![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
nesefi tebsiratul edille'de itikad icin, fiziki baglanmayi ifade eden akd kokunden gelir kalbin baglanmasi ise fiziki olamaz mecazidir o halde kalbin birseyi tasdik etmesi yani rabt-i zihni itikaddir demistir. molla pezdevi de usuliddin'de nesefi ile ayni gorusu paylasir, kerramiyyenin "itikad fiil degildir teklif edilemez" gorusune karsi olup itikadi kalbi-akli bir baglanma kabul eder. seyfuddin el-amidi'ye gore itikad, dogru inanctir. fakat delile dayanirsa yakin, taklide dayanirsa zan mahiyetinde olacaktir. Amidiye gore dinen makbul olan itikad, burhana dayali kat'i inanc olmalidir. halkin ekserisinin taklidi imanla mumin sayilmasi hukmen farkli bi merhaleyi gosterir. (ebkarul efkar) yine nesefi tebsiratul edille'de delile dayanmayan tasdik sadece itikaddir, ilim degildir. dolayisiyla isbati vacib ve nubuvvet hakkindaki delili bilmeyen kimse mumin olamaz gorusunu zikretmistir. bu nesefinin gorusu degildir. seyfuddin amidi, suphe iki zit ihtimalin mumkun olduguna hukmetmek, ancak bunlardan birinin digerine ustun gelmemesidir, bu ilmin ziddidir demistir. lugatcilardan ibni faris itikad icin, bir seyin sertlesmesi, katilasmasi, sabit olmasi ve kalbin bir seye sikica baglanmasi der. mutezilenin buyuklerinden kadi abdulcebbar itikadi bir ipin baglanmasi ve saglamlastirilmasina benzeterek aciklar. kisi bir bilgiye sahip oldugunda kalbi o bilgiye baglandigi icin ona mutekid yani itikad eden denir. felasifeden farabi'ye gore itikad tasavvur ve tasdik bilgisidir. basra mutezilesi itikadi icin "ilmin (bilginin) en temel cinsi" oldugunu soyler. basra mutezilesine gore itikadin genel tanimi, "cehalet, zan, taklit ve kesin bilgi gibi tum zihinsel durumlarin uzerine kuruldugu ortak zemindir" itikad nazar, irade, kerahet ve zan ile birlikte kalbe ait 5 temel fiilden biridir. ve kadi abdulcebbar'a gore ilim (bilgi) : "kisinin itikad ettigi seyin gercekten de itikad ettigi gibi olmasi ve bu konuda nefsinin sukun bulmasini saglayan bir itikaddir" itikadin bilgi saglamasi icin 3 sartin birlesmesi gerektiigini zikrederler. 1. kisinin o seye inanmasi (itikad) 2. inancin vakiaya uygun olmasi 3. kisinin bu inancinda suphe duymayacak kesinlige ulasmasi (sukunu'n-nefs) bagdat mutezilesi'nden ebul kasim el belhi ilmin bir itikad cesidi olduguna karsi cikar. o diyor ki bilgi bir mana veya itikad dolayisiyla degil bizatihi bilgidir. ebul huzeyl el-allaf bilginin mutlaka bir itikad olmasi gerektigini reddeder. itikadi bilginin zorunlu bir parcasi olarak gormez. basra mutezilesi itikadi sonuclarina gore 3e ayirir 1. bilgi: eger itikad gercege tam uygun olursa nefis sukun olursa bu bilgi olur. 2. cehl: eger itikad edilen sey hakikate aykiriysa bu cehalet olur. 3. taklit ve zan: eger bir seye itikad ediliyor ancak bu itikad saglam delillere dayanmiyorsa ve nefsin sukun bulmasina yol acmiyorsa bu itikadin taklit veya zan halidir. esarilerden imamu'l-haremeyn cuveyni itikad icin delile dayansin dayanmasin kalbin tereddutsuz hukmudur demistir. delile dayanan itikad ilim, delilsiz olan taklit ve zandir demistir. yine bakillani demistir ki, iman hakikate mutabik kesin tasdiktir bu da dogru itikaddir. kisi dogru tasdik ettiyse bu iman ve itikad delilini bilmese dahi vakiaya mutabik oldugu icin o kisi mumindir. imanda istenen sey kesinliktir, istidlal degildir. imam gazzali iktisadda, dogru itikad hakikate mutabik olan itikaddir demistir. gercege uygunu ilim, uygun olmayani cehalet ve zan, uygun oldugu halde delilsiz olan taklittir demistir. imamul musekkikin fahreddin er-razi mealimu usuliddin de, itikad hakikate mutabik kesin hukumdur, delile dayaniyorsa ilim, taklide dayaniyorsa ilim olmayan sahih itikaddir. gercege uymuyorsa cehli murekkebdir demistir. |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:56. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com