Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Yunus Emre sakalsız mıydı? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103140-yunus-emre-sakalsiz-miydi.html)

Koca 27.02.26 07:55

Merhabâ cânlar :)
''Kesinlik/Kat'iyet'' gayri 'ilmî,gayri hikmetî değildir bi'l-'akis 'ilmîdir,hikmetîdir.Bu bir yorum değildir,bu bir olasılık değildir.Kalenderiyyenin bütün zumreleri çehâr darb yapmışlardır.Kalenderiyyeyi öğrenmek,bilmek için 2012 yılında,Paris'de yayınlanmış olan ''Michel Boivin-Le soufisme antinomien dans le sous-continent indien.La`l Shahbâz Qalandar et sa tradition'' adlı kitâbı muhakkak okumanızı öneririm.
Allâh eyvallâh :) Hakk eyvallâh :)

HâmûŞî 27.02.26 13:21

Alıntı:

Koca Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700324)
Merhabâ cânlar :)
''Kesinlik/Kat'iyet'' gayri 'ilmî,gayri hikmetî değildir bi'l-'akis 'ilmîdir,hikmetîdir.Bu bir yorum değildir,bu bir olasılık değildir.Kalenderiyyenin bütün zumreleri çehâr darb yapmışlardır.Kalenderiyyeyi öğrenmek,bilmek için 2012 yılında,Paris'de yayınlanmış olan ''Michel Boivin-Le soufisme antinomien dans le sous-continent indien.La`l Shahbâz Qalandar et sa tradition'' adlı kitâbı muhakkak okumanızı öneririm.
Allâh eyvallâh :) Hakk eyvallâh :)

Haklısınız “kitabı inceleyip veriye göre” konuşmak gerekir. Michel Boivin’in çalışması (La‘l Shahbâz Qalandar geleneği üzerinden Hint alt-kıtası Qalandarîliği / antinomian sufîlik) bu sahayı ciddi biçimde ele alıyor; ancak buradan “Kalenderiyye’nin bütün zümreleri mutlaka çehâr-darb yapmıştır” şeklinde kat’î-genel bir hüküm çıkarmak yine de metodik olarak zor.

Boivin’in kitabı, “özellikle Hint alt-kıtası Qalandar geleneğini” derinleştiriyor. Boivin’in çalışmasına dair akademik değerlendirme, Qalandarların kurumsallaşmaya direnç ve sonradan kurumsallaşma/normalleşme gerilimi gibi meseleleri merkeze alıyor. Bu, Qalandarî pratiğin zaman-mekân ve çevrelere göre değişkenlik gösterebildiğini zaten ima eder.

Çehâr-darbın Kalenderîlikte güçlü bir alamet olduğunu kabul etsek bile, bir şahıs hakkında “kesindir sakalsızdı/bıyıksızdı” demek için doğrudan biyografik/çağdaş kayıt gerekir. Yunus Emre tasvirleri zaten çok geç dönem, temsîlî ve standart değildir; dolayısıyla genel bir tarikat pratiğinden şahsa “kesin” geçiş, tarihçilikte riskli kalır.
Sürç-i lisan olduysa ehli tashih eder. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Koca 27.02.26 13:37

Alıntı:

HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700351)
Haklısınız “kitabı inceleyip veriye göre” konuşmak gerekir. Michel Boivin’in çalışması (La‘l Shahbâz Qalandar geleneği üzerinden Hint alt-kıtası Qalandarîliği / antinomian sufîlik) bu sahayı ciddi biçimde ele alıyor; ancak buradan “Kalenderiyye’nin bütün zümreleri mutlaka çehâr-darb yapmıştır” şeklinde kat’î-genel bir hüküm çıkarmak yine de metodik olarak zor.

Boivin’in kitabı, “özellikle Hint alt-kıtası Qalandar geleneğini” derinleştiriyor. Boivin’in çalışmasına dair akademik değerlendirme, Qalandarların kurumsallaşmaya direnç ve sonradan kurumsallaşma/normalleşme gerilimi gibi meseleleri merkeze alıyor. Bu, Qalandarî pratiğin zaman-mekân ve çevrelere göre değişkenlik gösterebildiğini zaten ima eder.

Çehâr-darbın Kalenderîlikte güçlü bir alamet olduğunu kabul etsek bile, bir şahıs hakkında “kesindir sakalsızdı/bıyıksızdı” demek için doğrudan biyografik/çağdaş kayıt gerekir. Yunus Emre tasvirleri zaten çok geç dönem, temsîlî ve standart değildir; dolayısıyla genel bir tarikat pratiğinden şahsa “kesin” geçiş, tarihçilikte riskli kalır.
Sürç-i lisan olduysa ehli tashih eder. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Öncelik ile kitâbı oku.Bu kitâb Türkiya Türkçesine çevrildi mi bilmiyorum.Ben Fıransezcesinden okudum.Michel Boivin bu kitâbında yalnız Hind alt kit'asını incelemiyor.Bir kişi Kalenderî ise(Kangı dalından olur ise olsun) kesinlik ile ''Çehâr Darb'' yapar.

imas 27.02.26 14:00

Alıntı:

HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700351)
Haklısınız “kitabı inceleyip veriye göre” konuşmak gerekir. Michel Boivin’in çalışması (La‘l Shahbâz Qalandar geleneği üzerinden Hint alt-kıtası Qalandarîliği / antinomian sufîlik) bu sahayı ciddi biçimde ele alıyor; ancak buradan “Kalenderiyye’nin bütün zümreleri mutlaka çehâr-darb yapmıştır” şeklinde kat’î-genel bir hüküm çıkarmak yine de metodik olarak zor.

Boivin’in kitabı, “özellikle Hint alt-kıtası Qalandar geleneğini” derinleştiriyor. Boivin’in çalışmasına dair akademik değerlendirme, Qalandarların kurumsallaşmaya direnç ve sonradan kurumsallaşma/normalleşme gerilimi gibi meseleleri merkeze alıyor. Bu, Qalandarî pratiğin zaman-mekân ve çevrelere göre değişkenlik gösterebildiğini zaten ima eder.

Çehâr-darbın Kalenderîlikte güçlü bir alamet olduğunu kabul etsek bile, bir şahıs hakkında “kesindir sakalsızdı/bıyıksızdı” demek için doğrudan biyografik/çağdaş kayıt gerekir. Yunus Emre tasvirleri zaten çok geç dönem, temsîlî ve standart değildir; dolayısıyla genel bir tarikat pratiğinden şahsa “kesin” geçiş, tarihçilikte riskli kalır.
Sürç-i lisan olduysa ehli tashih eder. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

fatih istanbulu fethedip surlardan giriş yaparken kilisede rahipler melekler erkekmidir dişimidir tartışıp konuşuyorlardı,
şimdi burada yunus emre sakaklımıydı bıyıklımıydı , farsca cehar darb yani sakalı saçı bıyığı kesermiydi kesmezmiydiyi tartışmak işte bizi o rahiplerin durumuna sokuyor, sakalı olsa ne olur olmazsa ne olur, bıyığı olmszda ne olur olursa ne olur, bu boşa zaman harcamaktır, en kıymetli emanete hıyanettir,
ayrıca şu Fransız bunu yazmış, bu arap bunu yazmış, şu iranlı bunu yazmış bunların hepsi boş , kılık kıyafet için yazılanların tamamı hayali ve ispatsızdır,
daha yunusunda tapduk emreninde doğum ve ölüm tarihleri tam belli değilken , sakalı vardı yoktu bununla uğraşmak beyhude zaman harcamaktır

imas 27.02.26 14:08

Alıntı:

HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700351)
Haklısınız “kitabı inceleyip veriye göre” konuşmak gerekir. Michel Boivin’in çalışması (La‘l Shahbâz Qalandar geleneği üzerinden Hint alt-kıtası Qalandarîliği / antinomian sufîlik) bu sahayı ciddi biçimde ele alıyor; ancak buradan “Kalenderiyye’nin bütün zümreleri mutlaka çehâr-darb yapmıştır” şeklinde kat’î-genel bir hüküm çıkarmak yine de metodik olarak zor.

Boivin’in kitabı, “özellikle Hint alt-kıtası Qalandar geleneğini” derinleştiriyor. Boivin’in çalışmasına dair akademik değerlendirme, Qalandarların kurumsallaşmaya direnç ve sonradan kurumsallaşma/normalleşme gerilimi gibi meseleleri merkeze alıyor. Bu, Qalandarî pratiğin zaman-mekân ve çevrelere göre değişkenlik gösterebildiğini zaten ima eder.

Çehâr-darbın Kalenderîlikte güçlü bir alamet olduğunu kabul etsek bile, bir şahıs hakkında “kesindir sakalsızdı/bıyıksızdı” demek için doğrudan biyografik/çağdaş kayıt gerekir. Yunus Emre tasvirleri zaten çok geç dönem, temsîlî ve standart değildir; dolayısıyla genel bir tarikat pratiğinden şahsa “kesin” geçiş, tarihçilikte riskli kalır.
Sürç-i lisan olduysa ehli tashih eder. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

kitaplara ulaşması zor kişiler için
TDV İslam ansiklopedisinde YUNUS EMRE bölümünde etraflıca bilgi var

HâmûŞî 27.02.26 14:14

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700364)
fatih istanbulu fethedip surlardan giriş yaparken kilisede rahipler melekler erkekmidir dişimidir tartışıp konuşuyorlardı,
şimdi burada yunus emre sakaklımıydı bıyıklımıydı , farsca cehar darb yani sakalı saçı bıyığı kesermiydi kesmezmiydiyi tartışmak işte bizi o rahiplerin durumuna sokuyor, sakalı olsa ne olur olmazsa ne olur, bıyığı olmszda ne olur olursa ne olur, bu boşa zaman harcamaktır, en kıymetli emanete hıyanettir,
ayrıca şu Fransız bunu yazmış, bu arap bunu yazmış, şu iranlı bunu yazmış bunların hepsi boş , kılık kıyafet için yazılanların tamamı hayali ve ispatsızdır,
daha yunusunda tapduk emreninde doğum ve ölüm tarihleri tam belli değilken , sakalı vardı yoktu bununla uğraşmak beyhude zaman harcamaktır

Aslında ben de işin özünde sizin işaret ettiğiniz noktaya yakınım. Meseleyi büyütme niyetinde değilim. Ancak önceki ifadelerde hükmün çok kat’î kurulması, bilmeyen kardeşler nezdinde “tartışmasız ve icmâ edilmiş bir mesele” gibi anlaşılabilir endişesi doğurduğu için usûl açısından bir çerçeve çizme ihtiyacı hissettim.

Zira ilim ehli genelde böyle konularda iki şeyi birlikte gözetir:
Birincisi, tarihî veriyi inkâr etmez;
ikincisi ise ihtilaflı alanlarda kat’iyet dilini ihtiyatla kullanır.

Benim maksadım da tam olarak buydu: ne meseleyi büyütmek ne de sûret tartışmasına saplanmak; sadece hüküm kurulurken kullanılan dilin daha muhkem ve ihtiyatlı olması gerektiğini hatırlatmaktı.

Yoksa hepimizin bildiği gibi yolun özü sûrette değil, sîrettedir.

Sürç-i lisan olduysa affola. Doğrusunu Allah bilir.

Koca 27.02.26 14:18

😯😯😯😯😯
Yâ 'Alîm Yâ Hakîm.

Svg 27.02.26 15:20

Yaw sakalı olsa ne olmasa ne... Ölmüş gitmiş. Allah rahmet etsin. Tartışacak başka şey yokmuymuş?

Koca 27.02.26 15:28

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700374)
Yaw sakalı olsa ne olmasa ne... Ölmüş gitmiş. Allah rahmet etsin. Tartışacak başka şey yokmuymuş?

koptum
Necesin,ne yapıyorsun Sevgi cânım?

Svg 27.02.26 15:55

Alıntı:

Koca Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700375)
koptum
Necesin,ne yapıyorsun Sevgi cânım?

Bilmiyorum bilmiyorum :(


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:06.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148