Alıntı:
Rmzn34 Nickli Üyeden Alıntı
Üç aydan beri hergün o kasideyi okuyorum. Yalnız sekiz sahifeyi halledemediğim bir vefka dair olduğu cihetle okumuyordum. Fakat ahirinde وَصَلِّ اِلٰهِى 1 den başlayan ahirki iki sahifeyi ötekilerle beraber okurdum. Yetmiş defa kat'î, belki tahminime göre yüze yakın defalarda her defa istisnasız ne vakit elime alıp baştan okuduktan sonra ahirini açarken فَيَا حَامِلَ اْلاِسْمِ الَّذِى جَلَّ قَدْرُهُ 2 ile başlayan sahife açılıyordu. Ben hayret ediyordum. Onu okumayarak iki sahife sonra وَصَلِّ اِلٰهِى ile başlayan iki sahife ahirini okuduklarıma zammederdim. Her ne vakit baştan okuduğum ve terkettiğim sekiz sahifeye gelirken kitabın bâki kalan yüze yakın sahifeleri içinde açtıkça yine فَيَا حَامِلَ اْلاِسْمِ 3 sahifesi açılıyordu. Hayret içinde hayret ediyordum. Elli defadan sonra dedim: "Acaba bu sahife neden açılıyor? Onu da okusam ne olur?" Baktım ki, Kaside-i Celcelûtiyeyi okuduğum maksadın neticesini o sahife gösteriyor. Ben de terk ettiğimden hatâ ettiğimi bildim. Ondan sonra okumaya başladım.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Yirmi Sekizinci Lem'anın Birinci Meselesi, 184.
Söyledikkerime İnanmayan inanmaz hiç önemli değil
|
BaK orada kendi ifadesi ilk okuduğu zamandan Bahsediyor, ondan sonraki dönemlerde beyitleri çözemediğinden değil, bile istiye davet olmaması açısından bahsettiğim beyitleri
okumadı okutturmadı
Zaten ondan asırlar önce imamı gazaliden, imamı şazeliye kadar celecelutiye okuyan herkes anlamlarını çözmüştü, çözülmeyen bir yeri kalmamamıştı