![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
benim ehli sünnet olmadığımın kararını senmi vereceksin, sen bu konuda fetva makamımısın , benim ne olduğuma bir aristocumu verecek , zaten konuşmaya sın verdiren senin gibi insanların karşısındakine zorla yadçftalama yapması işte diyorum ya sen putperest Aristonun fikirleriyle düşünceleriyle yürüdüğün için nakil senin için geçersiz , hz peygamber nübüvvetini sahabeye nakletti sahabe akıl ile inandı, yani hem akıl var hem nakil var , ama sen nakle inanmadığın için konuşmaya gerek yok, zaten ben ehli sünnet vel cemaat olmayanlarla bu konuları ****artık***** konuşmuyorum, ahir zamandayız senin gibi İslam'a aristo düşüncesi sokmaya çalışanlarla konuşmaktan bıktım , artık safların belli olduğu zamandayız,
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#2
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
yürü git nereden uyduruyorsun bu kadar yalanı, hangi fıkıhta putperestin mantığı kullanılır,ne mantığı fıkıhts mantık olmaz, siz sapık inancınızı fıkha bile sokmaya çalışan sapık topluluklarsınız, aristo mantığını islama sıkmaya çalışan ibni sina, Farabi ve razi dir, xaten ilk ikisi tövbe etti, sana razi kaldı al oda senin olsun sristoya inanmayan birine isagoci ve razi nin şemsiyyesi ni oku demek ancak laf ebeliği yapan palyaçoların işidir, asıl cahil ve iftiracı olan sapkın sensin, ancak laf ebeliği ile konuşuyorsun , aynı hz peygambere iftira atan müşrikler gibi, İslam'ın içine aristo putperestinin fikrini sokan, Allah kelamına yakıştırma yapan müşriktir, buraya gelip insanların kafasını karıştırma edepsiz ....
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Pohpoh dan kastınız benim yazdıklarımsa siz gibi kendimi âlim sanmaktansa cahilliğimle gurur duyarım. Vesselam.
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
savunduğu er razi nasları inkar eden biri savundukları ve fikrini benimsedikleri kişi putperest sapık yunan aristo gelmişte bunların fikirlerini savunuyor, işin içinden çıkamayınca pohpoh yağcılık iftiraları atıyor, merak etme bu ilk değil büyük ihtimal son olmayacak...
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Fikirler tartışılabilir itiraz da edebilirsin eyvallah, ama önüne geleni hemen "müşrik, putperest, sapık, cahil, hezeyan" gibi aşağılayıcı ifadeler kullanarak konuyu bu noktaya taşımak ilmin kenara çekilmesine sebep oluyor, çünkü konular kişiselleşiyor ve derinlik kayboluyor. İlmi olarak delille konuşmak var iken taraflar birbirlerine sen şusun, sen busun gibi yaftayla konuşuyor. Bu forumda bir çok konuda öne çıkan bir durum. Hal böyle olunca ilim konuşulamıyor, sürekli taraflarda "ben hep haklıyım" durumu meydana geliyor. Bu çok tehlikelidir.
Bu tartışmada ön plana çıkan geçmiş mesajlardan gördüğümüzden hareketle akıl konusuna aklımız yettiğince açıklık getirmeye çalışalım. Akıl vahyin Rabbimizden geldiğini anlamanın ilk şartı. Bu şart ile aklı vahyin üstüne koymak değil, aklı yerli yerine koymak amaçlanır. Akılsız birinin vahyi anlamasını beklemeyiz değil mi? Diğer bir deyişle, aklı kenara atarsak Rabbimizin "akletmez misiniz?" sorusunu da boşa çıkarmış olmaz mıyız? Akıl bu haliyle elbette mantık ilmiyle iniltilidir. Mantık konusunda da birkaç kelam etmek isteriz. Mantık, fıkıh usulümüzde kullanılan bir yöntem ya da bir araç, alet gibi değerlendirilebilir. Kıyas yapmak, tanımlamak veyahut herhangi bir çelişkiyi birbirinden ayırmak için kullandığımız bir alet. Bu olmadan usulümüz tam olmaz. Keza Gazali gibi ehli sünnet alimlerimiz de kendi dönemlerinde kullanmıştır. Hatta Gazali hazret "Mantık bilmeyenin ilmine güven olmaz." demiştir. Belki aranızdan bazıları "iyi diyorsun hoş diyorsun da tevekkül var, biz Rabbimize tevekkül etmişiz. Sen şimdi aklı, mantığı ön plana çıkarıp tevekkülümüzü mü bozmaya niyet edersin?" diye düşünebilir. Onu da şöyle izah ediverelim... Tevekkül edip teslim olmak, aklı kapatıp her şeyi Allah'a bırakmak değildir. Eğer böyle olsa idi bunun adı tevekkül olmaz kadercilik olur idi. İdrak etmek pek kıymetlidir. Sahabelerimiz, Efendimiz Aleyhisselama gelen vahyin Allah'tan geldiğini nasıl anladı? Onun Muhammedul Emin olmasıyla anladı... Yani efendimizin yalancı olmadığını aklıyla anladı ve iman etti. Aklı tamamen devreden çıkarsalardı inanabilirler miydi? İşte Rabbimize olan tevekkül de böyledir. Akli iman şarttır. Tartışmada bir diğer esas konu da aristo üzerinden gitmiş ancak burada da yine mevzuyu kişiselleştirme ön plana çıkmış. Aristo ya da bir başkasının her söylediğinin dinimize eklenmesi diye bir yaklaşım zaten söz konusu değil. Aristonun kişisel olarak putperest, imansız olmasının bu noktada bizler için hiç bir kıymeti yoktur. Aristonun belirlemiş olduğu yöntem yukarıda anlattığımız akıl ve mantık doğrultusunda uygun bulunabilir. Bir miktar detaya girecek olursak Aristo, bir şey hem var hem yok olamaz der yada bir ifade, hüküm ya doğrudur ya yanlıştır der. Şimdi burada İslam'a aykırı bir şey var mı? Aristonun dini hayatıyla ilgili bizi ilgilendiren bir durum var mı? Elbette yok. Aristoyu yargılamak Rabbimize aittir. Usulümüzde doğru olan alınır, yanlış olan bırakılır. Ehli sünnetimiz konuya bu şekilde yaklaşmıştır. Örneğin, matematiği Yunanlılar buldu diye kullanmaktan vazgeçiyor muyuz? İslam geleneğimize ilmi açıdan bakmamız elzemdir. Akıl bir kapıdır, kapıyı açmadan vahyi göremeyiz, kapıdan içeri girdikten sonra da vahiy bize rehber olur. Ehli sünnet çizgimiz akıl ve vahyi karşı karşıya koymamış aksine birbirini tamamlayan iki unsur olarak ele almıştır. Bugün islami ilimleri konuşacaksak, delillendirerek, yanlış görülen noktaları gerekçesiyle ortaya koyarak açıklamak gerektir. Birbirini itham etme, niyet okuma şeklinde yapılan tartışmalar kimseye fayda sağlamadığı gibi hakikat yoluna da yaklaştırmaz sadece tarafları birbirinden uzaklaştırır. Bu yüzden mevzuları değerlendirirken bilgi ve sukunet içerisinde ele almak herkes için daha hayırlı olacaktır kanaatindeyiz.
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
(0 Beğeni)
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) | HeartLess | Tasavvuf & Tarikatler | 21 | 24.06.25 00:54 |
| Delailul Hayrat Türkçe Okunuşuyla | Sin | Peygamberler | 15 | 15.05.24 12:13 |
| esmai erbain | Manevitokat | Evradiyeler & Azametler | 1 | 28.09.22 18:08 |
| Esma-i idrisiyye | Lokman | Esmai idrisiyye | 12 | 15.06.18 21:00 |
| Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 3 | Tuana | Dualar & Dua Kardeşliği | 7 | 10.05.18 10:11 |