Alıntı:
Allah dostu1 Nickli Üyeden Alıntı
Selamun aleyküm değerli büyüklerim. Arada bazen durduk yere bir kelime aklıma geliyor ve dönüp dolaşıp zihnimde dolaşıyor. Bunun asıl nedeni nedir, Neyden kaynaklanır?
|
"Hatır (ç. havatır)"; insanın içine gelen hitap, iç aleminde duyulan ses veya alınan mesaj, akla ve hatıra gelen şey anlamlarında kullanılır. Başka bir deyişle insanın iradesi dışında zihne gelen veya kalpte hissedilen duygu ve düşüncelere hatır denir. Mu'tezili Ebu'l-Huzeyl el-Allafa göre, Allah insanın kalbinde kendisine itaat etmeye çağıran bir hatır yaratırken, şeytan da kişiyi itaatten saptırmaya çalışan ikinci bir hatırı ona telkin eder. Cübbai'ye göre ise hatır ya doğrudan doğruya Allah'tan veya bir melek vasıtasıyla kalbe atılmış emir ya da şeytanın telkin ettiği bir sözdür. Bağdadi'ye göre, bir melek vasıtasıyla kalbe bırakılan açık bir söz olması itibariyle o vesveseden ayrılır. Mu'tezile alimlerine göre, hatır önce zihni mekanizmayı harekete geçirir, arkasından da akıl yürütme eylemini başlatır. Gazzali, fiillerin meydana gelmesinde hatırın başlangıç noktasını teşkil ettiğini, niyet, azm ve iradenin bundan sonra oluştuğunu söyler. Ona göre bir Müslüman ilmihal bilgilerini bilmesi nasıl farz-ı ayn ise, aynı şekilde içindeki havatırın melekten mi, yoksa şeytandan mı olduğunu bilmesi de farz-ı ayndır. (Gazzali, İhya, c. 1, s. 15.) Çünkü bütün fiiller havatırdan doğmaktadır. Kulun en önemli işi de eylemi başlatan bu düşüncelerin türünü tanımak ve ayırmak olmalıdır. Kuşeyri ise kişinin kalbine gelen hatırın kimden geldiğini ayırabilmesi için helal lokmayı şart koşar. Zaten ilhama ancak Allah'ın veli kulları mazhar olabilir.(Kuşeyri, er-Risale (Çeviren Süleyman Uludağ) Dergah Yayınları İstanbul 1978 Sayfa 178-179, 428) Dolayısıyla evliya olmayanın doğru ile yanlışı ayırma şansı yoktur. Gazzali, Ihya'sında vesveseyi havatır şeklinde ele alır. Kalbe, her an her taraftan çeşit çeşit fikirler, düşünceler gelir. Bu havatırın hayra davet edenine ilham, şerre çağıranına vesvese denir. Insan kalbine havatır geldiğinde, içinde sesler duyuyormuş ve sanki biri kendisiyle konuşuyormuş gibi olur. Gerçek seslerden oluşan bu havatırın faili insan olamaz. Hiçbirimizin elinde gayr-ı ihtiyari olarak zihnimize peş peşe gelen bu havatırı durdurma imkanı yoktur. Öyleyse insana bu sesleri telkin eden ya cin, şeytan veya melek gibi bir ruhani varlıktır veya bu sesleri yaratan bizzat Allah'tır. Gazzali'ye göre şeytanın kalbe tasallutu vesvese (havatır) ile olur. İradeyi harekete geçiren bu havatırdır. Hatır rağbeti (arzu ve isteği), rağbet azmi tahrik eder, azim niyeti, niyet de vücut organlarını harekete geçirir. Havatır; melekten gelen ilham ve şeytandan gelen vesvese olmak üzere ikiye ayrılır. Gazzali "herkesin bir karin'i (melek veya şeytandan ruhani bir dostu) vardır" hadisinden hareketle, her bir insan kalbinin melek veya şeytanın etkisi altında olduğunu belirtir. Tasavvuf terminolojisinde de havatır; salikin kalbine Hak'tan, melekten, nefisten veya şeytandan gelen hitaplar, sesler anlamında kullanılmıştır.