![]() |
|
#41
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#42
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#43
|
||||
|
||||
|
Kader olmuş ve olacak her şeyi Allah’ın ezelden bilmesi ve mahiyetini bizim bilemediğimiz bir şekilde ve yine mahiyetini bilmediğimiz bir ana kitapta yazmış olmasıdır. Ama bunda öyle ilahi bir sır vardır ki, işte bu noktada Kuran’ı Kerim’deki iki kavrama daha değinmeliyim: Mahv ve İspat. Yani silme ve sabit tutma. Şöyle buyurulur:’’ Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır. Bütün kitapların aslı onun yanındadır. ‘’ (Rad suresi 39.ayet). Sanki Allah işte o ezelde yazdıklarından bazılarını siler bazılarını ise aynen uygular.
Bu durum kader konusunda ‘’mahv ve ispat’’ dairesi diye bilinen şeydir. Bunun en makul ve makbul izahı şöyledir. Olup biten her şey kader açısından ikiye ayrılır: İnsan iradesiyle ilişkili olmayan alan ki, genellikle olan da budur. İnsan iradesiyle ilişkili olan alan. İşte bu ikincisinde Allah insana bir ölçüde seçme ve müdahale etme hakkı ve yetkisi vermiştir. Ama bu yetki de yine sınırsız değildir. Yani bir noktada insanın önünde mesela beş tercih var da o onlardan birisini seçerse onun iradesine bağlı olarak Allah da onu yaratır. Ve bu beş ihtimal içerisinden seçtiği ispat edilmiş sabitlenmiş diğer dördü ise mahvedilmiş silinmiş olur. İnsanın hangi ihtimali seçeceğini bildiği halde Allah ona böyle bir seçenek yetkisi vermiştir. O da bu alanda bu yetkisi sebebiyle sorumludur. Onun için Hz. Peygamber’e ‘’Mademki Allah’ın bir takdiri var, artık biz neden çaba gösterelim ki?’’ diye soranlara: ’Siz çalışın çünkü herkes ne için yaratılmış ise onu yapmaya muktedirdir’’(Buhari) buyurmuştur. İlginçtir ki, bizzat bu ‘’mahv ve ispat’’ ayetinin bulunduğu sürede bunu açıklar gibi duran şu ayette mevcuttur: ‘’ Onu her şeyi ile izleyenler vardır. Allah'ın işinden olarak onu gözetirler. Kuşkusuz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. Ve Allah, kötü bir halka ceza vermeyi istediğinde hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.’’(Rad suresi 11.ayet) yani insan için potansiyel bir hareket alanı vardır ve o alandaki ihtimallerden birini seçmesi onun iradesiyledir. Seçince diğer ihtimaller silinmiş seçtiği de ispat edilmiş olur. Şu hadis şerifler de bunu anlatıyor olmalıdır: ‘’Kaderi ancak dua değiştirebilir, ömrü de ancak iyilikler uzatabilir’’ (İmam Ahmed, Tirmizi ve İbn Mace) ‘’Akraba ile ilgilenmek /sıla-ı rahim, ömrü uzatır, sadakalar da Allah’ın gazabını söndürür (Taberani) yani insan için dua etmesine ve etmemesine iyilikler yapmasına ve yapmamasına göre potansiyel ve geniş bir kader çizilmiştir. Onun bu ihtimallerden birini seçmesiyle diğer ihtimaller silinir ve onun sabitlenmiş kaderi bu olmuş olur. Duanın varlığı başlı başına mahv ve ispatın delilidir. Bu noktada karşımıza bir de Kaza kavramı çıkar. Aslında Kaza ve Kader denmiş olması bile bu iki alana işaret eder. Kaza hükmetme ve uygulama demektir Dolayısıyla Allah’ın takdir ettiği şeye en baştan hükmünü vermesi Kaza olabileceği gibi sonunda onu takdir etmesi gibi uygulamasıda Kaza olabilir. Onun için Kaza ve Kader kavramları birbiri yerine kullanılır. Bu durum bile işin başının da sonunun da Allah için aynı olduğunu gösterir. Bu bilgilerle mesela evlilik bir kader midir? Sorusu da cevaplanmış olur. Evet olmuş ve olacak olan her şey bir kaza ve kaderin sonucudur. Bir insanın Ali, Hasan, Kenan, Sami gibi pek çok kişiden biriyle evlenmeyi seçme iradesi ve gücü vardır. Bu irade ve gücü bütün olarak potansiyel kader dairesi diyebiliriz. Sadece Kenan’ı seçmiş olması ile kaderini kendi belirlemiş böylece diğer ihtimaller silinmiş Kenan ile evlenmesi ispat edilmiş kişi sorumluluğu da kendi üzerine almış olur. Allah onun bu tercihini biliyordu ve onu kaydetmişti ama kul bu bilgiden ve kayıttan habersizdi ve buna rağmen seçme iradesi ve gücü vardı. İşte bazılarının anlayamadığı ya da anlamak istemediği nokta burasıdır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#44
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
İslam'a göre imanın şartları Allah'a iman. Meleklere iman. Kitaplara iman. Peygamberlere imân. Ahirete iman. Kader ve Kazaya iman. Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#45
|
||||
|
||||
|
Ehl-i Sünnetin, kaderi iman esaslarından biri kabul etmesi, esas itibariyle, iman esaslarını topluca bildiren hadise dayanır. O hadis de Hz. Ömer (r.a.)’in rivayet ettiği Cibril hadisi diye bilinen hadistir. Hz. Peygamber (s.a.v.), ashabdan bazılarıyla beraber iken Cebrail (a.s.), insan kılığında gelmiş, Hz. Peygambere:“Ya Muhammed! Bana İslam hakkında bilgi ver!” demiş, Hz. Peygamber de;“İslam; Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in, O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, ramazan orucu tutman, zekat vermen ve gücün yettiği takdirde Beytullah’a haccetmendir” buyurmuştur.“Doğru söyledin” diye tasdikledikten sonra; “Bana iman hakkında bilgi ver!” demiş, Hz. Peygamber (s.a.v.);“İman; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe inanmandır. Kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmandır” buyurmuştur.“Doğru söyledin” demiş, sonra;“İhsan hakkında bilgi ver!” demiştir. Peygamberimiz bunu da cevaplamıştır.“Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sormuş, Peygamberimiz bunu;“Sorulan soran kadar bilmez” diye cevaplamıştır. Sonra;“Kıyamet alametlerini söyle!” demiş, Peygamberimiz de iki tanesini söylemiştir.[ Müslim, İman, 1; Nesai, İman, 6; Ebu Davud, Sünnet, 17; Tirmizi, İman, 4]Mutezile, iman esaslarını beş madde olarak kabul eder. “Kadere iman”ı, bir iman esası olarak kabul etmez.[ Hüseyin Atay, “Kur’an’da İman Esasları” adlı eserinde, Kadere imanın, iman esaslarından olmadığını iddia ederek bu hususta Mutezile gibi düşündüğünü ilan etmiştir.]Ehl-i Sünnete göre, “Kadere iman”, iman esaslarındandır. Kadere imanın, ahad hadislerle sabit olduğu, ahad hadislerin ise zan ifade ettiği, kesinlik ifade etmediği, dolayısıyla akaid ilminde delil olamayacağı şeklindeki bir itiraz şöyle cevaplandırılabilir. Bu hadislerin delalet ettiği anlam, kesinlik ifade eden ayetlerle desteklenmektedir. Kesin delillerle desteklenen zanni deliller de kesinlik ifade eder ve akaidde delil olarak kullanılabilir.Kadere delalet eden çok sayıdaki ayet vardır mesela bir tanesi Kader ve kaza ile ilgili bir ayet de şudur:“De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlamızdır. Onun için müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.” (Tevbe suresi ayet 51)( Kader’in bir iman esası olmadığını iddia eden Hüseyin Atay, Kader’e delalet eden bu ayeti, “Pratik hayatta muvaffakiyetsizliğe uğradığı zaman mü’minlerin çalışma şevkinin kırılmaması ve hayattan yılmamaları için bu gibi felaketlerin, Allah’ın yazdığı ilahi kanunlara uygun olduğunu söyleyerek, Allah, münafıklara karşı mü’minleri avutmuştur” diye tevil eder. Böyle bir yaklaşımın Kur’an’la, İslam’la bağdaştığını söylemek mümkün değildir. Ayrıca “avutma” tabiri dilimizde, “kandırma ve oyalama” anlamında kullanıldığı için bunun Allah’a izafesinin caiz olabileceğini düşünmek mümkün değildir. (Bk. Yener Öztürk, İslam İnanç Esasları, s. 205-206).) Bu ayet de yine kader ve kazaya delalet eder. “Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık. “Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer suresi ayet 49) Allah Teala, her şeyi bir ölçüye göre yarattığını bildiriyor. Kader kelimesinin türkçesi, “ölçü”dür. Allah Teala, yaptığı her şeyi, belli bir plana, ölçüye göre yapar, yaratır. Kader de ezeli ölçüdür. Eklenecek bu hususta çok daha ayet mevcuttur. Kadere iman, zaten Allah Teala’ya ve sıfatlarına imanda dahil olduğundan iman esaslarıyla ilgili ayetlerde ayrıca zikredilmemiştir.[ Kaynak: Yeni Bir Yorumla İSLAM İNANÇ ESASLARI YRD.DOÇ.DR.YENER ÖZTÜRK, Işık Yayınları 2003; İstanbul, sayfa 206 ] Allah Teala’ya, O’nun ilim, irade, kudret ve tekvin sıfatlarına inanmak, kader ve kazaya da inanmaktır.O halde kader ve kazaya iman; bu alemde meydana gelen her şeyin, acı tatlı, iyi kötü, hayır şer ne varsa hepsinin, Allah Teala’nın ezeli ilmi, iradesi, takdiri ve yaratmasıyla olduğuna inanmaktır. Çünkü bu alemde hiç bir şey Allah’ın izni, iradesi, dilemesi, takdir etmesi ve yaratması haricinde asla varlık sahasına çıkamaz.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#46
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#47
|
||||
|
||||
|
Valla olabilir ama inan ben hiç birini hatırlamıyorum.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
öLürüm yoLuna öLürümde yine boyun eğmem, yakarım dünyayı uğruna ama sana eğiLmem.. öyLe sInIrsIz öyLe Derin öyLe Çok Severim ki KORKARSIN!! Kuruyup çöLe dönsemde Pare Pare oLsamda YENiLMEM!!.. |
|
#48
|
||||
|
||||
|
Ben de hiçbirini hatırlamıyorum. Nasıl seçtim, niye seçtim, bilmiyorum.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
|
#49
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Sen kaderi yanlış biliyorsun ve anlayamamışsın. Kaderi islami kaynaklardan araştır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir. Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır. Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir. Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır. Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır… Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür. “Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ). Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur 2. Bel'am din pazarlamacısıdır |
|
#50
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
KADER VARDIR. KADER HRİSTİYAN KAYNAKLARINDAKİ GİBİ DEĞİLDİR. SEN @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamın anlatılarını dinle ve anlamaya çalış
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Ahlaksız Alimin Alameti Kibirdir. Ahlâksız kalmış güç insanı Firavunlaştırır. Yarım ahlâklı iktidar insanı Yezidleştirir. Terbiyeden yoksun bir servet insanı Karunlaştırır. Ahlâksız ilim insanı Bellamlaştırır… Güç zehirlenmesine müptela olmuş lâ dini düzen dünyaya bir yüktür. “Kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?” (Zümer Suresi 39:60 ). Belam= terbiyesiz, aç gözlü, pisboğaz, obur 2. Bel'am din pazarlamacısıdır |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hayırlı ve Şerli Saatler - Gece ve Gündüz | Sin | Havas ilmi Genel Bilgiler | 14 | 02.01.25 11:51 |
| Halk ilaçları (1000 yıllık tecrübe) | Sin | Alternatif Tıp ve Bitkiler | 8 | 23.10.24 01:44 |
| Ebced değerine göre esmalar ve ne için okundukları | Laci | Ebced & Cifir & Remil | 6 | 14.08.24 21:00 |
| Hamileler doğum yapacaklar için | Hatunkisi | Diğer Havas Konuları | 3 | 06.03.23 13:53 |
| Surelerin Faziletleri ve Sırları | bitter | Sure ve Ayet Havasları | 2 | 05.10.20 12:28 |