![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Tevekkül, Kur'an'da birçok ayette geçer.
Dünyalık olarak size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir. (42/36-39) Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur. Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir. (16/99-100) |
Alıntı:
Deveni bağlıcan ondan sonra tevekkül edecen yani. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
İman tevhidi, tevhit teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül ise saadet-i dareyni iktiza eder.Risale-i Nur,Sözler
|
Tevekkül elini dünyadan çekmek değil kalbini dünyaya bağlamamaktır
Yol senin adımlarınla yürünür fakat yolu var eden sen değilsin Sen tohumu toprağa bırakırsın toprağın içinde onu uyandıran sır sana ait değildir Sen kapıyı çalarsın fakat hangi kapının açılacağını sen bilemezsin Sen kürek çekersin fakat nehri akıtan sen değilsin Hakikat şudur insan kendisine verilmiş gücü kullanır fakat o gücün sahibi olduğunu sandığı anda yük başlar Ben yaptım dediğin yerde benlik büyür Ben başardım dediğin yerde korku doğar Ben kaybettim dediğin yerde acı derinleşir Oysa kul yalnızca emaneti taşır Sonuç ise görünmeyen elin hükmündedir Tevekkül kaderin önünde ellerini bağlamak değil kaderin içinde yürürken kalbini sahibine bağlamaktır Gayret bedene düşer teslimiyet ruha Adım kula aittir menzil ise sırrını bilmediği bir takdire İnsan çabalar çünkü hayat ondan hareket ister Fakat çabasını ilah edinmez Vesileye sarılır fakat vesilenin ardındaki kudreti unutmaz Bazen bütün kapıları zorlarsın ve hiçbir kapı açılmaz İşte orası tevekkülün imtihan değil hakikat olduğu yerdir Çünkü kolaylık geldiğinde herkes şükreder Asıl teslimiyet gecikmenin içinde de rahmeti görebilmektir Kalbin istediği olmayınca Rabbini bırakmamak Duan gecikince duadan vazgeçmemek Yol karardığında yolun sahibinden şüphe etmemektir Sen geleceği bilmezsin fakat seni geleceğe taşıyanı bilirsin Bu yüzden korkunun karşısına bilgiyle değil güvenle çıkarsın Çünkü kulun huzuru yarının nasıl olacağını bilmekten değil yarını bilene yaslanmaktan doğar Tevekkül bir sonuç bekleme hâli değildir Sonuç ne olursa olsun kalbin sahibini kaybetmeme hâlidir Kazandığında kendinden bilmemek Kaybettiğinde kendini suçlayıp parçalamamak Açıldığında şımarmamak Kapandığında isyan etmemek Çünkü bilen bilir ki görünen her son aslında görünmeyen bir başlangıcın eşiğidir Sen yalnızca kürek çek Denizi yaratmaya çalışma Sen tohumu bırak Baharın ne zaman geleceğini zorlamaya çalışma Sen yürü Ufkun ötesini görmek için kendini tüketme Sen dua et Duanın hangi biçimde cevaplanacağını Allah’a bırak Çünkü insanın görevi hükmetmek değil emaneti hakkıyla taşımaktır Her şeyi kontrol etmeye çalışan akıl yorulur Her şeyi teslim edebilen kalp genişler Ve insan bir gün anlar ki yıllarca sırtında taşıdığı yüklerin çoğu kendisine ait değilmiş Benim dediği hayatın aslında emanet olduğunu Benim dediği bedenin bile ona verilmiş olduğunu Benim dediği nefesin bile kendi mülkü olmadığını Benim dediği rızkın kendi kudretinden doğmadığını Benim dediği yolun bile kendi bilgisiyle çizilmediğini görür İşte o zaman benlik biraz susar Kalp biraz derinleşir Ve kul içinden şu hakikati duyar Ben yaparım sanıyordum Meğer bana yaptırılıyormuş Ben taşıyorum sanıyordum Meğer taşınıyormuşum Ben yolu buluyorum sanıyordum Meğer yol beni buluyormuş Tevekkül işte burada doğar Kul gayretten vazgeçmez fakat sahiplik iddiasından vazgeçer Emeğini verir fakat hükmü kendine yazmaz Kapıyı çalar fakat kapının anahtarını kendi cebinde sanmaz Ve sonunda kalp öyle bir yere gelir ki olanla olmayana aynı ölçüyle bakmaya başlar Çünkü artık istediğinin peşinde değil Hakikatin peşindedir O bilir ki bazen verilen nimetle sınanır bazen verilmeyenle korunur bazen açılan kapıyla yürütülür bazen kapanan kapıyla yön değiştirilir Bu yüzden tevekkül Allah ne verirse razı olmak kadar Allah neyi neden vermediğini bilmeden de O’na güvenebilmektir İşte gerçek özgürlük burada başlar Her şeyi kendi elinde tutma zorunluluğunu bıraktığın anda Kalbin dünyanın yükünden sıyrılır Çünkü artık hayatı sen taşımıyorsundur Sen hayatın içinde yürüyorsundur Ve gecenin en sessiz yerinde insan kendi içine döndüğünde bütün hesapları susturup yalnızca şunu hisseder Ben elimden geleni yaptım Gücüm yettiğince yürüdüm Kalbimle istedim Ruhumla teslim oldum Şimdi bana düşmeyeni sahibine bırakıyorum Çünkü ben sınırlıyım O sınırsızdır Ben yarını bilmiyorum O yarını da bugünü de bilir Ben yalnızca görüneni görüyorum O görünmeyenin içindeki hakikati bilir Öyleyse bırak kalp Yükünü taşıyana değil Yükün sahibine bırak Sen yürümeye devam et Fakat yolu kendinden bilme Sen sev Fakat sevgiyi kendinden sanma Sen çalış Fakat rızkı emeğinin esiri zannetme Sen dua et Fakat cevabı kendi zamanına mahkûm etme Çünkü tevekkül Hayatı bırakmak değil Hayatın sahibine güvenerek hayatın içinde dimdik yürümektir Ve kulun en büyük huzuru Her şeyin kendi istediği gibi olması değil Her şey kendi istediği gibi olmadığında bile Hakikatin elinden tutulduğunu bilmektir |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:01. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com