![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Fizyolojik çevresel sinyallere baktığımızda üç doğal frekanstan söz edebiliriz; Schuman frekansları (7,8 Hz civarındadır), 64 iz elementinin oluşturduğu Jeomanyetik frekanslar ve Solar frekanslar. Bu üç frekans spektrumu Doğu tıbbının Yin ve Yang kavramlarıyla da bütünleştirilmiş ve Schumann ve Solar frekansların Yang, jeomanyetik frekansın Yin enerjisi olduğu belirtilmiştir. Ancak, doğada var olan iç ve dış manyetik alanın yanında kendi ürettiğimiz cep telefonları, elektrikli ev cihazları ve yüksek gerilim hatları gibi manyetik alan kirliliği etkisi altındadırlar. Yani insanın doğayla en büyük çelişkisi olarak yorumlanan "teknoloji" manyetik alan kirliliğinin de önemli nedenlerindendir. Uzaya gönderilen astronotlarda görülen ve haftalarca sürebilen yorgunluk, kas ağrısı, baş ağrısı ve dönmesi gibi sorunların nedeni ilk yıllarda anlaşılamamış. Daha sonra sürdürülen kapsamlı araştırmalar sonucu bu belirtilerin dünyanın manyetik alanının eksikliğinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Dünya yüzeyinin tamamı, 10 Hertz'lik titreşime sahip bir alanla çevrilidir. Bu frekans, iyi bir yaşam ve ruh hali için insanlar açısından çok önemlidir çünkü insan organizmasının titreşimi de 10 Hz'dir. Bedenimiz- deki atomlar sürekli titreşim halindedir. Organizmada değişmeyen tek şey değişim ve titreşimdir ki geleneksel tıpta ve diğer kültürlerde titreşimlerin başta Çin tıbbı olmak üzere, tıbbın eski bir Hindu formu olan Ayurveda için iyileştirici etkileri yüzyıllardır kullanılmaktadır. Bu durum birçok gelenek de geçerlidir. Geleneksel Pers (Acem) ve Mısır tıbbında da titreşimler sağaltım ve şifa aracı olarak, sistematik bir şekilde kullanılmıştır. frekans yükseldikçe zihinsel aktivite de artmaktadır. Yüksek frekanslı dalgalarda çok zaman geçirirken düşük frekanslılarda çok daha az zaman geçirdiğimiz biliniyor. Söz konusu yüksek frekanslı dalgalar çoğunlukla stresli durumlarla ilişkilidir. Elbette söylemeye çalıştığım bazı beyin dalgalarının iyi, diğerlerinin kötü olduğu değildir. Hayatın getirisi olan farklı durumlarda tabii ki farklı dalgalara ihtiyaç vardır. Karlı bir günde, kaygan bir zeminde araba kullanırken derin meditatif bir durum oluşturan teta dalgasında kalmak takdir edersiniz ki sağlık açısından olumlu sonuçlar doğurmayabilir, kısaca kaza yaparsınız. Sorun gerektiği zaman yüksek frekanslı dalgalarda olmak değil, yönetemediğimiz kronik streslerle sürekli o dalgalarda kalıyor olmamızdır ki bu durum sağlığımızı çok olumsuz etkilemektedir. Yani beyin dalgalarının hiçbiri bir diğerinden daha özel daha iyi değildir. Yaşamak için her bir frekans aralığına ihtiyacımız var. Bütüncül sağlık açısından böylesi önemli bir kavramı insanlar derinliğine araştırmaya başladıklarında gördüler ki titremek ya da sallanmak insanlık tarihinin en eski ilacıymış. Yaşayan en eski insan uygarlığı olan "Kalahari"de sallanma ve titreme hâlâ en etkili şifa yöntemi olarak kullanılmakta Yıllarca Güney Afrika'da incelemeler ve araştırmalar yapmış ve bu uygarlığın yaşayan temsilcileri tarafından "büyük ruh" ve efsane şifacı olarak bilinen terapist Bradford Keeney bu uygarlığın sırlarını, kadim bilgileri araştırırken, titremenin ya da sallanmanın birçok kültürde ortak doğa şifa tekniği olduğunu görmüş ve bütün bu tekniklerin düşük beyin dalgalarıyla ortaya çıkan "derin gevşeme" durumunu sağladığını bulmuştur Elbette, ruh ve bedenin tam anlamıyla sakinleşmesi anlamına gelen bu hal ya da durum meditasyon teknikleri ile de sağlanır ancak birçok kültürde sallanma gibi dinamik teknikler tercih edilmiştir. Bedenimizin dilediği gibi salınmasına izin vermek, hiçbir engel koymadan 5 dakika sallanmak ve titremek ruh-beden birlikteliğinin ve bedenimizin bütün bataryalarını doldurmanın en önemli sırlarından biri, harika bir egzersiz kendine dönüş hali, bağlantıda olma durumudur. Eğer bedeninize sallanmak konusunda engel koymaz, akışta olmasına izin verirseniz, eşsiz bir duygu deneyimler ve kendinizi yeniden oluşturmak, özgürleşmek anlamında büyük bir adım atmış olabilirsiniz. Şöyle bir düşünün, huzursuz bir bebeği sakinleştirmenin en doğal yolu onu ritmik bir şekilde sallamak değil midir? Yoğun stres yaşadığınızda "parmak davulu" devreye girmez mi? Bacaklarımızı sallamaz mıyız? Evet, bütün bunları bedenin bilgeliğiyle (o biliyor) doğal olarak, istemsiz olarak yaparız. "Andulasyon" gibi Almanya'da üniversitelerde "Andulasyon Terapi olarak da okutulan titreşime dayalı yeni terapi yaklaşımları katılmıştır. frekansın etkilerini konu alan önemli araştırma ve yaklaşımlardan biri Amerikalı bilim insanı Dr. David Hawkins'e aittir. Hawkins, "Power vs. Force. The hidden determinants of human behaviour/Güç kuv vete karşı. İnsan davranışının gizli belirleyicileri" adlı kitabında frekans bilinç ilişkisi üzerine yaptığı yüzlerce araştırmanın sonucunu "Hawkins bilinç haritası" adlı çok ilginç bir tabloda özetlemiştir. Hawkins, yüksek frekansli duygu ve düşüncelerin, düşük frekanslı olanlardan daha güçlü ve etkili olduğunun altını çizmiş, yüksek frekanslı bir bilincin düşük frekanslı bilinçleri dengeleyebildiğini klinik olarak kanıtlamış ve detaylı olarak yazmıştır. Konuyla ilgili önemli otoritelerden Dr. Robert O. Becker, "Body Electric" adlı kitabında insan organizmasını "mekanistik" yaklaşımın ötesine taşımış ve "biyoelektrik özümüz"den bahsederek elektriğin iyileşme ve yenilenme mekanizmalarında yaşamsal olduğunu anlatmıştır. Bu alanda 20. Yüzyılın önemli figürlerinden biri olarak kabul edilen Amerikalı bilim insanı Dr. Royal Raymond Rife her hastalık veya durumun kendi elektromanyetik frekansına sahip olduğunu belirtmiş ve 1920'lerde geliştirdiği cihaz ile (Rife frekans jeneratörü), bu modelleri (özgül frekansları) zamanın "tedavi edilemez" olarak bilinen hastalıkları üzerinde de kullanmıştır. Birçok kanser vakasını tedavi ettiği söylenen ve 1971'de ölen (yaşamı ve ölümü ile ilgili hâlâ spekülasyonlar ve komplo teorileri üretilmektedir) Rife, ana arter bilimin sınırlarını zorlayan "Sınır-bilimin" (fringe science) kahramanlarından biri olarak anılmaktadır, (Kaynak: Nefesten Solunuma, Dr. Ömer Önder; KURALDIŞI YAYINCILIK; Sayfa: 58-62)
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#3
|
||||
|
||||
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam yazdıklarınız ile benim sorduğum sorunun cevabı mi değil yoksa ben mi anlamadım
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Yıldız Kapıları, Kabe ve Çakralar | sanem | Burçlar & Astroloji & Yıldızname | 4 | 16.05.24 17:07 |
| Medyomluğun Mahiyeti Ve Nevileri #2 | Celil | Parapsikoloji & Spiritüalizm | 1 | 25.12.19 22:42 |
| Yüksek ben yüksek benlik | SiLence | Kişisel Gelişim | 4 | 31.07.18 20:20 |
| Hipertansiyon hakkında bilinmesi gerekenler | SiLence | Sağlık | 1 | 16.04.17 16:14 |
| Enerji Çalma Teknikleri... | SiLence | Parapsikoloji & Spiritüalizm | 3 | 03.04.17 21:45 |