![]() |
Netenyahunun helakı için yol
Bir zalimin helakı için havas uygulamaları elbette vardır.Bu Netenyahunun helakı için yapılabilecek toplu veya bireysel uygulamalar var ise hocalarımız yönlendirirse güzel olur.Yapanlar elbette olmuştur ama ben yinede sormak istedim belki ümmete gazzeye bir faydamız olur Netenyahunun ölümü belki Gazzeyi ferahlatabilir.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ölmedi…!!! Bozuyorlar tutmuyor |
Belki bu sitede yapabileceğimiz toplu salavat ,dua tertibi vesile olabilir işi hızlandırabiliriz.Bir payımız olsun.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Tek okunacak Ya Kahhar dır. Onuda kişi günlük 306 okuyup. Müslümanlara zulmediyor diye dua edersin.Tez belasını ver rabbim diyip kenara geçersin.Bu basit olanı. Karışık olaznı azimeti var eksik deniyor.İşte okuyan ağız önemli o okursa tutar. Başka uygulama var.Camide cemaatla namaz kılıp namaz peşine yapılıyor oda karışık.Ama yapan kişi itikadı sağlamsa % 99.99 tutar.Ha o ordan koruma yapsın.En azından ölmesede hasta olur bana ne oluyor yahu der hastaneye yatar.Geçen netanyahu öküzü balık yemiş balıktan zehirlenmiş.Her zaman balık yiyen gavur nedense bu balıkta zehirlendi haberi okuyunca dedim birinin itikadı sağlamki tuttu okudu oda tuttu öküzü süründerecek balık bahane hastaneye yattı sonra çıktı.Ha o gebermeden duracak gibi değil.Rabbim tez Azrail AS onu ziyarete göndere diyorum.Gerçi o geberse ben diyim geçen muhalefet partisi liderinin açıklaması vardı o bundan beter onu da bil.Yani gelen gideni aratır derlerya bu geberirse muhalefetteki başa geçerse benim gördüğüm 1 tık fazla gavur. |
Alıntı:
Zaten bu Yahudiler kaç yılda bir yıkılıp yeniden türüyorlar Bunlara yeni bir Hitler gerek Bunlar türedikce salacan Hitler'i üzerlerine ... |
Alıntı:
Kişi üzerine yapılsa olur ama devlet üzerine yapsak tutarmı? Devletler bir şahıs değil ama bir çok şahısı çatısının altında topluyor. Yada netenyahuyu helak etmek yerine bu kin ve nefretinin yerine muhabbet besletsek.?. İradesini tesir ve kumanda altına alsak olurmu.?. |
Alıntı:
Yani tehlikeli gibi çünkü okuyan kişi tamamen masum mu şüpheli |
Alıntı:
|
Alıntı:
Kahhar esmasınin tecellisi olunca denmezmi ki sen onun helakini istiyorsun da üstüne düşeni yaptın mı diye :) Yada dediğin gibi onu hastaneye alırlar ama okuyan kişide yerinde oturduğu için belki ona da birşeyler sıçrar |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Sen ne yaparsın bilmem.Ben şu anda zikirle meşgulum onun için cevabını pas geçiyorum sen bildiğin gibi davran.Var git yoluna.yolun açık olsun. |
Alıntı:
bak hurafe reis bile gücumuz yetmiyor diyemiyorda izin yok diyor |
Alıntı:
|
Alıntı:
Günler de sürer bu konular Bir deneyimin olursa bu konuda paylaşmanı isteriz yinede Helak konusunda |
Alıntı:
|
Ben de tam diyecekken imas hocam yazmış
KARDESIM BIRAK NETENYAHUYU aileleri dağıtan çocukları helak eden insanların tüm birikimini büyü yoluyla mahveden günahsız insanlara haberi bile yokken iblis varlik gönderip aklını ailesini yuvasını helak eden ve bunu bir iki pis necis cinle yapan buyucuyu öldüren bir babayiğit varsa söylesin hadi onu öldürmeyi bırak tüm cinlerini öldürüp onu dimdizlak bırakan biri varmi aman sende büyü var gel bozayım başka yapan yi e yapacak vs vs... |
Alıntı:
|
Biz korkumuzdan başımızdaki belaya zalimin zulmüne ya kahhar bile okuyamıyoruz aman bize döner ucu dokunur diye korkumuzdan bu büyücüler yaptıkları bu kadar ağır sonuçları olacak şerli işlemleri yapıp yapıp nasıl ayakta kalıyorlar hiç mi hayatları yok korkacak bir şeyleri kaybedecek kimseleri yok bu büyüleri yapınca onlarda nasıl bir etki oluyor nasıl yaşıyorlar büyücüler ve sonucundan ürkmeyen korkmayan yaptıranlar ?
|
Bir deneyimin olursa bu konuda paylaşmanı isteriz yinede
Helak konusunda Emrin olur.:mad: Sen emret biz dener sana deneyimlerimizi haberdar ederiz.:mad: |
Alıntı:
Ne bu gerginlik İster et ister etme kardeşlik sen bilirsin |
Alıntı:
Emri vaki yazınca cevap o şekilde oluyor. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Emri vaki de düşünmedim hiç aslında Ne diyeyim Sağlık olsun muhterem Hayırlı zikirler |
Alıntı:
|
Alıntı:
En azından Türkiye'de dindar bir yönetim var. Asıl "One Minute” şimdi denmeli değil mi? Denmiyormuş meğer. Hadi bundan da geçtik, Türkiye'deki tarikatların, cemaatlerin ayağa kalkması gerekmiyor mu? Ama ne yazık ki, birkaç cılız ses dışında hep garip. İslamcı kanallar olarak bilinenlerin televizyonlarında, manken gibi spikerler, ağırladıkları erkek konuklara gülücükler dağıtarak haberler sunuyorlar. Bu durum bana 28 Şubat'taki bir manzarayı hatırlattı: Aynı cenah, 28 Şubat döneminde şöyle demiyor muydu: "Laiklerin kanallarına bakın, süslü süslü kadınlar. Ben yapılan çifte standardı vurgulamaya çalışıyorum. Dün eleştirdiklerinizi bugün siz niye yapıyorsunuz? Bir tane şeyh düşünün bana bir tane medya yetmez" desin. Bir yerde de bir derviş düşünün, bir mümin “Bana Allah yeter" desin. İkisinin arasındaki fark, ne demek istediğimi açıklamaktadır. Siyaset ve bu minval üzere STK adı altındaki tarikatlar ve cemaatler sömürüsünü geçtik. Yeni nesli ateizmin ve deizmin kucağına atmaktadır. Benzer bir olumlama muhafazakar bireyler arasında da hızla yayıldı. Kapitalizmin olumlu tarafları ve tüketici olmanın eğlenceleri, kapitalizmi bir günahlar fabrikası olarak gören eski eleştirilerin üzerini hızla örttü. Özellikle muhafazakar orta sınıflar arasında gelecek beklentileri keskin bir şekilde değişti. Piyasa-temelli hayattan memnuniyet ölçeği, muhafazakar zihinlere güzel hayatın karşılığı olarak yerleşti: Lüks evlerde yaşamak, pahalı arabalar sürmek, şık ve gösterişli giyinmek ve sosyetik mekanlarda sosyalleşmek muhafazakar orta sınıflar arasında kanıksanan beklentilere dönüştü. Dolayısıyla, muhafazakar orta sınıf beğenisi piyasa koşullarında yeniden inşa edildi. 28 Şubat süreci öncesinde tertiplenen Kudüs gecesinde şiir okuma sırası kendisine geldiğinde bir bahane yaratarak şiir okumayan ve hukuken tecziyeden kurtulan Dilipak Mavi Marmara gemisine gençleri Yahudi Halide Edip tarzı hamasi nutuklarla gönderirken ne hikmetse bir akrabasının rahatsızlığını bahane edip gemiye binmedi. Hala kanallarda atıp tutuyor. ‘’Siz durumunuzu değiştirmedikçe Allah sizin durumunuzu değiştirmez.’’ [Rad suresi 11. Ayet-Enfal suresi 53. Ayet] |
İlk kez 2013 yılında dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı Trabzon Havalimanında kefenleriyle karşılamalarıyla ünlenen AKP Trabzon Çarşıbaşı Gençlik Kolları üyeleri, o günden bugüne kefen bezine gelen %800 zam nedeniyle sıkıntılı günler yaşıyor...
|
Alıntı:
1995-1996 arasında "faizsiz finans kurumu" için başvuru sayısında artış gözlendi. Resmi izin almadan önce "fetva kurulları" oluşturuldu. Diğer İslam ülkelerindekinin benzerini ilk gerçekleştiren İHLAS Finans oldu. 7 Aralık 1994'te kurulan İHLAS Finans Kurumu, aralarında çok sayıda İslamcı akademisyen (Prof. Ahmet Akgündüz, Prof. Sabahattin Zaim, Prof. Hayrettin Karaman vs.) ile İstanbul eski müftüsü Selahattin Kaya ve yazar Abdurrahman Dilipak'ın bulunduğu 10 kişilik "Yüksek İstişare Meclisi"ni oluşturdu. Olayın ilginç yanı, Dilipak gibi bir aydın geçinenin , 7 Kasım 1994 tarihli makalesinde, "İHLAS'ta ihlassızlık var. Faizle çalışıyorlar ve bu konuda din adına kaygı taşımıyorlar. İslami kesim bilse, bu gruba selam bile vermez" demesine rağmen, fetva kurulunda yer alarak, İHLAS'ın karlarını İslami açıdan gerekçelendirmeyi kabul etmesidir. |
Alıntı:
Bizler o herif kötü diye tepki veriyoruz da ya gelen daha beter olursa? |
Zalim zalimliğini yapacak buda kaderin cilvesidir. Bu dünya imtihan yeridir
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Musallat kendi yazsa o bile demez bunları. İslamiyete yeni girmiş gibi de durmuyorsun. Bunlardan da öte bu kesin gözle baktığın düşünceni insan gibi araştır, ondan sonra insanlara bu yüzden böyle de olur mu? Cehli mikap, katmerli cahil. |
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] büyü yoluyla koruma da mı yapılıyor sanırım öğreneceğim çok şey var...
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Kader asla değişmez. Bizim ona verdiğimiz tepkiler değişir. İmtihan bu oluyor işte. Mesela en basitinden bulaşık makinesi bozuldu diye hüngür hüngür ağlayan da var, umursamayan da var... |
Alıntı:
Kaybettiklerinize üzülmeyesiniz ve O’nun size verdikleriyle şımarmayasınız diye böyle yapmıştır. Allah kendini beğenen, böbürlenen hiç kimseyi sevmez. (57/22-23) |
Çok yönlü düşünmek lazım, mesela doğduğumuz yer, anne babamız, cinsiyetimiz, boyumuz rengimiz kilomuz v.b. gibi şeyleri seçemiyoruz kader buna benziyor.
|
Önceden takdir edilme ile insanın iradesinin serbest oluşu arasında ne türden bir ilgi vardır? Bu ikisinin sınırları nedir. Bu konu aslında bizim idrak ve çözümümüzün üstündedir. Ve bu konu hakkında kesin bir söz söyleme durumunda değiliz. Ama şüphesiz prensip olarak tam bir kesinlikle söyleyebileceğimiz üç şey vardır.
1- İnsanın kendi kaderini belirlemeye asla gücü yetmez. Ancak bütün kainatı idare edip yürüten kudret insanın (tür olarak, millet olarak, zümre olarak, kişi olarak) kaderini belirlemiştir. Şüphesiz onun bir bölümü (ki onun miktarını biz bilemiyoruz) insanın irade ve dilemesine bağlıdır. 2- Allah'ın önceden her şeyi bilmesi, insan oğlunun gelecekteki bütün durumlarını kuşatmıştır. Eğer Allah kendi kainatında olacak olan olayları bilmeseydi de sadece ortaya çıkan olayları bilseydi ilahlığın o muazzam ve muhteşem işi bir gün bile sürmez, tek gün bile yürümezdi. 3- Allah'ın kudreti insana sınırlı ölçüde birkaç tercih ve irade serbestliği vermiştir. Allah'ın bilmesi insan oğlunun gücünün yapacağı bir şeyi engellemez. (Kaynak: MEVDUDİ, Meseleler ve Çözümleri RISALE yayınları, Tercüme Yusuf Karaca, sayfa: 38, 39) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:50. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com