Alıntı:
Nurlu fatma Nickli Üyeden Alıntı
Hocam Allah razı olsun. İnşallah istifade etmeye çalışırım nasipse. Hocam ya fettah esmasının ettiğimiz duayla ilgili mutlaka bir kapı açtığını okudum tecrübe eden bir yorumu okudum bu konuda fikrinizi almak isterim
|
Fetih" kavramının, hakiki veya mecazi manadaki "kapı" kelimesiyle yakın ilgisinin olduğu çok açıktır Bu kavram, Kur'an'da çeşitli fiil ve isim kalıplarıyla otuz sekiz yerde geçmektedir. Bir. ayette, gayb anahtarlarının (mefatihu'l-gayb) Allah'ın nezdinde bulunduğu belirtilmekte (Enam suresi ayet 59); Hz. Şuayb'ın Cenab-ı Hakk'a dua üslubundaki nakledildiği bir ayette Allah, "hükmedenlerin en hayırlısı" (hayrü'l-fatihin) diye anılmakta(Araf suresi ayet 89); bir başka ayette de O, "adaletle hüküm veren ve her şeyi hakkıyla bilen"(el-fettahü'l-alim) şeklinde tavsif edilmektedir(Sebe suresi ayet 26)
Kelam uleması "el-Fettah" isminin Kur'an'daki bu kullanımlarını dikkate alarak bu isme öncelikle "adaletle hükmeden hakim" (kadı) manasını vermeyi tercih etmişlerdir. Zira fethin gerek “hakemlik veya hakimlik yapmak ", gerekse "nusret ve zafer nasip etmek" şeklindeki manaları, bu kökün “açmak” şeklindeki temel anlamıyla çok yakından ilişkilidir. Nitekim İmam Matüridi de, bir davada haklılık veya haksızlığın hangi tarafa ait olduğunun belirlenmesi sırasında hakimin, taraflar hakkındaki söz konusu "bilinmezliği ortadan kaldırıp gerçeği ortaya koyma" konumunda olduğuna işaret etmektedir(Matüridi, Te'vilatü'l-Kur'an, 11.cilt (nşr. Ali Haydar Ulusoy), İstanbul.)
İlk dönem Esma-i Hüsna şarihlerinden Hattabi bu ismi: “kullarına bütün rızık ve rahmet kapılarını açan, onların her türlü hayırlı iş ve girişimlerinin önündeki bütün engel ve tıkanıklıkları gideren, gerçeği görebilmeleri için kullarının kalp ve basiretlerini örten bütün perdeleri açıp kaldıran yüce zat" şeklinde açıklamıştır(Hattabi, Şe'nüd-dua', s. 56.)
İmam Gazzali ise fettah ismine: "yardımıyla her kapalı şeyin açıldığı, hidayeti ve yol göstermesi sayesinde her müşkülün kendisiyle çözümlendiği zat” anlamını vermiştir(Gazali, el-Maksadü’l-esma sayfa 91).