[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Mevlana ve Şems Tebrizi hakkında iğrenç iddialara cevap veren birini gördüm. Yazdıkları doğru mu(orijinalinde fotoğraf da koymuş, lakin buraya koyamıyorum.Tartışmaya bakmak için "+"ya basın):
Neyse sadece bana neler sunacaksın diye merak etmiştim de tahmin ettiğim üzere ordan şurdan bak diyip sözlerinin arkasını doldurmadın. İlk olarak bahsettiğin tarzda bir "mektuplaşma" söz konusu değil. Mevlana ayrılık üzerine üzüntüsünü dile getiriyor. Aşk teması dediğin şey hüzünü tasavvuf edebiyatıyla dile getirmekten başka bir şey değil. Mektuplardan eşcinsellik zaten hiç çıkmıyor oraya girmeyeceğim bile. Ancak bu eşcinsellik olayı daha çok Mikail Bayramın çarpıtmasından kaynaklanıyor. Kendi kitabında şöyle bir şeyden bahsediyor:
“Şems-i Tebrizî’nin, kendisi gibi bir kalenderi şeyhi olan Şam’daki Ali Hariri gibi livata fi’lini işlemesi de ona karşı muhalefetin ve dedikoduların şiddetlenmesine sebep olmaktaydı. Eflâkî anlatıyor: Bir defasında Mevlânâ -eğitim ve öğretimi için- oğlu Sultan Veled’i Şems’in hizmetine teslim ederken Şems’e: “Sultan Veled çok temizdir. Bugüne kadar hiç kimse ona livata fi’linde bulunmadı.” demiştir.”
Ancak bahsettiği metnin orijinaline bakınca farklı bir şeyle karşılaşıyoruz:
“Bahâeddin’im haşhaş yemez ve asla livata yapmaz; çünkü bu iki şey, kerim olan Tanrı’nın yanında son derecede yerilmiştir,” buyurdu”
Açıklamaya gerek yok sanırım her şey ortada. Güzel bir cımbızlama söz konusu. Her neyse daha uzatmicam örnekleri arttırmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. İyi forumlar