelik tarihi: 04.07.17
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 163
Forum Puanı: 3321
Etiketlendiği Mesaj: 5 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Thumbs up

Alıntı:
Karakancolos Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bütün renkler hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler, demiş şair.
Toplum her geçen gün hızla kirleniyor, toplumun birer yansıması olan sanatçısı da, siyasetçisi de bu kirlenmeden payını almış gidiyor. Sanatçı dediğim de aslında gerçek manada sanat yapan değil, TV ünlüleri kastım. Kültürel birikimi yüksek insanlar kendilerini rezil konumlara kolay kolay düşürmezler.

İslam'ın şartları 5'tir diye öğretilir, ancak o İslam ki, en büyük günah dene kul hakkı nedense bu şartların içinde öğretilmez. Belki de bu yüzden yeryüzü Haksızlığın yüzü oldu. Ahlak denen şey kadın vücuduna indirgendi, ahlak denince sadece kadınlardan konuşan ahlaksızlar sardı dört yanı.
Her terazi hileli, her binanın demiri eksik, Her lokma kanserli, her tezgahın ardındaki mallar çürük, ama ahlak deyince verilen ilk örnek kadın-erkek ilişkisi... Sanki karşı cinsten uzak durunca, tek abdestle 17 rekat farz namazın kılınca o inşaata demiri eksik koyabilir, öne güzellerini dizdiğin meyve tezgahının arkasından çürükleri poşete atabilirsin gibi...
Kul hakkının , haksızlığın, yalanın, riyanın, iki yüzlü ahlak anlayışının normalleştiği, İslam'ın sadece cami kubbesi altına hapsedildiği, asıl mabed olan gök kubbenin altının ahlaktan azade edildi zamanları yaşıyor insanlık.
Din adına konuşanların dinle, vatan bayrak adına konuşanların vatanla alakalarının olmaması gibi, her kutsalın her menfaate alet edildiği bir kültür oluşturdu toplum. Hz. Hüseyin'in anlattığı ibadetle ticaret arasındaki o bağın gittikçe kuvvetlendiği yeni cahiliye dönemlerinde temiz kalmaya çalışmak ne kadar mümkünse ona gayret etmeye çalışıyoruz.

Komşusu açken tok yatmamak için zengin semtlerine taşınan kurnazlar, siyasetçilerle oy ticareti yapan şeyhler, elde tespih yan gelip yatan, çalışmadan etmeden, üretmeden ömrünü tamamlayan sözde mürşidler, hayatında hiç geçim derdi yaşamayıp Peygamber efendimizin karnına bağladığı taşa ağlayan sermaye sınıfı yalakası din adamları, fetvacılar ve daha nicelerinden İslam'ı kurtaramadıkça bu kirlenmenin, yozlaşmanın önüne asla geçilemeyecektir.

Her günahı, haksızlığı işleyip Kabe'de selfi çektiren, Kabe'nin içine girip günahlarını sıfırladığını zanneden, altın ve gümüş biriktirmekten başka gayesi olmayan insanlığı Kabe'nin örtüsüne sarınıp ağlamak mı, yoksa tevbesine sebat edişiyle döktüğü göz yaşları mı kurtaracak...
Bugün Allah için ne yaptın, diye öğretilen çocuklardık... Sahi bugün Allah için ne yaptık; din hırkasını giyip Ahlakımızla, edebimizle, din-dil-ırk-mezhep ayırt etmeden yardımseverliğimizle, doğaya, çevreye saygımızla başkalarına müslümanlığın ne kadar güzel birşey olduğunu mu düşündürdük yoksa; üzerimizdeki din hırka ve iki yüzlü ahlak anlayışıyla, her işimizde yalan ve hileyle, zayıfa bulaşıp güçlüye yılışmakla, çoluk çocuğa tecavüze, zulme savaşa, yoksulluğa, sefalete, devletin milletin soyulmasına, sömürüye ses çıkarmayarak insanları dinden soğutarak Allah adına çıktığımız yolda farkında olmadan Şeytana mı hizmet eder olduk...
+100 Bravo konsolos cok guzel analiz etmissin durumu... Yorumunla zeka ve kultur duzeyini gostermissin...


Bugun ulkemizin ve Islam dunyasinin belki de en buyuk sorunu bu... Dini yuzeysel rituellere hapsedip, ahlaki boyutunu ihmal etmek... Kendi ahmakligimiz ve ahlaksizligimiz neticesinde yedigimiz tokatlarin asil nedenlerine bakarak ozelestiri yapip sorunlari cozmek yerine de , dis gucleri suclayip hayal dunyamizda yel degirmenleriyle savasmak... Basarisiz oldukca kendimize toz pembe alternatif bir evren cizerek, asagilik kompleksimizin tezahuru olarak icimize kapanip daha hircin bir sekilde disariya saldirmak...

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
eskiden, sahte, yildizlarimiz, yoktu


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Eskiden insanlar şekeri çuvalla, yağı tenekeyle, peyniri de tulumla alıyormuş Buba Derin Konular & Beyin Fırtınası 7 30.11.21 17:22
Eskiden Kocam vardı, eşyam yoktu.. Şimdi eşyam var.. Lady Hayat Dersleri & Hikayeler 11 24.09.21 15:17
Sahte Medyum,Falcı,Hoca Ehl Dost Tecrübe Ettikleriniz 12 01.04.21 17:35
Şeytanın incîli gunes Kitap & E-Kitap 12 11.02.21 01:12
SGK'dan sahte ilaca radikal çözüm aşk Sağlık 1 06.05.17 11:11


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com