Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Hocalar geçmişi görüyor mu ? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/101460-hocalar-gecmisi-goruyor-mu.html)

ahsenbir 12.08.25 23:51

Hocalar geçmişi görüyor mu ?
 
Bakım yapan hocalar bizim geçmişteki yaptıklarımızı görüyor mu ? Hocanın biri arkadaşımla benim yüzüme tükürüp kovmuştu. Gerçekten gördüyse tükürmesini çok görmem de yada parayı alıp uğraşmamak için mi yapmıştır. Tanıdık bi hocaya bakım yaptırcam eğer gözüküyorsa yaptırmıycam . Bakım yapan hocalar cevap verebilir mi

Yusufiyeli 13.08.25 13:03

Alıntı:

ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682462)
Bakım yapan hocalar bizim geçmişteki yaptıklarımızı görüyor mu ? Hocanın biri arkadaşımla benim yüzüme tükürüp kovmuştu. Gerçekten gördüyse tükürmesini çok görmem de yada parayı alıp uğraşmamak için mi yapmıştır. Tanıdık bi hocaya bakım yaptırcam eğer gözüküyorsa yaptırmıycam . Bakım yapan hocalar cevap verebilir mi

Kur'an'da açıkça beyan etmiştir. Nitekim Sebe suresinde şöyle buyurulmaktadır: "Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılına anlaşıldı ki cinler/cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı
aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı. "(Sebe suresi ayet 14)
Tebeyyenet fiilinin anlamından yola çıkarak müfessirler bu ayetin tefsirini yaparken iki farklı yorum ileri sürmüşlerdir. Birincisine göre cinler kendilerinin gaybı bildiklerini sanıyorlardı. Ancak ayette zikredilen olaydan sonra onlar kendilerinin gaybı bilmediklerini anlamışlardır. İkincisine göre ise insanların bir kısmı cinlerin gaybı bildiklerini zannediyorlardı. Fakat mezkur hadiseden sonra onların gaybı bilmedikleri kendileri için ortaya çıkmıştır.( Begavi, Me'alimü't-tenzil, 6.cilt sayfa 392; Zemahşeri, el-Keşşaf, 3.cilt sayfa 573; Razi, Mefatihu’l gayb, 25.cilt sayfa 200.)
Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.)

ahsenbir 13.08.25 13:39

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682481)
Kur'an'da açıkça beyan etmiştir. Nitekim Sebe suresinde şöyle buyurulmaktadır: "Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılına anlaşıldı ki cinler/cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı
aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı. "(Sebe suresi ayet 14)
Tebeyyenet fiilinin anlamından yola çıkarak müfessirler bu ayetin tefsirini yaparken iki farklı yorum ileri sürmüşlerdir. Birincisine göre cinler kendilerinin gaybı bildiklerini sanıyorlardı. Ancak ayette zikredilen olaydan sonra onlar kendilerinin gaybı bilmediklerini anlamışlardır. İkincisine göre ise insanların bir kısmı cinlerin gaybı bildiklerini zannediyorlardı. Fakat mezkur hadiseden sonra onların gaybı bilmedikleri kendileri için ortaya çıkmıştır.( Begavi, Me'alimü't-tenzil, 6.cilt sayfa 392; Zemahşeri, el-Keşşaf, 3.cilt sayfa 573; Razi, Mefatihu’l gayb, 25.cilt sayfa 200.)
Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.)

Gayb gelecek oluyor. Geçmişi bilmiyorlarmı yani

Yusufiyeli 13.08.25 14:10

Alıntı:

ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682483)
Gayb gelecek oluyor. Geçmişi bilmiyorlarmı yani

gayb sadece gelecek değil geçmiş ve haldeki vaziyettir. gayb sadece gelecekle alakalı bir husus değildir. İzah etmeye çalışayım. Arapçada ‘’ğayb’’ ‘’görünmemek, gözden kaybolmak, gizli saklı kalmak’’ gibi anlamları ihtiva eden (ğyb) kökünden türemiş bir ‘’görünmeyen, bilinmeyen şey’’ (ğaib) manasında bir isimdir. Kur’an’da ‘’ğuyub’’, ‘’ğayabet), ‘’ğaibe’’, ‘’ğaibin’’ gibi farklı türevleriyle 60 kez geçen ‘’ğayb’’ (çoğulu:ğuyub) tarzının bazı sözcüklerde mecazi olarak ‘’şek/şüphe’’ manasında kullanılıdığı da belirtilmiştir. (Zeccac, Meani’l-Kur’an, 1.cilt sayfa 70-71; Zemahşeri, el-Keşşaf, birinci cilt sayfa 150-151)
Mesela Arapçada (ğabeti’ş-şemsü) ifadesi ‘’güneş battı, gözden kayboldu’’ (ğabe’l-insanü ğaybeten/meğiben) ifadesi, ‘’insan/adam yolculuğa çıktı, uzaklaştı anlamında kullanılır. (Ferahidi, Kitabü’l-Ayn üçüncü cilt sayfa 296; İbn Side, el-Muhkem altıncı cilt sayfa 26)
İnsanı gözlerden saklı tutmasından dolayı alçak basık yerler için de (ğayb) veya (ğayabet) tabiri kullanılır. Kocası kaybolan kadın, (imrateün muğibin/muğibetün) diye anılır. Sık ağaçlardan oluşması ve insanı gözlerden saklaması sebebiyle orman (el-ğabe) diye adlandırılır.
İslami kaynaklarda ‘’ğayb’’ terimsel olarak ‘’zahiri ve batini duyularla kavranamayan, sarih delil ve emaresi bulunmayan, beşeri idrak dışında kalan varlıklar ve varlık alanları’’ diye tanımlanmıştır.

Yusufiyeli 13.08.25 16:57

Ğayb konusuna devam edeyim. Hemen hepsi ‘’gizlilik görünmezlik’’ manasında birleşen ‘’hafa’’, ‘’sır’’, ‘’batn/butün’’, ‘’setr’’, ‘’ketm/kitman’’ gibi çok çeşitli kelime kökleriyle de anlam ilişkisi bulunan ‘’ğayb’’ lafzı tarihin geçmiş uğraklarında vuku bulmuş olaylar (enbau’l-ğayb)[Al-i İmran suresi 44. Ayet: Hud suresi 49. Ayet; Yusuf suresi 102. Ayet] ve halde vuku bulmuş olaylar için kullanıldığı gibi gelecekte vuku bulacak olaylara atıfla da kullanılır. Kehf suresi 22. Ayette geçen (recmen bi’l-ğayb) tabiri ‘’ğaybı taşlamak’’, yani herhangi bir konuda delilsiz ve mesnetsiz konuşmak, zanna dayalı olarak atıp tutmak (Cevheri, es-Sıhah, beşinci cilt sayfa 1928; İbn manzur; Lisanü’l-Arab 11.cilt sayfa 227)

imas 13.08.25 18:21

Alıntı:

ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682462)
Bakım yapan hocalar bizim geçmişteki yaptıklarımızı görüyor mu ? Hocanın biri arkadaşımla benim yüzüme tükürüp kovmuştu. Gerçekten gördüyse tükürmesini çok görmem de yada parayı alıp uğraşmamak için mi yapmıştır. Tanıdık bi hocaya bakım yaptırcam eğer gözüküyorsa yaptırmıycam . Bakım yapan hocalar cevap verebilir mi

Bakım yapan hoca geçmişi görür, geleceği görmez gelecek gayb dır gaybı Allah bilir, ve Allahın ruhsat verdiği kililer görür...

ahsenbir 13.08.25 19:23

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682496)
Bakım yapan hoca geçmişi görür, geleceği görmez gelecek gayb dır gaybı Allah bilir, ve Allahın ruhsat verdiği kililer görür...

Yapılanları net görür mü hocam

imas 13.08.25 19:34

Alıntı:

ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682499)
Yapılanları net görür mü hocam

Duruma bağlı, karin ile irtibata gecebilen varlık varsa o an senin nasıl oturduğunu hatta hangi gün kiminle ne günah işlediğini bile söyler...

Yusufiyeli 13.08.25 19:39

Gayb kelimesi Arapçada gizli kalmak, gizlenmek, görünmemek, Rağıb el-İsfhani gaybı, duyu organlarının dışında kalan ve akıl ile anlaşılamayacak kadar gizli ve insan bilgisinin dışında olan varlık anlamında kullanmaktadır.( Rağıb el-İsfehani, Müfredatü Elfazi'l-Kur'an, s. 616-617.) Gayb kelimesinin zıddı ise, gözle görülebilen varlık anlamına gelen şuhud kelimesidir.( Rağıb el-İsfehani, Müfredatü Elfazi'l-Kur'an, s. 465.) Bu bağlamda gayb ve şehadet kelimeleri Kur'an-ı Kerim'de birbirlerinin mukabili olarak kullanılmaktadır.( En'am suresi ayet 73; Tevbe suresi ayet 94; Ra'd suresi ayet 9; Muminun suresi ayet 92; Secde suresi ayet 6; Zümer suresi ayet 46; Haşr suresi ayet 22; Cuma suresi ayet 8; Tegabün suresi ayet18.)
Ayetlerde kullanılan gayb kelimesi; duyularla algılanamayan fizik ötesi durumları ve olayları ifade derken; şehadet kelimesi ise duyu organlarıyla algılanabilen fiziki olayları ve hadiseleri belirtmektedir. Bu açıdan gaybın muhtevasında gizemlilik, sır perdesi, bilinemezlik ve duyu organlarıyla donatılmış olan insanın bilgisinin dışında gerçekleşen olay ve olgular yatmaktadır. O halde gayb; normal bilgi yolları dışında malumat sahibi olamadığımız geçmişteki olaylar, duyu organlarıyla algılayamadığımız şimdiki ve geleceğe ait olaylardır.
(Kaynak: Hz. Peygamber’i Doğru Anlamak Beşer, Ğayb ve Mucize Bağlamında İhsan Arslan; OKUR AKADEMİ YAYINLARI Sayfa :72)

Yusufiyeli 13.08.25 20:07

Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine( gelecekle alakalı bir hadise değil) münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.)
(Kaynak: Hz. Peygamber’i Doğru Anlamak Beşer, Ğayb ve Mucize Bağlamında İhsan Arslan; OKUR AKADEMİ YAYINLARI Sayfa :89)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:39.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148