Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Hocalar geçmişi görüyor mu ?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.08.25, 23:51
Üye
 
Üyelik tarihi: 27.07.25
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 79
Forum Puanı: 382
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Hocalar geçmişi görüyor mu ?

Bakım yapan hocalar bizim geçmişteki yaptıklarımızı görüyor mu ? Hocanın biri arkadaşımla benim yüzüme tükürüp kovmuştu. Gerçekten gördüyse tükürmesini çok görmem de yada parayı alıp uğraşmamak için mi yapmıştır. Tanıdık bi hocaya bakım yaptırcam eğer gözüküyorsa yaptırmıycam . Bakım yapan hocalar cevap verebilir mi

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13.08.25, 13:03
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bakım yapan hocalar bizim geçmişteki yaptıklarımızı görüyor mu ? Hocanın biri arkadaşımla benim yüzüme tükürüp kovmuştu. Gerçekten gördüyse tükürmesini çok görmem de yada parayı alıp uğraşmamak için mi yapmıştır. Tanıdık bi hocaya bakım yaptırcam eğer gözüküyorsa yaptırmıycam . Bakım yapan hocalar cevap verebilir mi
Kur'an'da açıkça beyan etmiştir. Nitekim Sebe suresinde şöyle buyurulmaktadır: "Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılına anlaşıldı ki cinler/cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı
aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı. "(Sebe suresi ayet 14)
Tebeyyenet fiilinin anlamından yola çıkarak müfessirler bu ayetin tefsirini yaparken iki farklı yorum ileri sürmüşlerdir. Birincisine göre cinler kendilerinin gaybı bildiklerini sanıyorlardı. Ancak ayette zikredilen olaydan sonra onlar kendilerinin gaybı bilmediklerini anlamışlardır. İkincisine göre ise insanların bir kısmı cinlerin gaybı bildiklerini zannediyorlardı. Fakat mezkur hadiseden sonra onların gaybı bilmedikleri kendileri için ortaya çıkmıştır.( Begavi, Me'alimü't-tenzil, 6.cilt sayfa 392; Zemahşeri, el-Keşşaf, 3.cilt sayfa 573; Razi, Mefatihu’l gayb, 25.cilt sayfa 200.)
Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13.08.25, 13:39
Üye
 
Üyelik tarihi: 27.07.25
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 79
Forum Puanı: 382
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kur'an'da açıkça beyan etmiştir. Nitekim Sebe suresinde şöyle buyurulmaktadır: "Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılına anlaşıldı ki cinler/cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı
aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı. "(Sebe suresi ayet 14)
Tebeyyenet fiilinin anlamından yola çıkarak müfessirler bu ayetin tefsirini yaparken iki farklı yorum ileri sürmüşlerdir. Birincisine göre cinler kendilerinin gaybı bildiklerini sanıyorlardı. Ancak ayette zikredilen olaydan sonra onlar kendilerinin gaybı bilmediklerini anlamışlardır. İkincisine göre ise insanların bir kısmı cinlerin gaybı bildiklerini zannediyorlardı. Fakat mezkur hadiseden sonra onların gaybı bilmedikleri kendileri için ortaya çıkmıştır.( Begavi, Me'alimü't-tenzil, 6.cilt sayfa 392; Zemahşeri, el-Keşşaf, 3.cilt sayfa 573; Razi, Mefatihu’l gayb, 25.cilt sayfa 200.)
Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.)
Gayb gelecek oluyor. Geçmişi bilmiyorlarmı yani

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13.08.25, 14:10
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Gayb gelecek oluyor. Geçmişi bilmiyorlarmı yani
gayb sadece gelecek değil geçmiş ve haldeki vaziyettir. gayb sadece gelecekle alakalı bir husus değildir. İzah etmeye çalışayım. Arapçada ‘’ğayb’’ ‘’görünmemek, gözden kaybolmak, gizli saklı kalmak’’ gibi anlamları ihtiva eden (ğyb) kökünden türemiş bir ‘’görünmeyen, bilinmeyen şey’’ (ğaib) manasında bir isimdir. Kur’an’da ‘’ğuyub’’, ‘’ğayabet), ‘’ğaibe’’, ‘’ğaibin’’ gibi farklı türevleriyle 60 kez geçen ‘’ğayb’’ (çoğulu:ğuyub) tarzının bazı sözcüklerde mecazi olarak ‘’şek/şüphe’’ manasında kullanılıdığı da belirtilmiştir. (Zeccac, Meani’l-Kur’an, 1.cilt sayfa 70-71; Zemahşeri, el-Keşşaf, birinci cilt sayfa 150-151)
Mesela Arapçada (ğabeti’ş-şemsü) ifadesi ‘’güneş battı, gözden kayboldu’’ (ğabe’l-insanü ğaybeten/meğiben) ifadesi, ‘’insan/adam yolculuğa çıktı, uzaklaştı anlamında kullanılır. (Ferahidi, Kitabü’l-Ayn üçüncü cilt sayfa 296; İbn Side, el-Muhkem altıncı cilt sayfa 26)
İnsanı gözlerden saklı tutmasından dolayı alçak basık yerler için de (ğayb) veya (ğayabet) tabiri kullanılır. Kocası kaybolan kadın, (imrateün muğibin/muğibetün) diye anılır. Sık ağaçlardan oluşması ve insanı gözlerden saklaması sebebiyle orman (el-ğabe) diye adlandırılır.
İslami kaynaklarda ‘’ğayb’’ terimsel olarak ‘’zahiri ve batini duyularla kavranamayan, sarih delil ve emaresi bulunmayan, beşeri idrak dışında kalan varlıklar ve varlık alanları’’ diye tanımlanmıştır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13.08.25, 16:57
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ğayb konusuna devam edeyim. Hemen hepsi ‘’gizlilik görünmezlik’’ manasında birleşen ‘’hafa’’, ‘’sır’’, ‘’batn/butün’’, ‘’setr’’, ‘’ketm/kitman’’ gibi çok çeşitli kelime kökleriyle de anlam ilişkisi bulunan ‘’ğayb’’ lafzı tarihin geçmiş uğraklarında vuku bulmuş olaylar (enbau’l-ğayb)[Al-i İmran suresi 44. Ayet: Hud suresi 49. Ayet; Yusuf suresi 102. Ayet] ve halde vuku bulmuş olaylar için kullanıldığı gibi gelecekte vuku bulacak olaylara atıfla da kullanılır. Kehf suresi 22. Ayette geçen (recmen bi’l-ğayb) tabiri ‘’ğaybı taşlamak’’, yani herhangi bir konuda delilsiz ve mesnetsiz konuşmak, zanna dayalı olarak atıp tutmak (Cevheri, es-Sıhah, beşinci cilt sayfa 1928; İbn manzur; Lisanü’l-Arab 11.cilt sayfa 227)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13.08.25, 18:21
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,485
Forum Puanı: 10206
Etiketlendiği Mesaj: 5352 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bakım yapan hocalar bizim geçmişteki yaptıklarımızı görüyor mu ? Hocanın biri arkadaşımla benim yüzüme tükürüp kovmuştu. Gerçekten gördüyse tükürmesini çok görmem de yada parayı alıp uğraşmamak için mi yapmıştır. Tanıdık bi hocaya bakım yaptırcam eğer gözüküyorsa yaptırmıycam . Bakım yapan hocalar cevap verebilir mi
Bakım yapan hoca geçmişi görür, geleceği görmez gelecek gayb dır gaybı Allah bilir, ve Allahın ruhsat verdiği kililer görür...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 13.08.25, 19:23
Üye
 
Üyelik tarihi: 27.07.25
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 79
Forum Puanı: 382
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bakım yapan hoca geçmişi görür, geleceği görmez gelecek gayb dır gaybı Allah bilir, ve Allahın ruhsat verdiği kililer görür...
Yapılanları net görür mü hocam

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 13.08.25, 19:34
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,485
Forum Puanı: 10206
Etiketlendiği Mesaj: 5352 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ahsenbir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yapılanları net görür mü hocam
Duruma bağlı, karin ile irtibata gecebilen varlık varsa o an senin nasıl oturduğunu hatta hangi gün kiminle ne günah işlediğini bile söyler...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 13.08.25, 19:39
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Gayb kelimesi Arapçada gizli kalmak, gizlenmek, görünmemek, Rağıb el-İsfhani gaybı, duyu organlarının dışında kalan ve akıl ile anlaşılamayacak kadar gizli ve insan bilgisinin dışında olan varlık anlamında kullanmaktadır.( Rağıb el-İsfehani, Müfredatü Elfazi'l-Kur'an, s. 616-617.) Gayb kelimesinin zıddı ise, gözle görülebilen varlık anlamına gelen şuhud kelimesidir.( Rağıb el-İsfehani, Müfredatü Elfazi'l-Kur'an, s. 465.) Bu bağlamda gayb ve şehadet kelimeleri Kur'an-ı Kerim'de birbirlerinin mukabili olarak kullanılmaktadır.( En'am suresi ayet 73; Tevbe suresi ayet 94; Ra'd suresi ayet 9; Muminun suresi ayet 92; Secde suresi ayet 6; Zümer suresi ayet 46; Haşr suresi ayet 22; Cuma suresi ayet 8; Tegabün suresi ayet18.)
Ayetlerde kullanılan gayb kelimesi; duyularla algılanamayan fizik ötesi durumları ve olayları ifade derken; şehadet kelimesi ise duyu organlarıyla algılanabilen fiziki olayları ve hadiseleri belirtmektedir. Bu açıdan gaybın muhtevasında gizemlilik, sır perdesi, bilinemezlik ve duyu organlarıyla donatılmış olan insanın bilgisinin dışında gerçekleşen olay ve olgular yatmaktadır. O halde gayb; normal bilgi yolları dışında malumat sahibi olamadığımız geçmişteki olaylar, duyu organlarıyla algılayamadığımız şimdiki ve geleceğe ait olaylardır.
(Kaynak: Hz. Peygamber’i Doğru Anlamak Beşer, Ğayb ve Mucize Bağlamında İhsan Arslan; OKUR AKADEMİ YAYINLARI Sayfa :72)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 13.08.25, 20:07
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine( gelecekle alakalı bir hadise değil) münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.)
(Kaynak: Hz. Peygamber’i Doğru Anlamak Beşer, Ğayb ve Mucize Bağlamında İhsan Arslan; OKUR AKADEMİ YAYINLARI Sayfa :89)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Vefk ve havas ve hocalar medyumlar Aleko18 Tecrübe Ettikleriniz 12 09.02.24 00:03
Sen geçmişi ve geçmiştekileri özlüyorsun.. Gercek Hayat Dersleri & Hikayeler 1 04.07.22 20:02
Geçmişi değiştirmekten ümidini kes SertDede Tekamül & Kozmik EnerJi 0 23.07.21 12:54
Deyerli hocalar ve bu hakda bilenler Kevser Sorularınız 15 30.11.18 11:07
Geçmişi Yeniden Yaşadılar SiLence Parapsikoloji & Spiritüalizm 2 21.03.17 13:02


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com