Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   islam ve Ticaret (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/100477-islam-ve-ticaret.html)

istanbul1453 18.05.25 13:38

islam ve Ticaret
 
Selamınaleyküm kardeşler ve hocalarım.
İslam ve ticaret ahlakı üzerine fikirlerinizi , bilgilerinizi paylaşmanızı istiyorum.Allahın izniyle okuyan kardeşlerimizin işine yarayacaktır.
Örneğin aklımda takılan hususlardan biri de Yahudilerde ticaret anlayışı varken, neden Müslümanlarda da olmasın .
Ticaret yapın, çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir diyen bir peygamberin ümmetiyiz.
İslamın yanında ticaret ahlakının kazanılması ve ticaret ehli olmaya çalışmanın çoğunluğu Müslüman olan ülkemize ayrı bir güzellik ve refah getirecektir.
Evet hocalarım bu konuda bildiklerimizi aktaralım, Allahın izniyle.
Şimdiden her yazılan harf ölçüsünce Allah razı olsun yazanlardan.

istanbul1453 18.05.25 13:45

Belki bir bakarsınız bu yazıyı okuyan insanlardan çok güzel teknoloji ve diğer alanlarda çok büyük işler çıkarabilecek kardeşler olacak, kelebek etkisi misali. Şimdiden bu çabamızın İslama ve yaşadığımız bu topraklara hayırlar getirmesi dileğiyle.

istanbul1453 18.05.25 13:53

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu videoyu şuan bu yazıyI okumak için girmiş olan hangi kardeşimiz varsa izlemesini istiyorum . Eşine dostuna kardeşine yollamasını istiyorum.
Bu videoyu yıllar evvelinden izlemiştim ve şuna varmıştım neden Müslümanlar geride bu alanda. Madem dünyada herkesin kabul ettiği geçer akçe para ise neden Müslümanlar bu konuda geri. Ben de kendi meramımı anlatma adına sizlerle paylaşıyorum.İnşaAllah katkısı olacaktır .

BirTek 18.05.25 13:57

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674565)
Selamınaleyküm kardeşler ve hocalarım.
İslam ve ticaret ahlakı üzerine fikirlerinizi , bilgilerinizi paylaşmanızı istiyorum.Allahın izniyle okuyan kardeşlerimizin işine yarayacaktır.
Örneğin aklımda takılan hususlardan biri de Yahudilerde ticaret anlayışı varken, neden Müslümanlarda da olmasın .
Ticaret yapın, çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir.Diyen bir peygamberin ümmetiyiz.
İslamın yanında ticaret ahlakının kazanılması ve ticaret ehli olmaya çalışmanın çoğunluğu Müslüman olan ülkemize ayrı bir güzellik ve refah getirecektir.
Evet hocalarım bu konuda bildiklerimizi aktaralım, Allahın izniyle.
Şimdiden her yazılan harf ölçüsünce Allah razı olsun yazanlardan.

Biz şu anda ahir zamandayız maddi olarak sahip olabileceklerimiz ve bizi oyalan şey eski zamanlara kıyasla o kadar fazlaki ticaret herkesin yapabileceği bir şey değil en başta çünkü çok değişkeni var ve bu zamanda da ticaret yapıpta çok haram da yiyen var karında bir sınırı vardır fakat birçok insan daha fazla kazanma isteğiyle o kadar çok kar yapıyoki helal sınırı aşıyor. O yüzden rabbim helal ve hayırlı yoldan kazanmayı nasip etsin. Etrafımda ticaretten helal sınırı aşıpta paranın gücü altında kibri kapılıp yozlaşan çok insan gördüm.

istanbul1453 18.05.25 13:57

Bu arada video linki paylaştım youtubedan ,yeniyim bu platformda umarım bir yaptırımı olmaz, yasak mı değil mi bilmiyorum. Paylaştığım şeyin arkasındayım sonuçta niyetimiz belli.

istanbul1453 18.05.25 14:02

Alıntı:

BirTek Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674568)
Biz şu anda ahir zamandayız maddi olarak sahip olabileceklerimiz ve bizi oyalan şey eski zamanlara kıyasla o kadar fazlaki ticaret herkesin yapabileceği bir şey değil en başta çünkü çok değişkeni var ve bu zamanda da ticaret yapıpta çok haram da yiyen var karında bir sınırı vardır fakat birçok insan daha fazla kazanma isteğiyle o kadar çok kar yapıyoki helal sınırı aşıyor. O yüzden rabbim helal ve hayırlı yoldan kazanmayı nasip etsin. Etrafımda ticaretten helal sınırı aşıpta paranın gücü altında kibri kapılıp yozlaşan çok insan gördüm.

Güzel yazınız için emeğinize yüreğinize sağlık.
Doğrudur şuan sıkıntılı bir durum sözkonusu ticaret yapma konusunda lakin şöyle de bir husus var.
Ticaret için yahudilerin yaptığı methodu bilmekte fayda var.
En basitinden yahudiler dikkat ederseniz hangi alanlarda daha çoklar. Başta komisyonculuk tabi ki başkasının parasıyla para kazanmak yaptığı hizmet dahilinde örneğin gayrimenkul satışı.Diğer alanlar teknoloji özellikle yazılım alanında sonuçta sermayenin bilgi olduğu bir alandan bahsediyoruz bunu çoğaltabiliriz dropshipping , e-ticaret, instagramdan satış vs. Bu şekilde bakmamız gerekiyor biz Müslümanların ticaret yoluna. Başlangıç için sermayemiz olmayabilir lakin bilgi ile açığı kapatabileceğimiz alanlar da var.Bunlara yoğunlaşabiliriz.

BirTek 18.05.25 14:09

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674570)
Güzel yazınız için emeğinize yüreğinize sağlık.
Doğrudur şuan sıkıntılı bir durum sözkonusu ticaret yapma konusunda lakin şöyle de bir husus var.
Ticaret için yahudilerin yaptığı methodu bilmekte fayda var.
En basitinden yahudiler dikkat ederseniz hangi alanlarda daha çoklar. Başta komisyonculuk tabi ki başkasının parasıyla para kazanmak yaptığı hizmet dahilinde örneğin gayrimenkul satışı.Diğer alanlar teknoloji özellikle yazılım alanında sonuçta sermayenin bilgi olduğu bir alandan bahsediyoruz bunu çoğaltabiliriz dropshipping , e-ticaret, instagramdan satış vs. Bu şekilde bakmamız gerekiyor biz Müslümanların ticaret yoluna. Başlangıç için sermayemiz olmayabilir lakin bilgi ile açığı kapatabileceğimiz alanlar da var.Bunlara yoğunlaşabiliriz.

Yahudilerin bana göre parasal anlamdaki en büyük başarıları onların eli çok yerlere uzanıyor bağlantılatı çok kuvvetli ve sermayeleri muazzam sermayeyi kendi aralarındara paylaşmaktan çekinmezler onların ticaretteki başarısını anlamak için uzeyir garih var iş adamı onun sohbetlerini dinleyin çok faydalıdır.

istanbul1453 18.05.25 14:15

Alıntı:

BirTek Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674571)
Yahudilerin bana göre parasal anlamdaki en büyük başarıları onların eli çok yerlere uzanıyor bağlantılatı çok kuvvetli ve sermayeleri muazzam sermayeyi kendi aralarındara paylaşmaktan çekinmezler onların ticaretteki başarısını anlamak için uzeyir garih var iş adamı onun sohbetlerini dinleyin çok faydalıdır.

Üzeyir garihi bilmez miyim, çok güzel sohbetleri var.Dediğiniz gibi hocam network.Çok güzel bir yere değindiniz.Şimdi bütün dünyadaki müslümanları değiştirme gibi bir durumumuz olamaz siz de biliyorsunuz.Lakin bu yazıyı okuyan kardeşlere belki bir katkımız olur onlar da bir başkasına derken kelebek etkisi olur bir bakarsınız :)

istanbul1453 18.05.25 14:53

Şimdi belli bir konuda nasıl ticaret yapmalıyım neleri öğrenmeliyim kimlerle iletişime geçmeliyim vs gibi sorular olabilir ki keza gerçekten bu sorular gelişim için çok önemli sorular. Ben de güzel bir anektod ekleyeyim örneğin birini düşünelim o kişi e ticaret yaparak çok güzel kazançlar sağlamak istiyor. Şimdi artık teknoloji gelişmesi çok iyi durumda özellikle yapay zekada. Yapay zeka nasıl çalışır şöyle düşünelim bir bilgisayara 1000 tane e ticaret ile ilgili kitapı yüklüyorsunuz o da belli yazılım ve matematik teknikleriyle o kitapları anlamlandırıyor, okuyor. Ve düşünün artık 1000 kitap okuyan emrinizde bir danışmanınız var ve bu danışman da 7/24 size yardım edebilecek kapasitede ve daha da güzeli kendi dilinizde sanki bir arkadaşınızla konuşur gibi iletişim kurabilirsiniz.Bir danışman ne katkı sunar bir insana örneğin ben bir yoldan gideceğim diyelim benim önümden birisi gider ve zaman harcayıp yolda öğrendiği deneyimlerini benimle paylaşır ve bende o tecrübelerden faydalanarak sorun yaşamadan ilerlerim.Ki tüccarlıkla uğraşan hocalarımız da bilir ki tecrübe bilgiden de önemlidir.Şimdi yapay zekaya gelelim 1000 tane kitap mevzusuna. O kitapların her biri tecrübelerden oluşan kaynaklar değil mi. Sonuçta insanlar belli birikimlerini tecrübelerini aktarır. Kitap oluşur .
Ve bizim noktaya gelelim 1000 kitap dolusu tecrübeden oluşan bir danışman.
Şimdi kendi meselemize gelelim. Soracaksın nasıl öğrenebilirim. Neleri tavsiye edersin. Şu konuda ne yapabilirim, şöyle yaparsam sonuçları nasıl olabilir gibi.
Böylece tecrübeye de erişebiliriz, bu bir nimet.
Kardeşler unutmayın pes etmek yok, bu dünyada bir can verilmişse bize ve o can da Kuranda Allahın dediği gibi üflenen Allahın kendi ruhuysa. Bize pes etmek gelmez, bu bilhassa özümüze saygısızlıktır.Amacımızı bilecez,Allah için çalışacaz.
Bu konuda bir adım atacak insanlara hakkım geçtiyse sizden tek bir şey isteyecem :) ileride belli konumlara gelirseniz siz de Allah rızasını gözeterek bilgi birikiminizi başkasına aktaracaksınız, ve bu öyle gidecek Allahın izniyle.
Kafanızda bir plan mı var yapın kardeşler. Para da güç de Allah için atan kalplere nasip olsun diyerek yazımı bitiriyorum.

Yusufiyeli 18.05.25 20:59

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674565)
Selamınaleyküm kardeşler ve hocalarım.
İslam ve ticaret ahlakı üzerine fikirlerinizi , bilgilerinizi paylaşmanızı istiyorum.Allahın izniyle okuyan kardeşlerimizin işine yarayacaktır.
Örneğin aklımda takılan hususlardan biri de Yahudilerde ticaret anlayışı varken, neden Müslümanlarda da olmasın .
Ticaret yapın, çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir.Diyen bir peygamberin ümmetiyiz.
İslamın yanında ticaret ahlakının kazanılması ve ticaret ehli olmaya çalışmanın çoğunluğu Müslüman olan ülkemize ayrı bir güzellik ve refah getirecektir.
Evet hocalarım bu konuda bildiklerimizi aktaralım, Allahın izniyle.
Şimdiden her yazılan harf ölçüsünce Allah razı olsun yazanlardan.

Yüce Allah dünyayı, ayı, güneşi, gezegenleri ve diğer gök cisimlerini insanların yararlanması için yaratmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Yeryüzünü size boyun eğecek şekilde yaratan O’dur. Öyleyse onun her yanında gezip dolaşın ve (Allah’ın vermiş olduğu rızıklardan yeyin”[Mülk suresi ayet 15] Yararlanma şu ayette gök cisimlerini de kapsar: “O, göklerde ve yerde bulunan her şeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Düşünen ve fikir üreten bir toplum için bunlarda nice ibret ve deliller vardır.”[Casiye suresi ayet 13]Mal ve çocuklarla uğraşırken Yüce (Allah’a kulluk terkedilmemelidir. Aksi halde dünya ve ahirette en büyük zarara uğranılır. Kur’an’da şöyle buyurulur: “Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi (Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim böyle yaparsa, onlar maddi ve manevi en büyük zarara uğrayanlardır.”[Münafikun suresi ayet 9] “Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak birer imtihandır”[Teğabün suresi ayet 15] “İnsan kendisini zengin olmuş görünce mutlaka şımarır”[Alak suresi ayet 6] “Mal ve evlat çokluğu ile övünmek sizi oyaladı.”[Tekasür suresi ayet 1]Diğer yandan malını helal yoldan kazanan, zekatını verip, Allah yolunda harcayanlar övülmüştür. Şu ayette Allah yolunda canını feda eden şehitlerle, malını Allah yolunda harcayan servet sahibi zenginler denk sayılmıştır: “Şüphesiz ki Allah, cihad eden mü’minlerin canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler’’ [Tevbe suresi ayet 111] Hz. Peygamber (s.a.) de çeşitli hadislerinde insanın mal ve servet karşısındaki durumunu belirlemiştir. Temiz mü’minin elinde temiz servetin ne güzel bir mal olduğunu bildiren hadis[Ahmed b. Hanbel, IV, 197, 202] helal kazanca ve dürüst insanlara dikkati çekmiştir. Başka bir hadis-i şerifte kişinin gerçek malının miktarı ve ölçüsü şöyle belirtilir: “Ademoğlu; “benim malım, benim malım” der. Senin yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden veya tasadduk edip devam ettirdiğinden başka malın var mıdır?”[ Müslim, Zühd 3; Tirmizi, Zühd 31, Tefsiru Sure 102/1; Nesai, Vesaya 1]Yahya b. Muaz (r.a.) şöyle demiştir: “Para akrep gibidir. Eğer onu elinde usulüne göre tutamayacaksan sakın tutma, aksi halde seni ısırır ve zehiri ile öldürür.” Usulüne göre tutma (rukye) nedir? diye sorulunca; “kişinin helal yoldan kazanıp, yerine harcamasıdır” diye cevap verdi. Diğer yandan Yahya b. Muaz, malın ölüm sırasındaki özelliğini şöyle belirlemiştir: “Malın hepsi ölenin elinden alınır, fakat kıyamet günü malın hepsinin hesabı kazanan bu kişiden sorulur”[ İmam Gazali, Zübdetü’l-İhya terc. Ali Özek, İstanbul 1969, s. 408]Ancak mal ve servetle ilgili bu gibi ayet, hadis ve tespitler İslam’ın servet sahibi olmanın ve zenginliğin karşısında olduğu anlamına gelmez. Meşru yoldan kazanılan, zekatı verilen ve başkalarını ezme, küçümseme, gurur ve kibir için kullanılmayan servetlerin “iyi mal iyi kişilerin elinde ne güzeldir”[ Ahmed b. Hanbel, IV, 197, 202] hadisinin şümulüne girdiğinde şüphe yoktur. Diğer yandan mal mülk edinirken ve bunu idare ederken, bu meşguliyetin mal sahibini yüce (Allah’a ibadet ve taatten alıkoymaması da gerekir. İslam’ın Medine-i Münevvere’ye yayılması, müesseseleşmesi ve henüz bir devlet bütçesinin oluşmadığı devrelerde düşman karşısına büyük orduların çıkarılması Hz. Ebu Bekir ve Hz. Osman gibi varlıklı sahabilerin yardımları sayesinde olmuştur. Burada servetler iyi insanların elinde iyi işlerde kullanılmış ve ahiret yatırımının sermayesini oluşturmuştur.
(Kaynak: Ticaret Ve İktisat İlmihali Prof. Dr. Hamdi Döndüren ERKAM YAYINLARI)

istanbul1453 18.05.25 21:14

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674603)
Yüce Allah dünyayı, ayı, güneşi, gezegenleri ve diğer gök cisimlerini insanların yararlanması için yaratmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Yeryüzünü size boyun eğecek şekilde yaratan O’dur. Öyleyse onun her yanında gezip dolaşın ve (Allah’ın vermiş olduğu rızıklardan yeyin”[Mülk suresi ayet 15] Yararlanma şu ayette gök cisimlerini de kapsar: “O, göklerde ve yerde bulunan her şeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Düşünen ve fikir üreten bir toplum için bunlarda nice ibret ve deliller vardır.”[Casiye suresi ayet 13]Mal ve çocuklarla uğraşırken Yüce (Allah’a kulluk terkedilmemelidir. Aksi halde dünya ve ahirette en büyük zarara uğranılır. Kur’an’da şöyle buyurulur: “Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi (Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim böyle yaparsa, onlar maddi ve manevi en büyük zarara uğrayanlardır.”[Münafikun suresi ayet 9] “Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak birer imtihandır”[Teğabün suresi ayet 15] “İnsan kendisini zengin olmuş görünce mutlaka şımarır”[Alak suresi ayet 6] “Mal ve evlat çokluğu ile övünmek sizi oyaladı.”[Tekasür suresi ayet 1]Diğer yandan malını helal yoldan kazanan, zekatını verip, Allah yolunda harcayanlar övülmüştür. Şu ayette Allah yolunda canını feda eden şehitlerle, malını Allah yolunda harcayan servet sahibi zenginler denk sayılmıştır: “Şüphesiz ki Allah, cihad eden mü’minlerin canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler’’ [Tevbe suresi ayet 111] Hz. Peygamber (s.a.) de çeşitli hadislerinde insanın mal ve servet karşısındaki durumunu belirlemiştir. Temiz mü’minin elinde temiz servetin ne güzel bir mal olduğunu bildiren hadis[Ahmed b. Hanbel, IV, 197, 202] helal kazanca ve dürüst insanlara dikkati çekmiştir. Başka bir hadis-i şerifte kişinin gerçek malının miktarı ve ölçüsü şöyle belirtilir: “Ademoğlu; “benim malım, benim malım” der. Senin yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden veya tasadduk edip devam ettirdiğinden başka malın var mıdır?”[ Müslim, Zühd 3; Tirmizi, Zühd 31, Tefsiru Sure 102/1; Nesai, Vesaya 1]Yahya b. Muaz (r.a.) şöyle demiştir: “Para akrep gibidir. Eğer onu elinde usulüne göre tutamayacaksan sakın tutma, aksi halde seni ısırır ve zehiri ile öldürür.” Usulüne göre tutma (rukye) nedir? diye sorulunca; “kişinin helal yoldan kazanıp, yerine harcamasıdır” diye cevap verdi. Diğer yandan Yahya b. Muaz, malın ölüm sırasındaki özelliğini şöyle belirlemiştir: “Malın hepsi ölenin elinden alınır, fakat kıyamet günü malın hepsinin hesabı kazanan bu kişiden sorulur”[ İmam Gazali, Zübdetü’l-İhya terc. Ali Özek, İstanbul 1969, s. 408]Ancak mal ve servetle ilgili bu gibi ayet, hadis ve tespitler İslam’ın servet sahibi olmanın ve zenginliğin karşısında olduğu anlamına gelmez. Meşru yoldan kazanılan, zekatı verilen ve başkalarını ezme, küçümseme, gurur ve kibir için kullanılmayan servetlerin “iyi mal iyi kişilerin elinde ne güzeldir”[ Ahmed b. Hanbel, IV, 197, 202] hadisinin şümulüne girdiğinde şüphe yoktur. Diğer yandan mal mülk edinirken ve bunu idare ederken, bu meşguliyetin mal sahibini yüce (Allah’a ibadet ve taatten alıkoymaması da gerekir. İslam’ın Medine-i Münevvere’ye yayılması, müesseseleşmesi ve henüz bir devlet bütçesinin oluşmadığı devrelerde düşman karşısına büyük orduların çıkarılması Hz. Ebu Bekir ve Hz. Osman gibi varlıklı sahabilerin yardımları sayesinde olmuştur. Burada servetler iyi insanların elinde iyi işlerde kullanılmış ve ahiret yatırımının sermayesini oluşturmuştur.
(Kaynak: Ticaret Ve İktisat İlmihali Prof. Dr. Hamdi Döndüren ERKAM YAYINLARI)

Allah binlerce defa razı olsun. Ne güzel yazmışsınız hocam.
Kopyalayıp notlarıma da ekliyorum hemen.
Allah yolunda cihat edip şehit olanlarla , Allah yolunda servetini harcayanların denk tutulduğunu öğrenmek de çok hoşuma gitti. Allah tekrardan razı olsun.
Saygılarımla.

Yusufiyeli 18.05.25 21:22

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674605)
Allah binlerce defa razı olsun. Ne güzel yazmışsınız hocam.
Kopyalayıp notlarıma da ekliyorum hemen.
Allah yolunda cihat edip şehit olanlarla , Allah yolunda servetini harcayanların denk tutulduğunu öğrenmek de çok hoşuma gitti. Allah tekrardan razı olsun.
Saygılarımla.

Estağfurullah saygı bizden...

Erca 19.05.25 00:40

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674570)
Güzel yazınız için emeğinize yüreğinize sağlık.
Doğrudur şuan sıkıntılı bir durum sözkonusu ticaret yapma konusunda lakin şöyle de bir husus var.
Ticaret için yahudilerin yaptığı methodu bilmekte fayda var.
En basitinden yahudiler dikkat ederseniz hangi alanlarda daha çoklar. Başta komisyonculuk tabi ki başkasının parasıyla para kazanmak yaptığı hizmet dahilinde örneğin gayrimenkul satışı.Diğer alanlar teknoloji özellikle yazılım alanında sonuçta sermayenin bilgi olduğu bir alandan bahsediyoruz bunu çoğaltabiliriz dropshipping , e-ticaret, instagramdan satış vs. Bu şekilde bakmamız gerekiyor biz Müslümanların ticaret yoluna. Başlangıç için sermayemiz olmayabilir lakin bilgi ile açığı kapatabileceğimiz alanlar da var.Bunlara yoğunlaşabiliriz.

Peki bahsettiğiniz drop shipping caiz’midir ?
Stoksuz satış yapmak İslami ticarete uygunmudur ?
Online satışlarda banka kartları, kredi kartları, POS kullanıliyor. Dolayısı ile online pazar yerlerine ve bankalara komisyonlar ödeniyor …
Bu durumda ticaret helal olmuş olur mu ?

Sonuçta bankalar birer faiz kurumu.
Helal bir şekilde online ticaret nasıl yapılabilir ?

istanbul1453 19.05.25 00:50

Alıntı:

Erca Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674634)
Peki bahsettiğiniz drop shipping caiz’midir ?
Stoksuz satış yapmak İslami ticarete uygunmudur ?
Online satışlarda banka kartları, kredi kartları, POS kullanıliyor. Dolayısı ile online pazar yerlerine ve bankalara komisyonlar ödeniyor …
Bu durumda ticaret helal olmuş olur mu ?

Sonuçta bankalar birer faiz kurumu.
Helal bir şekilde online ticaret nasıl yapılabilir ?

İnanın o konuda yeterli bilgim yok sadece öneriydi e-ticaret. Yazılım da olabilir .Emlakçılık da olabilir .Ekonomik konjüktör böyle diyerek geri çekilmek yerine çözüm metodları üzerine düşünüp meydanı gayrimüslimlere bırakmamak gerek diye düşünüyorum .Sizin varsa bir öneriniz öğrenmek isterim doğrusu.Yazınız için de teşekkür ederim ayrıca hocam .

Vakia 22.05.25 18:14

Kafamın en çok çalıştığı iki şey var:
1.)TİCARET
2.)BÜYÜ (yani havvas)
Havvascı değilim ama öğrenme kabiliyetim yüksektir.
Ticaretle ilgili sıkıntısı olan varsa yazsın bana.
Ticarette en önemli husus sağlam temeldir.
Sağlam ve doğru adımlar atılmalıdır.

istanbul1453 10.06.25 15:09

Alıntı:

Vakia Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674882)
Kafamın en çok çalıştığı iki şey var:
1.)TİCARET
2.)BÜYÜ (yani havvas)
Havvascı değilim ama öğrenme kabiliyetim yüksektir.
Ticaretle ilgili sıkıntısı olan varsa yazsın bana.
Ticarette en önemli husus sağlam temeldir.
Sağlam ve doğru adımlar atılmalıdır.

Vakia hocam mesela ticarette gördüğünüz en ilginç ve öğretici anılarınızı paylaşabilirsiniz :)
Bizlerde faydalanmak isteriz Allahın izniyle.

Yusufiyeli 10.06.25 16:11

Alıntı:

Erca Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 674634)
Peki bahsettiğiniz drop shipping caiz’midir ?
Stoksuz satış yapmak İslami ticarete uygunmudur ?
Online satışlarda banka kartları, kredi kartları, POS kullanıliyor. Dolayısı ile online pazar yerlerine ve bankalara komisyonlar ödeniyor …
Bu durumda ticaret helal olmuş olur mu ?

Sonuçta bankalar birer faiz kurumu.
Helal bir şekilde online ticaret nasıl yapılabilir ?

Kredi kartları adından da anlaşılacağı gibi, kullanıcısına belli limitlerde finans kurumu veya banka kredilerinden yararlanma imkânı sağlamaktadır. Bu çeşit bir kartla bankadan nakit para çekilir ve fazlasıyla birlikte geri ödenirse, bunun “faizli bir işlem” olduğunda şüphe yoktur. Ancak bu kartlar büyük ölçüde mal alımında kullanılmaktadır. Pos da kredi kartı kullanımını sağlayan cihazlardır.
Günümüzde pos uygulaması:
a) Kredi kartıyla mal alan müşterinin, mal bedelini ödemeden, işlemin yapıldığı günün sonrasındaki ilk iş gününde bedelin pos kullanıcısına banka/ finans kurumu tarafından peşin ödenmesi uygulaması. Bu durumda banka/ finans kurumu pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmektedir.
b) Müşterinin kart bedelini ödeme günü birebir hesaplanmadan tüm işlemler için belli süreli (meselâ 30 gün- 40 gün gibi) anlaşma yapılıp, bu anlaşmaya dayanarak; işlemin gerçekleşmesini müteakip, anlaşmada belirlenen gün sayısı sonunda banka/ finans kurumu tarafından pos kullanan esnafa ödeme yapılması uygulaması. Bu durumda da kredi kartı kullanıcısı bazen -ödeme tarihi gelmediği için- ödemesini yapmamış ya da daha erken yapmış olabilmektedir. Bu usulle yapılan işlemlerde de banka/ finans kurumu pos kullanıcısı ile anlaşma yaparak taksit yapılmasına imkân sağlıyorsa, pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmekte, pos kullanıcısı da bu bedeli bazen tamamen veya kısmen müşterisine yansıtmaktadır.
Günümüzde tercih hangi yönde olmalıdır?
a) Kredi kartı kullanıcısı, satın alacağı ürünün bedelini tek çekimle ödeme yapar ve kredi kartı borcunu günü geldiğinde öderse, kendisi bakımından en ehven olan bir işlemle krediden yararlanmış olur. Bu durumda banka bir hizmet bedeli alabilir. Kredi kartı sahibi taksitli mal alımı yapmış olur ve taksitlerini gününde öderse, borcunu banka/ finans kurumu aracılığı ile ödemiş olur. Burada da banka/ finans kurumu, satıcı ile alıcıyı buluşturduğu için bir hizmet bedeli (komisyon) alabilir. Bunun faizle bir ilgisi bulunmaz. Kredi kartı sahibi için en güzel uygulama budur. Borcunu gününde ödemezse, yüklü faiz ödemek zorunda kalacağı için, bu duruma kendisi sebebiyet vermiş olur. Taksitle mal alma durumunda, pos kullanıcısı esnaf çoğu zaman kredi kartının peşin bedelini ertesi gün bankadan çekmektedir. Kredi kartı sahibinden habersiz olarak gerçekleşen böyle bir işlemden ötürü onun ve satıcının durumu nedir? Faiz işlemi gerçekleşmekte midir? Konuyu pos cihazı kullanıcısı esnaf bakımından aşağıdaki şekilde değerlendirebiliriz:
b) Banka/ finans kurumu, pos kullanıcısı esnafla yaptığı “pos cihazı kullanım sözleşmesi” ile esnafın kredi kartıyla mal satışına yetki/ vekâlet vermektedir. Esnaf bu yetkiye dayanarak tek çekimle satış yapacağı gibi, vade farkı ekleyerek taksitli satış da yapabilmektedir. Taksitli satışta eklenecek “vade farkı” miktarları, malın bedeline eklendiği için faiz niteliğinde olmaması gerekir. Bunların miktarını, çoğu zaman serbest pazarlık veya ticaret örfü belirler.
Buna göre kredi kartı ve pos cihazı kullanımında dikkat edilecek hususları şu şekilde tesbit edebiliriz:
Birincisi: Müşterinin kredi kartıyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu sadece, taksitleri tahsil için aracı olarak kullanması. Bu takdirde müşteri, banka/ finans kurumuna taksitleri yatırınca, müşteriye ait para hemen pos cihazı kullanıcısı olan esnafın hesabına nakledilirse esnaf, müşterisine ait parayı almış olur. Banka da bu hizmeti karşılığında “hizmet bedeli (komisyon)” alacaktır. Mal bedeli taksitlerinin, gününde alınmasına dayanabilen esnaf için, en uygun olan uygulama bu olmalıdır.
İkincisi: Pos cihazı kullanıcısı esnafın, kredi kartı yoluyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu, kendisiyle murabaha muamelesi yaptığı kredi kuruluşu olarak kabul etmesi. Bu takdirde esnaf kredi kartı işlemiyle, sattığı bütün malları, peşin bedelle banka/ finans kurumuna satmış ve yine onun verdiği yetkiye dayanarak vadeli bedelle müşteriye devir yapmış olmaktadır. Günümüzde sözünü ettiğimiz bu işlemler, bilgisayar ve internet ortamında çok kısa sürede gerçekleşmekte, kayıtlara da bu şekilde geçmektedir. “İnternet ortamında hızlı murabaha” diyebileceğimiz bu uygulama, finans kurumlarında birkaç günde yapılabilen, peşin mal alıp vadeli satma modeli olan “murabaha” nın çok kısa süre içinde, daha küçük meblağlar için yapılmasından başka bir şey değildir. Kredi kartlarıyla satış yapıldıktan sonra, esnafın devreden çıkması, banka/ finans kurumunun doğrudan müşteriyi muhatap alması, hatta müşterinin borcunu ödememesi durumunda, pos kullanıcısı esnafın kefil olarak bile devrede olmaması, yukarıdaki değerlendirmeyi güçlendirmektedir. Murabaha işlemi, pos cihazı kullanım sözleşmelerinde açık olarak ifade edilmese bile, Mecelle’nin “akitlerde itibar lafza değil manayadır.” ilkesine uygun düşer. Bu işlemin, pos sözleşmelerine ve dosya kayıtlarına daha açık ifadelerle işlenmesi halinde, bu konudaki zihin karmaşasının ortadan kalkacağı beklenir.
(Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren ERKAM yayınları)

istanbul1453 10.06.25 21:04

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676889)
Kredi kartları adından da anlaşılacağı gibi, kullanıcısına belli limitlerde finans kurumu veya banka kredilerinden yararlanma imkânı sağlamaktadır. Bu çeşit bir kartla bankadan nakit para çekilir ve fazlasıyla birlikte geri ödenirse, bunun “faizli bir işlem” olduğunda şüphe yoktur. Ancak bu kartlar büyük ölçüde mal alımında kullanılmaktadır. Pos da kredi kartı kullanımını sağlayan cihazlardır.
Günümüzde pos uygulaması:
a) Kredi kartıyla mal alan müşterinin, mal bedelini ödemeden, işlemin yapıldığı günün sonrasındaki ilk iş gününde bedelin pos kullanıcısına banka/ finans kurumu tarafından peşin ödenmesi uygulaması. Bu durumda banka/ finans kurumu pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmektedir.
b) Müşterinin kart bedelini ödeme günü birebir hesaplanmadan tüm işlemler için belli süreli (meselâ 30 gün- 40 gün gibi) anlaşma yapılıp, bu anlaşmaya dayanarak; işlemin gerçekleşmesini müteakip, anlaşmada belirlenen gün sayısı sonunda banka/ finans kurumu tarafından pos kullanan esnafa ödeme yapılması uygulaması. Bu durumda da kredi kartı kullanıcısı bazen -ödeme tarihi gelmediği için- ödemesini yapmamış ya da daha erken yapmış olabilmektedir. Bu usulle yapılan işlemlerde de banka/ finans kurumu pos kullanıcısı ile anlaşma yaparak taksit yapılmasına imkân sağlıyorsa, pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmekte, pos kullanıcısı da bu bedeli bazen tamamen veya kısmen müşterisine yansıtmaktadır.
Günümüzde tercih hangi yönde olmalıdır?
a) Kredi kartı kullanıcısı, satın alacağı ürünün bedelini tek çekimle ödeme yapar ve kredi kartı borcunu günü geldiğinde öderse, kendisi bakımından en ehven olan bir işlemle krediden yararlanmış olur. Bu durumda banka bir hizmet bedeli alabilir. Kredi kartı sahibi taksitli mal alımı yapmış olur ve taksitlerini gününde öderse, borcunu banka/ finans kurumu aracılığı ile ödemiş olur. Burada da banka/ finans kurumu, satıcı ile alıcıyı buluşturduğu için bir hizmet bedeli (komisyon) alabilir. Bunun faizle bir ilgisi bulunmaz. Kredi kartı sahibi için en güzel uygulama budur. Borcunu gününde ödemezse, yüklü faiz ödemek zorunda kalacağı için, bu duruma kendisi sebebiyet vermiş olur. Taksitle mal alma durumunda, pos kullanıcısı esnaf çoğu zaman kredi kartının peşin bedelini ertesi gün bankadan çekmektedir. Kredi kartı sahibinden habersiz olarak gerçekleşen böyle bir işlemden ötürü onun ve satıcının durumu nedir? Faiz işlemi gerçekleşmekte midir? Konuyu pos cihazı kullanıcısı esnaf bakımından aşağıdaki şekilde değerlendirebiliriz:
b) Banka/ finans kurumu, pos kullanıcısı esnafla yaptığı “pos cihazı kullanım sözleşmesi” ile esnafın kredi kartıyla mal satışına yetki/ vekâlet vermektedir. Esnaf bu yetkiye dayanarak tek çekimle satış yapacağı gibi, vade farkı ekleyerek taksitli satış da yapabilmektedir. Taksitli satışta eklenecek “vade farkı” miktarları, malın bedeline eklendiği için faiz niteliğinde olmaması gerekir. Bunların miktarını, çoğu zaman serbest pazarlık veya ticaret örfü belirler.
Buna göre kredi kartı ve pos cihazı kullanımında dikkat edilecek hususları şu şekilde tesbit edebiliriz:
Birincisi: Müşterinin kredi kartıyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu sadece, taksitleri tahsil için aracı olarak kullanması. Bu takdirde müşteri, banka/ finans kurumuna taksitleri yatırınca, müşteriye ait para hemen pos cihazı kullanıcısı olan esnafın hesabına nakledilirse esnaf, müşterisine ait parayı almış olur. Banka da bu hizmeti karşılığında “hizmet bedeli (komisyon)” alacaktır. Mal bedeli taksitlerinin, gününde alınmasına dayanabilen esnaf için, en uygun olan uygulama bu olmalıdır.
İkincisi: Pos cihazı kullanıcısı esnafın, kredi kartı yoluyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu, kendisiyle murabaha muamelesi yaptığı kredi kuruluşu olarak kabul etmesi. Bu takdirde esnaf kredi kartı işlemiyle, sattığı bütün malları, peşin bedelle banka/ finans kurumuna satmış ve yine onun verdiği yetkiye dayanarak vadeli bedelle müşteriye devir yapmış olmaktadır. Günümüzde sözünü ettiğimiz bu işlemler, bilgisayar ve internet ortamında çok kısa sürede gerçekleşmekte, kayıtlara da bu şekilde geçmektedir. “İnternet ortamında hızlı murabaha” diyebileceğimiz bu uygulama, finans kurumlarında birkaç günde yapılabilen, peşin mal alıp vadeli satma modeli olan “murabaha” nın çok kısa süre içinde, daha küçük meblağlar için yapılmasından başka bir şey değildir. Kredi kartlarıyla satış yapıldıktan sonra, esnafın devreden çıkması, banka/ finans kurumunun doğrudan müşteriyi muhatap alması, hatta müşterinin borcunu ödememesi durumunda, pos kullanıcısı esnafın kefil olarak bile devrede olmaması, yukarıdaki değerlendirmeyi güçlendirmektedir. Murabaha işlemi, pos cihazı kullanım sözleşmelerinde açık olarak ifade edilmese bile, Mecelle’nin “akitlerde itibar lafza değil manayadır.” ilkesine uygun düşer. Bu işlemin, pos sözleşmelerine ve dosya kayıtlarına daha açık ifadelerle işlenmesi halinde, bu konudaki zihin karmaşasının ortadan kalkacağı beklenir.
(Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren ERKAM yayınları)

Allah razı olsun hocam.İslam iktisadi konular için güzel bir referans oldu yaziniz.

istanbul1453 10.06.25 21:21

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam sizi de bekleriz konuya .
tecrübelerinizden öğrenmek isteriz

imas 10.06.25 21:36

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676921)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam sizi de bekleriz konuya .
tecrübelerinizden öğrenmek isteriz

ben 30 yildir ticaretin içindeyim, ticaret yazilarak anlatilacak yada ögrenilecek bir şey değil, belli zamanda tecrubeyle yasayarak ögrenilir, ben iktisat doktoruyum fakat hic bir kitapta hic bir derste piyasada, ticarette dolandiricilarin nasil dolandirdiklari anlatilmaz, bunlar yaşayarak ögrenilir, müsteriye nasil mal satilir nadil mal pazarlanir bu anlatilmaz, yaşayarak görülur, simdi ben ticarette yasadiklarimi anlatsam ciltler dolusu kitap olur, eger ticarete gireceksen her seyi yaşayarak görerek tecrübe ederek öğreneceksin...

istanbul1453 10.06.25 21:41

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676924)
ben 30 yildir ticaretin içindeyim, ticaret yazilarak anlatilacak yada ögrenilecek bir şey değil, belli zamanda tecrubeyle yasayarak ögrenilir, ben iktisat doktoruyum fakat hic bir kitapta hic bir derste piyasada, ticarette dolandiricilarin nasil dolandirdiklari anlatilmaz, bunlar yaşayarak ögrenilir, müsteriye nasil mal satilir nadil mal pazarlanir bu anlatilmaz, yaşayarak görülur, simdi ben ticarette yasadiklarimi anlatsam ciltler dolusu kitap olur, eger ticarete gireceksen her seyi yaşayarak görerek tecrübe ederek öğreneceksin...

Deneyim en iyi ogretmendir diyorsunuz yani hocam :)
Notlarıma ekleyeyim ✍

istanbul1453 10.06.25 21:52

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676924)
ben 30 yildir ticaretin içindeyim, ticaret yazilarak anlatilacak yada ögrenilecek bir şey değil, belli zamanda tecrubeyle yasayarak ögrenilir, ben iktisat doktoruyum fakat hic bir kitapta hic bir derste piyasada, ticarette dolandiricilarin nasil dolandirdiklari anlatilmaz, bunlar yaşayarak ögrenilir, müsteriye nasil mal satilir nadil mal pazarlanir bu anlatilmaz, yaşayarak görülur, simdi ben ticarette yasadiklarimi anlatsam ciltler dolusu kitap olur, eger ticarete gireceksen her seyi yaşayarak görerek tecrübe ederek öğreneceksin...

Islam ve ticaret ortak kesisiminde ne düşünüyorsunuz hocam.
Özellikle şu anki kapitalist finansal sistemin ve faizin hüküm sürdüğu bir ortamda nasıl rizika faiz karistirilmaz mesela .Siz nasıl bir çözüm buldunuz probleme mesela hocam.

Erca 10.06.25 22:01

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676889)
Kredi kartları adından da anlaşılacağı gibi, kullanıcısına belli limitlerde finans kurumu veya banka kredilerinden yararlanma imkânı sağlamaktadır. Bu çeşit bir kartla bankadan nakit para çekilir ve fazlasıyla birlikte geri ödenirse, bunun “faizli bir işlem” olduğunda şüphe yoktur. Ancak bu kartlar büyük ölçüde mal alımında kullanılmaktadır. Pos da kredi kartı kullanımını sağlayan cihazlardır.
Günümüzde pos uygulaması:
a) Kredi kartıyla mal alan müşterinin, mal bedelini ödemeden, işlemin yapıldığı günün sonrasındaki ilk iş gününde bedelin pos kullanıcısına banka/ finans kurumu tarafından peşin ödenmesi uygulaması. Bu durumda banka/ finans kurumu pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmektedir.
b) Müşterinin kart bedelini ödeme günü birebir hesaplanmadan tüm işlemler için belli süreli (meselâ 30 gün- 40 gün gibi) anlaşma yapılıp, bu anlaşmaya dayanarak; işlemin gerçekleşmesini müteakip, anlaşmada belirlenen gün sayısı sonunda banka/ finans kurumu tarafından pos kullanan esnafa ödeme yapılması uygulaması. Bu durumda da kredi kartı kullanıcısı bazen -ödeme tarihi gelmediği için- ödemesini yapmamış ya da daha erken yapmış olabilmektedir. Bu usulle yapılan işlemlerde de banka/ finans kurumu pos kullanıcısı ile anlaşma yaparak taksit yapılmasına imkân sağlıyorsa, pos kullanıcısından komisyon adı altında bir bedel tahsil etmekte, pos kullanıcısı da bu bedeli bazen tamamen veya kısmen müşterisine yansıtmaktadır.
Günümüzde tercih hangi yönde olmalıdır?
a) Kredi kartı kullanıcısı, satın alacağı ürünün bedelini tek çekimle ödeme yapar ve kredi kartı borcunu günü geldiğinde öderse, kendisi bakımından en ehven olan bir işlemle krediden yararlanmış olur. Bu durumda banka bir hizmet bedeli alabilir. Kredi kartı sahibi taksitli mal alımı yapmış olur ve taksitlerini gününde öderse, borcunu banka/ finans kurumu aracılığı ile ödemiş olur. Burada da banka/ finans kurumu, satıcı ile alıcıyı buluşturduğu için bir hizmet bedeli (komisyon) alabilir. Bunun faizle bir ilgisi bulunmaz. Kredi kartı sahibi için en güzel uygulama budur. Borcunu gününde ödemezse, yüklü faiz ödemek zorunda kalacağı için, bu duruma kendisi sebebiyet vermiş olur. Taksitle mal alma durumunda, pos kullanıcısı esnaf çoğu zaman kredi kartının peşin bedelini ertesi gün bankadan çekmektedir. Kredi kartı sahibinden habersiz olarak gerçekleşen böyle bir işlemden ötürü onun ve satıcının durumu nedir? Faiz işlemi gerçekleşmekte midir? Konuyu pos cihazı kullanıcısı esnaf bakımından aşağıdaki şekilde değerlendirebiliriz:
b) Banka/ finans kurumu, pos kullanıcısı esnafla yaptığı “pos cihazı kullanım sözleşmesi” ile esnafın kredi kartıyla mal satışına yetki/ vekâlet vermektedir. Esnaf bu yetkiye dayanarak tek çekimle satış yapacağı gibi, vade farkı ekleyerek taksitli satış da yapabilmektedir. Taksitli satışta eklenecek “vade farkı” miktarları, malın bedeline eklendiği için faiz niteliğinde olmaması gerekir. Bunların miktarını, çoğu zaman serbest pazarlık veya ticaret örfü belirler.
Buna göre kredi kartı ve pos cihazı kullanımında dikkat edilecek hususları şu şekilde tesbit edebiliriz:
Birincisi: Müşterinin kredi kartıyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu sadece, taksitleri tahsil için aracı olarak kullanması. Bu takdirde müşteri, banka/ finans kurumuna taksitleri yatırınca, müşteriye ait para hemen pos cihazı kullanıcısı olan esnafın hesabına nakledilirse esnaf, müşterisine ait parayı almış olur. Banka da bu hizmeti karşılığında “hizmet bedeli (komisyon)” alacaktır. Mal bedeli taksitlerinin, gününde alınmasına dayanabilen esnaf için, en uygun olan uygulama bu olmalıdır.
İkincisi: Pos cihazı kullanıcısı esnafın, kredi kartı yoluyla yaptığı bütün satışlarda, banka/ finans kurumunu, kendisiyle murabaha muamelesi yaptığı kredi kuruluşu olarak kabul etmesi. Bu takdirde esnaf kredi kartı işlemiyle, sattığı bütün malları, peşin bedelle banka/ finans kurumuna satmış ve yine onun verdiği yetkiye dayanarak vadeli bedelle müşteriye devir yapmış olmaktadır. Günümüzde sözünü ettiğimiz bu işlemler, bilgisayar ve internet ortamında çok kısa sürede gerçekleşmekte, kayıtlara da bu şekilde geçmektedir. “İnternet ortamında hızlı murabaha” diyebileceğimiz bu uygulama, finans kurumlarında birkaç günde yapılabilen, peşin mal alıp vadeli satma modeli olan “murabaha” nın çok kısa süre içinde, daha küçük meblağlar için yapılmasından başka bir şey değildir. Kredi kartlarıyla satış yapıldıktan sonra, esnafın devreden çıkması, banka/ finans kurumunun doğrudan müşteriyi muhatap alması, hatta müşterinin borcunu ödememesi durumunda, pos kullanıcısı esnafın kefil olarak bile devrede olmaması, yukarıdaki değerlendirmeyi güçlendirmektedir. Murabaha işlemi, pos cihazı kullanım sözleşmelerinde açık olarak ifade edilmese bile, Mecelle’nin “akitlerde itibar lafza değil manayadır.” ilkesine uygun düşer. Bu işlemin, pos sözleşmelerine ve dosya kayıtlarına daha açık ifadelerle işlenmesi halinde, bu konudaki zihin karmaşasının ortadan kalkacağı beklenir.
(Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren ERKAM yayınları)

Detaylı bilgi için çok teşekkür ederim sayın Yusufiyeli hocam .
Allah razı olsun .
Buradan anlaşılan faize bulaşmadan, ödemelerin gecikmeden yapıldığı kartlı alışverişlerde,satıcıların’da aracılık eden bankalara POS cihazı kullanma gibi hizmetler karşılığında, komisyon yada hizmet bedeli ödenmesinde bir sakınca olmadığı.

Erca 10.06.25 22:14

Günümüz ekonomik, finansal sistemi hakkında komple bir bütün olarak helallik haramlık açısından çok soru işaretleri var kafamda..

Biraz işin köküne inip
Para’nin tarihi ve günümüz ekonomisini anlamak için biraz arastirdigimda. Özellikle içinde bulunduğumuz ekonomik sistem tamamen borç üzerine kurulu ve eskiden altın standardına göre basılan kâğıt para artık sadece dijital rakamlardan ibaret,fiziksel para hemen hemen kalkmak üzere.
Peki kim bunlar kimler fiziksel parayı kaldırmak istiyorlar ve neden?
FED denen kurum kime ait?
Dünya ülkeleri merkez bankaları kime ait?
Dünyadaki devletlerin hemen hemen hepsi borçlu ve faiz ödüyor
Bu devletler kimlere borçlu kimlere faiz ödüyorlar.

FED ve dünya devletlerinin merkez bankaları küresel banker para oligarklari günümüz firavunlarının elinde olduğu söyleniyor… 1500’ lu yıllar ve sonrasindaki kurdukları bankacılık tezgahı ile güçlerine güç kattılar, faiz ve komisyon adı altında
Dünyayı haraca bağladılar. Küresel şirketlerle ham maddeyi ele geçirdiler, Böyle bir sistemde güç hep ellerinde kaldı…
Benim derdim şu, günümüz ekonomik sistemi tamamen bir tezgâh ve ilizyon …
Hangi işi yapsam hangi ticareti yapsam işin ucu bankalara çıkıyor … mutlaka onların cebine gidecek bir komisyon ödemek zorunda bırakıyorlar insanları Ve bizleri bu sistemlerle kölelestirmis durumdalar … Ben buna yanıyorum .

Bunların yaptığı hayali ihracat gibi bişey, hayali para, digital rakam üzerinden kredi dağıtıp herkesi borçlandırıp ödeyemeyenin gerçek fiziksel malına mülküne çöküyor…

imas 10.06.25 22:33

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676926)
Islam ve ticaret ortak kesisiminde ne düşünüyorsunuz hocam.
Özellikle şu anki kapitalist finansal sistemin ve faizin hüküm sürdüğu bir ortamda nasıl rizika faiz karistirilmaz mesela .Siz nasıl bir çözüm buldunuz probleme mesela hocam.

ben faizli ticaret hiç yapmadim, fakat şu sistemde faize bilerek yada bilmeyerek, isteyerek yada istemeyerek bulasmayan 1 kişi bile yoktur, çunku sistem faiz üzerine kurulmus durumdadir

imas 10.06.25 22:39

Alıntı:

Erca Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676928)
Detaylı bilgi için çok teşekkür ederim sayın Yusufiyeli hocam .
Allah razı olsun .
Buradan anlaşılan faize bulaşmadan, ödemelerin gecikmeden yapıldığı kartlı alışverişlerde,satıcıların’da aracılık eden bankalara POS cihazı kullanma gibi hizmetler karşılığında, komisyon yada hizmet bedeli ödenmesinde bir sakınca olmadığı.

parani tuttugun kurum gecelik faizle is yaparken, senin paran 1 gece bile orda kaldiginda kurum senin parani kullandigi İçin ben bulasmadim demek mümkün değil , sistem genelevden, pavyondan bardan fuhus yapilan yerlerden vergi alipta bununla vatandaşa hizmet goturuyorsa ben temiz kaldım demenin mumkunati yoktur...

mutevekkil 10.06.25 22:49

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676934)
ben faizli ticaret hiç yapmadim, fakat şu sistemde faize bilerek yada bilmeyerek, isteyerek yada istemeyerek bulasmayan 1 kişi bile yoktur, çunku sistem faiz üzerine kurulmus durumdadir

Hocam bizim esnafımız neden böyle? bende ticaret yaptım çalıştım size yaşadıklarımı yazıyım ona göre yorum yapın.

kırtasiyede çalıştım adam günlük 12 saat hatta daha fazla çalıştırıyor, sigorta yok yasal olarak göstermelik birkaç gün denetlemeye gelenler için hani... bu zamanın parasıyla günlük 500 kağıt para :)
oranın bütün işini neredeyse ben yapıyordum satış, irsaliye, kasiyerlik aklına ne gelirse fiyatları ben güncelliyordum... fiyatlar çok fahiş atıyorum adam 5 Tl lik çöp ürünü alıyor 50 tl ye satıyor bu nasıl? kâr onun dışında müşteriye kendi malını över durur. Abartır... elemanlarının parasını geciktirir onları azarlar hatta tehtit eder yaptığınız her hata başına maaşınızdan kesiceğim diye... mobing uygular. işten çıktım alacağım paranı adam atacağım dedi 10-15 gün sonra almam gerekenden düşük attı. Yorumu size bırakıyorum elinizi vicdanınıza koyun düşündüklerinizi yazın

istanbul1453 10.06.25 22:53

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676934)
ben faizli ticaret hiç yapmadim, fakat şu sistemde faize bilerek yada bilmeyerek, isteyerek yada istemeyerek bulasmayan 1 kişi bile yoktur, çunku sistem faiz üzerine kurulmus durumdadir

Sistem kapital üzerinden kâr odaklı dondugu ve herkesin bir şekilde etkilendiği bir sistem dediğiniz gibi hocam .
Yaziniz için de teşekkür ederim.

imas 10.06.25 23:20

Alıntı:

mutevekkil Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676938)
Hocam bizim esnafımız neden böyle? bende ticaret yaptım çalıştım size yaşadıklarımı yazıyım ona göre yorum yapın.

kırtasiyede çalıştım adam günlük 12 saat hatta daha fazla çalıştırıyor, sigorta yok yasal olarak göstermelik birkaç gün denetlemeye gelenler için hani... bu zamanın parasıyla günlük 500 kağıt para :)
oranın bütün işini neredeyse ben yapıyordum satış, irsaliye, kasiyerlik aklına ne gelirse fiyatları ben güncelliyordum... fiyatlar çok fahiş atıyorum adam 5 Tl lik çöp ürünü alıyor 50 tl ye satıyor bu nasıl? kâr onun dışında müşteriye kendi malını över durur. Abartır... elemanlarının parasını geciktirir onları azarlar hatta tehtit eder yaptığınız her hata başına maaşınızdan kesiceğim diye... mobing uygular. işten çıktım alacağım paranı adam atacağım dedi 10-15 gün sonra almam gerekenden düşük attı. Yorumu size bırakıyorum elinizi vicdanınıza koyun düşündüklerinizi yazın

müslumanlarin geneli boyle müslumanlarin diyorum müminlerin demedim, ben bir cok gayri müslümle ticaretim var onlarda böyle bir sey cok azında gördum , ama müslumanin işi yalan dojan hile sahtekarlik, bununda sebepleri cok fazla...

mutevekkil 10.06.25 23:26

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676946)
müslumanlarin geneli boyle müslumanlarin diyorum müminlerin demedim, ben bir cok gayri müslümle ticaretim var onlarda böyle bir sey cok azında gördum , ama müslumanin işi yalan dojan hile sahtekarlik, bununda sebepleri cok fazla...

Öyle hocam Sağolun.

istanbul1453 10.06.25 23:31

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676946)
müslumanlarin geneli boyle müslumanlarin diyorum müminlerin demedim, ben bir cok gayri müslümle ticaretim var onlarda böyle bir sey cok azında gördum , ama müslumanin işi yalan dojan hile sahtekarlik, bununda sebepleri cok fazla...

Başlıca sebepleri neler hocam..

istanbul1453 10.06.25 23:35

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676946)
müslumanlarin geneli boyle müslumanlarin diyorum müminlerin demedim, ben bir cok gayri müslümle ticaretim var onlarda böyle bir sey cok azında gördum , ama müslumanin işi yalan dojan hile sahtekarlik, bununda sebepleri cok fazla...

Sorumu biraz daha toparlayayım :)
Sizin tecrübe ettiklerinizden yola çıkarak soruyorum.
Müslümanlardaki bu yozlaşmanın sebebini en çok neye bağlıyorsunuz hocam

NGB 10.06.25 23:49

Alıntı:

mutevekkil Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676938)
Hocam bizim esnafımız neden böyle? bende ticaret yaptım çalıştım size yaşadıklarımı yazıyım ona göre yorum yapın.

kırtasiyede çalıştım adam günlük 12 saat hatta daha fazla çalıştırıyor, sigorta yok yasal olarak göstermelik birkaç gün denetlemeye gelenler için hani... bu zamanın parasıyla günlük 500 kağıt para :)
oranın bütün işini neredeyse ben yapıyordum satış, irsaliye, kasiyerlik aklına ne gelirse fiyatları ben güncelliyordum... fiyatlar çok fahiş atıyorum adam 5 Tl lik çöp ürünü alıyor 50 tl ye satıyor bu nasıl? kâr onun dışında müşteriye kendi malını över durur. Abartır... elemanlarının parasını geciktirir onları azarlar hatta tehtit eder yaptığınız her hata başına maaşınızdan kesiceğim diye... mobing uygular. işten çıktım alacağım paranı adam atacağım dedi 10-15 gün sonra almam gerekenden düşük attı. Yorumu size bırakıyorum elinizi vicdanınıza koyun düşündüklerinizi yazın


Allah CC bilen imanı kuvvetli olan kişi dünyaya zerre tenezzül etmez.Yalnız bu etmez derken kendi hakkını savunur.Başkalarının hakkına tecavüz etmemesi lazım.Neden derseniz ahirette fitil fitil adamın burnundan getirirler.İnsan ahmak yaratıktır.neden alta konu açtım oku gör.Osmanlıda yaşayan gerizekalılar fırıncısı kasabı o dönem insan döt olursa işte bugünküler o günkülere rahmet okutur diyorum.Yani şunlara bakıp yazacak çokda neyse.İşte kişi ne yaparsa kendine yapar.
Osmanlıda bu naneleri yiyenler şimdi hepsi toprak oldu yatıyor evet 3-5 para kazandılar ama sonuçta öldüler.Acaba durumları ne?Onuda Allah bilir.
Senin patronun sana bu muameleyi yaptıysa zaten hakkını helal etmez geçersin kenara.O düşünsün derim.İşte bugünde aynı fırın kasap bir sürü sahte ürün çıkıyor kul hakkının kralına giriyorlar sonuç zaten ortada devlet biey yapamıyor.İş Allah CC kalıyor.Orda umarım sağlam hesap sorulur bunlara misal domuz eti yedirenlere örneğin.

Osmanlının fırıncısı kasabının yaptığı yazan alicengiz oyunları.

1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:“Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti’nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur.”Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti. Aynı sene Eylül ayında, ekmeğe zam yapamayan bazı fırıncılar, bu sefer üretimi ekmek üretimini azalttılar. Maksatları bu yolla ekmeği karaborsaya düşürüp zam yapmaktı. Fakat Sultan buna da hemen müdahele etti ve askeri fırınlarda, İstanbul halkı için ekmek pişirildi ve fırıncılar pes ederek normal üretimlerine başladılar.1907 senesinde de et fiyatlarında suni bir artış görüldü. Sultan Abdülhamid Han hemen bir irade yayınlayarak, askerin ihtiyacı için et temin eden müteahhidlerden, fazlaca et alındı ve Belediye marifetiyle ucuz fiyatla halka satıldı. Kasaplar bu beklemedikleri durum karşısında geri adım attılar ve et fiyatlarını ucuzlatmak zorunda kaldılar.Aynı sene ekmek fiyatları yeniden gündeme gelmiş ve suni bir artış görülmüştü. Buna sebep olarak da, bu sene mahsulün az olması gösterilmişti. Padişah, hemen tahkikat yaptırdı ve şu iradeyi yayınlattırdı:“Bu sene mahsulün az olduğu şeklinde söylentiler var ise de, yaptırdığımız tahkikatta İstanbul’a gelen zahirenin geçen senelerden daha az olmadığı tesbit edilmiştir. Anlaşıldığın göre bazı muhtekirler, mevcut zahireyi toplayıp stok yapmaktadırlar. Bunların maksatlarının, ellerindeki zahireyi yüksek fiyatla satmak olduğu aşikardır. Devletin görevi ise halkın ihtiyaç larının temini için gerekli tedbirleri almaktır. Bu sebeple fiyatların artmasını önleyecek tedbirlerin alınması irade olunmuştur.”Bundan sonra dışarıdan buğday temin edilerek ucuz fiyatla fırıncılara verilmiş, bu suretle ihtikar yapanların ellerindeki buğdayı pahalı fiyatla satmalarının önüne geçilmişti.



mutevekkil 10.06.25 23:53

Alıntı:

NGB Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676956)

Allah CC bilen imanı kuvvetli olan kişi dünyaya zerre tenezzül etmez.Yalnız bu etmez derken kendi hakkını savunur.Başkalarının hakkına tecavüz etmemesi lazım.Neden derseniz ahirette fitil fitil adamın burnundan getirirler.İnsan ahmak yaratıktır.neden alta konu açtım oku gör.Osmanlıda yaşayan gerizekalılar fırıncısı kasabı o dönem insan döt olursa işte bugünküler o günkülere rahmet okutur diyorum.Yani şunlara bakıp yazacak çokda neyse.İşte kişi ne yaparsa kendine yapar.
Osmanlıda bu naneleri yiyenler şimdi hepsi toprak oldu yatıyor evet 3-5 para kazandılar ama sonuçta öldüler.Acaba durumları ne?Onuda Allah bilir.
Senin patronun sana bu muameleyi yaptıysa zaten hakkını helal etmez geçersin kenara.O düşünsün derim.İşte bugünde aynı fırın kasap bir sürü sahte ürün çıkıyor kul hakkının kralına giriyorlar sonuç zaten ortada devlet biey yapamıyor.İş Allah CC kalıyor.Orda umarım sağlam hesap sorulur bunlara misal domuz eti yedirenlere örneğin.

Osmanlının fırıncısı kasabının yaptığı yazan alicengiz oyunları.

1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:“Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti’nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur.”Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti. Aynı sene Eylül ayında, ekmeğe zam yapamayan bazı fırıncılar, bu sefer üretimi ekmek üretimini azalttılar. Maksatları bu yolla ekmeği karaborsaya düşürüp zam yapmaktı. Fakat Sultan buna da hemen müdahele etti ve askeri fırınlarda, İstanbul halkı için ekmek pişirildi ve fırıncılar pes ederek normal üretimlerine başladılar.1907 senesinde de et fiyatlarında suni bir artış görüldü. Sultan Abdülhamid Han hemen bir irade yayınlayarak, askerin ihtiyacı için et temin eden müteahhidlerden, fazlaca et alındı ve Belediye marifetiyle ucuz fiyatla halka satıldı. Kasaplar bu beklemedikleri durum karşısında geri adım attılar ve et fiyatlarını ucuzlatmak zorunda kaldılar.Aynı sene ekmek fiyatları yeniden gündeme gelmiş ve suni bir artış görülmüştü. Buna sebep olarak da, bu sene mahsulün az olması gösterilmişti. Padişah, hemen tahkikat yaptırdı ve şu iradeyi yayınlattırdı:“Bu sene mahsulün az olduğu şeklinde söylentiler var ise de, yaptırdığımız tahkikatta İstanbul’a gelen zahirenin geçen senelerden daha az olmadığı tesbit edilmiştir. Anlaşıldığın göre bazı muhtekirler, mevcut zahireyi toplayıp stok yapmaktadırlar. Bunların maksatlarının, ellerindeki zahireyi yüksek fiyatla satmak olduğu aşikardır. Devletin görevi ise halkın ihtiyaç larının temini için gerekli tedbirleri almaktır. Bu sebeple fiyatların artmasını önleyecek tedbirlerin alınması irade olunmuştur.”Bundan sonra dışarıdan buğday temin edilerek ucuz fiyatla fırıncılara verilmiş, bu suretle ihtikar yapanların ellerindeki buğdayı pahalı fiyatla satmalarının önüne geçilmişti.



Allah razı olsun. Eden bulur. Allah karşılıksız bırakmaz

istanbul1453 11.06.25 09:23

Alıntı:

mutevekkil Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676938)
Hocam bizim esnafımız neden böyle? bende ticaret yaptım çalıştım size yaşadıklarımı yazıyım ona göre yorum yapın.

kırtasiyede çalıştım adam günlük 12 saat hatta daha fazla çalıştırıyor, sigorta yok yasal olarak göstermelik birkaç gün denetlemeye gelenler için hani... bu zamanın parasıyla günlük 500 kağıt para :)
oranın bütün işini neredeyse ben yapıyordum satış, irsaliye, kasiyerlik aklına ne gelirse fiyatları ben güncelliyordum... fiyatlar çok fahiş atıyorum adam 5 Tl lik çöp ürünü alıyor 50 tl ye satıyor bu nasıl? kâr onun dışında müşteriye kendi malını över durur. Abartır... elemanlarının parasını geciktirir onları azarlar hatta tehtit eder yaptığınız her hata başına maaşınızdan kesiceğim diye... mobing uygular. işten çıktım alacağım paranı adam atacağım dedi 10-15 gün sonra almam gerekenden düşük attı. Yorumu size bırakıyorum elinizi vicdanınıza koyun düşündüklerinizi yazın

bu devirde ticaret zor hocam. Ortaya sermaye konmasından tut, işi öğrenme falan zorlu işler.
Bir de helal kazanç muhabbeti de zor.
Devlet memurluğu da güzel bir seçenek düşününce.

Vakia 11.06.25 09:49

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676882)
Vakia hocam mesela ticarette gördüğünüz en ilginç ve öğretici anılarınızı paylaşabilirsiniz :)
Bizlerde faydalanmak isteriz Allahın izniyle.

Anıları değilde genelleme bir kaç tavsiye vereyim kendi üzerimden.
İlk olay şudur:
1.)iş kurdun diyelim ilk kazandığın paralarda savurganlık yapmayacaksın.
Çünkü yeni kurulan işte ilk etaplarda çok sıkıntılar çıkar ve para lazım olur bankalara baş vurursan toparlaman zaman alır yada batarsın.
Yani sermayenin 3/1’i işin güvencesi olacak.
O paraya dokunmayacaksın.

2.) kazandığın paranın en az %10’u işine aittir yani işini besleyeceksin .

3.)iş hayatında vicdan ve veresiye olmaz unutma bir insana bir defa kıyak yaparsan her defa bekleyecektir ve bir dahada o kıyağı görmeyince senden soğumaya başlayacaktır. Bu dediğim kıyak para meselesi. Alacağın parayı asla erteleme bu gün alınacaksa bu gün al .
Bir kaç güne ertelendimi arası soğur müşterinin eli titremeye başlar.

4.)hep aynı işe takılıp kalma başka işlerede gir çekinme ama yavaş yavaş.
Zira bir tarafa sıkıntı gelirse öbür taraf seni devam ettirsin.

5.) işe yatırımdan korkma. Her daim yenilikçi ol.
Yenilik her zaman dikkat çeker.

6.) kimsenin lafını dinleme.!.
İş senin işin millet burnunu sokmasın.

7.) kazancını asla anlatma!

8.) Her daim müşteri çekmeye ve en önemlisi elde tutmaya bak (ama sınırlar çerçevesinde)

9.)Ticarette kimseye güvenme.

10.) eleman alımlarında çok dikkatli ol zira her eleman seni ve markanı temsil edecek.
Kasadan bir defa araklayanı ve seni yarı yolda bırakanı affetme. Yeni birini bul işten kov.
Bir defa yapan yine yapıyor.
Vede işi yürütecek olan elemandır sen perde arkasında olacağın için başarılı ve tecrübeli insanlarla çalış.

11.) Pasif gelir seni ve işini ayakta tutar.
Bu sebeple pasif gelir elde etmenin yollarını ara.

12.) aceleci olma. İşin büyümesi ve raylarına oturması zamanla olacaktır.
Bir işin büyümesi ve bir firmanın tanınması ne kadar zaman alırsa o kadar zemini sağlamlaşır.
Hemen yükselmek kanatlanmadan uçmak gibi bir şeydir. Bu sebeple işini yavaş yavaş büyüt.
Biz 48 yıllık bir firmayız. Daha dün bir şirket kurup bu gün karşımıza geçip biz sizden tepedeyiz dercesine sevinç ve kibir gösterisi yapanlar çok oldu. Hepside battı.

13.)kibir ve egodan uzak dur Allah valahi billahi verdiğini geri alıyor.

14.) elemanlara iyi davran ufak tefek kusurları affet ve kalplerini kazan ama aşırı samimiyete girme. Aşırı samimiyet elemanı yoldan çıkarır.

Bunlar benim , babamın ve dedemin tecrübeleridir. Bunların hepsi başımıza geldiği için uyarmak istedim.
Tabi birde ticaret adamı olduğum içinde olabilir.
Bir iş verseler 10 günde ayağa kaldırırım ama bir sayfa ders çalışamam benimde fıtratım bu.
Napacaz artık böyle idare edeceğiz 😊

Vakia 11.06.25 10:01

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676946)
müslumanlarin geneli boyle müslumanlarin diyorum müminlerin demedim, ben bir cok gayri müslümle ticaretim var onlarda böyle bir sey cok azında gördum , ama müslumanin işi yalan dojan hile sahtekarlik, bununda sebepleri cok fazla...

Üstadım tabi mesleğin ne olduğuda önemli değilmi?
İşi iyi kontrol eden biri satanistlede çalışsa sorun olmaz.
Ben hristiyanlada aleviylede çalıştım .
8 yaşından beri ticaretin içindeyim.
İnsanın birazda karakteri önemli.
Kişi karaktersizse yahudiler kadar zengin olsa ne fayda yine çalar yine çırpar yine dolandırır paranın üzerine yatar.
Sizin mesleğiniz nedir?
Ben bir iş/ticaret adamına hayranmışımda haberim yokmuş 😊
Üstadım daha çok büyülediniz beni.

imas 11.06.25 10:46

Alıntı:

HavasYolcusu61 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676951)
Başlıca sebepleri neler hocam..

doyumsuzluk, itikat zayiflıği, miras bırakma derdi, parayla her seyin halledilecegi dunyanin safece paradan ibaret oldugunu sanma duygusu ve en önemlisi itikat ve iman zayifligindan dolayi müslümanim nasıl olsa cennete gideceğim gibi bir sapik fikirde olmak...

imas 11.06.25 10:51

Alıntı:

Vakia Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676980)
Üstadım tabi mesleğin ne olduğuda önemli değilmi?
İşi iyi kontrol eden biri satanistlede çalışsa sorun olmaz.
Ben hristiyanlada aleviylede çalıştım .
8 yaşından beri ticaretin içindeyim.
İnsanın birazda karakteri önemli.
Kişi karaktersizse yahudiler kadar zengin olsa ne fayda yine çalar yine çırpar yine dolandırır paranın üzerine yatar.
Sizin mesleğiniz nedir?
Ben bir iş/ticaret adamına hayranmışımda haberim yokmuş 😊
Üstadım daha çok büyülediniz beni.

otomotiv sektörindeyim, suistamale cok acik olan fakat hic hile sahte iş yapmadigim bir sektor....

Erca 11.06.25 11:45

Alıntı:

Vakia Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 676979)
Anıları değilde genelleme bir kaç tavsiye vereyim kendi üzerimden.
İlk olay şudur:
1.)iş kurdun diyelim ilk kazandığın paralarda savurganlık yapmayacaksın.
Çünkü yeni kurulan işte ilk etaplarda çok sıkıntılar çıkar ve para lazım olur bankalara baş vurursan toparlaman zaman alır yada batarsın.
Yani sermayenin 3/1’i işin güvencesi olacak.
O paraya dokunmayacaksın.

2.) kazandığın paranın en az %10’u işine aittir yani işini besleyeceksin .

3.)iş hayatında vicdan ve veresiye olmaz unutma bir insana bir defa kıyak yaparsan her defa bekleyecektir ve bir dahada o kıyağı görmeyince senden soğumaya başlayacaktır. Bu dediğim kıyak para meselesi. Alacağın parayı asla erteleme bu gün alınacaksa bu gün al .
Bir kaç güne ertelendimi arası soğur müşterinin eli titremeye başlar.

4.)hep aynı işe takılıp kalma başka işlerede gir çekinme ama yavaş yavaş.
Zira bir tarafa sıkıntı gelirse öbür taraf seni devam ettirsin.

5.) işe yatırımdan korkma. Her daim yenilikçi ol.
Yenilik her zaman dikkat çeker.

6.) kimsenin lafını dinleme.!.
İş senin işin millet burnunu sokmasın.

7.) kazancını asla anlatma!

8.) Her daim müşteri çekmeye ve en önemlisi elde tutmaya bak (ama sınırlar çerçevesinde)

9.)Ticarette kimseye güvenme.

10.) eleman alımlarında çok dikkatli ol zira her eleman seni ve markanı temsil edecek.
Kasadan bir defa araklayanı ve seni yarı yolda bırakanı affetme. Yeni birini bul işten kov.
Bir defa yapan yine yapıyor.
Vede işi yürütecek olan elemandır sen perde arkasında olacağın için başarılı ve tecrübeli insanlarla çalış.

11.) Pasif gelir seni ve işini ayakta tutar.
Bu sebeple pasif gelir elde etmenin yollarını ara.

12.) aceleci olma. İşin büyümesi ve raylarına oturması zamanla olacaktır.
Bir işin büyümesi ve bir firmanın tanınması ne kadar zaman alırsa o kadar zemini sağlamlaşır.
Hemen yükselmek kanatlanmadan uçmak gibi bir şeydir. Bu sebeple işini yavaş yavaş büyüt.
Biz 48 yıllık bir firmayız. Daha dün bir şirket kurup bu gün karşımıza geçip biz sizden tepedeyiz dercesine sevinç ve kibir gösterisi yapanlar çok oldu. Hepside battı.

13.)kibir ve egodan uzak dur Allah valahi billahi verdiğini geri alıyor.

14.) elemanlara iyi davran ufak tefek kusurları affet ve kalplerini kazan ama aşırı samimiyete girme. Aşırı samimiyet elemanı yoldan çıkarır.

Bunlar benim , babamın ve dedemin tecrübeleridir. Bunların hepsi başımıza geldiği için uyarmak istedim.
Tabi birde ticaret adamı olduğum içinde olabilir.
Bir iş verseler 10 günde ayağa kaldırırım ama bir sayfa ders çalışamam benimde fıtratım bu.
Napacaz artık böyle idare edeceğiz 😊

Hocam güzel anlatmışsınız, ticaret hakkında prensiplerden bahsetmişsiniz, işletmenin çalışması hakkında anahtar bilgiler vermişsiniz herşey tamam.

Soru şu: arkadaşların ve benim öğrenmek istediğim şey : yıllardır yaptığınız ticarette bankaya hiç bulaşmadınız mi ? Yurtdışı alim satım yaparken para alma gönderme işini nasıl yaptınız ?
Gerek uluslararası ticarette, gerek yerel ticarette banka hizmetlerini kullandınız mi ?

Sonuç olarak banka bir faiz kurumu ise .
Bir mümin’in (faiz dışı ) banka aracılığı ile işlem yapması para alma gönderme POS kullanma, akreditif açma gibi işlemleri kullanması ve sonuçta bankaya işlem ücreti ödemesi caiz oluyor mu ?

Bu vahşi kapitalist,sömürgeci, küresel yapının finansal sisteminin içerisindeyiz …

Ticarete başlamadan önce benim şahsi görüşüm herkesin Para nedir ? Önce kelime anlamı sonra para nin tarihi’ni ve tarihsel gelişimini okumasi lazım …
Şuanki günümüzdeki bankacılık ve finans sistemi nasıl kuruldu ve kimler yönetiyor.
Devletlerin merkez bankaları kime ait ?
Merkez bankaları neden özerk bir yapıda ?
Hemen hemen bütün dünya devletleri borçlu ve faiz odüyor, bu faizi kimlere ödüyorlar?
Bank of England ve FED nasıl kuruldu ve kime ait
Sterlin sonrası dolar nasıl rezerv para oldu ?

Şuanki Dünya finans sistemi ve dünya ticareti islama uygun bir sistem mi ?

Bu sistemin içerinde hangi ticaret yaparsak yapalım her hâlukarda, insanları bankalara, mecbur eden bir sistem, devletlere çıkarttıkları kanunlarla sigorta’yi da mecbur kılan bir sistem…

Artık fiziksel para’da kalmayacak , para artık Banka hesabındaki Dijital bir rakam’dan ibaret…

Adamlar para basarken kâğıt ve mürekkep masrafindan, eleman çalıştırma ve Para’nin fiziksel transferi, taşınması derdinden’de kurtulacak..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:51.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148