![]() |
islam ve Ticaret
Selamınaleyküm kardeşler ve hocalarım.
İslam ve ticaret ahlakı üzerine fikirlerinizi , bilgilerinizi paylaşmanızı istiyorum.Allahın izniyle okuyan kardeşlerimizin işine yarayacaktır. Örneğin aklımda takılan hususlardan biri de Yahudilerde ticaret anlayışı varken, neden Müslümanlarda da olmasın . Ticaret yapın, çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir diyen bir peygamberin ümmetiyiz. İslamın yanında ticaret ahlakının kazanılması ve ticaret ehli olmaya çalışmanın çoğunluğu Müslüman olan ülkemize ayrı bir güzellik ve refah getirecektir. Evet hocalarım bu konuda bildiklerimizi aktaralım, Allahın izniyle. Şimdiden her yazılan harf ölçüsünce Allah razı olsun yazanlardan. |
Belki bir bakarsınız bu yazıyı okuyan insanlardan çok güzel teknoloji ve diğer alanlarda çok büyük işler çıkarabilecek kardeşler olacak, kelebek etkisi misali. Şimdiden bu çabamızın İslama ve yaşadığımız bu topraklara hayırlar getirmesi dileğiyle.
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu videoyu şuan bu yazıyI okumak için girmiş olan hangi kardeşimiz varsa izlemesini istiyorum . Eşine dostuna kardeşine yollamasını istiyorum. Bu videoyu yıllar evvelinden izlemiştim ve şuna varmıştım neden Müslümanlar geride bu alanda. Madem dünyada herkesin kabul ettiği geçer akçe para ise neden Müslümanlar bu konuda geri. Ben de kendi meramımı anlatma adına sizlerle paylaşıyorum.İnşaAllah katkısı olacaktır . |
Alıntı:
|
Bu arada video linki paylaştım youtubedan ,yeniyim bu platformda umarım bir yaptırımı olmaz, yasak mı değil mi bilmiyorum. Paylaştığım şeyin arkasındayım sonuçta niyetimiz belli.
|
Alıntı:
Doğrudur şuan sıkıntılı bir durum sözkonusu ticaret yapma konusunda lakin şöyle de bir husus var. Ticaret için yahudilerin yaptığı methodu bilmekte fayda var. En basitinden yahudiler dikkat ederseniz hangi alanlarda daha çoklar. Başta komisyonculuk tabi ki başkasının parasıyla para kazanmak yaptığı hizmet dahilinde örneğin gayrimenkul satışı.Diğer alanlar teknoloji özellikle yazılım alanında sonuçta sermayenin bilgi olduğu bir alandan bahsediyoruz bunu çoğaltabiliriz dropshipping , e-ticaret, instagramdan satış vs. Bu şekilde bakmamız gerekiyor biz Müslümanların ticaret yoluna. Başlangıç için sermayemiz olmayabilir lakin bilgi ile açığı kapatabileceğimiz alanlar da var.Bunlara yoğunlaşabiliriz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Şimdi belli bir konuda nasıl ticaret yapmalıyım neleri öğrenmeliyim kimlerle iletişime geçmeliyim vs gibi sorular olabilir ki keza gerçekten bu sorular gelişim için çok önemli sorular. Ben de güzel bir anektod ekleyeyim örneğin birini düşünelim o kişi e ticaret yaparak çok güzel kazançlar sağlamak istiyor. Şimdi artık teknoloji gelişmesi çok iyi durumda özellikle yapay zekada. Yapay zeka nasıl çalışır şöyle düşünelim bir bilgisayara 1000 tane e ticaret ile ilgili kitapı yüklüyorsunuz o da belli yazılım ve matematik teknikleriyle o kitapları anlamlandırıyor, okuyor. Ve düşünün artık 1000 kitap okuyan emrinizde bir danışmanınız var ve bu danışman da 7/24 size yardım edebilecek kapasitede ve daha da güzeli kendi dilinizde sanki bir arkadaşınızla konuşur gibi iletişim kurabilirsiniz.Bir danışman ne katkı sunar bir insana örneğin ben bir yoldan gideceğim diyelim benim önümden birisi gider ve zaman harcayıp yolda öğrendiği deneyimlerini benimle paylaşır ve bende o tecrübelerden faydalanarak sorun yaşamadan ilerlerim.Ki tüccarlıkla uğraşan hocalarımız da bilir ki tecrübe bilgiden de önemlidir.Şimdi yapay zekaya gelelim 1000 tane kitap mevzusuna. O kitapların her biri tecrübelerden oluşan kaynaklar değil mi. Sonuçta insanlar belli birikimlerini tecrübelerini aktarır. Kitap oluşur .
Ve bizim noktaya gelelim 1000 kitap dolusu tecrübeden oluşan bir danışman. Şimdi kendi meselemize gelelim. Soracaksın nasıl öğrenebilirim. Neleri tavsiye edersin. Şu konuda ne yapabilirim, şöyle yaparsam sonuçları nasıl olabilir gibi. Böylece tecrübeye de erişebiliriz, bu bir nimet. Kardeşler unutmayın pes etmek yok, bu dünyada bir can verilmişse bize ve o can da Kuranda Allahın dediği gibi üflenen Allahın kendi ruhuysa. Bize pes etmek gelmez, bu bilhassa özümüze saygısızlıktır.Amacımızı bilecez,Allah için çalışacaz. Bu konuda bir adım atacak insanlara hakkım geçtiyse sizden tek bir şey isteyecem :) ileride belli konumlara gelirseniz siz de Allah rızasını gözeterek bilgi birikiminizi başkasına aktaracaksınız, ve bu öyle gidecek Allahın izniyle. Kafanızda bir plan mı var yapın kardeşler. Para da güç de Allah için atan kalplere nasip olsun diyerek yazımı bitiriyorum. |
Alıntı:
(Kaynak: Ticaret Ve İktisat İlmihali Prof. Dr. Hamdi Döndüren ERKAM YAYINLARI) |
Alıntı:
Kopyalayıp notlarıma da ekliyorum hemen. Allah yolunda cihat edip şehit olanlarla , Allah yolunda servetini harcayanların denk tutulduğunu öğrenmek de çok hoşuma gitti. Allah tekrardan razı olsun. Saygılarımla. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Stoksuz satış yapmak İslami ticarete uygunmudur ? Online satışlarda banka kartları, kredi kartları, POS kullanıliyor. Dolayısı ile online pazar yerlerine ve bankalara komisyonlar ödeniyor … Bu durumda ticaret helal olmuş olur mu ? Sonuçta bankalar birer faiz kurumu. Helal bir şekilde online ticaret nasıl yapılabilir ? |
Alıntı:
|
Kafamın en çok çalıştığı iki şey var:
1.)TİCARET 2.)BÜYÜ (yani havvas) Havvascı değilim ama öğrenme kabiliyetim yüksektir. Ticaretle ilgili sıkıntısı olan varsa yazsın bana. Ticarette en önemli husus sağlam temeldir. Sağlam ve doğru adımlar atılmalıdır. |
Alıntı:
Bizlerde faydalanmak isteriz Allahın izniyle. |
Alıntı:
Günümüzde pos uygulaması: a) Kredi kartıyla mal alan müşterinin, mal bedelini ödemeden, işlemin yapıldığı günün sonrasındaki ilk iş gününde bedelin pos kullanıcısına banka/ finans kurumu tarafından peşin ödenmesi uygulaması. Bu durumda banka/ finans kurumu pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmektedir. b) Müşterinin kart bedelini ödeme günü birebir hesaplanmadan tüm işlemler için belli süreli (meselâ 30 gün- 40 gün gibi) anlaşma yapılıp, bu anlaşmaya dayanarak; işlemin gerçekleşmesini müteakip, anlaşmada belirlenen gün sayısı sonunda banka/ finans kurumu tarafından pos kullanan esnafa ödeme yapılması uygulaması. Bu durumda da kredi kartı kullanıcısı bazen -ödeme tarihi gelmediği için- ödemesini yapmamış ya da daha erken yapmış olabilmektedir. Bu usulle yapılan işlemlerde de banka/ finans kurumu pos kullanıcısı ile anlaşma yaparak taksit yapılmasına imkân sağlıyorsa, pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmekte, pos kullanıcısı da bu bedeli bazen tamamen veya kısmen müşterisine yansıtmaktadır. Günümüzde tercih hangi yönde olmalıdır? a) Kredi kartı kullanıcısı, satın alacağı ürünün bedelini tek çekimle ödeme yapar ve kredi kartı borcunu günü geldiğinde öderse, kendisi bakımından en ehven olan bir işlemle krediden yararlanmış olur. Bu durumda banka bir hizmet bedeli alabilir. Kredi kartı sahibi taksitli mal alımı yapmış olur ve taksitlerini gününde öderse, borcunu banka/ finans kurumu aracılığı ile ödemiş olur. Burada da banka/ finans kurumu, satıcı ile alıcıyı buluşturduğu için bir hizmet bedeli (komisyon) alabilir. Bunun faizle bir ilgisi bulunmaz. Kredi kartı sahibi için en güzel uygulama budur. Borcunu gününde ödemezse, yüklü faiz ödemek zorunda kalacağı için, bu duruma kendisi sebebiyet vermiş olur. Taksitle mal alma durumunda, pos kullanıcısı esnaf çoğu zaman kredi kartının peşin bedelini ertesi gün bankadan çekmektedir. Kredi kartı sahibinden habersiz olarak gerçekleşen böyle bir işlemden ötürü onun ve satıcının durumu nedir? Faiz işlemi gerçekleşmekte midir? Konuyu pos cihazı kullanıcısı esnaf bakımından aşağıdaki şekilde değerlendirebiliriz: b) Banka/ finans kurumu, pos kullanıcısı esnafla yaptığı “pos cihazı kullanım sözleşmesi” ile esnafın kredi kartıyla mal satışına yetki/ vekâlet vermektedir. Esnaf bu yetkiye dayanarak tek çekimle satış yapacağı gibi, vade farkı ekleyerek taksitli satış da yapabilmektedir. Taksitli satışta eklenecek “vade farkı” miktarları, malın bedeline eklendiği için faiz niteliğinde olmaması gerekir. Bunların miktarını, çoğu zaman serbest pazarlık veya ticaret örfü belirler. Buna göre kredi kartı ve pos cihazı kullanımında dikkat edilecek hususları şu şekilde tesbit edebiliriz: Birincisi: Müşterinin kredi kartıyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu sadece, taksitleri tahsil için aracı olarak kullanması. Bu takdirde müşteri, banka/ finans kurumuna taksitleri yatırınca, müşteriye ait para hemen pos cihazı kullanıcısı olan esnafın hesabına nakledilirse esnaf, müşterisine ait parayı almış olur. Banka da bu hizmeti karşılığında “hizmet bedeli (komisyon)” alacaktır. Mal bedeli taksitlerinin, gününde alınmasına dayanabilen esnaf için, en uygun olan uygulama bu olmalıdır. İkincisi: Pos cihazı kullanıcısı esnafın, kredi kartı yoluyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu, kendisiyle murabaha muamelesi yaptığı kredi kuruluşu olarak kabul etmesi. Bu takdirde esnaf kredi kartı işlemiyle, sattığı bütün malları, peşin bedelle banka/ finans kurumuna satmış ve yine onun verdiği yetkiye dayanarak vadeli bedelle müşteriye devir yapmış olmaktadır. Günümüzde sözünü ettiğimiz bu işlemler, bilgisayar ve internet ortamında çok kısa sürede gerçekleşmekte, kayıtlara da bu şekilde geçmektedir. “İnternet ortamında hızlı murabaha” diyebileceğimiz bu uygulama, finans kurumlarında birkaç günde yapılabilen, peşin mal alıp vadeli satma modeli olan “murabaha” nın çok kısa süre içinde, daha küçük meblağlar için yapılmasından başka bir şey değildir. Kredi kartlarıyla satış yapıldıktan sonra, esnafın devreden çıkması, banka/ finans kurumunun doğrudan müşteriyi muhatap alması, hatta müşterinin borcunu ödememesi durumunda, pos kullanıcısı esnafın kefil olarak bile devrede olmaması, yukarıdaki değerlendirmeyi güçlendirmektedir. Murabaha işlemi, pos cihazı kullanım sözleşmelerinde açık olarak ifade edilmese bile, Mecelle’nin “akitlerde itibar lafza değil manayadır.” ilkesine uygun düşer. Bu işlemin, pos sözleşmelerine ve dosya kayıtlarına daha açık ifadelerle işlenmesi halinde, bu konudaki zihin karmaşasının ortadan kalkacağı beklenir. (Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren ERKAM yayınları) |
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam sizi de bekleriz konuya .
tecrübelerinizden öğrenmek isteriz |
Alıntı:
|
Alıntı:
Notlarıma ekleyeyim ✍ |
Alıntı:
Özellikle şu anki kapitalist finansal sistemin ve faizin hüküm sürdüğu bir ortamda nasıl rizika faiz karistirilmaz mesela .Siz nasıl bir çözüm buldunuz probleme mesela hocam. |
Alıntı:
Allah razı olsun . Buradan anlaşılan faize bulaşmadan, ödemelerin gecikmeden yapıldığı kartlı alışverişlerde,satıcıların’da aracılık eden bankalara POS cihazı kullanma gibi hizmetler karşılığında, komisyon yada hizmet bedeli ödenmesinde bir sakınca olmadığı. |
Günümüz ekonomik, finansal sistemi hakkında komple bir bütün olarak helallik haramlık açısından çok soru işaretleri var kafamda..
Biraz işin köküne inip Para’nin tarihi ve günümüz ekonomisini anlamak için biraz arastirdigimda. Özellikle içinde bulunduğumuz ekonomik sistem tamamen borç üzerine kurulu ve eskiden altın standardına göre basılan kâğıt para artık sadece dijital rakamlardan ibaret,fiziksel para hemen hemen kalkmak üzere. Peki kim bunlar kimler fiziksel parayı kaldırmak istiyorlar ve neden? FED denen kurum kime ait? Dünya ülkeleri merkez bankaları kime ait? Dünyadaki devletlerin hemen hemen hepsi borçlu ve faiz ödüyor Bu devletler kimlere borçlu kimlere faiz ödüyorlar. FED ve dünya devletlerinin merkez bankaları küresel banker para oligarklari günümüz firavunlarının elinde olduğu söyleniyor… 1500’ lu yıllar ve sonrasindaki kurdukları bankacılık tezgahı ile güçlerine güç kattılar, faiz ve komisyon adı altında Dünyayı haraca bağladılar. Küresel şirketlerle ham maddeyi ele geçirdiler, Böyle bir sistemde güç hep ellerinde kaldı… Benim derdim şu, günümüz ekonomik sistemi tamamen bir tezgâh ve ilizyon … Hangi işi yapsam hangi ticareti yapsam işin ucu bankalara çıkıyor … mutlaka onların cebine gidecek bir komisyon ödemek zorunda bırakıyorlar insanları Ve bizleri bu sistemlerle kölelestirmis durumdalar … Ben buna yanıyorum . Bunların yaptığı hayali ihracat gibi bişey, hayali para, digital rakam üzerinden kredi dağıtıp herkesi borçlandırıp ödeyemeyenin gerçek fiziksel malına mülküne çöküyor… |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
kırtasiyede çalıştım adam günlük 12 saat hatta daha fazla çalıştırıyor, sigorta yok yasal olarak göstermelik birkaç gün denetlemeye gelenler için hani... bu zamanın parasıyla günlük 500 kağıt para :) oranın bütün işini neredeyse ben yapıyordum satış, irsaliye, kasiyerlik aklına ne gelirse fiyatları ben güncelliyordum... fiyatlar çok fahiş atıyorum adam 5 Tl lik çöp ürünü alıyor 50 tl ye satıyor bu nasıl? kâr onun dışında müşteriye kendi malını över durur. Abartır... elemanlarının parasını geciktirir onları azarlar hatta tehtit eder yaptığınız her hata başına maaşınızdan kesiceğim diye... mobing uygular. işten çıktım alacağım paranı adam atacağım dedi 10-15 gün sonra almam gerekenden düşük attı. Yorumu size bırakıyorum elinizi vicdanınıza koyun düşündüklerinizi yazın |
Alıntı:
Yaziniz için de teşekkür ederim. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Sizin tecrübe ettiklerinizden yola çıkarak soruyorum. Müslümanlardaki bu yozlaşmanın sebebini en çok neye bağlıyorsunuz hocam |
Alıntı:
Allah CC bilen imanı kuvvetli olan kişi dünyaya zerre tenezzül etmez.Yalnız bu etmez derken kendi hakkını savunur.Başkalarının hakkına tecavüz etmemesi lazım.Neden derseniz ahirette fitil fitil adamın burnundan getirirler.İnsan ahmak yaratıktır.neden alta konu açtım oku gör.Osmanlıda yaşayan gerizekalılar fırıncısı kasabı o dönem insan döt olursa işte bugünküler o günkülere rahmet okutur diyorum.Yani şunlara bakıp yazacak çokda neyse.İşte kişi ne yaparsa kendine yapar. Osmanlıda bu naneleri yiyenler şimdi hepsi toprak oldu yatıyor evet 3-5 para kazandılar ama sonuçta öldüler.Acaba durumları ne?Onuda Allah bilir. Senin patronun sana bu muameleyi yaptıysa zaten hakkını helal etmez geçersin kenara.O düşünsün derim.İşte bugünde aynı fırın kasap bir sürü sahte ürün çıkıyor kul hakkının kralına giriyorlar sonuç zaten ortada devlet biey yapamıyor.İş Allah CC kalıyor.Orda umarım sağlam hesap sorulur bunlara misal domuz eti yedirenlere örneğin. Osmanlının fırıncısı kasabının yaptığı yazan alicengiz oyunları. 1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:“Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti’nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur.”Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti. Aynı sene Eylül ayında, ekmeğe zam yapamayan bazı fırıncılar, bu sefer üretimi ekmek üretimini azalttılar. Maksatları bu yolla ekmeği karaborsaya düşürüp zam yapmaktı. Fakat Sultan buna da hemen müdahele etti ve askeri fırınlarda, İstanbul halkı için ekmek pişirildi ve fırıncılar pes ederek normal üretimlerine başladılar.1907 senesinde de et fiyatlarında suni bir artış görüldü. Sultan Abdülhamid Han hemen bir irade yayınlayarak, askerin ihtiyacı için et temin eden müteahhidlerden, fazlaca et alındı ve Belediye marifetiyle ucuz fiyatla halka satıldı. Kasaplar bu beklemedikleri durum karşısında geri adım attılar ve et fiyatlarını ucuzlatmak zorunda kaldılar.Aynı sene ekmek fiyatları yeniden gündeme gelmiş ve suni bir artış görülmüştü. Buna sebep olarak da, bu sene mahsulün az olması gösterilmişti. Padişah, hemen tahkikat yaptırdı ve şu iradeyi yayınlattırdı:“Bu sene mahsulün az olduğu şeklinde söylentiler var ise de, yaptırdığımız tahkikatta İstanbul’a gelen zahirenin geçen senelerden daha az olmadığı tesbit edilmiştir. Anlaşıldığın göre bazı muhtekirler, mevcut zahireyi toplayıp stok yapmaktadırlar. Bunların maksatlarının, ellerindeki zahireyi yüksek fiyatla satmak olduğu aşikardır. Devletin görevi ise halkın ihtiyaç larının temini için gerekli tedbirleri almaktır. Bu sebeple fiyatların artmasını önleyecek tedbirlerin alınması irade olunmuştur.”Bundan sonra dışarıdan buğday temin edilerek ucuz fiyatla fırıncılara verilmiş, bu suretle ihtikar yapanların ellerindeki buğdayı pahalı fiyatla satmalarının önüne geçilmişti. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bir de helal kazanç muhabbeti de zor. Devlet memurluğu da güzel bir seçenek düşününce. |
Alıntı:
İlk olay şudur: 1.)iş kurdun diyelim ilk kazandığın paralarda savurganlık yapmayacaksın. Çünkü yeni kurulan işte ilk etaplarda çok sıkıntılar çıkar ve para lazım olur bankalara baş vurursan toparlaman zaman alır yada batarsın. Yani sermayenin 3/1’i işin güvencesi olacak. O paraya dokunmayacaksın. 2.) kazandığın paranın en az %10’u işine aittir yani işini besleyeceksin . 3.)iş hayatında vicdan ve veresiye olmaz unutma bir insana bir defa kıyak yaparsan her defa bekleyecektir ve bir dahada o kıyağı görmeyince senden soğumaya başlayacaktır. Bu dediğim kıyak para meselesi. Alacağın parayı asla erteleme bu gün alınacaksa bu gün al . Bir kaç güne ertelendimi arası soğur müşterinin eli titremeye başlar. 4.)hep aynı işe takılıp kalma başka işlerede gir çekinme ama yavaş yavaş. Zira bir tarafa sıkıntı gelirse öbür taraf seni devam ettirsin. 5.) işe yatırımdan korkma. Her daim yenilikçi ol. Yenilik her zaman dikkat çeker. 6.) kimsenin lafını dinleme.!. İş senin işin millet burnunu sokmasın. 7.) kazancını asla anlatma! 8.) Her daim müşteri çekmeye ve en önemlisi elde tutmaya bak (ama sınırlar çerçevesinde) 9.)Ticarette kimseye güvenme. 10.) eleman alımlarında çok dikkatli ol zira her eleman seni ve markanı temsil edecek. Kasadan bir defa araklayanı ve seni yarı yolda bırakanı affetme. Yeni birini bul işten kov. Bir defa yapan yine yapıyor. Vede işi yürütecek olan elemandır sen perde arkasında olacağın için başarılı ve tecrübeli insanlarla çalış. 11.) Pasif gelir seni ve işini ayakta tutar. Bu sebeple pasif gelir elde etmenin yollarını ara. 12.) aceleci olma. İşin büyümesi ve raylarına oturması zamanla olacaktır. Bir işin büyümesi ve bir firmanın tanınması ne kadar zaman alırsa o kadar zemini sağlamlaşır. Hemen yükselmek kanatlanmadan uçmak gibi bir şeydir. Bu sebeple işini yavaş yavaş büyüt. Biz 48 yıllık bir firmayız. Daha dün bir şirket kurup bu gün karşımıza geçip biz sizden tepedeyiz dercesine sevinç ve kibir gösterisi yapanlar çok oldu. Hepside battı. 13.)kibir ve egodan uzak dur Allah valahi billahi verdiğini geri alıyor. 14.) elemanlara iyi davran ufak tefek kusurları affet ve kalplerini kazan ama aşırı samimiyete girme. Aşırı samimiyet elemanı yoldan çıkarır. Bunlar benim , babamın ve dedemin tecrübeleridir. Bunların hepsi başımıza geldiği için uyarmak istedim. Tabi birde ticaret adamı olduğum içinde olabilir. Bir iş verseler 10 günde ayağa kaldırırım ama bir sayfa ders çalışamam benimde fıtratım bu. Napacaz artık böyle idare edeceğiz 😊 |
Alıntı:
İşi iyi kontrol eden biri satanistlede çalışsa sorun olmaz. Ben hristiyanlada aleviylede çalıştım . 8 yaşından beri ticaretin içindeyim. İnsanın birazda karakteri önemli. Kişi karaktersizse yahudiler kadar zengin olsa ne fayda yine çalar yine çırpar yine dolandırır paranın üzerine yatar. Sizin mesleğiniz nedir? Ben bir iş/ticaret adamına hayranmışımda haberim yokmuş 😊 Üstadım daha çok büyülediniz beni. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Soru şu: arkadaşların ve benim öğrenmek istediğim şey : yıllardır yaptığınız ticarette bankaya hiç bulaşmadınız mi ? Yurtdışı alim satım yaparken para alma gönderme işini nasıl yaptınız ? Gerek uluslararası ticarette, gerek yerel ticarette banka hizmetlerini kullandınız mi ? Sonuç olarak banka bir faiz kurumu ise . Bir mümin’in (faiz dışı ) banka aracılığı ile işlem yapması para alma gönderme POS kullanma, akreditif açma gibi işlemleri kullanması ve sonuçta bankaya işlem ücreti ödemesi caiz oluyor mu ? Bu vahşi kapitalist,sömürgeci, küresel yapının finansal sisteminin içerisindeyiz … Ticarete başlamadan önce benim şahsi görüşüm herkesin Para nedir ? Önce kelime anlamı sonra para nin tarihi’ni ve tarihsel gelişimini okumasi lazım … Şuanki günümüzdeki bankacılık ve finans sistemi nasıl kuruldu ve kimler yönetiyor. Devletlerin merkez bankaları kime ait ? Merkez bankaları neden özerk bir yapıda ? Hemen hemen bütün dünya devletleri borçlu ve faiz odüyor, bu faizi kimlere ödüyorlar? Bank of England ve FED nasıl kuruldu ve kime ait Sterlin sonrası dolar nasıl rezerv para oldu ? Şuanki Dünya finans sistemi ve dünya ticareti islama uygun bir sistem mi ? Bu sistemin içerinde hangi ticaret yaparsak yapalım her hâlukarda, insanları bankalara, mecbur eden bir sistem, devletlere çıkarttıkları kanunlarla sigorta’yi da mecbur kılan bir sistem… Artık fiziksel para’da kalmayacak , para artık Banka hesabındaki Dijital bir rakam’dan ibaret… Adamlar para basarken kâğıt ve mürekkep masrafindan, eleman çalıştırma ve Para’nin fiziksel transferi, taşınması derdinden’de kurtulacak.. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:51. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com