Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/101924-bulundugum-ortama-birileri-gelince-cok-esniyorum.html)

Erkanklc 18.09.25 19:49

Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum
 
Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum gözümde yaş kalmıyor o derece esniyorum esnemekten çok yoruldum nazar diyeceğim de bana bakmıyordu bile esnememek için ne yapmalıyım

Şu an ezan okundu yine esnedim..

Abdulkadiroz 18.09.25 19:55

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686096)
Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum gözümde yaş kalmıyor o derece esniyorum esnemekten çok yoruldum nazar diyeceğim de bana bakmıyordu bile esnememek için ne yapmalıyım

Şu an ezan okundu yine esnedim..

mübarek senin sorularin birini andiriyor emme :)

Erkanklc 18.09.25 20:00

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kimi hocam

Vakia 18.09.25 20:43

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686096)
Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum gözümde yaş kalmıyor o derece esniyorum esnemekten çok yoruldum nazar diyeceğim de bana bakmıyordu bile esnememek için ne yapmalıyım

Şu an ezan okundu yine esnedim..

Galiba ikizimle tanışıyorum.
Erkan onlar nazardan falan değil.
Banada oluyor.
Auran zayıftır.
O ortamda senin enerjini sömürenler var.
Enerji vampirleri yani.
Enerji vampiri demekte kötü auraya sahip olanlardır.
Kötü düşünceleri kötü ahlakı olanlar.
İnsanların içini bilemeyiz Erkan.
İyi dediklerimiz aslında kötü insanlar olabiliyor.
Ayrıca ruhsal uyanıştada olabilirsin

Erkanklc 18.09.25 21:22

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] haklısıniz hocam bu zamanda kimsenin ne olduğu belli değil ruhsal uyanış derken geçenlerde hangi hocaydı hatırlamıyorum ruhsal uyanışın yeni dönemin safsatalarindan oldugunu falan mı söylemişti hatırlamıyorum öyle bir şey demişti doğru mu bu arada bir şey sormak istiyorum yıldız yükseltmw ile aura aynı şey mi kafam karıştı yaptığımız ibadetlerle yıldızımiz yükseliyor mu birisi dogdununuz aya göre yıldız düşüklüğü vardır demişti ve yildiz yukseltme diye bir şey yok demişti auramızı nasıl yükseltebiliriz yoruldum

Sessizadam 18.09.25 23:32

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686096)
Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum gözümde yaş kalmıyor o derece esniyorum esnemekten çok yoruldum nazar diyeceğim de bana bakmıyordu bile esnememek için ne yapmalıyım

Şu an ezan okundu yine esnedim..

Auran parça pinçik olmuştur ondan
Bu aslında bir nevi ölçü aleti gibi
Yanına gelen kişilerin negatif enerjisini ve musallatlarini. hissedebilirsin

Erkanklc 19.09.25 05:54

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne yapmalıyım hocam

Ebabile 19.09.25 08:53

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686096)
Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum gözümde yaş kalmıyor o derece esniyorum esnemekten çok yoruldum nazar diyeceğim de bana bakmıyordu bile esnememek için ne yapmalıyım

Şu an ezan okundu yine esnedim..

Her akşam yatmadan evvel bir bardak suya bir çay kaşığı sirke koyun kalem suresi 51 ve 52.ayeti 21 defa 7ser defa kafirun suresi ihlas suresi felak suresi nas suresi ayetel kursi 41 defa da Fatiha suresi okuyun bu terkibe en az 21 gün devam edin.
Hafta da bir kez defne yapragini kaynatarak icine bir cay kasigi sirke koyarak uygulamayi yapın.
Haftada yahut 15 günde bir kez de bir kovaya bir miktar kaya tuzu sirke üç adet defne yaprağı koyarak karistirin üzerine su ekleyin. Bu uygulamayı yaparken avret mahalleriniz kapali olsun ve bütün vucudunuzu bunun ile yıkayın. Kurulanmadan çıkın banyodan 20 _ 25 dakika bu şekilde bekleyin sonrasında tekrar yıkayın vücudunuzda kalmasın. Verdiğim dakikayı geçirmeyin bu ayrıntı önemli.
İnsaAllah sifa olacaktır.

Vakia 19.09.25 09:14

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686115)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] haklısıniz hocam bu zamanda kimsenin ne olduğu belli değil ruhsal uyanış derken geçenlerde hangi hocaydı hatırlamıyorum ruhsal uyanışın yeni dönemin safsatalarindan oldugunu falan mı söylemişti hatırlamıyorum öyle bir şey demişti doğru mu bu arada bir şey sormak istiyorum yıldız yükseltmw ile aura aynı şey mi kafam karıştı yaptığımız ibadetlerle yıldızımiz yükseliyor mu birisi dogdununuz aya göre yıldız düşüklüğü vardır demişti ve yildiz yukseltme diye bir şey yok demişti auramızı nasıl yükseltebiliriz yoruldum

Yıldız yükseltmek diye bir şey yoktur.
Aura güçlendirmektir o.
Yıldız düşüklüğüde zayıf auradır.
Ruhsal uyanış demek kişinin ruhsal olarak tuhaf haller yaşaması demek. Algısı değişmesi demek.
Rüyalarının değişmesi demek. Farklı enerji ve varlıkları hissedebilmesi demek.
Evrenle uyumlanması demek.
Bilinç düzeyinin artması demek.
O hoca kimse düz ağız konuşmuş yine.
Hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeyler konusunda gtden atmayı çok seviyor bizim millet.

Erkanklc 19.09.25 09:24

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam ne sirkesi olduğu önemli değil dimi bir çay kaşığı az değil mi verdiğiniz dakikayı geçersen ne olur merak ettiğimden soruyorum teşekkür ederim uygulayacağım

Ebabile 19.09.25 09:29

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686166)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam ne sirkesi olduğu önemli değil dimi bir çay kaşığı az değil mi verdiğiniz dakikayı geçersen ne olur merak ettiğimden soruyorum teşekkür ederim uygulayacağım

Bir çay kaşığı az değildir bir bardak suya uygun olanıdır. Yikanmalik suya teninizin alerji reaksiyonuna göre bir bardakta koyabilirsiniz yarım şişe de orası size kalmış. Üzüm sirkesi kullanmaniz gerekmektedir. Verdiğim dakikayı gecmemeniz önemli husustur cunku yarım saatin üzeri olur ise farklı kapılar açar size zararı olur

Erkanklc 19.09.25 09:29

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam önceden bir konu açmıştım sürekli çift sayılar (saat dilimi)görüyorum diye uzun zamandır devam ediyor internette araştırdığımda ruhsal uyanışta olabilirsiniz demişti ama hangi hocaysa hatırlamıyorum ruhsal uyanışın safsata olduğu sürekli gördüğüm çift sayıların tevâfuk olduğunu söylemişti bu arada siz auranizi güçlendirmek için bir şey yaptınız mı

Erkanklc 19.09.25 09:39

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam ben eskiden bir çay kaşığından fazla kullanıyordum midem rahatsızlanıyordu az kullanmak gerekliymiş ne gibi zararlar mesela

Vakia 19.09.25 09:41

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686169)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam önceden bir konu açmıştım sürekli çift sayılar (saat dilimi)görüyorum diye uzun zamandır devam ediyor internette araştırdığımda ruhsal uyanışta olabilirsiniz demişti ama hangi hocaysa hatırlamıyorum ruhsal uyanışın safsata olduğu sürekli gördüğüm çift sayıların tevâfuk olduğunu söylemişti bu arada siz auranizi güçlendirmek için bir şey yaptınız mı

Daha evvel Yaptığım işlemlerden dolayı auram güçlendi. Ekstra bir şey yapmadım.

Ebabile 19.09.25 10:03

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686171)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam ben eskiden bir çay kaşığından fazla kullanıyordum midem rahatsızlanıyordu az kullanmak gerekliymiş ne gibi zararlar mesela

Usul böyledir herseyin fazlası zarardır. Dediğim gibi farklı boyutlara kapı açar. Sen iyi olayım derken bianda daha beter de olabilirsin. Oyuzden dakikaya riayet sufliler tarafından zarara musallata uğramazsin. Üzerinde islem var mı yok mu bilmediğimiz için islem yapaninda ekmeğine yağ sürmemiş olursun

Erkanklc 19.09.25 11:18

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hangi işlemi yaptınız hocam

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] anladım hocam teşekkür ederim

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] üzerimde işlem derken neyi kastettiniz hocam

Vakia 19.09.25 12:27

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686177)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hangi işlemi yaptınız hocam

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] anladım hocam teşekkür ederim

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] üzerimde işlem derken neyi kastettiniz hocam

Erkan senin yapabileceğin işler değil onlar.

Yusufiyeli 19.09.25 12:44

Alıntı:

Ebabile Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686161)
Her akşam yatmadan evvel bir bardak suya bir çay kaşığı sirke koyun kalem suresi 51 ve 52.ayeti 21 defa 7ser defa kafirun suresi ihlas suresi felak suresi nas suresi ayetel kursi 41 defa da Fatiha suresi okuyun bu terkibe en az 21 gün devam edin.
Hafta da bir kez defne yapragini kaynatarak icine bir cay kasigi sirke koyarak uygulamayi yapın.
Haftada yahut 15 günde bir kez de bir kovaya bir miktar kaya tuzu sirke üç adet defne yaprağı koyarak karistirin üzerine su ekleyin. Bu uygulamayı yaparken avret mahalleriniz kapali olsun ve bütün vucudunuzu bunun ile yıkayın. Kurulanmadan çıkın banyodan 20 _ 25 dakika bu şekilde bekleyin sonrasında tekrar yıkayın vücudunuzda kalmasın. Verdiğim dakikayı geçirmeyin bu ayrıntı önemli.
İnsaAllah sifa olacaktır.

‘’Arkadaşlar şeytanın marid soyundan olan azılı bir büyücüden nasil kurtulabilirim?’’ şeklinde soru yöneltmişsin birtakım tavsiyelerde bulunduğuna göre Havas hususunda malumatlara sahipsin gibi görünüyor. Kendi çabalarında bu büyünün tesirinden kurtulman mümkün olmadı mı?

Sessizadam 19.09.25 14:13

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686151)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne yapmalıyım hocam

Aurani düzeltmen lazım bu hoca tarafından olabilir
Ama istiğfar zikri çeksen faydana da olur

Erkanklc 19.09.25 14:15

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] neden hocam

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hoca tarafından auram nasıl düzelsin ki

Sessizadam 19.09.25 14:19

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686189)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] neden hocam

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hoca tarafından auram nasıl düzelsin ki

Varlıklarla düzeltirler
Boşlukları kapatırlar

Ebabile 19.09.25 14:42

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686182)
‘’Arkadaşlar şeytanın marid soyundan olan azılı bir büyücüden nasil kurtulabilirim?’’ şeklinde soru yöneltmişsin birtakım tavsiyelerde bulunduğuna göre Havas hususunda malumatlara sahipsin gibi görünüyor. Kendi çabalarında bu büyünün tesirinden kurtulman mümkün olmadı mı?

Karşımdaki büyücü ye daha kimsenin gücünün yettiğini görmedim. Keza biri durdurabilmis olsa idi burada 50 msj doldurup imas hocaya ulaşmaya calismazdim. Burayı bir arkadaşım dedi yaz kanka yetkili abiler var diye yoksa Allah biliyo ya aklıma gelmezdi benim

Vakia 19.09.25 15:09

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686188)
Aurani düzeltmen lazım bu hoca tarafından olabilir
Ama istiğfar zikri çeksen faydana da olur

Yav Sesso hacı hoca aurayı nasıl düzeltecek.
Aura sitrese,korkuya ,hırsa,bunalmaya,ani duygu değişimi ve yoğun yaşanan duygulara, musallat ve büyüye,kötü düşüncelere maruz kalırsa zayıflar enerjisi azalır.
Onu güçlendirebilmek içinde ibadet ve meditasyon yani sakin düşünce yapısı şarttır.
Aura eğer güçlü olursa kişiye musallat sokulamaz. Yoklama olabilir belki ama musallat yaşayamaz. Büyüde aynı şekilde.
Hangi bir evliyaya büyü tutmuş musallat sokulmuş. Bu mümkün değil zira adamların kadınların aurası güçlü

Sessizadam 19.09.25 16:31

Alıntı:

Vakia Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686199)
Yav Sesso hacı hoca aurayı nasıl düzeltecek.
Aura sitrese,korkuya ,hırsa,bunalmaya,ani duygu değişimi ve yoğun yaşanan duygulara, musallat ve büyüye,kötü düşüncelere maruz kalırsa zayıflar enerjisi azalır.
Onu güçlendirebilmek içinde ibadet ve meditasyon yani sakin düşünce yapısı şarttır.
Aura eğer güçlü olursa kişiye musallat sokulamaz. Yoklama olabilir belki ama musallat yaşayamaz. Büyüde aynı şekilde.
Hangi bir evliyaya büyü tutmuş musallat sokulmuş. Bu mümkün değil zira adamların kadınların aurası güçlü

Mahmud efendi hz.lerine de büyü yapmışlar
Peygamberimize bile yapmışlar ,nasıl etkilemesin başka kişileri
Peygamberimiz bundan dolayı hasta olmuş,ondan Alâ Evliya mı var
Vakıa hassas noktadan yine vurabilirim imas hocandan ama ben halledeyim bu sefer :)
(Kendi hocası aura düzeltiyor)

Aura günah isleyince de bozulur
Aura güçlü de olsa büyü yapılınca o büyü auraya yapışır,bozmadığın sürece musallata açık olursun

Erkanklc 19.09.25 17:44

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kafam karıştı varlıklar mi aurayi düzeltiyor

Erkanklc 19.09.25 17:56

Esnemekten ağzım yırtıldı ��

Sessizadam 19.09.25 18:03

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686212)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kafam karıştı varlıklar mi aurayi düzeltiyor

Öylede olabilir,hoca Kendi de yapabilir , okumayla da olabilir

İstiğfar vs.

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686214)
Esnemekten ağzım yırtıldı ��

Ne yaptın da oldu?

Zlll 19.09.25 18:18

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686096)
Bulunduğum ortama birileri gelince çok esniyorum gözümde yaş kalmıyor o derece esniyorum esnemekten çok yoruldum nazar diyeceğim de bana bakmıyordu bile esnememek için ne yapmalıyım

Şu an ezan okundu yine esnedim..

Bende böyleyim kalabalık ortamda bulunduğumda esnemekten mahvoluyorum , başıma ağrılar girmeye başlıyor . Ortamdaki herkes farkında oluyor ve üzerindeki ağırlıkların kaktığını söylüyorlar. Bu durumu neden yaşıyoruz ? Negatifleri neden biz çekiyoruz? Kendimizi nakdl şifalandırmalıyız ? Bunları araştırıyordum. Kalem süresi ile terkip verilmiş Allah razı olsun bende uygulayacağım Allahın izniyle inşallah şifa olur

Lonkia 19.09.25 18:23

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686209)
Mahmud efendi hz.lerine de büyü yapmışlar
Peygamberimize bile yapmışlar ,nasıl etkilemesin başka kişileri
Peygamberimiz bundan dolayı hasta olmuş,ondan Alâ Evliya mı var
Vakıa hassas noktadan yine vurabilirim imas hocandan ama ben halledeyim bu sefer :)
(Kendi hocası aura düzeltiyor)

Aura günah isleyince de bozulur
Aura güçlü de olsa büyü yapılınca o büyü auraya yapışır,bozmadığın sürece musallata açık olursun

Son cümlene bende destek olması açısından Kur'an'dan ayetler bırakmak isterim. İşlediğimiz her günah vücudumuzdaki günahın ilgili olduğu letaifin işleyiş düzenini bozar bu bozulmada auramıza etki eder ve auramızı zayıflatır.

"Yemin olsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık! Ve biz yaratılıştan/yaratılmışlardan gafil de değiliz." (Muminun 17)

İnsan bedenindeki 7 çakra diğer bir deyişle letaifler

"Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin." (Kaf 22)

3. göz çakrasındaki açılım perdenin kalkması

"Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların "kafa gözleri" üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür." (Bakara 7)

Zalimlerin, şeytanlaşmış insanların hiçbir zaman letaiflerinin tam anlamıyla düzgün çalışmayacak olması böylece zayıf auraya sahip olacaklarından şeytanlar vücutlarına kolayca yerleşebilecek.

Sessizadam 19.09.25 19:00

Alıntı:

Lonkia Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686218)
Son cümlene bende destek olması açısından Kur'an'dan ayetler bırakmak isterim. İşlediğimiz her günah vücudumuzdaki günahın ilgili olduğu letaifin işleyiş düzenini bozar bu bozulmada auramıza etki eder ve auramızı zayıflatır.

"Yemin olsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık! Ve biz yaratılıştan/yaratılmışlardan gafil de değiliz." (Muminun 17)

İnsan bedenindeki 7 çakra diğer bir deyişle letaifler

"Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin." (Kaf 22)

3. göz çakrasındaki açılım perdenin kalkması

"Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların "kafa gözleri" üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür." (Bakara 7)

Zalimlerin, şeytanlaşmış insanların hiçbir zaman letaiflerinin tam anlamıyla düzgün çalışmayacak olması böylece zayıf auraya sahip olacaklarından şeytanlar vücutlarına kolayca yerleşebilecek.


Allahu teala bizleri gaflette kalmaktan muhafaza eylesin

Lonkia 19.09.25 19:06

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686221)
Allahu teala bizleri gaflette kalmaktan muhafaza eylesin

Âmin, ecmain bi hürmeti Tâhâ ve Yâsîn :)

Yusufiyeli 19.09.25 19:18

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686209)
Mahmud efendi hz.lerine de büyü yapmışlar
Peygamberimize bile yapmışlar ,nasıl etkilemesin başka kişileri
Peygamberimiz bundan dolayı hasta olmuş,ondan Alâ Evliya mı var
Vakıa hassas noktadan yine vurabilirim imas hocandan ama ben halledeyim bu sefer :)
(Kendi hocası aura düzeltiyor)

Aura günah isleyince de bozulur
Aura güçlü de olsa büyü yapılınca o büyü auraya yapışır,bozmadığın sürece musallata açık olursun

Cessas: (Peygamberimize yapıldığı iddia edilen sihir olayını anlatarak, şunları söyler:) Bu gibi rivayetler, aşağılık ve değersiz cahillerle oynamak için inançsız kimseler tarafından uydurulmuştur. Bu inançta olanlar, Cenab-ı Allah'ın yalanladığı, iddiasının asılsız olduğunu, tuttuğu yolun yol olmadığını bildirdiği kimseleri doğrulamış olmaktadırlar.( Ebu Bekr el-Cessas, Ahkamu'l Kur'an, I'tisam Yay., c. 1, s. 157)
Elmalılı Hamdi Yazır: "... Bu rivayetlerin hepsinin sıhhati kabul edildiği takdirde bile, Resülullah'a velev bir an için olsun bir sihir yapılmış olduğuna mutlaka itikadın vücübunu ifade edecek kuvveti haiz değildir. Zira esas itibariyle haber-i ahad hududunu geçmiş değillerdir. Haber-i ahad'ın sıhhati ise itikadın cevazını ifade etse bile, vücübunu ifade eylemez. Halbuki bunda itikadın vücubu şöyle dursun, Kur'an'ın nassına muhalif olduğundan dolayı caiz bile olamayacağına kail olanlar vardır. Peygamber'e bir sihir yapıldığına ve O'nun hasbelbeşeriyye ondan biraz müteessir ve müteellim olduğuna itikad etmek caiz olabirse de vacib değildir."( Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 9.cilt , 6358) (Peygamber'e büyü yapıldığına O'nun beşer olması hasebiyle ondan biraz etkilenip biraz acı duyduğuna inanmak, caiz olabilirse de vacib değildir)
Seyyid Kutub: "Peygamberimiz (s.a.s.) hakkında -sahih, fakat mutevatir olmayan bazı hadisler rivayet edilmiştir... Evet, bu türlü rivayetler var. Fakat bu zayıf rivayetler peygamberliğin fiil ve tebliğlerindeki "ismet" sıfatına muhalif düşmektedir. Peygamber'in (s.a.s.) her sözü ve her hareketi birer sünnettir ve şeriattır. Bu itikat esasıyla o hadislerin bağdaştırılması mümkün değildir. Müşrikler Peygamberimiz'e büyülenmiş, sihir yapılmış bir kimse gözüyle bakınca Allah Teala derhal ayet inzal buyurarak onda sihir ve büyü gibi şeylerin bulunmadığını haber verdi. Mezkur hadisler Kur'an'daki bu habere de muhalif düşmektedir. Onun için bu rivayetler uzak görülmektedir. İnanç ve akide ile ilgili meselelerde bu türlü "ahad" hadislerle hükmolunamaz. Akaidde yegane kaynak Kur'an'dır. Hadis kaynaklarına gelince; inanç mevzuunda sadece "mütevatir" olan hadislerle amel edebiliriz. Mezkur hadisler ise mütevatir değildir. Bütün bunların dışında şunu da belirtelim ki, Felak ve Nas surelerinin Medine'de nazil olduğuna işaret eden zayıf rivayetlerin yanında, Mekke'de nazil olduğuna dair çok daha kuvvetli rivayetler vardır; tercih edilen rivayetler de bunlardır. "( Seyyid Kutub, Fi Zilali'l Kur'an, Hikmet Y. c. 16, s. 445-446)
M. izzet Derveze: "Surenin Mekke'de nazil olduğu doğru olunca, Peygamber'in sihirlenmesi hakkında surenin peşinden getirilen ve özellikle surenin bu yüzden indiğini söyleyen diğer rivayetler kökten yıkılmış ve surenin hedefleri hakkında bizim belirttiklerimizin doğruluğu ortaya çıkmış olmaktadır... Biz surenin, (Peygamber'in) sihirlenmesi hakkında Hz. Aişe'den naklen Buhari ve Müslim'in rivayet ettiği hadis karşısında hayret ediyoruz." demektedir. (Izzet Derveze, el-Tefsiru'l-Hadis, Nuzul Sırasına Göre Kur'an Tefsiri, I, 216)
Muhammed el Gazali şöyle der: "Buhari dahi rivayet etse, bu doğru değildir. Buhari'nin rivayetine göre, Lebid bin A'sam, Hz. Peygamber'e sihir yapmış ve bunun üzerine Muavvizeteyn sureleri nazil olmuştur. Şimdi soruyorum, elimizdeki mushaf Muavvizeteyn'in Mekke'de nazil olduğunu söylüyor. Sihir hadisesi ise Medine'de vuku bulmuştur. Kime inanalım; Buhari'ye mi, Mushaf'a mı? Peki, uyuduğu halde, kalbi sürekli Allah ile beraber olan bir peygamber, nasıl olur da bir yahudinin sihrin- den etkilenir? Bu, aklın kabul edeceği bir söz değildir."( El-Muslimun, Sünnet Üzerine Bir Kitap ve Bir Açık Oturum, trc. Mehmet Görmez (Ali Özek'in Muhammed el-Gazali'den tercüme ettiği Fakihlere ve Muhaddislere Göre Nebevi Sünnetin sonunda) İstanbul 1992 sayfa 292)
Halil Günenç: Hadisi tenkit eden Halil Günenç başta Sahihayn olmak üzere hadis kitaplarında geçen, yapmadığı şeyi yapıyormuş gibi gelmesi durumunu kabul etmez ve şöyle der: "Müfessirlerin ifade ettikleri üzere Rasulullah'a (a.s.) büyü yapılmış ve bunun sonucunda da rahatsız olmuşlardı. Ancak olayda bazı abartmaların da olduğu muhakkaktır. Çünkü Rasulullah'ın nakledildiği gibi akli dengesi hiçbir zaman bozulmamış, yapmadığı şeyi yapmış ya da söylemediği bir şeyi söylemiş gibi bazı hayallere de kapılmamıştır. Bütün bunlar, birer yalan ve iftiradır. Eğer iddia edildiği gibi bir durum sözkonusu olsaydı, Rasulullah'ın (a.s.) söz ve fiillerine itibar edilmezdi. Kaldı ki bu durum vahiy ile vahiy olmayan şeylerin birbirine karışmasına yol açacağından müslümanlar için hüccet teşkil etmesi mümkün olmazdı. Oysa böyle bir durum yoktur ve tamamıyla uydurmadır."""( Halil Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, 1/48)

Erkanklc 19.09.25 22:07

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne yapmış olabilirim ki hocam

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] cidden mıknatıs gibi negatif enerjiyi çekiyoruz yoruldummm

Sessizadam 19.09.25 22:38

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686240)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne yapmış olabilirim ki hocam

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] cidden mıknatıs gibi negatif enerjiyi çekiyoruz yoruldummm

Okuma açısından vs. Sordum
Durup dururken hiç uykun da yoksa daha kötü

Erkanklc 19.09.25 22:53

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] neden kötüüü

Sessizadam 19.09.25 23:41

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686240)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne yapmış olabilirim ki hocam

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] cidden mıknatıs gibi negatif enerjiyi çekiyoruz yoruldummm

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686246)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] neden kötüüü

Auran kötü demek çünkü ,enerjin azken üstelik

Sessizadam 19.09.25 23:59

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686224)
Cessas: (Peygamberimize yapıldığı iddia edilen sihir olayını anlatarak, şunları söyler:) Bu gibi rivayetler, aşağılık ve değersiz cahillerle oynamak için inançsız kimseler tarafından uydurulmuştur. Bu inançta olanlar, Cenab-ı Allah'ın yalanladığı, iddiasının asılsız olduğunu, tuttuğu yolun yol olmadığını bildirdiği kimseleri doğrulamış olmaktadırlar.( Ebu Bekr el-Cessas, Ahkamu'l Kur'an, I'tisam Yay., c. 1, s. 157)
Elmalılı Hamdi Yazır: "... Bu rivayetlerin hepsinin sıhhati kabul edildiği takdirde bile, Resülullah'a velev bir an için olsun bir sihir yapılmış olduğuna mutlaka itikadın vücübunu ifade edecek kuvveti haiz değildir. Zira esas itibariyle haber-i ahad hududunu geçmiş değillerdir. Haber-i ahad'ın sıhhati ise itikadın cevazını ifade etse bile, vücübunu ifade eylemez. Halbuki bunda itikadın vücubu şöyle dursun, Kur'an'ın nassına muhalif olduğundan dolayı caiz bile olamayacağına kail olanlar vardır. Peygamber'e bir sihir yapıldığına ve O'nun hasbelbeşeriyye ondan biraz müteessir ve müteellim olduğuna itikad etmek caiz olabirse de vacib değildir."( Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 9.cilt , 6358) (Peygamber'e büyü yapıldığına O'nun beşer olması hasebiyle ondan biraz etkilenip biraz acı duyduğuna inanmak, caiz olabilirse de vacib değildir)
Seyyid Kutub: "Peygamberimiz (s.a.s.) hakkında -sahih, fakat mutevatir olmayan bazı hadisler rivayet edilmiştir... Evet, bu türlü rivayetler var. Fakat bu zayıf rivayetler peygamberliğin fiil ve tebliğlerindeki "ismet" sıfatına muhalif düşmektedir. Peygamber'in (s.a.s.) her sözü ve her hareketi birer sünnettir ve şeriattır. Bu itikat esasıyla o hadislerin bağdaştırılması mümkün değildir. Müşrikler Peygamberimiz'e büyülenmiş, sihir yapılmış bir kimse gözüyle bakınca Allah Teala derhal ayet inzal buyurarak onda sihir ve büyü gibi şeylerin bulunmadığını haber verdi. Mezkur hadisler Kur'an'daki bu habere de muhalif düşmektedir. Onun için bu rivayetler uzak görülmektedir. İnanç ve akide ile ilgili meselelerde bu türlü "ahad" hadislerle hükmolunamaz. Akaidde yegane kaynak Kur'an'dır. Hadis kaynaklarına gelince; inanç mevzuunda sadece "mütevatir" olan hadislerle amel edebiliriz. Mezkur hadisler ise mütevatir değildir. Bütün bunların dışında şunu da belirtelim ki, Felak ve Nas surelerinin Medine'de nazil olduğuna işaret eden zayıf rivayetlerin yanında, Mekke'de nazil olduğuna dair çok daha kuvvetli rivayetler vardır; tercih edilen rivayetler de bunlardır. "( Seyyid Kutub, Fi Zilali'l Kur'an, Hikmet Y. c. 16, s. 445-446)
M. izzet Derveze: "Surenin Mekke'de nazil olduğu doğru olunca, Peygamber'in sihirlenmesi hakkında surenin peşinden getirilen ve özellikle surenin bu yüzden indiğini söyleyen diğer rivayetler kökten yıkılmış ve surenin hedefleri hakkında bizim belirttiklerimizin doğruluğu ortaya çıkmış olmaktadır... Biz surenin, (Peygamber'in) sihirlenmesi hakkında Hz. Aişe'den naklen Buhari ve Müslim'in rivayet ettiği hadis karşısında hayret ediyoruz." demektedir. (Izzet Derveze, el-Tefsiru'l-Hadis, Nuzul Sırasına Göre Kur'an Tefsiri, I, 216)
Muhammed el Gazali şöyle der: "Buhari dahi rivayet etse, bu doğru değildir. Buhari'nin rivayetine göre, Lebid bin A'sam, Hz. Peygamber'e sihir yapmış ve bunun üzerine Muavvizeteyn sureleri nazil olmuştur. Şimdi soruyorum, elimizdeki mushaf Muavvizeteyn'in Mekke'de nazil olduğunu söylüyor. Sihir hadisesi ise Medine'de vuku bulmuştur. Kime inanalım; Buhari'ye mi, Mushaf'a mı? Peki, uyuduğu halde, kalbi sürekli Allah ile beraber olan bir peygamber, nasıl olur da bir yahudinin sihrin- den etkilenir? Bu, aklın kabul edeceği bir söz değildir."( El-Muslimun, Sünnet Üzerine Bir Kitap ve Bir Açık Oturum, trc. Mehmet Görmez (Ali Özek'in Muhammed el-Gazali'den tercüme ettiği Fakihlere ve Muhaddislere Göre Nebevi Sünnetin sonunda) İstanbul 1992 sayfa 292)
Halil Günenç: Hadisi tenkit eden Halil Günenç başta Sahihayn olmak üzere hadis kitaplarında geçen, yapmadığı şeyi yapıyormuş gibi gelmesi durumunu kabul etmez ve şöyle der: "Müfessirlerin ifade ettikleri üzere Rasulullah'a (a.s.) büyü yapılmış ve bunun sonucunda da rahatsız olmuşlardı. Ancak olayda bazı abartmaların da olduğu muhakkaktır. Çünkü Rasulullah'ın nakledildiği gibi akli dengesi hiçbir zaman bozulmamış, yapmadığı şeyi yapmış ya da söylemediği bir şeyi söylemiş gibi bazı hayallere de kapılmamıştır. Bütün bunlar, birer yalan ve iftiradır. Eğer iddia edildiği gibi bir durum sözkonusu olsaydı, Rasulullah'ın (a.s.) söz ve fiillerine itibar edilmezdi. Kaldı ki bu durum vahiy ile vahiy olmayan şeylerin birbirine karışmasına yol açacağından müslümanlar için hüccet teşkil etmesi mümkün olmazdı. Oysa böyle bir durum yoktur ve tamamıyla uydurmadır."""( Halil Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, 1/48)

Peygamber efendimizde bizler gibi insani özelliklere sahipti.uhudta da aynı şekilde normal zamanda da
Tabi Allahu Teala'nın yardımı onunlaydı
Bazı olaylar da biz müslümanlara örnek olması açısından vuku bulduğu malumdur.
Bu mesele hakkında araştırma yapmak için önce, Rasulullah (asm)'a sihir yapılıp yapılmadığını ve bunun tesiri altında kalıp kalmadığını tarihi senetlerle tesbit etmek gerekir. Eğer bu rivayetler doğruysa, o zaman olayın mahiyetinin ne olduğuna bakarız. Daha sonra da bu tarihi senetlere yapılan itirazların ne kadar haklı olduğuna bakmak gerekir.

İlk çağlardaki Müslüman ulema, doğruluk konusundaki aşırı titizliklerinden dolayı hiçbir zaman gerçekleri saklamaya çalışmamışlardır. Tarihi olayları eksiksiz olarak gelecek nesillere ulaştırmışlardır. Sonraki nesillere aktarılan bu gerçeklerin ne gibi ters sonuçlar çıkarılmasına sebep olabileceğine aldırmadan gerçek ne ise olduğu gibi aktarmışlardır. Eğer bu olay senet ile ve pekçok şehadet ile isbatlanmışsa, o zaman dürüst bir ilim adamının bazı kötü neticelere bakarak bu tarihi olayları inkar etmesi doğru değildir. Bunun yanısıra tarihte vuku bulan kadarı ile yetinmeyerek kıyas yoluyla olayları abartmak da doğru bir davranış değildir. Dürüst tavır, tarihi olayları tarih olarak kabul ederek yola çıkan gerçekleri ortaya koymaktır.

Tarihi bakımdan, Rasulullah (asm)'a sihir yapıldığı ve Rasulullah (asm)'ın bundan etkilendiği doğrudur. Bunu, ilmi eleştiriye tabi tutar ve yanlış kabul edersek, hiçbir tarihi olayı vuku bulmuş olarak kabul edemeyiz. Bu olay Hz. Aişe, Zeyd b. Erkam ve İbn Abbas'tan, Buhari, Müslim, Nesei, İbn Mace, İmam Ahmed, Abdurrezzak Humeydi, Beyhaki, Taberani, İbn Sa'd, İbn Merduye, İbn Ebi Şeybe, Hakim, Abd b. Humayd v.s. muhaddisler tarafından bu kadar çeşitli ve müteaddit senetlerle nakledilmiştir ki, olay mütevatir seviyeye ulaşmıştır. Eğer bir rivayet kendi başına bir haberse fakat ayrıntısı diğer rivayetlerde varsa, onları bir araya getirerek bir tek rivayet haline dönüştürebiliriz:

Hudeybiye antlaşmasından sonra Rasulullah (asm) Medine'ye döndü. Hicri 7'de, Muharrem ayında Hayber Yahudilerine Medine'den bir heyet gitti. Heyet oradaki meşhur sihirbaz Lübeyd b. Asım ile görüştü. Bu kişi bir Ensar kabilesi olan Ben-i Züreyk'tendi. Heyet Lübeyd'e şöyle dedi: "Muhammed bize ne yaptı, biliyor musun? Pek çok kere ona sihir yapmaya çalıştık ama başaramadık. Şimdi sana geldik. Çünkü sen bizden daha büyük sihirbazsın. Şu üç altını kabul et ve Muhammed'e kuvvetli bir sihir yap!.." O dönemde Rasulullah (asm)'a Yahudi bir çocuk hizmet ediyordu. Onlar bu çocuk aracılığıyla Rasulullah (asm)'ın tarağını ve saç tellerini ele geçirdiler. Lübeyd, bu saç tellerini ve tarağı kullanarak Rasulullah (asm)'a sihir yaptı.

Bazı rivayetlere göre sihirbaz Lübeyd b. Asım'dı. Bazılarına göre onun kızkardeşleri daha büyük sihirbazdı. Bu nedenle Lübeyd, sihri onlara yaptırmıştı. Her halukarda sihir yapılmış ve hurmadan bir kılıf içine yerleştirilmişti. Lübeyd, bu sihri, Beni Züreyk'a ait olan Zervan veya Zî-ervan isimli kuyunun içine bir taşın altına sıkıştırmıştı. Sihrin Rasulullah (asm)'a tesir etmesi bir yıl almıştı. Senenin ikinci yarısında Rasulullah (asm)'ın mizacında bir değişiklik görülmeye başlandı. Son kırk gün şiddeti arttı. Son üç gün ise çok şiddetlendi. Ama en büyük tesiri Rasulullah (asm)'ın içinde büyük bir sıkıntı hissetmesi şeklinde oluyordu. Bazen yapmadığı bir işi yaptığını zannediyordu. Hanımlarını ziyaret etmeyi düşündüğü halde ziyaret ettiğini sanıyordu. Bazan da gördüğü bir şeyden şüphe ediyordu. Bir şeyi gördüğünü zannediyor, oysa görmemiş olduğunu hatırlamıyordu. Ama bu sihir O'nun sadece zatına mahsustu. Hatta başkaları O'nun bu durumunu farketmemişlerdi bile. Nübüvvet görevini ifa bakımından O'na (asm) hiçbir halel gelmemiştir. O dönemde Rasulullah (asm)'ın bir ayeti unuttuğu ya da yanlış okuduğuna dair hiçbir rivayet gelmemiştir. Sohbet, vaaz ve hutbelerinde aykırı bir talimat verdiğine dair de bir rivayet yoktur. Hakkında vahiy olmayan bir konuda vahiy ileri sürdüğüne rastlanmamıştır.

Namaz kılmadığı halde kıldığını zannettiği görülmemiştir. Eğer böyle bir şey olsaydı, bütün Arabistan'da herkesin haberi olur ve sihirin Rasulullah (asm)'ı yendiği çabucak yayılırdı. Rasulullah (asm)'ın nübüvvet görevi bu sihirden hiç etkilenmedi. Yalnız kendi şahsi hayatında bir miktar etkilenme olmuştur.

Bir gün Rasulullah (asm), Hz. Aişe (r.anha)'nin evindeydi. O gün Allah'a tekrar tekrar dua etmişti. Bu sırada uykuya daldı. Uyandığında Hz. Aişe (r.anha)'ye "Ben Allah'a sorduğum sorunun cevabını aldım." dedi. Hz. Aişe (r.anha) "O nedir?" diye sordu. Rasulullah (asm) şöyle buyurdu:

"İki kişi (yani melekler iki insan şeklinde) bana geldi. Birisi başımın, diğeri ayaklarımın tarafında durdu. Birincisi diğerine sordu. 'O'na ne oldu?' Öbürü cevap verdi: 'Buna sihir yapılmış.' Birincisi sordu: 'O'na kim sihir yaptı?' Öbürü cevap verdi: 'Lübeyd b. Asım.' Birincisi sordu: 'Ne içinde?' Öbürü cevap verdi: 'Tarak ve saçlar bir erkek hurma içinde.' Birincisi sordu: 'O nerede?' Öbürü cevap verdi: 'Beni Züreyk'in kuyusu Zervan (veya Zî-ervan) içinde, bir taşın altında.' Birincisi sordu: 'Ne yapmalı?' Öbürü cevap verdi: 'Kuyunun suyunu boşaltarak onu taşın altından çıkarmalı.'"

Rasulullah (asm); Hz. Ali (ra), Ammar b. Yasir ve Zübeyr'i gönderdi. Onlarla birlikte Cübeyr b. Iyaz el-Zurkî'yi ve Kays b. Muhsin el-Zurkî'yi de gönderdi. (Yani Beni Züreyk'in iki mensubunu da gönderdi.) Rasulullah (asm) daha sonra kendisi de birkaç ashabla oraya geldi. Kuyunun suyu boşaltılarak taşın altındaki kılıf çıkarıldı. Kılıfın içinde tarak ve saçlarla birlikte, bir ip üzerinde on bir düğüm ve mumdan bir putçuk buldular. Bu putçuğun üzerine de iğneler batırılmıştı.

Cebrail (as) gelerek Rasulullah (asm)'a "Muavvizeteyn'i oku" dedi. Rasulullah (asm)'ın her ayeti okuyuşunda bir düğüm çözülüyor, putçuk üzerindeki iğnelerden bir tanesi de çıkıyordu. Son ayete gelindiğinde düğümler çözülmüş ve iğneler çıkmıştı. Rasulullah (asm) sihrin tesirinden kurtulduğu için, kendisini bağlardan kurtulmuş gibi hissetti. Daha sonra Lübeyd'i çağırarak sorguya çekti. Lübeyd suçunu itiraf etti. Rasululllah (asm) da onu serbest bıraktı. Çünkü kendi kişisel meselesi için kimseden intikam almazdı. Ayrıca olayı duyanlar Lübeyd'i öldürmesinler diye çevresindekilere bu olayı yaymamalarını tenbih etti.

Rasulullah (asm)'a yapılan sihir hakkında rivayet edilen olayın tamamı budur. Bu rivayetten, sihir sonucunda Rasulullah (asm)'ın risaletinde eksiklik meydana geldiğinin çıkarılması mümkün değildir. Rasulullah (asm)'ın bir insan olarak Uhud savaşında görüldüğü gibi yara alması, bir hadiste sabit olduğu gibi; attan düşerek yaralanması, yine hadiste sabit olduğu üzere; akrep tarafından ısırılması O'nun (asm) nübüvvet görevini etkilemediği gibi, Allah'ın O'nu koruma altına almış olması ilkesine de ters düşmez. Çünkü Allah, O'nun peygamberliğini koruma altına almıştır. Bu nedenle Rasulullah (asm)'ın şahsi yönü sihir altında kalmış olarak hastalanabilir. Yani Rasulullah (asm)'a sihrin tesir etmesi mümkündür. Bu Kur'an-ı Kerim'le sabittir.

Mesela, A'raf suresinde Hz. Musa (as)'ın karşısındaki Firavun'un sihirbazlarının oradaki binlerce kişiyi sihirleyebildikleri açıklanmıştır. (A'raf, 7/116) Taha suresinde ise sihirbazlar iplerini ve sopalarını yere attıklarında bunların sadece diğer insanlara değil, Hz. Musa (as)'a da yılan gibi göründükleri; sopa ve iplerin kendisine koşarak geldiğini gören Hz. Musa (as)'ın da korktuğu ifade edilmiştir. Hatta Allah (c.c.) O'na "Korkma, sen galip geleceksin, âsânı at!." demiştir.(Tâhâ, 20/66-67)

Kafirler, Rasulullah (asm)'ı sihirlenmiş olarak nitelerken, O'nun sihirden etkilenerek hastalanmasını kastetmiyorlardı. Kafirler Rasulullah (asm)'ın sihir etkisi altında mecnun olduğunu ve nübüvvet iddiası ile cennet ve cehennem efsaneleri anlattığını söylüyorlardı. Tarihen sabit olduğu üzere, Rasulullah (asm)'ın sihirden etkilenmesi sadece şahsi yönüyle sınırlı kalmış, nübüvvet görevi bundan kesinlikle etkilenmemiştir. Zaten kafirler de O'nun sihir etkisi altında kalmasını birinci anlamda anlamıyorlardı.

Bu açıklamalara göre Peygamber Efendimiz (asm) kendisine yapılan sihirden şahsi olarak etkilenmiş ve bundan rahatsız olunca da Muavvizeteyn Sureleri olarak bilinen Nas ve Felak Suerelerin inmesine neden olmuştur. Ayrıca yapılan sihrin Peygamberimiz (asm)'e bildirilmesiyle Onun bir mucizesi gerçekleşmiş; Allah'ın izniyle sihrin yerini, onu yapanı bildirmiş ve Muavvizteyn surelerinden okuduğu her ayet ile sihrin tesiri tek tek yok olmuştur. Böylece bu surelerin sihir ve büyü gibi şeylere şifa olduğu da uygulamalı olarak gösterilmiş oldu.

Yusufiyeli 20.09.25 10:40

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 686252)
Peygamber efendimizde bizler gibi insani özelliklere sahipti.uhudta da aynı şekilde normal zamanda da
Tabi Allahu Teala'nın yardımı onunlaydı
Bazı olaylar da biz müslümanlara örnek olması açısından vuku bulduğu malumdur.
Bu mesele hakkında araştırma yapmak için önce, Rasulullah (asm)'a sihir yapılıp yapılmadığını ve bunun tesiri altında kalıp kalmadığını tarihi senetlerle tesbit etmek gerekir. Eğer bu rivayetler doğruysa, o zaman olayın mahiyetinin ne olduğuna bakarız. Daha sonra da bu tarihi senetlere yapılan itirazların ne kadar haklı olduğuna bakmak gerekir.

İlk çağlardaki Müslüman ulema, doğruluk konusundaki aşırı titizliklerinden dolayı hiçbir zaman gerçekleri saklamaya çalışmamışlardır. Tarihi olayları eksiksiz olarak gelecek nesillere ulaştırmışlardır. Sonraki nesillere aktarılan bu gerçeklerin ne gibi ters sonuçlar çıkarılmasına sebep olabileceğine aldırmadan gerçek ne ise olduğu gibi aktarmışlardır. Eğer bu olay senet ile ve pekçok şehadet ile isbatlanmışsa, o zaman dürüst bir ilim adamının bazı kötü neticelere bakarak bu tarihi olayları inkar etmesi doğru değildir. Bunun yanısıra tarihte vuku bulan kadarı ile yetinmeyerek kıyas yoluyla olayları abartmak da doğru bir davranış değildir. Dürüst tavır, tarihi olayları tarih olarak kabul ederek yola çıkan gerçekleri ortaya koymaktır.

Tarihi bakımdan, Rasulullah (asm)'a sihir yapıldığı ve Rasulullah (asm)'ın bundan etkilendiği doğrudur. Bunu, ilmi eleştiriye tabi tutar ve yanlış kabul edersek, hiçbir tarihi olayı vuku bulmuş olarak kabul edemeyiz. Bu olay Hz. Aişe, Zeyd b. Erkam ve İbn Abbas'tan, Buhari, Müslim, Nesei, İbn Mace, İmam Ahmed, Abdurrezzak Humeydi, Beyhaki, Taberani, İbn Sa'd, İbn Merduye, İbn Ebi Şeybe, Hakim, Abd b. Humayd v.s. muhaddisler tarafından bu kadar çeşitli ve müteaddit senetlerle nakledilmiştir ki, olay mütevatir seviyeye ulaşmıştır. Eğer bir rivayet kendi başına bir haberse fakat ayrıntısı diğer rivayetlerde varsa, onları bir araya getirerek bir tek rivayet haline dönüştürebiliriz:

Hudeybiye antlaşmasından sonra Rasulullah (asm) Medine'ye döndü. Hicri 7'de, Muharrem ayında Hayber Yahudilerine Medine'den bir heyet gitti. Heyet oradaki meşhur sihirbaz Lübeyd b. Asım ile görüştü. Bu kişi bir Ensar kabilesi olan Ben-i Züreyk'tendi. Heyet Lübeyd'e şöyle dedi: "Muhammed bize ne yaptı, biliyor musun? Pek çok kere ona sihir yapmaya çalıştık ama başaramadık. Şimdi sana geldik. Çünkü sen bizden daha büyük sihirbazsın. Şu üç altını kabul et ve Muhammed'e kuvvetli bir sihir yap!.." O dönemde Rasulullah (asm)'a Yahudi bir çocuk hizmet ediyordu. Onlar bu çocuk aracılığıyla Rasulullah (asm)'ın tarağını ve saç tellerini ele geçirdiler. Lübeyd, bu saç tellerini ve tarağı kullanarak Rasulullah (asm)'a sihir yaptı.

Bazı rivayetlere göre sihirbaz Lübeyd b. Asım'dı. Bazılarına göre onun kızkardeşleri daha büyük sihirbazdı. Bu nedenle Lübeyd, sihri onlara yaptırmıştı. Her halukarda sihir yapılmış ve hurmadan bir kılıf içine yerleştirilmişti. Lübeyd, bu sihri, Beni Züreyk'a ait olan Zervan veya Zî-ervan isimli kuyunun içine bir taşın altına sıkıştırmıştı. Sihrin Rasulullah (asm)'a tesir etmesi bir yıl almıştı. Senenin ikinci yarısında Rasulullah (asm)'ın mizacında bir değişiklik görülmeye başlandı. Son kırk gün şiddeti arttı. Son üç gün ise çok şiddetlendi. Ama en büyük tesiri Rasulullah (asm)'ın içinde büyük bir sıkıntı hissetmesi şeklinde oluyordu. Bazen yapmadığı bir işi yaptığını zannediyordu. Hanımlarını ziyaret etmeyi düşündüğü halde ziyaret ettiğini sanıyordu. Bazan da gördüğü bir şeyden şüphe ediyordu. Bir şeyi gördüğünü zannediyor, oysa görmemiş olduğunu hatırlamıyordu. Ama bu sihir O'nun sadece zatına mahsustu. Hatta başkaları O'nun bu durumunu farketmemişlerdi bile. Nübüvvet görevini ifa bakımından O'na (asm) hiçbir halel gelmemiştir. O dönemde Rasulullah (asm)'ın bir ayeti unuttuğu ya da yanlış okuduğuna dair hiçbir rivayet gelmemiştir. Sohbet, vaaz ve hutbelerinde aykırı bir talimat verdiğine dair de bir rivayet yoktur. Hakkında vahiy olmayan bir konuda vahiy ileri sürdüğüne rastlanmamıştır.

Namaz kılmadığı halde kıldığını zannettiği görülmemiştir. Eğer böyle bir şey olsaydı, bütün Arabistan'da herkesin haberi olur ve sihirin Rasulullah (asm)'ı yendiği çabucak yayılırdı. Rasulullah (asm)'ın nübüvvet görevi bu sihirden hiç etkilenmedi. Yalnız kendi şahsi hayatında bir miktar etkilenme olmuştur.

Bir gün Rasulullah (asm), Hz. Aişe (r.anha)'nin evindeydi. O gün Allah'a tekrar tekrar dua etmişti. Bu sırada uykuya daldı. Uyandığında Hz. Aişe (r.anha)'ye "Ben Allah'a sorduğum sorunun cevabını aldım." dedi. Hz. Aişe (r.anha) "O nedir?" diye sordu. Rasulullah (asm) şöyle buyurdu:

"İki kişi (yani melekler iki insan şeklinde) bana geldi. Birisi başımın, diğeri ayaklarımın tarafında durdu. Birincisi diğerine sordu. 'O'na ne oldu?' Öbürü cevap verdi: 'Buna sihir yapılmış.' Birincisi sordu: 'O'na kim sihir yaptı?' Öbürü cevap verdi: 'Lübeyd b. Asım.' Birincisi sordu: 'Ne içinde?' Öbürü cevap verdi: 'Tarak ve saçlar bir erkek hurma içinde.' Birincisi sordu: 'O nerede?' Öbürü cevap verdi: 'Beni Züreyk'in kuyusu Zervan (veya Zî-ervan) içinde, bir taşın altında.' Birincisi sordu: 'Ne yapmalı?' Öbürü cevap verdi: 'Kuyunun suyunu boşaltarak onu taşın altından çıkarmalı.'"

Rasulullah (asm); Hz. Ali (ra), Ammar b. Yasir ve Zübeyr'i gönderdi. Onlarla birlikte Cübeyr b. Iyaz el-Zurkî'yi ve Kays b. Muhsin el-Zurkî'yi de gönderdi. (Yani Beni Züreyk'in iki mensubunu da gönderdi.) Rasulullah (asm) daha sonra kendisi de birkaç ashabla oraya geldi. Kuyunun suyu boşaltılarak taşın altındaki kılıf çıkarıldı. Kılıfın içinde tarak ve saçlarla birlikte, bir ip üzerinde on bir düğüm ve mumdan bir putçuk buldular. Bu putçuğun üzerine de iğneler batırılmıştı.

Cebrail (as) gelerek Rasulullah (asm)'a "Muavvizeteyn'i oku" dedi. Rasulullah (asm)'ın her ayeti okuyuşunda bir düğüm çözülüyor, putçuk üzerindeki iğnelerden bir tanesi de çıkıyordu. Son ayete gelindiğinde düğümler çözülmüş ve iğneler çıkmıştı. Rasulullah (asm) sihrin tesirinden kurtulduğu için, kendisini bağlardan kurtulmuş gibi hissetti. Daha sonra Lübeyd'i çağırarak sorguya çekti. Lübeyd suçunu itiraf etti. Rasululllah (asm) da onu serbest bıraktı. Çünkü kendi kişisel meselesi için kimseden intikam almazdı. Ayrıca olayı duyanlar Lübeyd'i öldürmesinler diye çevresindekilere bu olayı yaymamalarını tenbih etti.

Rasulullah (asm)'a yapılan sihir hakkında rivayet edilen olayın tamamı budur. Bu rivayetten, sihir sonucunda Rasulullah (asm)'ın risaletinde eksiklik meydana geldiğinin çıkarılması mümkün değildir. Rasulullah (asm)'ın bir insan olarak Uhud savaşında görüldüğü gibi yara alması, bir hadiste sabit olduğu gibi; attan düşerek yaralanması, yine hadiste sabit olduğu üzere; akrep tarafından ısırılması O'nun (asm) nübüvvet görevini etkilemediği gibi, Allah'ın O'nu koruma altına almış olması ilkesine de ters düşmez. Çünkü Allah, O'nun peygamberliğini koruma altına almıştır. Bu nedenle Rasulullah (asm)'ın şahsi yönü sihir altında kalmış olarak hastalanabilir. Yani Rasulullah (asm)'a sihrin tesir etmesi mümkündür. Bu Kur'an-ı Kerim'le sabittir.

Mesela, A'raf suresinde Hz. Musa (as)'ın karşısındaki Firavun'un sihirbazlarının oradaki binlerce kişiyi sihirleyebildikleri açıklanmıştır. (A'raf, 7/116) Taha suresinde ise sihirbazlar iplerini ve sopalarını yere attıklarında bunların sadece diğer insanlara değil, Hz. Musa (as)'a da yılan gibi göründükleri; sopa ve iplerin kendisine koşarak geldiğini gören Hz. Musa (as)'ın da korktuğu ifade edilmiştir. Hatta Allah (c.c.) O'na "Korkma, sen galip geleceksin, âsânı at!." demiştir.(Tâhâ, 20/66-67)

Kafirler, Rasulullah (asm)'ı sihirlenmiş olarak nitelerken, O'nun sihirden etkilenerek hastalanmasını kastetmiyorlardı. Kafirler Rasulullah (asm)'ın sihir etkisi altında mecnun olduğunu ve nübüvvet iddiası ile cennet ve cehennem efsaneleri anlattığını söylüyorlardı. Tarihen sabit olduğu üzere, Rasulullah (asm)'ın sihirden etkilenmesi sadece şahsi yönüyle sınırlı kalmış, nübüvvet görevi bundan kesinlikle etkilenmemiştir. Zaten kafirler de O'nun sihir etkisi altında kalmasını birinci anlamda anlamıyorlardı.

Bu açıklamalara göre Peygamber Efendimiz (asm) kendisine yapılan sihirden şahsi olarak etkilenmiş ve bundan rahatsız olunca da Muavvizeteyn Sureleri olarak bilinen Nas ve Felak Suerelerin inmesine neden olmuştur. Ayrıca yapılan sihrin Peygamberimiz (asm)'e bildirilmesiyle Onun bir mucizesi gerçekleşmiş; Allah'ın izniyle sihrin yerini, onu yapanı bildirmiş ve Muavvizteyn surelerinden okuduğu her ayet ile sihrin tesiri tek tek yok olmuştur. Böylece bu surelerin sihir ve büyü gibi şeylere şifa olduğu da uygulamalı olarak gösterilmiş oldu.

Farklı bakış açıları geliştirmen için yazıyorum bilhassa Felak ve Nas surelerinin nüzul sebepleri arasında alimler arasında görüş farklılıkları mevcuttur. Geçmişte, bu rivayetleri Felak ve Nas surelerinin nüzul sebepleri arasında gösteren bazı müfessirler olmuştur. Bu alimlere göre bu sureler Medine'de nazil olmuştur. Çünkü Lebid b. el-A'sam adlı şahsın yaptığı bu büyü olayı Medine döneminde meydana gelmiştir. (Derveze, et-Tefsiru'l-Hadis, 1, 198; Sübki, el-Menhel, VIII, 118) Ancak diğer bazı müfessirler de bu surelerin Mekke döneminde indirildiğini kaydetmektedirler.
Bu durumda Hz. Peygamber'e sihir yapıldığından bahseden anılan rivayetlerin, bu surelerin inmesiyle herhangi bir ilgisi söz konusu değildir. Nitekim Derveze, bu rivayetlerin, bu surelerin inmesinden çok sonra ortaya atıldığı görüşündedir. Derveze bu konuda şunları söylemektedir:
"Aslında yalnızca Sa'lebi'nin bu senedsiz rivayeti değil, bu konudaki senedli rivayetler de birbirini tutmaz, çelişkilerle doludur. Bu rivayetlerin hiçbiri surenin iniş sebebi olamaz. Çünkü bu süre Medine'de değil, Mekke'de inmiştir. Hasan, Ata, Ikrime, Cabir ve Kureyb'in Ibn Abbas'tan rivayetine göre sure Mekki'dir. Salih, Katade ve bir grubun da Ibn Abbas'tan rivayetine göre sure Medeni'dir. ‘'Fakat surenin Mekki olduğu rivayeti daha doğrudur. Ibn Cevzi de, surenin Mekke'de Fil suresinden sonra indiğini söylemistir. "

imas 20.09.25 12:18

hz. peygambere büyü yapildigi bir gercektir, bu hadise buhari ve müslum hadislerinde de mevcuttur

Tarihi bakımdan, Rasulullah (asm)'a sihir yapıldığı ve Rasulullah (asm)'ın bundan etkilendiği doğrudur. Bunu, ilmi eleştiriye tabi tutar ve yanlış kabul edersek, hiçbir tarihi olayı vuku bulmuş olarak kabul edemeyiz. Bu olay Hz. Aişe, Zeyd b. Erkam ve İbn Abbas'tan, Buhari, Müslim, Nesei, İbn Mace, İmam Ahmed, Abdurrezzak Humeydi, Beyhaki, Taberani, İbn Sa'd, İbn Merduye, İbn Ebi Şeybe, Hakim, Abd b. Humayd v.s. muhaddisler tarafından bu kadar çeşitli ve müteaddit senetlerle nakledilmiştir ki, olay mütevatir seviyeye ulaşmıştır. Eğer bir rivayet kendi başına bir haberse fakat ayrıntısı diğer rivayetlerde varsa, onları bir araya getirerek bir tek rivayet haline dönüştürebiliriz:

Benî Züreyk Yahudîlerinden Lebid b. el-A’sam tarafından Hz. Peygamber (s.a.v)’e sihir yapıldı. Öyle ki, Rasulullah (s.a.v) yapmadığı bir şeyi yaptım vehmine düşüyordu. Bir gün benim yanımda iken Allah'a dua etti, sonra tekrar dua etti. Ve dedi ki:

“Ey Aişe, hissettin mi, sorduğum husustâ Allah bânâ fetvâ verdi?”

“Hangi hususta Ey Allah'ın Resülü?” dedim.

“İki kişi bana gelip, biri başucumda, diğeri de ayak tarafımda oturdu. Biri diğerine:

“Bu zâtın rahâtsızlığı nedir?” dedi. Öbürü: “Büyüdür!” dedi. Önceki tekrar sordu: “Kim büyüledi?” Diğeri: “Lebîd İbnu'l-Asâm adındaki Benî Züreykli bir Yahudî.” diye cevap verdi. Öbürü:

“Büyüyü neye yaptı?” dedi. Arkadâşı: “Bir târâkla saç döküntüsüne ve bir de erkek hurmâ tomurcuğunun içine!” cevabını verdi. Diğeri:

“Pekalâ, şimdi nerede?” diye sordu. Arkâdaşı: “Zervân kuyusunda!” cevâbını verdi.”

Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) Ashâbından bir grupla birlikte (r.a) kuyuya gitti, ona baktı, kuyunun üzerinde bir hurma vardı. Sonra benim yanıma dönüp:

“Ey Aişe! Allah'a yemin olsun, kuyunun suyu sanki kına ıslatılmış gibi (bulanık) ve (o kuyu iIe sulanan) hurmâ ağaçlarının başları da sanki şeytanların başları gibiydi!” dedi. Ben:

“Ey Allah'ın Resülü! Onu (kuyudan) çıkardın mı?” diye sordum. “Hayır” dedi ve ilave etti:

“Bana gelince, Allah bana âfiyet lutfetti ve şifa verdi. Ben ondan halka bir şer gelmesine sebep olmaktan korktum!”

Resulullah onun gömülmesini emretti ve yere gömüldü.” (Buhârî, Tıbb, 47, 49, 50; Cizye, 14, Edeb, 56; Bed’ul-Halk, 11; Müslim, Selâm, 43)

Kadı Iyaz, “Sihir Hz. Peygamberin sadece vücudu ve azaları üzerinde tesirini gösterdi, onun temyiz gücünde ve düşüncesinde (yani aklında, fikrinde) bir etki göstermedi.” demektedir. (İbn Hacer, Fethu’l-Bari, X/185)

ALINTI

Erkanklc 21.09.25 14:01

Sanırım auram yırtılmış esnemekten ağzım yırtıldı


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:09.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148